SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Baskını

Söz Bursa - Su Baskını haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Baskını haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Venedik’i Gölyazı: Sular yükseldi, yollar göle döndü! Haber

Bursa’nın Venedik’i Gölyazı: Sular yükseldi, yollar göle döndü!

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde bulunan ve Avrupa'nın en güzel kasabaları arasında gösterilen tarihi Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı ancak Uluabat Gölü'nün yükselmesi nedeniyle çevresindeki yolları kapandı. Gölyazı'da balıkçılar kayıklarıyla normalde arabaların geçtiği yola kadar gelip balıklarını indiriyor, kayıklarını yoldaki ağaçlara bağlıyor. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye'de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü'ndeki su seviyesi son birkaç gündür aralıksız süren yağışların etkisiyle yükseldi. "VENEDİK" HAVASI Mart ayı uzun yıllar yağış ortalaması metrekareye 70 kilogram olan Bursa'da geçen ay 92,8 kilogram yağış olunca göl sularındaki yükseliş adeta tarih yazdı. Turizm sezonunun açıldığı bu dönemde, göl sularının yerleşim yerlerine kadar ulaşması mahallenin çevresindeki ulaşım ağını felç etti. Olumsuzluklar kadar mahallenin suyla bütünleşmesi "Venedik" havası estiriyor. Küçük Venedik" olarak nitelendirilen mahallede duvar diplerine kadar gelen su, binaların doğrudan gölün içindeymiş gibi görünmesine yol açtı. Özellikle bazı eski evler, suların yükselmesiyle birlikte adeta "yalı" görünümüne büründü. ARAÇLA ÇEVRE TURU YAPMAK İMKANSIZ HALE GELDİ Göldeki yükselme nedeniyle mahallenin dış çevresini saran yol tamamen suyla kaplandı. Şu an için bölgeye tek ulaşım ana köprü üzerinden sağlanabiliyor; sadece mahalle meydanına ulaştıktan sonra araçla sahil şeridini dolanmak imkansız hale gelmiş durumda. Turistler ve mahalle sakinleri, suyun kapladığı yollar nedeniyle sadece belirli noktalarda hareket edebiliyor. Evlerin alt katlarına su girdi: Vatandaşlar tedirgin Suların yükselmesi sadece ulaşımı değil, günlük yaşamı da tehdit ediyor. Kıyı şeridinde bulunan bazı evlerin zemin katlarına ve temellerine su girmeye başlaması, mahalle sakinleri arasında tedirginliğe yol açtı. Özellikle tarihi yapıların ve eski evlerin bu durumdan olumsuz etkilenmesinden endişe ediliyor. TURİZM SEZONU "BOL SUYLA" AÇILDI Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Gölyazı'da, bu yılki manzara alışılmışın dışında bir "su imtihanı"na dönüştü. Turizmciler ve esnaf, suların yükselmesiyle oluşan görsel güzelliğin yanı sıra, kapalı yolların ve su baskını riskinin sezonun işleyişi konusunda tedirgin. Balıkçı Müjdat Suyabatmaz, son yağışlarla göle gelen suyun çok arttığını ve seviyenin yükseldiğini belirterek, "Şu anda en derin yeri 10 metrenin üzerinde. Mahalle çevresindeki yolların bazı noktalarında ise derinlik 3 metreye ulaşıyor. Kayıkları çıkardığımız yer normalde mahallenin yolu. Göl oldu artık buralar." dedi. "SU BEREKETTİR" Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu ise "su berekettir" diyerek, "Turizm sezonu açıldı. Bütün yerli ve yabancı turistleri bekliyoruz. Bazı evlerimiz risk altında ama ciddi bir durum yok. Arabaların gitti yer, bazı kafelerimiz, çay bahçelerimiz su altında. Geçen yıl çok su istedik su geldi" diye konuştu. Cihanoğlu, önümüzdeki günlerin yağışlı geçmesinin beklendiğini belirterek, "Mahallenin çevresindeki yolumuz kapandı ancak su iyidir. Köprünün altı otoparktı. Yazın gelen turistler oraya aracını bırakıyor, firmalar meyve alıyordu. Şimdi adım atamazsınız birkaç metre su oldu orada. Yağışlar kesilince sular biraz çekilir normale döner." ifadesini kullandı.

