SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tanju Özcan

Söz Bursa - Tanju Özcan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanju Özcan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tanju Özcan hakkında 'Rüşvet ve Yolsuzluk' iddianamesi kabul edildi! Haber

Tanju Özcan hakkında 'Rüşvet ve Yolsuzluk' iddianamesi kabul edildi!

Bolu Belediyesinde ortaya çıkan ve aralarında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 şüpheli hakkındaki yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında iddianame tamamlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianame, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever tarafından onaylanarak Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce Başkan Tanju Özcan ve Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 178 sayfalık iddianamede şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında 'icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet' yer alıyor. BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ALİ SARIYILDIZ’IN İFADELERİ DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ Soruşturma dosyasının en önemli delilleri arasında tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız’ın 13 Nisan 2026 tarihinde cezaevinde verdiği "itiraf" niteliğindeki ifadesi yer aldı. Sarıyıldız ifadesinde, zincir marketlere reklam sözleşmesi yapılması için baskı kurulduğunu, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış talep edildiğini, elden teslim alınan milyonlarca liralık nakit paraları ve kurban bağışı organizasyonunun bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yürütüldüğünü beyan etti. "SÖZLEŞMEYİ İMZALAMAYAN MARKETLER MÜHÜRLENDİ" İDDİASI İddianamede yer alan bilgilere göre; Başkan Tanju Özcan, Süleyman Can ve Bolu Bel A.Ş. yetkilileri, zincir marketleri belediye iştiraki ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladı. Bazı marketlerin bu sözleşmeleri imzaladığı, ancak teklifi reddeden marketlere rutin dışı denetimler uygulanarak iş yerlerinin mühürlendiği ve ticaretten men edildikleri öne sürüldü. RUHSAT VE HAK EDİŞ KARŞILIĞI MİLYONLUK VURGUN İDDİASI Dosyada yer alan iddialara göre, Bolu'da faaliyet gösteren bir müteahhitten belediyedeki ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL talep edildi. Başkan Özcan'ın "Yardım yapmak zorundasın" diyerek baskı kurduğu müştekinin, 1 milyon TL'yi nakit olarak Meclis Üyesi Sarıyıldız'a verdiği, 1.5 milyon TL'yi ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına aktardığı tespit edildi. Soruşturmaların açılmasının ardından bu paraların müştekiye "avans ve borç iadesi" açıklamalarıyla geri gönderildiği belirlendi. Benzer bir durumun 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de yaşandığı, müteahhidin hak ediş ödemelerini zamanında alabilmesi için BOLSEV Vakfına 10 milyon TL "yardım" yapmaya zorlandığı ve 2.5 milyon TL'nin hak edişten mahsup edildiği iddia edildi. "BAĞIŞ TOPLADILAR, KURBAN KESMEDİLER" İddianamedeki suçlamalardan bir diğeri ise "Kurban Olayı" başlığıyla yer aldı. BOLSEV Vakfı üzerinden 2025 Kurban Bayramı öncesinde "Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor" denilerek kampanya başlatıldığı, 34 vatandaştan toplam 845 bin TL toplandığı ortaya çıktı. Ancak toplanan bu paralarla hiçbir kurban alınmadığı ve kesim yapılmadığı ileri sürüldü, şüphelilere "dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık" suçlaması yöneltildi. DOSYAYA 35 DAKİKALIK RÜŞVET KAYDI İDDİASI DA GİRDİ Bolu Belediyesine bağlı şirketten beton almayı reddeden bir vatandaşa yönelik Başkan Özcan'ın, "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek tehditler savurduğu iddiası da dosyada yer aldı. Ayrıca "Salon Vegas" isimli bir kafenin ruhsat devri için belediyede yapılan toplantıda BOLSEV'e 500 bin TL yardım istendiği, süreçte 100 bin TL nakit para alındığı öne sürüldü. Müştekinin savcılığa teslim ettiği 35 dakikalık ses kaydında para alışverişinin anlatıldığı ve şüphelilerden Mertcan Ay'ın bu parayı aldığını itiraf ettiği kaydedildi. TANJU ÖZCAN İFADELERİNDE SUÇLAMALARI REDDETTİ İddianamede savunmasına yer verilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti. Özcan; marketlere baskı amacıyla değil yardım talebiyle yaklaştıklarını, kurban kampanyasından haberdar olmadığını, beton alımı için kimseye şantaj yapmadığını ve ruhsat devirleri için kimseden rüşvet talep edilmediğini savundu.

