SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şanlıurfa

Söz Bursa - Şanlıurfa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şanlıurfa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜİK 2025 verileri açıklandı: Türkiye Nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk Haber

TÜİK 2025 verileri açıklandı: Türkiye Nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocuklar oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Çocuk verisini paylaştı. Buna göre, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3'ünü erkek çocuklar, yüzde 48,7'sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken bu oran 1990 yılında yüzde 41,8 ve 2025 yılında yüzde 24,8 oldu. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,1, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 16,9, 2080 yılında yüzde 15,2 ve 2100 yılında yüzde 14,5 olacağı öngörüldü. Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,0, 2040 yılında yüzde 16,7, 2060 yılında yüzde 13,9, 2080 yılında yüzde 11,1, 2100 yılında yüzde 9,9 olacağı öngörüldü. Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,3, 2040 yılında yüzde 18,9, 2060 yılında yüzde 18,7, 2080 yılında yüzde 18,9, 2100 yılında yüzde 18,6 olacağı öngörüldü. Türkiye'nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya, yüzde 15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye'nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü. ÇOCUK NÜFUS ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL ŞANLIURFA OLDU ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini yüzde 39,2 ile Şırnak, yüzde 36,7 ile Mardin izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, yüzde 15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 16,9 ile Edirne ve yüzde 17,7 ile Kırklareli izledi. Türkiye'de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı yüzde 41,9 oldu ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9'unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu görüldü. Hanelerin yüzde 19,1'inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1'inde iki çocuk, yüzde 5,7'sinde üç çocuk, yüzde 1,9'unda dört çocuk, yüzde 1,1'inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü. ÇOCUK NÜFUSUN 2025 YILINDA YÜZDE 30,5'İNİN 10-14 YAŞ GRUBUNDA YER ALDIĞI GÖRÜLDÜ Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında çocuk nüfusun yüzde 26,9'unun 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,7'sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,2'sinin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 16,2'sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2025 yılında yüzde 22,7'sinin 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,8'inin 5-9 yaş grubunda, yüzde 30,5'inin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 18,0'ının 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü. Canlı doğan bebek sayısı 2024 yılında 937 bin 559 oldu Doğum İstatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825'i erkek, 455 bin 734'ü ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 96,7'sini tekil, yüzde 3,2'sini ikiz, yüzde 0,1'ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu. Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010 yılında yüzde 91,6 iken 2024 yılında yüzde 99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranı 2023 yılında yüzde 98,8 iken 2024 yılında yüzde 96,0 oldu. Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki çocuklar için 64,3 yıl oldu Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Türkiye'de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 64,3 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. BEBEKLERE KONULAN EN POPÜLER ERKEK İSMİ ALPARSLAN, KIZ İSMİ ALYA OLDU ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan; en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527'sine Alparslan, 6 bin 36'sına Göktuğ, 5 bin 393'üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751'ine Alya, 7 bin 731'ine Defne, 7 bin 603'üne ise Gökçe ismi verildi. Türkiye'de 2025 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü. Çocuk bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 29,7 oldu Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019 yılında yüzde 34,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 29,7'ye düştü. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 25,5, 2040 yılında yüzde 22,1, 2060 yılında yüzde 23,3, 2080 yılında yüzde 23,4, 2100 yılında yüzde 21,5 olacağı öngörüldü. Özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 2024 yılında 96 bin 83 oldu Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların yüzde 62,6'sını erkek çocuklar, yüzde 37,4'ünü ise kız çocuklar oluşturdu. Beş yaşındaki çocukların net okullaşma oranı yüzde 82,5 oldu Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre okul öncesi eğitim seviyesinde beş yaş net okullaşma oranının, 2024/'25 öğretim yılında yüzde 82,5 olduğu görüldü. Beş yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için yüzde 82,3 oldu. İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2024/'25 öğretim yılında yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 89,1 ve ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 82,9 oldu. İLKOKUL TAMAMLAMA ORANI YÜZDE 98,6 OLDU Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranı 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 98,6 oldu. Ortaokul tamamlama oranı 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı yüzde 81,3 oldu. Özel eğitim alan öğrencilerin oranı yüzde 3,4 oldu Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre Türkiye genelinde 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,3'ünü erkek öğrenciler, yüzde 48,7'sini ise kız öğrenciler oluşturdu. Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı ise 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4'ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 62,7'sini erkek öğrenciler, yüzde 37,3'ünü ise kız öğrenciler oluşturdu. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı yüzde 36,8 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36,0, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu görüldü. Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı Evlenme İstatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken bu oran 2025 yılında yüzde 1,5'e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 0,5 iken bu oran 2025 yılında yüzde 0,1 oldu. BABASI VEFAT ETMİŞ ÇOCUKLARIN SAYISI 251 BİN 929 OLDU ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü. KORUYUCU AİLE YANINDA BAKIMI SAĞLANAN ÇOCUK SAYISI 10 BİN 841 OLDU Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu. Boşanma davaları sonucu, velayeti anneye verilen çocukların oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin yüzde 74,6'sının anneye, yüzde 25,4'ünün ise babaya verildiği görüldü. Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybetti Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2024 yılında 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024 yılında bin 538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti. BEBEK ÖLÜM HIZI BİNDE 9,0 OLDU Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken 2024 yılında binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken 2024 yılında binde 11,1 oldu. Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için yüzde 79,2, kız çocuklar için yüzde 83,5 olduğu görüldü.

