SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tereyağı

Söz Bursa - Tereyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tereyağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi Haber

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi

Günümüzde her köşe başında rastladığımız, çıtırlığıyla iştah kabartan kadayıfın kökleri, aslında sanılandan çok daha eskiye, 11. yüzyılın ihtişamlı Selçuklu saraylarına kadar uzanıyor. Dönemin saray kayıtlarında "Aşhane" listelerinin en başında yer alan kadayıf, o yıllarda sultanların ve devlet erkanının en önemli enerji kaynağı olarak tescillenmişti. Savaşçı bir toplum olan Selçukluların, zindelik kazanmak için tükettiği bu "kayıtlı tatlı", zamanla bir gelenek haline gelerek Anadolu'nun her köşesine yayıldı. Peki, bu eşsiz tatlı ismini nereden alıyor? Dil bilimciler ve tarihçiler, "kadayıf" kelimesinin kökeninin "kadife" anlamına gelen Arapça "kade" kelimesinden türediğini belirtiyor. Tatlının tel tel dökülen ince yapısı, yumuşak dokusu ve ağızda dağılan o kendine has zarafeti, ona bu ismin verilmesine neden olmuş. Kısacası kadayıf, ismiyle müsemma bir şekilde, yüzyıllardır sofralarımızda bir "kadife" yumuşaklığı ve sultan sofrası ağırlığıyla yer almaya devam ediyor. Bu tatlı, klasik kadayıfın o ağır şerbetini sütle kırıyor; hem çıtır kalıyor hem de sütlü tatlı hafifliği veriyor. Malzemeler: Tam Ölçülü Bursa Usulü Tarif Malzemeler: *500 gr taze tel kadayıf *200 gr eritilmiş tereyağı *1 kase iri dövülmüş ceviz veya antep fıstığı Şerbeti İçin: *4 su bardağı şeker *4 su bardağı su *Birkaç damla limon suyu (Püf Noktası: Şerbet soğuk, kadayıf sıcak olacak!) Kadayıfı Hazırlama 500 gr taze tel kadayıfı derin bir kaba alın ve elinizle nazikçe didikleyerek telleri birbirinden ayırın. 200 gr eritilmiş (ama yakılmamış) tereyağını kadayıfların üzerine gezdirin. Kadayıfın her telinin yağlandığından emin olana kadar güzelce harmanlayın. 3. Adım: Tepsiye Dizme Fırın tepsisinin altını hafifçe yağlayın. Yağladığınız kadayıfın yarısını tepsiye yayın ve üzerine bir tepsi yardımıyla iyice bastırın (Kadayıfın sıkışması, dağılmaması için kritiktir). Orta kata iri dövülmüş cevizi veya antep fıstığını bolca serpiştirin. Kalan kadayıfı da cevizin üzerine eşit şekilde yayın ve yine üzerine kuvvetlice bastırarak düzleyin. 4. Adım: Pişirme Önceden ısıtılmış 180°C fırında, altı ve üstü nar gibi kızarana kadar (yaklaşık 35-40 dakika) pişirin. 5. Adım: Buluşma Anı Kadayıfı fırından çıkarın ve ilk sıcağının çıkması için 2-3 dakika bekleyin. Sıcak kadayıfın üzerine soğuk şerbeti her yerine gelecek şekilde gezdirin. Tatlı şerbetini çekip oda sıcaklığına gelene kadar en az 2-3 saat dinlendirin.

Bursa trafiğine takılanlara "Altın" rehber: 20 dakikada 3 çeşit iftar! Haber

Bursa trafiğine takılanlara "Altın" rehber: 20 dakikada 3 çeşit iftar!