60 günde yapılan hastane sular altında: Prof. Dr. Kayıhan Pala yapısal sorunlara dikkat çekti Haber

60 günde yapılan hastane sular altında: Prof. Dr. Kayıhan Pala yapısal sorunlara dikkat çekti

“Tasarım, uygulama ve denetim süreçlerinde sistematik eksiklikler var; yaşanan durum bir altyapı arızası değil, sağlık sistemi hatasıdır.” Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Hatay’da yoğun yağışın ardından Defne Devlet Hastanesi’nin su baskını nedeniyle hizmet dışı kalmasına ilişkin değerlendirmesinde, olayın yalnızca meteorolojik koşullarla açıklanamayacağını, ortaya çıkan tablonun Sağlık Bakanlığı tarafından inşa ettirilen sağlık yapılarında tasarım, uygulama ve denetim süreçlerine dair ciddi bir yapısal soruna işaret ettiğini belirtti. Konuya ilişkin Pala, “CHP Sağlık Politika Kurulu Yapı Grubu tarafından hazırlanan rapor, yağış sonrasında Defne Devlet Hastanesinin hizmet dışı kalmasına ilişkin kök nedenleri açık olarak ortaya koymaktadır. Deprem sonrası sağlık hizmetlerini yeniden tesis etmek amacıyla yaklaşık 60 gün gibi kısa bir sürede tamamlanarak hizmete açılan bir Devlet Hastanesinin, en kritik anda devre dışı kalması kabul edilemez bir durumdur” açıklamasında bulundu. Hatay’da yaşanan yoğun yağışın ardından Defne Devlet Hastanesi’nin su baskını nedeniyle hizmet dışı kalması, ilk bakışta doğal bir afetin sonucu gibi sunulsa da ortaya çıkan tablo çok daha derin bir yapısal soruna işaret etmektedir. Basına yansıyan bilgilere göre, 27 Mart 2026 tarihinde başlayan süreçte hastane hizmet veremez hale gelmiş; acil servis dahil olmak üzere birçok birim kapatılmış ve hastalar çevre hastanelere sevk edilmiştir. Bu durum, bir sağlık yapısının en kritik anında devre dışı kalmasının yalnızca meteorolojik koşullarla açıklanamayacağını açıkça göstermektedir. Hatay’da deprem sonrası sağlık hizmetlerinin yeniden tesis edilmesi amacıyla inşa edilen Defne Devlet Hastanesi, yaklaşık 60 gün gibi son derece kısa bir sürede tamamlanarak hizmete açılmıştır. Bu süreç, kamuoyuna “hızlı yapım başarısı” olarak sunulmuş, süre üzerinden bir performans göstergesi oluşturulmuştur. Ancak mühendislik açısından temel gerçek şudur: Bir hastanenin ne kadar hızlı yapıldığı değil ne kadar doğru yapıldığı önemlidir. Son yıllarda yaygınlaşan “süre odaklı” yaklaşım, özellikle kamu yapılarında kaliteyi, mühendislik süreçlerini ve denetimi ikinci plana itmektedir. Bu yaklaşım, özellikle afet sonrası acil üretim baskısı altında, projelendirme ve denetim süreçlerinin sağlıklı yürütülmesini zorlaştırmaktadır. Altyapı Kapasitesi ve Yağmur Suyu Yönetimi Haber içeriklerinde yer alan en önemli bulgulardan biri, yağmur suyu ile kanalizasyon sisteminin taşarak hastane içine girmesidir. Bu durum iki temel teknik soruna işaret eder: Yağmur suyu drenaj sisteminin yetersiz kapasitede tasarlanmış olması,Kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının birbirini etkileyecek şekilde kurgulanması. Oysa hastane gibi kritik yapılarda, yağış rejimi analizine dayalı olarak belirli tekerrür periyotlarına (örneğin 50 yıl, 100 yıl yağış senaryoları) göre belirlenen maksimum debi senaryoları üzerinden tasarım yapılması esastır. Bu tür bir taşkın ya hesap hatasını ya da tasarım kriterlerinin yeterince dikkate alınmadığını düşündürmektedir. Kritik Mahallerin Korunamaması Basına yansıyan görüntülerde yoğun bakım, acil servis ve ameliyathane gibi kritik alanların su baskınından etkilendiği görülmektedir. Bu durum, hastane tasarımında temel bir prensip olan “fonksiyonel zonlama”nın yeterince uygulanmadığını göstermektedir. Uluslararası sağlık yapıları tasarım kriterlerine göre: Kritik birimler su basma riski olan kotlarda konumlandırılmaz, Bu alanlar için ek su yalıtımı ve drenaj önlemleri alınır, Gerekirse bu mahaller üst kotlara yerleştirilir. Bu bağlamda yaşanan durum, yalnızca bir uygulama hatası değil, tasarım yaklaşımındaki eksikliktir. Acil Servis Fonksiyonunun Kaybı ve Geçici Çözümler Su baskını sonucunda acil servisin kullanılamaz hale gelmesi üzerine, hastane içinde geçici düzenlemelere gidildiği anlaşılmaktadır. Buna göre: Dahiliye servisi içerisinde bir oda geçici resüsitasyon alanı olarak tanımlanmış, Hastane girişinde yer alan hasta kabul bölümü “sarı alan” olarak yeniden düzenlenmiştir. Bu tür geçici çözümler, afet anında hizmetin tamamen durmaması açısından kısa vadeli bir refleks olarak değerlendirilebilir. Ancak bu düzenlemeler, acil sağlık hizmetinin standartlara uygun şekilde sürdürülemediğini açıkça göstermektedir. Acil servisler; triyaj, resüsitasyon, müdahale ve gözlem alanlarının birbirinden ayrıldığı, kontrollü