SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarif

Söz Bursa - Tarif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarif haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfağınızda şef rüzgarı esecek: Nar ekşili ve cevizli pazı bohçaları! Haber

Mutfağınızda şef rüzgarı esecek: Nar ekşili ve cevizli pazı bohçaları!

Bursa’nın bereketli topraklarından sofralarımıza gelen taze pazı yaprakları, bu kez ezber bozan bir dolguyla buluşuyor. Pirinç yerine kullanılan siyez bulguru ve içerisindeki cevizle tam bir protein ve lif deposu olan bu tarif, sofranızın yıldızı olmaya aday. MALZEME LİSTESİ (4 KİŞİLİK) Dış Kaplama: 2 demet geniş yapraklı taze pazı. İç Harç: 1 su bardağı siyez bulguru (veya karabuğday), 1 adet kuru soğan, 1 avuç iri kırılmış ceviz içi. Yeşillik: Yarım demet maydanoz ve taze nane. Gizli Sos: 2 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 çay kaşığı yenibahar, yarım çay kaşığı tarçın. Pişirme: Zeytinyağı, yarım limon suyu, bir tutam tuz. Adım Adım Hazırlanışı 1. Pazıları Şoklayın: Pazıların kalın damarlarını yaprağa zarar vermeden kesin. Kaynar suda sadece 30 saniye bekletip hemen soğuk suya alın. Bu sayede yapraklar o canlı yeşil rengini koruyacak. 2. Harcı Lezzetlendirin: Soğanları zeytinyağında pembeleşene kadar soteleyin. Yıkanmış siyez bulgurunu ekleyip yarım su bardağı sıcak suyla suyunu çekene kadar (yarı pişmiş) bekletin. 3. Altın Dokunuş: Ateşten aldığınız harca cevizi, ince kıyılmış yeşillikleri, nar ekşisini ve o özel "saray mutfağı" havasını veren tarçın ile yenibaharı ekleyin. 4. Bohça Formu: Pazı yaprağını düz bir zemine yayın, ortasına harcı koyun ve dört bir yanından kapatarak kare bir bohça şekli verin. Kat yerini alta gelecek şekilde tencereye dizin. 5. Pişirme: Üzerine zeytinyağı, limon suyu ve yaprakların yarısına gelecek kadar sıcak su ekleyip kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika pişirin. (Püf Noktası) Bu yemeği servis ederken üzerine sarımsaklı süzme yoğurt ve az miktarda pul biberle yakılmış zeytinyağı gezdirmeniz, lezzeti iki katına çıkaracaktır. Hem formunu korumak isteyenler hem de misafirlerine özel bir tabak sunmak isteyenler için "Pazı Bohçası" favori tarifiniz olacak.

Karaciğer dostu Bursa usulü iç baklalı enginar: Tam kıvamında püf noktalı tarif! Haber

Karaciğer dostu Bursa usulü iç baklalı enginar: Tam kıvamında püf noktalı tarif!