Ramazan ayının huzurunu ve bereketini sofralara taşımak her zaman kolay olmuyor. Özellikle Bursa gibi büyükşehirlerde iş çıkış saatiyle birleşen iftar trafiği, birçok vatandaşın eve "ucu ucuna" yetişmesine neden oluyor. Mutfakta uzun saatler harcayacak vakti olmayan ancak hazır yemek yerine ev sıcaklığında bir sofra kurmak isteyenler için 20 dakikada 3 çeşit yemek hazırlamak artık hayal değil. Hızlı pişirme tekniklerinden, dünden kalan malzemeleri değerlendirme sanatına kadar pek çok püf noktasıyla, trafiğin yorgunluğunu ilk lokmada unutturacak o meşhur rehberimizi sizler için hazırladık. İşte adım adım "Jet İftar" menüsü ve tarifleri... BAŞLANGIÇ: DÜDÜKLÜDE "ŞİPŞAK" SÜZME MERCİMEK (15 DAKİKA) Malzemeler: 1 su bardağı kırmızı mercimek, 1 soğan (ikiye bölmeniz yeterli), 1 havuç (iri doğranmış), tuz, 1.5 litre sıcak su. Tarif: Tüm malzemeleri düdüklü tencereye atın. Düdük öttükten sonra tam 13 dakika pişirin. Süre sonunda blenderdan geçirin. Üzerine tereyağında yakılmış pul biber gezdirin. Siz üstünüzü değiştirirken çorba hazır! ANA YEMEK: TAVADA "LOKANTA USULÜ" TAVUK SOTE (10 DAKİKA) Malzemeler: 500 gr kuşbaşı tavuk göğsü, 1 adet kapya biber, 2 adet yeşil biber, 1 yemek kaşığı salça, kekik, pul biber. Tarif: Tavayı iyice ısıtın ve tavukları yüksek ateşte 5-6 dakika mühürleyerek kavurun. Tavuklar suyunu çekince doğranmış biberleri ekleyip 2-3 dakika daha soteleyin. Salçayı ve baharatları ekleyip yarım çay bardağı sıcak suyla 2 dakika tıkırdatın. Afiyetle servise hazır. BURSA KLASİĞİ: BAYAT PİDEDEN "JET" İSKENDER (10 DAKİKA) Malzemeler: Dünden kalan Ramazan pidesi, 1 paket hazır et döner, 1 kaşık tereyağı, yarım kase yoğurt, domates sosu (salça+su). Tarif: Pideleri küp doğrayıp fırında veya tavada hafifçe ısıtın. Üzerine sıcak domates sosunu gezdirin. Ayrı bir tavada hazır döneri 2 dakika çevirip pidelerin üzerine dizin. Yanına bolca yoğurt ve üzerine kızgın tereyağı ekleyerek Bursa lezzetini eve taşıyın. EŞLİKÇİ: PROTEİN BOMBASI NOHUTLU ŞEHİR SALATASI (3 DAKİKA) Malzemeler: 1 paket hazır yıkanmış Akdeniz yeşilliği, 1 kutu konserve nohut (yıkanmış), mısır, limon, zeytinyağı. Tarif: Yeşillikleri kaseye boşaltın, üzerine nohut ve mısırı ekleyin. Sosunu döküp karıştırın. Hazırlaması sadece 3 dakika sürer ama inanılmaz doyurucudur.

Bu yemeğin hazırlığı saatler sürüyor! İftarın yeni favorisi: Palu Tava Haber

Bu yemeğin hazırlığı saatler sürüyor! İftarın yeni favorisi: Palu Tava

Elazığ'ın eşsiz lezzetlerinden biri olan ve geçtiğimiz ay tescillenen 'Palu Tava', Ramazan ayında iftar sofralarında yoğun ilgi görüyor. Elazığ'ın Palu ilçesine özgü Palu Tava, ocak ayında Türk Patent ve Marka Kurumu'nca tescil edilerek coğrafi işaret aldı. Tescil sürecinin ardından Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, ilçedeki kasaplarda ve fırınlarda bu yemeğe olan talep artış gösterdi. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan yemek, içeriğindeki özel malzemeler ve pişirme tekniğiyle ilçenin gastronomi kültüründe önemli bir yer tutuyor. "BİR DİĞER ÖZELLİĞİ İSE UZUN SÜREDE PİŞMESİDİR" Palu Tava hazırlayan kasap Mahmut Güneş, yemeğin tescil süreci ve içeriği hakkında bilgiler vererek, "Öncelikle tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'ini mübarek ederim. Bugün Palu Tava yaptık. Palu Tavanın içerisinde sebze olarak sadece biber bulunur. Baharat olarak ise tuz ve karabiber kullanılır. Tercihe göre tereyağı ya da kuyruk yağı kullanılabilir. Palu Tavanın en önemli özelliklerinden biri, sadece küçükbaş hayvandan yapılmasıdır. Ya çepiçten ya da kuzudan hazırlanır. Zaten bir ay öncesine kadar da Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilini almış bulunmaktayız. Bu da bizler için büyük bir sevinçtir. Bir diğer özelliği ise uzun sürede pişmesidir. Halkımız, müşterilerimiz, yemek siparişlerini ya bir gün öncesinden ya da sabahın erken saatlerinde versinler ki iftar sofralarına daha lezzetli, daha iyi pişmiş ve daha güzel Palu Tava sunabilelim. Şimdiden afiyet olsun diyorum" dedi.

