SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tüi̇k

Söz Bursa - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel’den iktidara "Hücum" mesajı: "Savunma bitti, sahaya çıkıyoruz!" Haber

Özgür Özel’den iktidara "Hücum" mesajı: "Savunma bitti, sahaya çıkıyoruz!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışılacak "dedi. CHP Lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Genel Başkan Özgür Özel, "Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz. Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne 19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan tüm saldırılar, bir sonraki Cumhurbaşkanı'na yapılan darbe girişimi, bir sonraki iktidarı iktidardan etmek için bugün iktidar eliyle ve yargı yetkisi kullandırılarak yapılan her türlü saldırı bizi kamuoyu önünde sürekli ‘Bundan sonraki aşama ne olacak ve siz buna nasıl direneceksiniz?' sorusuyla karşı karşıya getirdi" diye konuştu. "EN İYİ SAVUNMA HÜCUMDUR" Bundan sonra ki süreçte nasıl bir yol izleyeceklerini açıklayan Özel, "Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur. Bugünden itibaren CHP bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor. Bunun için tüm kadrolarıyla seçim gününe kadar sahaya çıkıyor. Bugün Türkiye'de CHP örgütü, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ndeki Politika Kurulu başkanları, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları, sandık görevlileri sokağa çıkıyorlar, sahaya çıkıyorlar ve ıslak imzalı tutanakları almadan geriye dönmeyecekler" şeklinde konuştu. "SON GÜNE KADAR DURMADAN ÇALIŞILACAK" Seçim çalışmalarında yeni bir döneme geçildiğini açıklayan Özel, "Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışılacak. Merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar. Bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız o gün sandıklarında oy kullanacak. Rakam, 4 Mayıs itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım' uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler" değerlendirmesinde bulundu. "47 YIL SONRA PARTİMİZİ BİRİNCİ PARTİ YAPTIK" Örgütleri ve üyelerinin 2023 kurultayından bu yana sokaklarda seferber olduklarını belirten Özel, "İlk aşamada yerel seçim kampanyasında tam 105 miting yaptık. Bu 105 mitingin sonucunda yüzde 38 oy oranıyla 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Bu başarıdan sonra ‘Başarıyı kutlayalım, oturalım, tadını çıkaralım' demedik. Milletimizin hem yerel seçimlerde hem de ardından yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında iktidar değişimini isteğini göstermesi ve bizim de Cumhurbaşkanı adayını yine sahada, milletin arasında, ön seçimle belirleme kararımızla oldu. Biz bu noktada 23 Mart günü bir ön seçim yapacağımızı, bu ön seçimde Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyeceğimizi ilan etmiştik. Bu ilanla birlikte geçen yıl şubat ayı boyunca, aramıza katılanların da oy verebileceğini, ifade etmiştik. Bu çağrımıza 700 binin üzerinde yeni üye katılımıyla milletimiz bu heyecanı ortak oldu ve üye sayımız bir anda 1 milyon 200 binden 2 milyona yaklaşan bir sayıya ulaştı. Tam 2 milyon üyemizle ön seçim yapmayı hedeflediğimiz gün Cumhurbaşkanı adayımızı gözaltına aldılar. Biz de milletimizi bu haksızlığa karşı kuracağımız ön seçim sandıklarında bizimle dayanışmaya davet ettik. 2 milyon üyemizin oy kullanacağı sandığın yanına birer dayanışma sandığı kurduk ve hepiniz 23 Mart tarihinde milletin darbeye karşı cevabını gördünüz" şeklinde konuştu. "BU AYLIK ORAN 100 ÜLKENİN YILLIK ENFLASYONDAN FAZLADIR" Nisan ayı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarına değinen Özel, "Bugün açıklanan rakamlarla dört aylık enflasyon yüzde 14,6'ya ulaşmıştır. Bu iktidarın bu yıl başlarken yıllık enflasyon hedefi yüzde 16'ydı. TÜİK rakamlarına göre bir yıllık hedefe, dört ayda ulaşılmıştır. Yani memura, emekliye, emekçiye verilen zamlar bu yüzde 16 yıllık enflasyon hedefine göre yapılmıştır. Bu hedefe neredeyse dört ayın sonunda ulaşılmıştır. Bu yüzden mutlaka bütün maaşlarda bir ara zam, bütün ödemelerde, devletin bütün ödemelerinde vatandaşa yapacağı bu enflasyonla ilgili hızlı bir düzeltmeye ihtiyaç vardır. Aylık yüzde 4,18'lik oran, maalesef bu aylık oran, 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır. Bizim vatandaşlarımız böyle bir kötü yönetime mecbur bırakılmış durumda. Her gün iğneden ipliğe zam haberlerine uyanıyoruz. Her gün hukuksuz bir operasyona uyanıyoruz. Her gün derinleşen bir eşitsizlikle yüzleşiyoruz, güvende tutulmayan yurttaşlarımızın acı haberlerine uyanıyoruz. İşte tüm bu adaletsizliklere karşı sokaktayız" dedi. "O SANDIĞA VARDIĞIMIZDA SEÇİMİ KAZANACAĞIMIZDAN ZATEN EMİNİZ" Özel, CHP'nin bundan sonra ki süreçte geleceğinin karanlık olmadığını, müjde içerdiğini ifade ederek şu şekilde konuştu: "Bundan sonraki süreçte artık bizim verdiğimiz mücadele bir kararlılık değil, bir müjde içermektedir. Bizim müjdemiz, seçim kazanma müjdesi değildir. O sandığa vardığımızda seçimi kazanacağımızdan zaten eminiz. Bizim müjdemiz, yönetimde yozlaşmanın bittiği, güçlü kurumların, güçlü kuralların yani sarsılmaz bir sistemin hayat bulduğu Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, faize, israfa, lükse, şatafata giden kaynakların son bulduğu, verginin adil toplandığı ve hakça bölüşüldüğü bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, düşmanlığın, kutuplaşmanın, ötekileştirmenin bittiği, milletimizin huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, devleti güçlü, milleti huzurlu, vatandaşları eşit ve özgür kılma müjdesidir. Söz veriyoruz, hiçbir operasyon, hiçbir kumpas bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Yolumuza kurulan hiçbir pusu, yürüyüşümüzü durduramayacak."