"Mesajlar yapay zeka ürünü": Tanju Özcan hakkındaki suçlamaları reddederek 'Kumpas' dedi Haber

"Mesajlar yapay zeka ürünü": Tanju Özcan hakkındaki suçlamaları reddederek 'Kumpas' dedi

İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan'ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki ifadesi ortaya çıktı. Basına kapalı gerçekleştirilen ikinci celsede SEGBİS aracılığıyla savunma yapan Özcan, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir. Mesajlaşmalarda TCK'ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında Tanju Özcan'ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada 13 sayfalık iddianame, Bolu 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat'ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hazırlanan iddianamede, Özcan'ın belediye personeli Öznur Ç.'ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney'in eline geçtiği; Akgüney'in bu mesajlar karşılığında Özcan'dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. DURUŞMA BASINA KAPALI GERÇEKLEŞTİ Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gizlilik kararı olmamasına rağmen hakimin talimatıyla basına kapalı görülen davanın ikinci duruşmasında Tanju Özcan'ın verdiği ifade ortaya çıktı. Farklı bir dosyadan tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katılan Özcan, savunmasında kendisine yönelik ortaya atılan iddiaları siyasi kumpas olarak değerlendirirken, Öznur Ç. ile mesajlaşmalarının yapay zeka ile üretildiğini öne sürdü. Tanju Özcan, yaşanan durumlardan dolayı eşine özür borçlu oluğunu da ifade etti. "DÜNYADA İLK KEZ YAŞANAN HUKUKİ SÜREÇ" Sürecin başında şantaj suçlamasıyla bizzat kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Özcan, "Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturma kapsamında aynı suçlama ile sanık pozisyonuna düştüğü ilk kez görülmüştür. Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işleyen birinin aynı suçlama ile başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. İddianameye bakarak hakkımda dava açılmasına sebep olan konu, Öznur'un 'Seni Eren'e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın' şeklindeki beyanıdır. Buradaki isnat açık bir iftiradır" dedi. "SİYASİ HASMIMIN TELKİNİYLE İFTİRA ATTI, ŞOFÖRÜMÜN NİKAHI İPTAL OLDU" İlk duruşmada Öznur Ç.'nin verdiği ifadesinde, "Narven Termal Kasaba'ya beni Tanju Özcan'ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan'la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" sözlerine ilişkin konuşan Özcan, "Mazeretim sebebiyle katılamadığım geçen duruşmada Öznur, vekilliğini üstlenmiş rakip partinin ilçe başkanı olan siyasi hasmımın telkinleri ile ifadesine iğrenç iftiralar eklemiştir. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Öznur'un iftiraları sonucunda şoförümün mayıs ayında yapılacak nikahı bu çirkin iftira yüzünden iptal edilmiştir. İddiaları ile bir yuva kurulmasını engelleyen Öznur Ç. ve böyle bir ifadeyi vermesi için kendisini ikna edenleri Allah'a havale ediyorum" diye konuştu. "ARAŞTIRILAN ŞANTAJ DEĞİL, EVLİLİK BİRLİĞİME SADAKATİM" Sızdırılan mesajların itibar suikastı amacıyla kullanıldığını savunan Özcan, şöyle devam etti: "Bu davanın açılmasını birileri istedi. Çünkü burada amaç cezalandırılmam değil, mesaj içerikleri marifetiyle yıllarca emek vererek elde ettiğim konumun yerle bir edilmesiydi. Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır. Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir ancak yine de benim konumumdaki birinin müştekiye mesaj göndermesi doğru bir davranış olmamıştır. Mesajlaşmalarda TCK'ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" diye konuştu. "TCK'DA AHMAKLIK SUÇU VARSA CEZALANDIRILMAYI KABUL EDİYORUM" Süreç içerisinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'i arayıp durumu anlattığını belirten Özcan, "Hak etmediğim bir şekilde bu sözde mesaj kayıtları ve ifadeler ulusal basına servis edilerek ciğeri beş para etmez insanların ağzına sakız olmuştur. Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK'da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum. Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Ancak bu yaptığımın çok büyük bir hata olduğunu, adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğim sonucuna vardım. İrtikap suçundan dolayı tutuklanmamdan beklenilen itibar kaybı gerçekleşmediği için bu şantaj davası açılmıştır" şeklinde konuştu. "YAPAY ZEKA KULLANILDI" Hakkındaki iddiaları reddederek beraatını talep eden Özcan, "Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Beni bu süreçten zararlı çıkacağım konusunda uyarmışlardı. Sanıkları tebrik ediyorum, zira Türkiye'nin mevcut hukuk düzenini benden daha iyi anladıklarını gördüm. Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Müşteki Öznur ile aramızda geçtiği iddia edilen mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum. Tarafıma gelen aramalar Gürcistan numarası üzerinden yapılıyordu. Suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum" dedi.