akışın sağlandığı ve enfeksiyon risklerinin minimize edildiği özel olarak tasarlanmış birimlerdir. Bu fonksiyonların farklı mekânlara dağıtılması:hasta akışının kontrolünü zorlaştırmakta,müdahale sürelerini uzatmakta,enfeksiyon ve kontaminasyon riskini artırmaktadır. Dolayısıyla burada ortaya çıkan durum, yalnızca mekânsal bir yer değişikliği değil, acil sağlık hizmetinin bütüncül işleyişinin bozulması anlamına gelmektedir ve hasta güvenliği açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Sonradan Fonksiyon Değişikliği ve Kontaminasyon Riski Öte yandan, hastanenin ilk kurulum aşamasında boş koridor olarak planlanan bir alanın sonradan eczane olarak düzenlendiği; söz konusu alanın rögar çıkışına yakın konumda bulunması nedeniyle taşkından doğrudan etkilendiği tespit edilmiştir. Bu durum, proje disiplininin sonradan müdahalelerle bozulduğunu göstermektedir. Fonksiyon değişiklikleri, altyapı ve risk analizleri yapılmadan gerçekleştirilemez. Lağım sularının taşması sonucu eczane içerisinde bulunan tüm tıbbi malzemelerin kontamine olması ve kullanılamaz hale gelmesi, bu hatanın doğrudan sonucudur. Hastane eczaneleri: kontrollü hijyen koşullarına sahip, kontaminasyona karşı korunaklı, kritik stokların güvenli şekilde muhafaza edildiği alanlar olmak zorundadır. Rögar hattına yakın ve taşkın riski bulunan bir alanın bu amaçla kullanılması, yalnızca bir planlama hatası değil, öngörülebilir bir riskin göz ardı edilmesi anlamına gelmektedir. Çatı ve Üst Yapı Drenaj Problemleri Haberlerde çatıdan su sızıntıları ve yer yer çökmeler yaşandığı da ifade edilmektedir. Bu durum: Yağmur suyu iniş sistemlerinin yetersizliği, Çatı drenaj kapasitesinin doğru hesaplanmaması ve Taşıyıcı sistem ile mekanik sistem koordinasyonunun zayıf olması gibi olasılıkları gündeme getirmektedir. Hijyen ve Biyolojik Risk En kritik bulgulardan biri ise, yağmur suyu ile kanalizasyon suyunun karışarak hastane içine girmesidir. Bu durum yalnızca fiziksel bir hasar değil, doğrudan ciddi bir sağlık riski anlamına gelmektedir. Hastane ortamlarında: Temiz ve kirli su sistemlerinin kesin ayrımı zorunludur, Kanalizasyon kaynaklı taşkınlar “biyolojik kontaminasyon” olarak değerlendirilir, Bu tür durumlarda alanın kullanımı derhal durdurulur. Bu çerçevede hastanenin kapatılması teknik olarak doğru bir karar olmakla birlikte, bu durumun yaşanmış olması kabul edilebilir değildir. Değerlendirme Defne Devlet Hastanesi’nde yaşananlar, tekil bir yağış sonucu oluşmuş bir problem olarak değerlendirilemez. Mevcut bulgular, tasarım, uygulama ve denetim süreçlerinde sistematik eksiklikler olduğunu göstermektedir. Bu nedenle yaşanan durum: bir altyapı arızası değil, sistem hatasıdır. Bu olay, iklim değişikliğiyle artan aşırı yağış riskleri karşısında sağlık yapılarının altyapı kapasitesi, drenaj sistemleri, yer seçimi ve kot planlamasında mevcut yaklaşımın yetersiz olduğunu ve bu alanların bilimsel temelde yeniden ele alınmasının zorunlu hale geldiğini göstermektedir. Sorumluluk ve Denetim Soruları Ortaya çıkan bu tablo karşısında, aşağıdaki soruların yanıtlanması zorunludur: Bu hastanenin altyapı ve drenaj sistemleri hangi kriterlere göre projelendirilmiştir? Yağmur suyu ve kanalizasyon sistemleri neden birbirini etkileyecek şekilde çalışmıştır? Kritik birimler neden su baskını riski olan alanlarda konumlandırılmıştır? Daha önce yaşanan benzer olaylara rağmen neden gerekli önlemler alınmamıştır? Eczane gibi kritik bir birim neden rögar hattına yakın bir alana yerleştirilmiştir? Bu proje sürecinde bağımsız teknik denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir? Çağrımızdır Sağlık yapıları, afet anlarında ayakta kalması gereken en kritik kamu yapılarıdır. Bugün yaşananlar, Türkiye’de hastane tasarımının ve denetiminin yeniden ele alınması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bu kapsamda: Tüm sağlık yapılarının altyapı ve drenaj sistemleri acilen gözden geçirilmelidir, İklim değişikliğine bağlı aşırı yağış senaryoları, tasarım kriterlerine dahil edilmelidir, Kritik birimlerin yerleşimi ve korunmasına yönelik bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalıdır, Mevcut hastaneler için risk analizleri yapılmalı ve sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Milletvekili Pala, yaşananların ardından Sağlık Bakanı’na yazılı bir soru önergesi iletti. Soru önergesinde; drenaj ve altyapı tasarımının hangi ölçütlerle yapıldığına, su baskınından etkilenen birimlerin durumuna ve yaşananlara yönelik idari inceleme ile yaptırım süreçlerinin işletilip işletilmediğine dair ayrıntılı bilgi talep etti.