Emekli ve memur zammı netleşiyor! İşte 4 aylık enflasyon farkı Haber

Emekli ve memur zammı netleşiyor! İşte 4 aylık enflasyon farkı

Milyonlarca memur ve emekliyi ilgilendiren nisan ayı enflasyon verisinin açıklanmasıyla birlikte ilk dört aylık zam oranları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Milyonlarca memur ve emeklinin takip ettiği verilerine göre nisan ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda ise yüzde 32,37 oldu. İlk üç ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta ise yüzde 1,94, oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 10,04 artış kesinleşmişti. Nisan ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. TÜİK’in Nisan ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak dört aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, nisan ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 14,64 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. Memur ve memur emeklilerine yüzde 10,51 zam Memur ve memur emeklileri toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alıyor. Toplu sözleşme zammına göre memur ve memur emeklileri temmuz ayında 2026 yılının ikinci zammını alacak. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre Memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı yüzde 3,28 olarak oluştu. Böylece yüzde 3,28 enflasyon farkına 8’inci Dönem Toplu sözleşmesi ile belirlenen yüzde 7 ilave edilmesi halinde toplam yüzde 10,51 kümülatif zam meydana gelecek. Net rakam mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileriyle belli olacak. Memur ve memur emeklileri temmuz ayında yüzde 7 de toplu sözleşme zammı alacak.

TÜİK 2025 verileri açıklandı: Türkiye Nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk Haber