Bahar aylarının gelmesiyle birlikte Bursa’nın bereketli topraklarından süzülüp gelen lezzetler sofralarımızı süslemeye başladı. Ege’nin meşhur Şevketi Bostan’ından sonra, Mart ayının son günlerinde rotayı Bursa’nın mutfak kültüründe sarsılmaz bir yere sahip olan, adeta bir "sağlık iksiri" olarak anılan İç Baklalı Enginar’a çeviriyoruz. DOĞAL BİR DETOKS MUCİZESİ: NEDEN ENGİNAR? Uzmanlar, mevsim geçişlerinde vücudun arınması için enginarın eşsiz bir fırsat olduğunu vurguluyor. İçerdiği "Cynarin" maddesi sayesinde karaciğer dostu olarak bilinen bu sebze, sadece bir yemek değil, aynı zamanda doğal bir ilaç niteliğinde. Kan şekerini dengeleyen, sindirimi düzenleyen ve kötü kolesterolü düşüren enginar; yüksek antioksidan kapasitesiyle bağışıklık sistemini de çelik gibi güçlendiriyor. BURSA USULÜ LEZZET SIRRI: İÇ BAKLA VE ENGİNARIN MUHTEŞEM UYUMU Peki, bu şifa deposunu Bursa usulü en lezzetli haliyle nasıl pişirmeli? İşte mutfağınızda fark yaratacak o özel tarif: GÜNÜN MENÜSÜ: ZEYTİNYAĞLI İÇ BAKLALI ENGİNAR Haberimizin odağındaki bu tarifte en kritik nokta, enginarın o meşhur beyaz rengini korumak. İyice ayıklanmış çanak enginarlar, pişirme anına kadar limonlu ve unlu suda bekletilerek kararması önleniyor. Tencerede zeytinyağı ile şeffaflaşan kuru soğanların yanına, kabukları özenle soyulmuş "kuzu baklalar" ekleniyor. Enginar çanaklarının içine paylaştırılan bu yeşil harç; taze soğan, bir tutam toz şeker ve bol limon suyu ile buluşuyor. Kısık ateşte, tencere kapağı ile yemek arasına serilen yağlı kağıt sayesinde kendi buharıyla pişen enginarlar, lokum kıvamına ulaşıyor. FİNAL DOKUNUŞU: DEREOTU VE ZEYTİNYAĞI Oda sıcaklığına gelen yemeğin üzerine serpilen bol taze dereotu ve gezdirilen sızma zeytinyağı, lezzeti doruğa çıkarıyor. Yanına eşlik edecek isli bir firik pilavı veya besleyici bir siyez bulguru, Mart ayının bu serin akşamında sofranıza tam bir ziyafet havası katacak.

Cantığın hikayesi: Bursa’nın "Milli" pizzası Haber

Cantığın hikayesi: Bursa’nın "Milli" pizzası

Cantık, aslında bir Kırım Tatar lezzeti. 19. yüzyılda Kırım’dan Bursa’ya göç eden Tatarların şehre mirası. İsmi Tatarca "kenar" anlamına gelen "cantık" kelimesinden geliyor. Bursa'da bu lezzet öyle bir sahiplenilmiş ki, Tatar mutfağından çıkıp "Bursa fırın kültürü"nün baş tacı olmuş. Eskiden düğünlerde, mevlitlerde ve Cuma çıkışlarında dağıtılması bir gelenekti. Pideler gibi uzun değil, küçük ve yuvarlak olması ise "paylaşım" kolaylığından geliyor. SÖZ BURSA USULÜ CANTIK TARİFİ Bu tarif, evde fırıncı ustalığını konuşturmak isteyen okurlarımız için: Malzemeler: Hamuru İçin: 500g un, 1 paket yaş maya, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı şeker, ılık su. İç Harcı (Klasik Kıyma): 300g orta yağlı kıyma, 2 adet domates (küp doğranmış), 3 adet sivri biber, 1 adet soğan, yarım demet maydanoz, tuz, karabiber. Yapılışı: Hamur Hazırlığı: Unu geniş bir kaba al, ortasını aç. Mayayı şeker ve ılık suyla eritip unla karıştır. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğur ve 1 saat dinlendir. Harcın Sırrı: Soğanı, biberi ve domatesi çok ince doğra. Kıyma ve baharatlarla iyice yoğur. (İpucu: Domatesin suyu hamuru yumuşatır, sakın süzme!) Şekil Verme: Hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar kopar. Elinle ortasını çukurlaştır, kenarlarını yüksek bırak (işte o "cantık" kenarı). Pişirme: Hazırladığın harcı ortasına bolca koy. Kenarlarına yumurta sarısı sür. 220°C önceden ısıtılmış fırında kenarları kızarana kadar pişir.