Şiddetli sağanak ve fırtına kapıda! Haber

Şiddetli sağanak ve fırtına kapıda!

Bursa’da yaşayanlar dikkat! Meteoroloji ve Valilik’ten peş peşe uyarılar geldi. Hafta sonuna yağışla giren Bursa’da, bugün özellikle öğle saatlerinden itibaren yağışın şiddetini artırması bekleniyor. Bursa yeni bir yağışlı hava dalgasının etkisi altına girdi. 7 Şubat Cumartesi günü için yayınlanan saatlik tahmin verilerine göre, kent genelinde gün boyu kuvvetli sağanak yağış ve yüksek nem oranı etkili olacak. KRİTİK SAAT DİLİMİ: 12.00 – 18.00 ARASINA DİKKAT! Yapılan son değerlendirmelere göre, Bursa’da hava sıcaklığı 13-15 derece civarında seyretse de yüksek nem oranı (yüzde 93’lere kadar çıkıyor) hissedilen havayı daha baskın kılıyor. Öğle Saatleri: 12.00’den itibaren yağışın şiddetlenmesi öngörülüyor. En Yüksek Sıcaklık: Günün en yüksek sıcaklığı 15 derece ile 15.00 - 18.00 saatleri arasında görülecek. Gece Saatleri: Akşam 18.00'den sonra sıcaklıkların 11 dereceye kadar düşmesi ve yağışın aralıklarla devam etmesi bekleniyor. RÜZGAR VE ULAŞIM UYARISI Tablo verilerine göre rüzgar hızı saatte 35 kilometreye kadar çıkabiliyor. Güneyden esecek sert rüzgarlar nedeniyle özellikle deniz ulaşımında (BUDO ve İDO) aksamalar yaşanabileceği belirtiliyor. Sürücülerin ise görüş mesafesinin düşmesine ve yollardaki su birikintilerine karşı tedbirli olmaları istendi. VALİLİK’TEN "SEL VE SU BASKINI" UYARISI Bursa Valiliği, özellikle kuzey ilçelerde yağışın "çok kuvvetli" seviyeye (metrekareye 75 kg) ulaşabileceği konusunda vatandaşı uyardı. Turuncu alarm verilen bölgede ani sel, su baskını ve yıldırım düşmesi gibi risklere karşı AFAD ve ilgili birimler teyakkuza geçirilmiş durumda. Dışarı çıkacak vatandaşların şemsiyelerini yanlarına almaları ve sel riski taşıyan dere yatakları ile düşük kotlu bölgelerden uzak durmaları önemle rica olunur.