TÜİK 2025 verileri açıklandı: Türkiye Nüfusunun yüzde 24,8'i çocuk

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocuklar oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Çocuk verisini paylaştı. Buna göre, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930'unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3'ünü erkek çocuklar, yüzde 48,7'sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5'ini oluştururken bu oran 1990 yılında yüzde 41,8 ve 2025 yılında yüzde 24,8 oldu. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,1, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 16,9, 2080 yılında yüzde 15,2 ve 2100 yılında yüzde 14,5 olacağı öngörüldü. Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,0, 2040 yılında yüzde 16,7, 2060 yılında yüzde 13,9, 2080 yılında yüzde 11,1, 2100 yılında yüzde 9,9 olacağı öngörüldü. Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,3, 2040 yılında yüzde 18,9, 2060 yılında yüzde 18,7, 2080 yılında yüzde 18,9, 2100 yılında yüzde 18,6 olacağı öngörüldü. Türkiye'nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya, yüzde 15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye'nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü. ÇOCUK NÜFUS ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL ŞANLIURFA OLDU ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini yüzde 39,2 ile Şırnak, yüzde 36,7 ile Mardin izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, yüzde 15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 16,9 ile Edirne ve yüzde 17,7 ile Kırklareli izledi. Türkiye'de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı yüzde 41,9 oldu ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9'unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu görüldü. Hanelerin yüzde 19,1'inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1'inde iki çocuk, yüzde 5,7'sinde üç çocuk, yüzde 1,9'unda dört çocuk, yüzde 1,1'inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü. ÇOCUK NÜFUSUN 2025 YILINDA YÜZDE 30,5'İNİN 10-14 YAŞ GRUBUNDA YER ALDIĞI GÖRÜLDÜ Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında çocuk nüfusun yüzde 26,9'unun 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,7'sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,2'sinin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 16,2'sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2025 yılında yüzde 22,7'sinin 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,8'inin 5-9 yaş grubunda, yüzde 30,5'inin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 18,0'ının 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü. Canlı doğan bebek sayısı 2024 yılında 937 bin 559 oldu Doğum İstatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825'i erkek, 455 bin 734'ü ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 96,7'sini tekil, yüzde 3,2'sini ikiz, yüzde 0,1'ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu. Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010 yılında yüzde 91,6 iken 2024 yılında yüzde 99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranı 2023 yılında yüzde 98,8 iken 2024 yılında yüzde 96,0 oldu. Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki çocuklar için 64,3 yıl oldu Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Türkiye'de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 64,3 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. BEBEKLERE KONULAN EN POPÜLER ERKEK İSMİ ALPARSLAN, KIZ İSMİ ALYA OLDU ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan; en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527'sine Alparslan, 6 bin 36'sına Göktuğ, 5 bin 393'üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751'ine Alya, 7 bin 731'ine Defne, 7 bin 603'üne ise Gökçe ismi verildi. Türkiye'de 2025 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü. Çocuk bağımlılık oranı 2025 yılında yüzde 29,7 oldu Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019 yılında yüzde 34,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 29,7'ye düştü. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 25,5, 2040 yılında yüzde 22,1, 2060 yılında yüzde 23,3, 2080 yılında yüzde 23,4, 2100 yılında yüzde 21,5 olacağı öngörüldü. Özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 2024 yılında 96 bin 83 oldu Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların yüzde 62,6'sını erkek çocuklar, yüzde 37,4'ünü ise kız çocuklar oluşturdu. Beş yaşındaki çocukların net okullaşma oranı yüzde 82,5 oldu Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre okul öncesi eğitim seviyesinde beş yaş net okullaşma oranının, 2024/'25 öğretim yılında yüzde 82,5 olduğu görüldü. Beş yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için yüzde 82,3 oldu. İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2024/'25 öğretim yılında yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 89,1 ve ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 82,9 oldu. İLKOKUL TAMAMLAMA ORANI YÜZDE 98,6 OLDU Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranı 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 98,6 oldu. Ortaokul tamamlama oranı 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı yüzde 81,3 oldu. Özel eğitim alan öğrencilerin oranı yüzde 3,4 oldu Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre Türkiye genelinde 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,3'ünü erkek öğrenciler, yüzde 48,7'sini ise kız öğrenciler oluşturdu. Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı ise 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4'ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin yüzde 62,7'sini erkek öğrenciler, yüzde 37,3'ünü ise kız öğrenciler oluşturdu. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı yüzde 36,8 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36,0, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu görüldü. Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı Evlenme İstatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken bu oran 2025 yılında yüzde 1,5'e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 0,5 iken bu oran 2025 yılında yüzde 0,1 oldu. BABASI VEFAT ETMİŞ ÇOCUKLARIN SAYISI 251 BİN 929 OLDU ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü. KORUYUCU AİLE YANINDA BAKIMI SAĞLANAN ÇOCUK SAYISI 10 BİN 841 OLDU Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu. Boşanma davaları sonucu, velayeti anneye verilen çocukların oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin yüzde 74,6'sının anneye, yüzde 25,4'ünün ise babaya verildiği görüldü. Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybetti Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2024 yılında 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024 yılında bin 538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti. BEBEK ÖLÜM HIZI BİNDE 9,0 OLDU Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken 2024 yılında binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken 2024 yılında binde 11,1 oldu. Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024/'25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için yüzde 79,2, kız çocuklar için yüzde 83,5 olduğu görüldü.