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi Haber

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi

Günümüzde her köşe başında rastladığımız, çıtırlığıyla iştah kabartan kadayıfın kökleri, aslında sanılandan çok daha eskiye, 11. yüzyılın ihtişamlı Selçuklu saraylarına kadar uzanıyor. Dönemin saray kayıtlarında "Aşhane" listelerinin en başında yer alan kadayıf, o yıllarda sultanların ve devlet erkanının en önemli enerji kaynağı olarak tescillenmişti. Savaşçı bir toplum olan Selçukluların, zindelik kazanmak için tükettiği bu "kayıtlı tatlı", zamanla bir gelenek haline gelerek Anadolu'nun her köşesine yayıldı. Peki, bu eşsiz tatlı ismini nereden alıyor? Dil bilimciler ve tarihçiler, "kadayıf" kelimesinin kökeninin "kadife" anlamına gelen Arapça "kade" kelimesinden türediğini belirtiyor. Tatlının tel tel dökülen ince yapısı, yumuşak dokusu ve ağızda dağılan o kendine has zarafeti, ona bu ismin verilmesine neden olmuş. Kısacası kadayıf, ismiyle müsemma bir şekilde, yüzyıllardır sofralarımızda bir "kadife" yumuşaklığı ve sultan sofrası ağırlığıyla yer almaya devam ediyor. Bu tatlı, klasik kadayıfın o ağır şerbetini sütle kırıyor; hem çıtır kalıyor hem de sütlü tatlı hafifliği veriyor. Malzemeler: Tam Ölçülü Bursa Usulü Tarif Malzemeler: *500 gr taze tel kadayıf *200 gr eritilmiş tereyağı *1 kase iri dövülmüş ceviz veya antep fıstığı Şerbeti İçin: *4 su bardağı şeker *4 su bardağı su *Birkaç damla limon suyu (Püf Noktası: Şerbet soğuk, kadayıf sıcak olacak!) Kadayıfı Hazırlama 500 gr taze tel kadayıfı derin bir kaba alın ve elinizle nazikçe didikleyerek telleri birbirinden ayırın. 200 gr eritilmiş (ama yakılmamış) tereyağını kadayıfların üzerine gezdirin. Kadayıfın her telinin yağlandığından emin olana kadar güzelce harmanlayın. 3. Adım: Tepsiye Dizme Fırın tepsisinin altını hafifçe yağlayın. Yağladığınız kadayıfın yarısını tepsiye yayın ve üzerine bir tepsi yardımıyla iyice bastırın (Kadayıfın sıkışması, dağılmaması için kritiktir). Orta kata iri dövülmüş cevizi veya antep fıstığını bolca serpiştirin. Kalan kadayıfı da cevizin üzerine eşit şekilde yayın ve yine üzerine kuvvetlice bastırarak düzleyin. 4. Adım: Pişirme Önceden ısıtılmış 180°C fırında, altı ve üstü nar gibi kızarana kadar (yaklaşık 35-40 dakika) pişirin. 5. Adım: Buluşma Anı Kadayıfı fırından çıkarın ve ilk sıcağının çıkması için 2-3 dakika bekleyin. Sıcak kadayıfın üzerine soğuk şerbeti her yerine gelecek şekilde gezdirin. Tatlı şerbetini çekip oda sıcaklığına gelene kadar en az 2-3 saat dinlendirin.

Sahurun yeni yıldızı: Bayat pideden çıtır pizza tarifi! Haber

Sahurun yeni yıldızı: Bayat pideden çıtır pizza tarifi!