Ümit Özdağ’dan siyasette "Kuvayı Milliye" çıkışı: Özgür Özel’e Atatürk çağrısı! Haber

Ümit Özdağ’dan siyasette "Kuvayı Milliye" çıkışı: Özgür Özel’e Atatürk çağrısı!

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik buhrandan milli güvenlik risklerine kadar pek çok konuda ezber bozan açıklamalarda bulundu. Özdağ, CHP Lideri Özgür Özel’e seslenerek; "Bölücülerle aynı masada oturmayın, gelin Atatürk’te birleşelim" dedi. "TANJU ÖZCAN’I ZİYARETE GİDİYORUM" Konuşmasına yargının siyasallaşmasına tepki göstererek başlayan Özdağ, "Sincan’da tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaret edeceğim. Seçilmiş başkanları sabah baskınlarıyla evlerinden almak, uzun tutukluluk süreçlerini mahkumiyete dönüştürmek 'düşman ceza hukuku' uygulamasıdır" diyerek CHP’li belediyelere yönelik operasyonları sert bir dille kınadı. CHP’YE SERT ÇAĞRI: "O MASAYI TERK EDİN" Özdağ’ın hedefinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in izlediği siyaset vardı. Atatürk’ün hiçbir zaman Şeyh Said veya Seyit Rıza çizgisiyle yan yana gelmediğini hatırlatan Özdağ, şunları söyledi: "Özgür Özel ve CHP yönetimini; DEM, PKK ve BOP’un silahla yapamadığını 'açılım' adı altında yapma gayretlerine destek vermemeye davet ediyoruz. O masada oturmak iktidara meşruiyet vermekten başka bir işe yaramıyor. Gelin, terörist başını kurucu önder ilan edenlere karşı, Cumhuriyetimizin ebedi önderi Atatürk’te birleşelim." EKONOMİDE "KARAMİZAH" ÖRNEĞİ: UGANDA MERKEZ BANKASI MI? Ekonomideki kötü gidişatı rakamlarla ortaya koyan Özdağ, AK Parti içinden gelen eleştirilere de atıfta bulundu. Şamil Tayyar’ın "Ekonomiyi rezil ettiniz" tweetini hatırlatan Özdağ; "Sanıyoruz ki bahsedilen Merkez Bankası Uganda Merkez Bankası! Hayır, ekonomi gerçekten rezil durumdadır" dedi. Motorin 80 TL Bandında: Üretim maliyetlerinin uçtuğunu belirten Özdağ, motorinin 80 TL’ye dayanmasının her şeye zam olarak döneceğini vurguladı. Açlık Sınırı ve Ekmek: "Asgari ücret 28 bin TL, açlık sınırı 32 bin TL olmuşken halk nasıl geçinecek? 200 gram ekmeğin 17,5 TL olduğu bir ülkede sosyal patlama riski kapıdadır" uyarısında bulundu. "İRAN TAŞ DEVRİNE DÖNDÜRÜLEMEZ" Dış politikada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını "savaş suçu" olarak nitelendiren Özdağ, insani yardım çağrısı yaptı: "İran yüzlerce yıldır komşumuzdur. Trump 'Taş Devri'ne yollayacağız' diyor, bu bir insanlık suçudur. Türkiye, AFAD ve Kızılay aracılığıyla İran halkına derhal ilaç ve tıbbi malzeme yardımı ulaştırmalıdır." BOĞAZLARDA YABANCI KOMUTANLIK İDDİASI Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya paylaşımına dikkat çeken Özdağ, İstanbul Boğazı’nda çok uluslu bir deniz komutanlığı kurulacağı iddialarına ateş püskürdü: "TBMM’den tezkere çıkmadan hiçbir yabancı amiral Boğaz’da komutanlık yapamaz. Montrö’yü deldirerek Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirmek büyük bir hatadır. 6. Kolordu’nun NATO’ya tahsis edilmesi yerine, terörle mücadele için '6. Ordu' kurulmalıdır."