Sahurun gizli kahramanı: Tandır Ketesi Haber

Sahurun gizli kahramanı: Tandır Ketesi

Erzincan’ın yöresel lezzetlerinden olan, kavrulmuş un ve yağlı hamurdan yapılan tandır ketesi, tok tutması nedeniyle özellikle sahur sofralarından eksik olmuyor. Erzincan'ın ve Doğu Anadolu Bölgesinin yöresel lezzetlerinden biri olan ve özellikle Ramazan ayında sahur sofralarından eksik edilmeyen tandır ketesi tereyağı, süt, un, tuz ve mayadan hazırlanan hamurdan yapılıyor. Tok tutması dolayısıyla Ramazan ayında sahurlarda Erzincan'daki vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Ramazan ayı münasebetiyle fırınlarda yoğun mesai yaparak sahura özel kete üreten işletme sahipleri yaptıkları ürünleri kargo aracılığıyla il dışına da gönderiyorlar. Keteye talebin artması dolayısıyla imalathanelerde de yoğun mesai başladı. Normal zaman dışında Ramazan ayında daha fazla mesai harcayarak vardiyalı olarak çalışan ustalardan Kezban Nalbant keteyi nasıl yaptıklarını anlatarak, "Erzincan'da ketemiz her zaman yapılıyor ama Ramazan dolayısıyla daha çok talep olduğu için daha çok çıkarıyoruz keteyi. Önden tandır ekmeğimizi çıkarıyoruz. Ardından ketemizi çıkarıyoruz. Dışarılara da sipariş yolluyoruz. Ketemizi akşamdan süt, tereyağı, maya, un onları birbirine katıyoruz. Yoğurup kütlüyoruz. Sabah erkenden geliyoruz. Keteyi açıyoruz. Keteyi açtıktan sonra ön planda ekmek olduğu için önce ekmek açılıp pişiyor. Peşine de ketemizi vuruyoruz. İstenilen yerlere de siparişimizi gönderiyoruz. Ketemizin bir güzel yönü de geceleri sahur da tok tuttuğu için genel de sahur için alıyorlar. O yüzden de ketemizi geç çıkarıyoruz. Sahurda yesinler diye. Ketemizin cevizlisi var. Sıvı yağlısı var. İçsizi var. Bol içlisi var. İsteğe göre yapıp ketelerimizi sipariş gönderiyoruz. Niyetli olduğumuz için sıcakta çalışmak da bizim iççin zor oluyor" dedi.