A Parti’den okulda şiddete tepki: "Artık yeter!" Haber

A Parti’den okulda şiddete tepki: "Artık yeter!"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına ilişkin sert bir basın açıklaması yaptı. Aslan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların tüm Türkiye’nin yüreğini yaktığını belirterek, “Artık yeter! Okullarımız şiddetin değil, geleceğin kalesidir” dedi. Anahtar Parti Genel Merkez Eğitim Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde organize edilen basın açıklaması, Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamaya Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kemal Karakaya, ilçe başkanları ve il-ilçe yöneticileri ile parti mensupları katıldı. “HER ÇOCUK DEVLETE EMANET” Toplumun derin bir endişe içinde olduğunu vurgulayan Aslan, velilerin çocuklarını okula gönderirken artık tedirginlik yaşadığını ifade etti. Okulların güvenli alanlar olması gerektiğinin altını çizen Aslan, “Okul kapısından giren her çocuk bizlere emanettir. Ancak bugün bu emaneti korumakta ciddi zafiyetler yaşandığı ortadadır” diye konuştu. “SADECE KINAMAK YETMEZ” Yaşanan olayların ardından yalnızca kınama mesajlarıyla ilerlemenin yetersiz olduğunu dile getiren Aslan, somut ve profesyonel adımlar atılması gerektiğini belirtti. Güvenlik meselesinin temennilerle değil, sistemli çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı. 3 MADDELİK GÜVENLİK ÇAĞRISI Aslan, eğitim kurumlarında uygulanması gereken üç temel öneriyi kamuoyuyla paylaştı: 1-Özel eğitimli güvenlik personeli: Çocuk psikolojisi, kriz yönetimi ve öfke kontrolü alanlarında eğitim almış uzmanların okullarda görev yapması 2-Akıllı kartlı giriş sistemleri: Okullara giriş-çıkışların kontrol altına alınması *3-Yapay zekâ destekli güvenlik: Şüpheli hareketlerin önceden tespit edilerek emniyet birimlerine anlık bildirilmesi “GÜVENLİ OKUL, GÜVENLİ GELECEK” Eğitimde şiddetin sadece kınanarak sona ermeyeceğini vurgulayan Aslan, “Çocuklarımızın korkmadan teneffüse çıkabildiği, öğretmenlerimizin can güvenliği endişesi taşımadığı bir eğitim ortamı istiyoruz” dedi. Açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet dileyen Aslan, yetkililere çağrıda bulunarak okulların birer “güven adasına” dönüştürülmesi için önerilerinin hızla hayata geçirilmesini istedi. Basın açıklaması, “Çocuklarını koruyamayanların koruyacak başka hiçbir şeyi kalmaz. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” sözleriyle sona erdi.