Özgür Özel’den tarihi seçim çıkışı: "Yüzde 60’ın altı bizim için başarısızlıktır!" Haber

Özgür Özel’den tarihi seçim çıkışı: "Yüzde 60’ın altı bizim için başarısızlıktır!"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı yüzde 60'ın altında oy alırsa, seçim sonucunu başarısızlık sayacağım iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile gazeteci İsmail Arı'yı ziyaret etti. Özel, Özcan'ın tutuklanmasının üzerinden bir ay geçtiğini ve tutukluluk incelemesinin gerçekleştirildiğini ifade ederek, incelemenin ardından Özcan'ın hem ailesine hem de görevine kavuşmasını ümit ettiğini söyledi. Gazeteci İsmail Arı'nın tutuklu olmasına da 4 sosyal medya paylaşımının sebep olduğunu aktaran Özel, "Dört tweet var ama ilk tweet, yani gözaltına alınma sebebi Erdoğan ailesinin dahil olduğu 20'nin üzerinde vakıfla ilgili haber yapmak" dedi. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik gözaltılarla ilgili soru üzerine Özel, "Etimesgut Belediyesi kendi açıklamasını da yaptı. Belediye yönetiminin şikayetiyle yürütülen bir dosya. Önceki dönemden görevde olan bir personelin iddia o ki imza taklidi ile yaptığı bir iştir. Bu belediye yönetimince de fark edilince bu konuda bir suç duyurusunda bulunulmuştur. Bizimle ilgili bir husus sonuçta yok" cevabını verdi. Kuşadası mitingi sonrası hakkında başlatılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturmasını değerlendiren Özel, "Suçum neymiş? Erdoğan'a demişim ki ‘Sen yıllarca başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış birisin. Aday olup kazansan da kaybetsen de bu iyiydi. Ama şimdi bir darbeci olarak darbe yaparak.' Arkadaşlar ben bu süreci 19 Mart darbesi yapılmadan beş hafta önce yaptığım grup toplantısında ‘Bir darbe mekaniği işliyor. Bu mevcut Cumhurbaşkanının kendisinden sonrakini engelleme, mevcut iktidarın kendinden sonraki iktidara darbe girişimidir' diye tanımlamıştım. Bizim temel tezimiz bu. Bu Türkiye'de yüzde 60 oranında destek görüyor. Bu davanın siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60. Hadi bana dava açıyorsun, milletin yüzde 60'ıyla da mı davalık olacaksın? Bu davayı millet sandıkta çok fena görür" ifadelerini kullandı. "İÇİŞLERİ BAKANI ADETA BENİM ADIMA KAMUOYUNU AYDINLATMIŞ" İçişleri Bakanı Çiftçi'nin belediyelere yönelik verilen soruşturma izinlerine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Özel, "Şu anda 17 belediye başkanım tutuklu, girdi çıktılarla 25 belediye başkanım sabahın 6'sında, gecenin 12'sinde, 3'ünde jandarma ya da polis baskınlarıyla alındılar ve tutuklandılar. 