İftara ne pişirsem derdine son! Ramazan’ın 2. gününe özel iftar menüsü Haber

İftara ne pişirsem derdine son! Ramazan’ın 2. gününe özel iftar menüsü

On bir ayın sultanı Ramazan’ın ikinci gününde iftar sofraları kurulurken, mutfaklarda tatlı bir telaş başladı. Gün boyu süren açlığın ardından hem mideyi yormayacak hem de damaklarda iz bırakacak yemek arayışına girenler için bugün "saray usulü" bir menü öneriyoruz. İFTARIN AÇILIŞI: ŞEHRİYELİ DOMATES ÇORBASI Güne sıcak ve hafif bir başlangıç yapmak isteyenler için Şehriyeli Domates Çorbası, iştah açıcı rengiyle kaselerdeki yerini alıyor. Yapımı oldukça pratik olan bu çorba, iftarın ilk dakikalarında içinizi ısıtacak. Malzemeler *2 tane rendelenmiş domates *1 çay bardağı arpa şehriye *1 yemek kaşığı domates salçası *2 çay kaşığı tuz *1 çay kaşığı karabiber *Maydanoz *7 su bardağı su *2 yemek kaşığı tereyağ *2 yemek kaşığı sıvı yağ Tarifi -Tencereye sıvı yağ ve tereyağı koyup eritin. -Üzerine şehriyeyi döküp şehriyelerin rengi dönene kadar kavurun. -Sonra salçayı ekleyin. -Salçayı kavurun ve rendelenmiş domatesi ekleyip bir iki dakika hepsini kavurup suyunu dökün. -Çorbanın suyu kaynayınca ocağı kısın. -Şehriyeler pişince tuz ve karabiber ekleyip ocaktan alın. -Servis ederken üzerine taze ince kıyılmış maydanoz ekleyin ve bol limon sıkıp servis edebilirsiniz çok lezzetli bi çorba çokta kolay. ANA YEMEKTE GÖRSEL ŞÖLEN: ŞEHZADE KEBABI Günün yıldızı ise isminden de anlaşılacağı üzere Şehzade Kebabı. Lokum gibi pişen dana etinin, kızarmış patlıcan, taze domates ve biberle fırında buluştuğu bu yemek, sadece mideye değil göze de hitap ediyor. Yanına yapılacak buz gibi bir cacık veya bol yeşilli bir salata ile bu lezzeti taçlandırabilirsiniz. Malzemeler *1 kg kuşbaşı dana eti *5 adet patlıcan *3 yemek kaşığı sıvı yağ *2 adet soğan *4-5 adet yeşil biber *4-5 diş sarımsak *1 çay kaşığı karabiber *1 çay kaşığı pul biber *Tuz *1 yemek kaşığı domates salçası *2 su bardağı et suyu Üzeri için; *2 adet domates *Soğan dilimleri *Biber Hazırlanışı -Kuşbaşı doğranmış dana eti düdüklü tencereye alınır. -Üzerini geçecek kadar su ile doldurulur. -Tencerenin kapağı kapatılmadan bir süre kaynatılarak üzerinde biriken köpükler bir kaşık yardımı ile alınır. -Ardından kapak kapatılarak orta ateşte buhar çıkana kadar pişirilir. -Buhar çıkmaya başladığında buhar düğmesini aşağıya doğru indirerek kısık ateşte 10 dakika daha pişirilir. -Patlıcanlar çizgili soyularak küpler halinde doğranır. 20 dakika kadar tuzu suda bekletilir. -Bu sırada pişen etler düdüklünün havası kontrol edilerek kapağı açılır ve etlerin suyu süzülür. -Suyu süzülen patlıcanlar havlu kağıt ile kurulanarak bol kızgın yağda kızartılır. -Ayrı bir tencereye 3 yemek kaşığı kadar sıvı yağ alınarak 2 adet yemeklik doğranmış kuru soğan pembeleşene kadar kavrulur. -Bir süre sonra yeşil biberler de doğranıp ilave edilir. Sarımsaklar da eklenerek karıştırılır ve kavrulmaya devam edilir. -Karabiber, pul biber, tuz ilave edilerek karıştırılır. -Son olarak haşlanan etler ilave edilir ve karıştırılarak ocaktan alınır. -Kabımıza kızartılan patlıcanlar düzgün bir şekilde alınır ve hazırlanan etli karışım da alınarak her yeri eşit olacak şekilde karıştırılır. -Üzeri domates dilimleri ve biberle süslenir. -Yemeğin sosu için ayrı bir kap içerisinde 1 yemek kaşığı domates salçası ve 2 su bardağı et suyunda ezilerek yemeğin üzerine gezdirilir. -180 derece fırında domates ve biberler pişinceye kadar yaklaşık 20 dakika pişirilir. FİNALİ TATLIYLA YAPALIM: MUHALLEBİLİ KOLAY PASTA "Tatlısız iftar olmaz" diyenleri de unutmadık. Ağır şerbetli tatlılar yerine, hafifliğiyle baymayan ve yapımıyla vaktinizi almayacak Muhallebili Kolay Pasta, çay saatlerinizin vazgeçilmezi olacak. Malzemeler -1 litre süt -1 yemek kaşığı tereyağı -1 su bardağından 1 parmak eksik un -1 su bardağından 1 parmak eksik şeker -1 paket vanilya -1 paket çikolata sosu -2 su bardağı süt (çikolata sosu için) -1 tane muz -Yarım çay bardağı damla çikolata Süslemek için ; -Hindistan cevizi yada antep fıstığı tozu Hazırlanışı -Tencereye süt, tereyağı, un ve şeker ekleyerek kaynatılır. -Kaynadığın da içerisine vanilya eklenir. -Çikolata sosu ve süt pişirilir. -Borcam (Yuvarlak) ıslatılır muhallebi dökülür. -Biraz dinlenince üzerine muz ve damla çikolata eklenir. -Üzerine hazırladığımız çikolata sosu dökülür. -Buz dolabında 2 saat kadar bekletelim (Ne kadar uzun sure beklerse o kadar güzel kesilir) Servis ederken üzerine süsleme yapabilirsiniz.