Meteoroloji: Türkiye genelinde yağışlı hava etkisini gösterecek Haber

Meteoroloji: Türkiye genelinde yağışlı hava etkisini gösterecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Fevzi Burak Tekin, ülke genelinde beklenen yağışlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Tekin, "Önümüzdeki 3 gün boyunca ülkemizin büyük bir bölümünde yağışları göreceğiz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Fevzi Burak Tekin, hava tahmin raporlarına ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "SEL VE SU BASKININA KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI" Önümüzdeki 3 gün boyunca ülke genelinde yağışların görüleceğini ifade eden Tekin, "Yağışlar genellikle yağmur ve sağanak. Doğu Karadeniz'in iç kesimleri Doğu Anadolu'nun kuzeyinde ve İç Anadolu'nun kuzeyinin yükseklerinde yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde kendini gösterecek. Hava sıcaklığı hafta boyunca mevsim normalleri civarında seyredecek. Gün gün bakacak olursak perşembe günü Marmara'nın doğusu, Antalya'nın batı kıyıları, Doğu Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Karadeniz bölgesi Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısı ile Güneydoğu Anadolu'nun batısında yağışları göreceğiz. Özellikle perşembe günü Kayseri, Sivas, Niğde, Ordu ve Giresun çevrelerinde yağışların kuvvetli olmasını tahmin etmekteyiz. Yüksek kesimlerde ise bu yer yer yoğun kar şeklinde olacak. Ani sel, su baskını, yağış anında kuvvetli rüzgar ulaşımda aksamalar, yüksek kesimlerde buzlanma ve don olayına karşı tedbirli olunmalı" ifadelerini kullandı. Cuma gününde de ülke genelinde yağışların görüleceğini belirten Tekin, açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Doğu Akdeniz, İç Anadolu'nun doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölge genelinde yine yağışları görmek mümkün olacak. Özellikle Samsun, Gaziantep, Kilis hattı boyunca yağışlar kuvvetli olacak. Yüksek kesimlerde de yer yer karla karışık yağmur ve kar kendini gösterecek. Hafta sonuna bakıldığında bu yağışlı sistem cumartesi günü doğu kesimlere çekilecek. Cumartesi günü İç Anadolu'nun doğusu, Batı Karadeniz'in kıyı kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yağışları göreceğiz. Doğu bölgelerde yağışlar kuvvetli olacak, dikkatli olunmalı. Pazar günü ise daha dar bir alanda yağışı göreceğiz. Doğu Karadeniz'in doğusu, Doğu Anadolu'nun doğusu ve Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda yağışları görmek mümkün olacak. Yeni haftada ise ülkemizin maalesef büyük bir bölümü parçalı ve az bulutlu geçecek. Başkentte perşembe günü yağış beklemiyoruz. Parçalı ve az bulutlu olacak. Cuma günü başkentte yağmur göreceğiz. Hafta sonu ise başkent parçalı ve az bulutlu olacak. Hava sıcaklığı perşembe günü 14 derece, cuma günü 12 derece. Hafta sonu ise 10-11 derece arasında seyredecek. İstanbul'a bakacak olursak perşembe günü hafif yağmur geçişleri görülebilir. Cuma ve cumartesi günü İstanbul parçalı ve az bulutlu olmasını bekliyoruz. Hava sıcaklığı 3 gün boyunca 16-17 derece civarında olacak. İzmir'e bakıldığında havanın parçalı ve az bulutlu geçmesini tahmin etmekteyiz. Üç gün boyunca hava sıcaklığı 20-21 derece arasında değişecek."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.