Trafikte araç sayısı 34 milyonu aştı: TÜİK Mart verileri Haber

Trafikte araç sayısı 34 milyonu aştı: TÜİK Mart verileri

Mart ayında 159 bin 931 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 31,3 arttı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mart ayı sonu itibarıyla 34 milyon 23 bin 986 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı Motorlu Kara Taşıtları verisini açıkladı. Buna göre, Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 50,2'sini otomobil, yüzde 34,8'ini motosiklet, yüzde 10,1'ini kamyonet, yüzde 1,7'sini kamyon, yüzde 1,6'sını traktör, yüzde 1,0'ını minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 31,3 arttı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette yüzde 51,0, otomobilde yüzde 27,2, traktörde yüzde 19,3, minibüste yüzde 17,7, kamyonette yüzde 12,8, otobüste yüzde 4,5 artarken özel amaçlı taşıtta yüzde 28,9 ve kamyonda yüzde 10,5 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,3 azaldı. Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı otobüste yüzde 12,6, minibüste yüzde 2,6 artarken traktörde yüzde 50,1, özel amaçlı taşıtta yüzde 34,2, kamyonda yüzde 25,3, motosiklette yüzde 21,2, otomobilde yüzde 15,4 ve kamyonette yüzde 15,0 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mart ayı sonu itibarıyla 34 milyon 23 bin 986 oldu Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,8'ini otomobil, yüzde 21,2'sini motosiklet, yüzde 14,6'sını kamyonet, yüzde 6,8'ini traktör, yüzde 3,1'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Mart ayında 870 bin 992 adet taşıtın devri yapıldı Mart ayında devri yapılan taşıtların yüzde 68,6'sını otomobil, yüzde 14,8'ini kamyonet, yüzde 9,7'sini motosiklet, yüzde 2,8'ini traktör, yüzde 1,8'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Mart ayında 80 bin 348 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Mart ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,5'i Renault, yüzde 8,2'si Toyota, yüzde 7,4'ü Peugeot, yüzde 6,9'u Volkswagen, yüzde 6,1'i Hyundai, yüzde 5,9'u TOGG, yüzde 5,1'i Fiat, yüzde 5,0'ı Opel, yüzde 5,0'ı Citroen, yüzde 4,3'ü Skoda, yüzde 3,3'ü Mercedes-Benz, yüzde 3,1'i Kia, yüzde 3,0'ı BMW, yüzde 2,6'sı Ford, yüzde 2,2'si Audi, yüzde 2,0'ı Volvo, yüzde 1,9'u Mini, yüzde 1,7'si Chery, yüzde 1,6'sı Nissan, yüzde 1,2'si Tesla ve yüzde 8,4'ü diğer markalardan oluştu. Ocak-Mart döneminde 426 bin 342 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 14,4 azalarak 426 bin 342 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı da yüzde 23,1 artarak 13 bin 42 adet oldu. Böylece Ocak-Mart döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 413 bin 300 adet artış gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 41,1'i benzin yakıtlıdır Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 224 bin 627 adet otomobilin yüzde 41,1'i benzin, yüzde 31,5'i hibrit, yüzde 18,2'si elektrikli, yüzde 8,6'sı dizel ve yüzde 0,6'sı LPG yakıtlıdır. Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 611 bin 509 adet otomobilin ise yüzde 32,4'ü dizel, yüzde 31,0'ı benzin, yüzde 29,8'i LPG, yüzde 4,4'ü hibrit ve yüzde 2,3'ü elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2.

TÜED Başkanı Pars’tan acı reçete: "Mesele sadece geçim değil, adalet meselesi!" Haber