Eker, dünyanın en büyük gıda fuarı Gulfood 2026’da Türkiye’yi temsil ediyor Haber

Eker, dünyanın en büyük gıda fuarı Gulfood 2026’da Türkiye’yi temsil ediyor

Eker Süt Ürünleri, dünya genelinde yiyecek ve içecek sektörünün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen Gulfood 2026 Fuarı'nda yerini alıyor. 26-30 Ocak tarihleri arasında Dubai World Trade Centre'da düzenlenecek fuar, çok sayıda uluslararası markayı aynı çatı altında buluştururken sektörün geleceğine yön veren yenilikleri ve eğilimleri yakından takip etme imkânı sunuyor. İhracat alanında son yıllarda attığı adımlarla dikkat çeken Eker Süt Ürünleri, küresel gıda endüstrisinin en önemli buluşma platformlarından biri olan Gulfood Fuarı'nda, uluslararası iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geliyor. Firma, fuar süresi boyunca; Dubai World Trade Centre'da Sheikh Maktoum Hall'de, Türkiye Pavilyonu / Stand M-A22'de ziyaretçilerini ağırlayacak. Geniş ürün gamını kalite ve uzmanlık anlayışıyla tanıtacak Gulfood 2026 Fuarı'na Türkiye'den katılan önde gelen markalar arasında yer alan firma, geniş ürün gamını kalite ve uzmanlık anlayışıyla tanıtacak. Markanın standında; probiyotik yoğurt alternatifleri, yenilikçi ürünlerin yanı sıra ayran çeşitleri, efsane yoğurt, klasik kaymaklı yoğurt, süzme yoğurt ve çırpılmış yoğurt yer alacak. Ayrıca kahvaltılara lezzet katan peynir grubu ile kaymak ve tereyağı ürünleri de sergilenecek. İhracat pazarında varlığını güçlendiriyor Uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendiren firma, Ağustos 2020'de aldığı Avrupa Birliği'ne süt ürünleri ihracat izni sonrasında Almanya'ya tombul ayran sevkiyatına başladı. Mart 2021'de ise Türkiye'den Almanya'ya ilk kez sütlü tatlı ihracatını gerçekleştiren firma, bu pazarı takiben İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, Fransa ve İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinde de tüketicilerle buluştu. Türkiye'nin en yüksek tonajlı ayran ihracatını gerçekleştiren Eker'in sevilen ürünleri, Avrupa'nın yanı sıra farklı coğrafyalarda da yoğun ilgi görüyor. Yüzlerce ülkeden binlerce firmanın katılımıyla gerçekleşen fuar, global gıda sektörünün yönünü belirleyen en önemli platformlar arasında yer alıyor. Yeni ürünlerin keşfedilmesine, stratejik iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün geleceğini şekillendiren trendlerin yakından izlenmesine olanak tanıyan organizasyon, katılımcılar için önemli bir buluşma zemini sunuyor.

Osmanlı'nın kıtlık lezzetiydi: Kastamonu Tiridi turistlerin gözdesi oldu Haber

Osmanlı'nın kıtlık lezzetiydi: Kastamonu Tiridi turistlerin gözdesi oldu

Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi. Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu'da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. AYNI AİLE ÜÇ KUŞAKTIR LEZZETİ MÜŞTERİLERİYLE BULUŞTURUYOR Kastamonu'da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu'daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti. "LEZZETİMİZİ VE ÇİZGİYİ HİÇ BOZMADIK" 1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, "Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur. Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk" dedi. "YEMEĞİN TARİHİ OSMANLI’YA KADAR DAYANIYOR" Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, "Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953’ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz" diye konuştu. "TÜRKÜLERDE DE BU GELENEĞİN İZLERİ BULUNUYOR" Kastamonu'da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, "Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta 'Tiridine Bandım' gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu’ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor" şeklinde konuştu. Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, "Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım" ifadelerini kullandı.