Ramazan ayının bereketli sofralarından kalan bayat pideler, çöpe gitmek yerine sahurun yıldızı olmaya aday. Mutfakta yaratıcılığını konuşturan ev hanımları ve pratik çözüm arayan vatandaşlar için uzmanlar, bayat pideleri değerlendirmenin en lezzetli yolunu açıkladı: Fırında Yumurtalı ve Kaşarlı Pide Pizzası. Hem hazırlama süresinin kısalığı hem de tok tutma özelliğiyle sahur sofralarına çok yakışan bu tarif, bayat ekmek israfına karşı da lezzetli bir savaş açıyor. Malzeme Listesi 1 adet bayat Ramazan pidesi 2 adet yumurta 1 kase rendelenmiş kaşar peyniri Yarım çay bardağı süt (pideyi yumuşatmak için) Üzeri için: Sucuk, zeytin veya domates dilimleri Baharat: Kekik, pul biber ve bir tutam tuz Hazırlanışı (Adım Adım) Pideyi Hazırlayın: Bayat pideyi elinizle parçalara ayırın veya bütün halde kullanacaksanız üzerine fırça yardımıyla az miktarda süt sürerek nemlendirin. Sosu Çırpın: Bir kasede yumurta, süt ve baharatları iyice çırpın. Bu karışım pidedeki kuruluk hissini alacak ve yumuşak bir doku verecektir. Birleştirin: Hazırladığınız sosu pidenin her yerine gelecek şekilde dökün. Üzerini Süsleyin: Rendelenmiş kaşar peynirini bolca serpiştirin. Üzerine sahurda sizi susatmayacak miktarda sucuk veya sebze ekleyin. Fırınlayın: 180°C dereceye ayarlanmış fırında peynirler eriyip üzeri hafif kızarana kadar (yaklaşık 10-15 dakika) pişirin.

Bursa’da 93 Yıllık Lezzetli Miras: Çocuklara Özel "Oyuncak" Poğaçalar Tezgâhta! Haber

Bursa’da 93 Yıllık Lezzetli Miras: Çocuklara Özel "Oyuncak" Poğaçalar Tezgâhta!

Bursa'da bir fırıncı; dedesinden kalma 93 yıllık geleneğini sürdürerek, her yıl ramazan ayında çocuklara özel iftariyelik için tabanca, kılıç, testi ve telefon poğaçalar yapıyor. Bursa'nın Osmangazi ilçesi Yerkapı Mahallesi'nde 4 uşaktır devam eden bir ramazan geleneği, bu yıl da çocukların yüzünü güldürüyor. Fırıncı Satılmış Uyar, dedesinden miras kalan yaklaşık 93 yıllık geleneği sürdürerek ramazan ayında oyuncak şeklinde poğaçalar yapıyor. Tabanca, kılıç, testi ve telefon biçiminde hazırlanan poğaçalar, özellikle ilk kez oruç tutan çocuklar için adeta ödül niteliği taşıyor. Sadece ramazan ayında tezgâha çıkan bu özel ürünler, mahallede yoğun ilgi görüyor. Aileler, iftar saatini heyecanla bekleyen çocuklarına hem sürpriz yapmak hem de oruça teşvik etmek için bu şekilli poğaçalardan alıyor. Fırının önünde zaman zaman yoğunluk yaşanırken, cocuklar camın arkasında kendi poğaçasının hazırlanışını izliyor. Yillardir değişmeyen tarif ve el emeğiyle hazırlanan poğaçalar, hem nostaljik bir geleneği yaşatıyor hem de ramazan ayına renk katıyor. Bursa'da kuşağa aktarılan bu uygulama, her yıl yeniden ilgi odağı oluyor. "BU İFTARİYELİKLER ÇOCUKLARIN MÜKAFATIDIR" Mahalledeki çocukların ramazan ayına özel hazırlanan iftariyelikler için 11 ay heyecanla beklediğini söyleyen Satılmış Uyar, "Ramazan ayına özel bir iftariyelik yapıyoruz. Biz bu fırında 4. kuşak işletmecisiyiz. Bu iftariyelik çocukların oyuncağı, kazan orucu diye tabir edilen öğle vaktine kadar oruç tutar çocuklar. Bu iftariyelikler de onların mükafatıdır. Kız çocuklarına testi erkek çocuklarına ise tabanca ve kama şeklinde iftariyelik hazırlıyoruz. Cocuklar bu poğaçaları çok seviyor. Bunun için ramazan ayını iple çekiyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.