107 arkadaşım tutuklu yargılanıyor, 450'den fazla arkadaşımız yargılanıyor. Ve diyor ki ‘CHP'li belediyelerin üç katı AK Partili belediyelere soruşturma izni verdik.' Bakın bir tanesine sabahleyin polis ve jandarma gitmediyse işte burada haksızlık, eşitsizlik, çifte standart vardır. Biz ‘CHP'li belediyeye soruşturma izni neden veriliyor?' demiyoruz. Gelir müfettiş, soruşturma izni ister. İncelersin, gerekli görürsen verirsin. Adil bir yargılama olur. Ağzımızı açarsak namerdiz. Bugüne kadar açmadık. Ama bugün yapılan haysiyet cellatlığı. Şimdi ‘1000 küsür AK Partili'ye verdik' diyor, ‘200 küsür CHP'liye.' AK Partililere soruşturma izni verilmiş, hangisine sabahın altısında evin kapısına polisle, kamerayla ya da hangisinin kaldığı otelin kapısına polis kamerasıyla dayandınız? Sayın İçişleri Bakanı size onu soruyorum. İçişleri Bakanı adeta benim adıma kamuoyunu aydınlatmış" ifadelerini kullandı. "ERDOĞAN'IN KARŞISINDA CHP'NİN ADAYI YÜZDE 60'IN ALTINDA OY ALIRSA İKTİDARA GELSEK BİLE BAŞARISIZLIK SAYACAĞIM" Özel, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun bilirkişi davasındaki savunmasına açılan soruşturma hakkında ise, "Meselenin kendisi şu; Ekrem İmamoğlu hakkında açılan bütün davalarda Ekrem İmamoğlu kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler tamamen bir siyasetçiyi siyaset yasağı olsun diye cezalandırmak. Şimdi dikkat ediyorsunuz, ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.' Neden korkuyorlar? ‘Efendim diploma istinaftan döner, Danıştay'dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür' diye korkuyorlar. O yüzden bu minik minik davalar açılıyor. Bunu da o sebepten açmışlardır. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın şu kadarını söylüyorum. Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı yüzde 60'ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum" dedi.

Bolu’da şok gelişme: Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı! Haber

Bolu’da şok gelişme: Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı!

Bolu Belediyesine yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklandı. Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ali Sarıyıldız ev hapsi cezası aldı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatılmıştı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat sabahı 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlar arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, eski Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, eski Yazı İşleri Müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer alıyordu. SABAH ADLİYEYE GETİRİLDİLER Bolu İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde 2 gün süren ifade işlemleri tamamlandı. 13 kişi, sabahın erken saatlerinde yapılan sağlık kontrollerinin ardından Bolu Adliyesi'ne sevk edildi. TANJU ÖZCAN TUTUKLANDI Bolu Adliyesi’ndeki savcılıkta ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız ve Süleyman Can tutuklama talebiyle, Bolu Belediyesi yönetiminden ve bağlantılı kurum temsilcilerinden 10 kişi ise adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. Çıkarıldıkları nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklandı. Ayrıca Bolsev Yönetim Kurulu Üyesi ve Eski Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız ev hapsi cezası aldı. Diğer 10 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, hastanedeki sağlık kontrollerinin ardından cezaevine sevk edilecek.