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü Haber

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü

Mezeler: Sofranın Rengi ve Lezzeti 1. GİRİT EZMESİ (KREMALI PEYNİR LEZZETİ) Malzemeler: *200 gr Taze Beyaz Peynir (Az tuzlu) *100 gr Labne Peyniri *1 adet Kırmızı Kapya Biberi *Yarım demet taze fesleğen (veya 1 tatlı kaşığı kuru fesleğen) *2-3 diş sarımsak *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 çay kaşığı pul biber *Ceviz içi (üzeri için) Hazırlanışı: Kırmızı kapya biberini fırında veya ocakta közleyip kabuğunu soyun. Peynirleri, közlenmiş biberi, fesleğeni, sarımsağı ve zeytinyağını mutfak robotuna alın. Tüm malzemeler krema kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı servis tabağına alın, üzerine pul biber serpin ve ceviz içiyle süsleyerek servis yapın. 2. KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI (KLASİK VE DOYURUCU) Malzemeler: *3 adet büyük boy kemer patlıcan *2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt *2 diş sarımsak *1 yemek kaşığı zeytinyağı *Tuz, karabiber *Sosu için: 1 yemek kaşığı tereyağı, pul biber. Hazırlanışı: Patlıcanları ocakta, fırında veya airfryer'da iyice közleyin. Kabukları soyulabilecek kıvama gelmeli. Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup, içini kesme tahtasında ince ince kıyın. Kıyılmış patlıcanı bir kaseye alın. İçine süzme yoğurdu, rendelenmiş sarımsağı, zeytinyağını, tuz ve karabiberi ekleyip iyice karıştırın. Servis tabağına aldığınız salatanın üzerine tereyağını eritip pul biber ekleyin ve bu sosu gezdirerek servis edin. ANA YEMEK: FIRINDA KUZU İNCİK (LOKUM KIVAMINDA) Malzemeler: *4 adet Kuzu İncik *2 adet orta boy soğan (iri doğranmış) *4 diş sarımsak (bütün) *1 su bardağı sıcak su *2 yemek kaşığı zeytinyağı *Marinasyon/Sosu için: 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı pul biber, tuz, karabiber. Hazırlanışı: Geniş bir kasede salça, zeytinyağı ve tüm baharatları karıştırın. Kuzu incikleri bu karışıma bulayarak 1 saat marine edin (vaktiniz varsa bir gece buzdolabında bekletin). Büyük bir fırın poşetinin içine iri doğranmış soğanları ve sarımsakları yayın. Üzerine marine edilmiş incikleri yerleştirin. Fırın poşetine 1 su bardağı sıcak su ekleyin ve poşeti sıkıca kapatın. Poşetin üzerine hava çıkışı için birkaç delik açın. Önceden ısıtılmış 180°C fırında yaklaşık 2.5 - 3 saat pişirin. Etler kemiğinden kolayca ayrılacak kıvama geldiğinde servise hazırdır. Yanında pilav veya patates püresi ile servis edebilirsiniz. TATLI: KOLAY SUFLE (AKIŞKAN MUTLULUK) Malzemeler (4 kişilik): *100 gr kaliteli bitter çikolata *50 gr tereyağı *2 adet yumurta *2 yemek kaşığı toz şeker *1 yemek kaşığı un *Bir tutam tuz Hazırlanışı: Tereyağı ve bitter çikolatayı benmari usulü (kaynar suyun üzerindeki bir kapta) eritin ve karıştırın. Hafif soğuması için kenara alın. Ayrı bir kapta yumurtaları ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Eriyen çikolatalı karışımı yumurtalı karışıma yavaşça ekleyin ve spatula ile karıştırın. Ardından unu ve tuzu ekleyip karıştırmaya devam edin. Karışımı, yağlanmış ve unlanmış sufle kaplarına veya ısıya dayanıklı küçük kaselere paylaştırın. Önceden ısıtılmış 200°C fırında tam 8 ila 12 dakika pişirin. (Kenarları pişip ortası akışkan kalmalı). Fırından çıkar çıkmaz dondurma veya pudra şekeri ile sıcak servis yapın! Afiyet olsun!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.