TÜED Başkanı Pars’tan acı reçete: "Mesele sadece geçim değil, adalet meselesi!"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, resmi enflasyon rakamlarının hayat pahalılığı ile ilgisi olmadığını kaydederek geçim sıkıntısı yaşayan emekliler için acil düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. ‘ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEKÇİ DEĞİL’ Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “TÜİK’e göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. ENAG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 4,10 artarken yıllık enflasyon yüzde 54,62 oldu. TÜİK’in rakamları, çarşı-pazardaki enflasyon ateşini yansıtmıyor. İnsanımız eti, balığı unuttu zaten. Uzun süredir sebze-meyve de alamıyor. Alan da ancak adetle alıyor. Markete, pazara giren eli boş çıkıyor. Son olarak 200 gram ekmeğin fiyatının 17,5 TL’ye çıkması bile hayat pahalılığı için tek başına yeterli bir gösterge. Yani yüzde 2’ye yakın bir enflasyon nerede var, göstersinler de bilelim!” diye konuştu. ‘BAYRAMLARDAN KAÇAR HALE GELDİK’ TÜRK-İŞ’in Mart ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.793 TL’ye, yoksulluk sınırının da 106.817 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Başkan Kenan Pars, “Bu tablo, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır. Bugün 20 bin TL olan en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 60’ını, yoksulluk sınırının ise yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilmektedir. Bu durum, emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini göstermektedir. Artan gıda fiyatları, sağlık giderleri ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında alım gücü her geçen gün düşmektedir. Bayramlar bile sevinç değil, kaygı nedeni haline geldi Emekliler torunlarına mahcup olmamak için bayramlardan kaçınır hale gelmiştir.” dedi. ‘AYLIK BAĞLAMA ORANLARI DEĞİŞMELİ’ Emeklilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelere de tepki gösteren Kenan Pars, “Bugün yaşanan bu tablonun temelinde, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa ile aylık bağlama oranlarının düşürülmesi yatmaktadır. Çalıştıkça artması gereken emekli maaşları, sistematik olarak geriletilmiştir. Prim gün sayısı artmış, emeklilik yaşı yükselmiş, çalışma süreleri uzamış; ancak tüm bu fedakârlıklara rağmen emekli maaşları düşmüştür. Bu durum, sosyal adalet ilkesiyle çelişiyor” ifadelerini kullandı. ‘MESELE GEÇİM DEĞİL, ADALET MESELESİ’ Pars, emeklilerin taleplerini şu şekilde özetledi: “En düşük emekli aylığı derhal açlık sınırı seviyesine yükseltilmeli, üzerine seyyanen refah payı eklenmeli. Aylık bağlama oranı, 1999 öncesi seviyelere çekilmeli. Emeklilere yönelik sağlık, ulaşım, bakım ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Yerel yönetimler ve merkezi idare, emeklilerin yoğun yaşadığı bölgelerde özel sosyal politikalar geliştirmeli. Yaşlı haklarının güvence altına alınması için uluslararası sözleşmelere taraf olunmalı ve anayasal düzenlemeler yapılmalı. Emekliler; bu ülkenin temel direğidir, çimentosu, taşıdır. Mesele, yalnızca geçim meselesi değil; mesele adalet meselesi. TÜED Uludağ Şubesi olarak, emeklilerimizin hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Emekli zammında üç aylık tablo netleşti: İşte şimdiden cepte olan oran! Haber

Emekli zammında üç aylık tablo netleşti: İşte şimdiden cepte olan oran!

Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisini ilgilendiren mart ayı enflasyon verisiyle birlikte üç aylık zam oranı belli oldu. Emekli maaşlarında yapılacak artış, yılın ilk 6 ayında oluşan enflasyon oranına göre belirleniyor. Milyonlarca emekli alacakları zam için enflasyon rakamlarını takip ediyor. İlk iki ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96 oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 7,95'lik artış kesinleşmişti. Mart ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 1,94, yıllık yüzde 30,87 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak üç aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, mart ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 10,03 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için nisan, mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. Memur ve memur emeklilerinin 3 aylık enflasyon farkı yüzde 6,07 Mart ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla memurların üç aylık enflasyon farkı netleşti. Bu çerçevede memur ve memur emeklilerinin farkı yüzde 6,07 olarak belirlendi. Bu fark, toplu sözleşme hükümleri çerçevesinde memur maaşlarına yansıyacak.

Mart ayı enflasyon rakamları açıklandı: Yıllık TÜFE yüzde 30,87 oldu! Haber

Mart ayı enflasyon rakamları açıklandı: Yıllık TÜFE yüzde 30,87 oldu!

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,94 artarken, yıllık yüzde 30,87 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,82 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 32,36 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,36 artış, ulaştırmada yüzde 34,35 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,25, ulaştırmada 5,45 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,04 yüzde puan oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 1,80 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80 artış, ulaştırmada yüzde 4,52 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,46, ulaştırmada 0,75 ve konutta 0,22 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı Mart ayı itibarıyla, 40 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 127 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,11 arttı, aylık yüzde 1,45 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,45 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 8,03 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,50 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 28,08 arttı, aylık yüzde 2,30 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,30 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,58 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,08 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,98 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 29,43 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,28 artış, imalatta yüzde 29,43 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 14,32 artış ve su temininde yüzde 38,25 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 25,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,45 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,95 artış, enerjide yüzde 27,78 artış ve sermaye mallarında yüzde 27,18 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,28 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,83 artış, imalatta yüzde 3,28 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,51 azalış ve su temininde yüzde 2,94 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,07 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,89 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,56 artış, enerjide yüzde 4,65 artış ve sermaye mallarında yüzde 0,68 artış olarak gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.