Liste çok kabarık! Bolu Belediyesine 'İrtikap' operasyonu Haber

Liste çok kabarık! Bolu Belediyesine 'İrtikap' operasyonu

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında yürütülen ‘irtikap’ suçlamasıyla sabah saatlerinde gözaltına alındı. Operasyon kapsamında Bolu Belediyesi yönetiminden ve bağlantılı kurumlardan 13 kişi daha jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçlamasıyla operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Tanju Özcan, gözaltına alındığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Jandarma tarafından gözaltına alındım" ifadeleriyle duyurdu. GÖZALTINA ALINAN İSİMLER BELLİ OLDU Sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler şu şekilde: "Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Eski Bolu Bel A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel, Mehmet Ağan, Buse Özkan, Hakan Yılmaz, Tahsin Arslan, Sinan Pekcan, Yasin Bargaç, Cahit Görüş, Hüseyin Ekrem Serin".

Başkan Tanju Özcan'dan umre öncesi helallik isteği: "Kırdığımız Bolulular varsa..." Haber

Başkan Tanju Özcan'dan umre öncesi helallik isteği: "Kırdığımız Bolulular varsa..."

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, daha önce deprem ve yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle ertelediği umre ziyaretine yarın başlayacağını belirterek, "Bilmeden, istemeden kırdığımız, üzdüğümüz Bolulular varsa helallik istiyorum" dedi. Tanju Özcan, yaptığı açıklamada, Boluyuseviyorum (BOLSEV) Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız ile 8 Aralık Pazartesi günü umreye gideceklerini bildirdi. Ziyaretin daha önce planlandığını ancak çeşitli nedenlerle ertelendiğini aktaran Özcan, "2023 Şubat'ında gitmeyi planlamıştık ama deprem oldu. Tabii deprem bölgelerine ve çalışmalara yoğunlaştığımız için gidememiştik. Bu sene kasım ayında gitmeye karar verdik, hatta 3 veya 4 Kasım için tarih almıştık ama tuhaftır, Suriyelilerle ilgili devam eden eski bir dosyam var. Daha ilk duruşması bile yapılmadan yurt dışına çıkış yasağı konulmuştu. O yüzden kasım ayında da gidemedik. Yaklaşık 10 gün önce yurt dışına çıkış yasağımız kalkar kalkmaz hemen tarihimizi aldık. Allah nasip ederse yarın gidiyoruz" dedi. "KENDİ BÜTÇEMLE GİDİYORUM" Özcan, sözlerine şöyle devam etti: "Bolu halkının büyük bir kısmı gidecek olmamızdan mutlu oldu ancak ben kimseyi mutlu etmek veya kimseye yaranmak için umreye gidiyor değilim. Bunu kendi iç dünyamla ve inancımla ilgili olarak değerlendiriyorum. Nedense umreye gitmeme karşı çıkan bir kesim de var. Onlara da şunu söylüyorum; kardeşim ben umreye vatandaşın vergisiyle gitmiyorum, kendi bütçemle gidiyorum. Bu kimseyi ilgilendirmez. Ben insanların kime, neye inandığını, mezheplerini sorgulamıyorsam, kimse de benim inançlarımı sorgulamamalı." "HELALLİK İSTİYORUM" Vatandaşlardan helallik isteyen Başkan Tanju Özcan, "Bu zamana kadar belediye başkanı olarak hizmet etmeye çalıştık, hala da çalışıyoruz. Şu ana kadar yaptıklarımızdan dolayı bilmeden, istemeden kırdığımız, üzdüğümüz Bolulular varsa helallik istiyorum. Benden yana da eğer hakkımız birilerine geçtiyse, ben de hakkımı helal ediyorum" ifadelerini kullandı. Özcan ve Sarıyıldız'ın, bir haftalık ziyaretin ardından kente döneceği öğrenildi.