Bakan Gürlek açıkladı: Provokatif paylaşımlara 95 gözaltı! Haber

Bakan Gürlek açıkladı: Provokatif paylaşımlara 95 gözaltı!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarıyla ilgili yapılan paylaşımlara ilişkin, "55 Cumhuriyet Başsavcılığımızca 130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır. 35 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup, bin 104 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirilmiştir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kahramanmaraş ve Siverek Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturmaların çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü vurguladı. Yayın yasağına rağmen olaya ait görüntüleri paylaşan, halk arasında korku, kaygı ve panik oluşturabilecek içerikler yayan, resmi açıklamaları itibarsızlaştırmaya yönelik yanıltıcı bilgiyi alenen dolaşıma sokan, suçu ve suçluyu övüp suç işlemeye teşvik eden çok sayıda hesabın tespit edildiğini belirten Gürlek, "Bu kapsamda 55 Cumhuriyet Başsavcılığımızca 130 hesap sahibi hakkında soruşturma başlatılmış, 95 kişi gözaltına alınmıştır. 35 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup, bin 104 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirilmiştir. Ayrıca okulları hedef göstererek saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarla kamuoyunda tedirginlik oluşturan hesaplar belirlenmiş, bu çerçevede 54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcı gözaltına alınmış olup, haklarında adli işlemler devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Sürecin 81 ilde Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde takip edildiğini, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları ile koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade eden Gürlek, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca çocuklarımızı şiddete yönlendirebilecek dijital içerik ve platformlara yönelik tespit ve tedbirlerin alınması amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığına da talimat verilmiştir" dedi.

DMM o iddiaları yalanladı: Algı operasyonuna geçit yok Haber

DMM o iddiaları yalanladı: Algı operasyonuna geçit yok

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır" denildi. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformları üzerinden Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin paylaşılan; ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve gerçekle hiçbir bağı bulunmamaktadır. Söz konusu paylaşımlar, yalnızca birer bilgi kirliliği değil; toplumsal hassasiyetleri istismar ederek kaos ortamı oluşturmayı, devlet kurumlarımızı hedef göstermeyi ve milletimizin devletine olan güven bağını zedelemeyi amaçlayan açık birer algı operasyonudur. Toplumsal huzurumuzu ve kamu düzenini hedef alarak kasıtlı biçimde gerçek dışı bilgi yayan, dezenformasyon aracılığıyla halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bu odaklara yönelik gerekli adli süreçler titizlikle ve ivedilikle başlatılmıştır. Kamuoyunun her türlü provokatif girişime karşı yalnızca resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.

Bakan Tekin: Eğitimde bütüncül güvenlik yaklaşımı geliyor Haber

Bakan Tekin: Eğitimde bütüncül güvenlik yaklaşımı geliyor

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, , Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılara ilişkin, "Bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükuneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır" dedi. Bakan Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakan Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan yürek yakıcı elim hadiseler, tüm ülkemizi derinden sarsmıştır. Büyük bir üzüntüyle ifade etmeliyim ki bu elim olaylarda umut dolu gençlerimizi ve tüm mukaddesatıyla görevine adanmış bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz. Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzur iklimimizin en güzel örnekleri olan eğitim kurumlarımızda benzeri hadiselerin yaşanmaması için İçişleri, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile birlikte mevcut güvenlik önlemlerimizi güncelleyerek tüm dijital ve fiziki tehditleri kapsayan bütüncül bir güvenlik yaklaşımını hayata geçirmek üzere gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe en derin hislerle kenetlendiğimiz böyle bir dönemde omuzladığımız bu acı, hepimizin yüreğine düşmüştür. Nitekim bu süreç, en ince ayrıntısına kadar takip edilecek olup evlatlarımızın huzuru, öğretmenlerimizin esenliği ve eğitim ortamlarımızın sükûneti için gereken her türlü adım, dikkat ve özenle atılacaktır. Milletimizin asla şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir yönü, karanlıkta bırakılmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve maarif ailemizin her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.