Özcan’dan sert çıkış: Cunta yönetimi altında CHP’de kalmam Haber

Özcan’dan sert çıkış: Cunta yönetimi altında CHP’de kalmam

Bolu Belediyesi tarafından daha önce Nilüfer Park içerisinde yer alan kafe ve restoran olarak kullanılan bina belediyeye ait Bolsev Vakfı tarafından kiralandı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, tamamen yenilenerek belediyeye ait restoran olarak hizmete açılan tesisi tanıttı. Özcan, sonrasında ise Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yarın görülecek olan CHP kurultay davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. "AMA ARTIK BU KARAR YARIN VERİLMELİ" Kararın bir an önce verilmesi gerektiğini savunan Başkan Tanju Özcan, "Mutlak butlan kararının verilebileceğini ben düşünmüyorum. Hukukçu olarak düşünemiyorum bunu. Çünkü mutlak butlanla ilgili ne bir dernekle ilgili bugüne kadar ne bir meslek odasıyla ilgili olmamış ki bir siyasi parti için olsun. Ama ortada açılmış bir dava var. Uzadıkça uzuyor. Yani Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi artık bu konuyu gündemden düşürmek için ya davanın kabulüne karar versin, ya davanın reddine karar verip bu süreci, bu tartışmayı, bu suni tartışmayı ülkedeki ekonomik sıkıntıların önüne geçmeyi amaçlayan bu suni tartışmayı bir tarafa bıraksın. Türkiye'de artık böyle garip şeyler oluyor. Bizim iki tane İstanbul İl Başkanımız var. Biri Yüksek Seçim Kurulu tarafından kabul edilen İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik, mazbatası da var. İstanbul İl Başkanı olarak seçilmişsiniz diye kendisine yetki verilmiş. Bir tanesi tedbir yoluyla eski İstanbul İl Başkanlığı'nda oturan bir kayyum var. Bırakın her siyasi parti kimi genel başkan seçileceğine üyeleri ve delegeler aracılığıyla karar versin. Kimin kendisini yöneteceğine o karar versin. Sen illa böyle bir karar vereceksen de mahkeme olarak uzatma. Ver bir an önce kararını. Ondan sonra Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir olmayacak mutlak butlan kararıyla karşı karşıya kalırsa da otursun yetkili organlarıyla, belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle, il başkanlarıyla, ilçe başkanlarıyla, belde başkanlarıyla yol haritasını belirlesin. Ama artık bu karar yarın verilmeli" diye konuştu. "ÜYELİĞİMİ İSTİFA ETMEK SURETİYLE ASKIYA ALACAĞIM" Mutlak butlan kararı çıkması durumunda partiden istifa edeceğini söyleyen Başkan Özcan, "Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi partiye gelirse beni atıp atmaması benim hiç umurumda değil. Ben mahkeme kararıyla partinin başına gelen heyeti bir cunta heyeti olarak kabul ederim. Bunu bir darbe olarak kabul ederiz. Ve o cunta Cumhuriyet Halk Partisi'ni yönettiği sürece ister bana ödül versin, ister beni disipline versin, bunları umursamadan mahkeme böyle bir karar verirse Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları da 'biz bu görevi kabul ediyoruz' derse ben bu siyasi cunta partinin başından gidinceye kadar Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi istifa etmek suretiyle askıya alacağım. Ne zamanki Sayın Özgür Özel veya bir başka seçilmiş heyet, genel merkez yönetimi tekrar göreve başladığı gün ilk Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılma başvurusunu da bizzat ben yapacağım. Durum bu kadar net. Yani benim tavrım Kemal Bey gelirse nasıl olsa beni atar diye Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi askıya almak değil. Demokrasi anlayışım gereğince bu cunta görevde olduğu sürece benim Cumhuriyet Halk Partisi'nde cuntanın altında çalışmama düşüncemden kaynaklanan bir durum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.