SON DAKİKA
Hava Durumu

#Unesco

Söz Bursa - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gelecek Asra Türk Dünyasının mührünü vuracağız!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gelecek Asra Türk Dünyasının mührünü vuracağız!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile düzenlediği basın toplantısında, "Büyük Özbek şairi merhum Abdülhamit Süleyman Çolpa'nın, ‘Ey bizi uyandıran üstadımız’ diyerek selamladığı İsmail Gasparalı'nın işaret ettiği, ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ hedefine doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz. Yürek yüreğe verdiğimiz müddetçe Allah'ın izniyle içinde bulunduğumuz asra Türk dünyasının mührünü vuracağımızdan eminiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Erdoğan ve Mirziyoyev daha sonra Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Dördüncü Toplantısı'na katıldı. Toplantının ardından iki lider ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamalarından önce ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, "Türkiye Cumhuriyeti İle Özbekistan Cumhuriyeti arasında Kapsamlı Stratejik Ortaklık İlişkilerinin İşbirliği Mekanizmaları Hakkında Karar" ve "Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 4. Toplantısı Ortak Bildirisi"ni imzaladı. Törende, Erdoğan ve Mirziyoyev'in huzurunda iki ülke arasında birçok anlaşma da imzalandı. "ÖZBEKİSTAN'IN ULUSLARARASI PLANDA GİDEREK YÜKSELEN YILDIZINI YAKINDAN TAKİP EDİYOR SAMİMİYETLE DESTEKLİYORUZ" Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i ve heyetini Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Sayın Mirziyoyev ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizin 4’üncü toplantısını biraz önce tamamladık. Sayın Cumhurbaşkanı'nı ve değerli heyetini bu vesileyle ikinci vatanlarında ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Bir kez de sizlerin huzurunda aziz kardeşim Mirziyoyev’e, muhterem refikalarına ve kıymetli heyet üyelerine Türkiye'ye hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Bu sene aynı zamanda 1996 yılında imzaladığımız Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 30’uncu yıl dönümünü idrak ediyoruz. Kardeş ülkemiz Özbekistan, Sayın Mirziyoyev’in dirayetli liderliği ve güçlü liderliğinin yanında devlet geleneğiyle Orta Asya'nın bölgesel entegrasyonu konusunda öncü rol oynuyor. Özbekistan'ın uluslararası planda giderek yükselen yıldızını yakından takip ediyor, bundan mutluluk duyuyor ve samimiyetle destekliyoruz" dedi. "SON 10 YILDA İKİLİ TİCARET HACMİMİZİ 3 KAT ARTIRDIK" Siyasi, ekonomik, kültürel, beşeri ve bölgesel tüm hedeflerin gerçekleştirilmesi için iki ülkenin kurumlarının iş birliği içinde çalıştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı geliştirmekle kalmayıp, sürekli ileriye taşıyarak kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. Biraz önce teatisi yapılan anlaşmalarla önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı belirledik. Siyasi, ekonomik, kültürel, beşeri ve bölgesel tüm ortak hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için iki ülke kurumları iş birliği içinde çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde Dışişleri Bakanlarımızın eş başkanlıklarında, Ortak Stratejik Planlama Grubu toplandı. Dışişleri, İçişleri, Savunma Bakanları'yla, istihbarat teşkilatları başkanlarından oluşan 4+4 mekanizmasının birinci toplantısına da Ankara'da ev sahipliği yaptık. Ticaret, savunma sanayi, eğitim, kültür gibi alanlarda geçtiğimiz yıllarda birçok projeyi hayata geçirdik. Son 10 yılda ikili ticaret hacmimizi 3 kat artırdık. Yeni hedefimiz olan 5 milyar dolara da yakında ulaşacağımıza inanıyorum" diye konuştu. "ÖZBEKİSTAN'LA AİLE MECLİSİMİZ, TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI BÜNYESİNDE YAKIN İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ" UNESCO’nun 43’üncü genel konferansında 15 Aralık’ın ‘Dünya Türk Dili Ailesi’ günü olarak ilan edilmesinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Özbekistan ekonomisinde, Şevket kardeşimin liderliğinde, önemli bir yeniden yapılanma sürecine girildiğini memnuniyetle görüyoruz. Türk şirketleri 5 milyar doları aşan yatırımlarıyla hali hazırda Özbekistan'da ilk üç yatırımcı arasında yer alıyor. İnşallah daha iyi seviyeleri göreceğiz. Türkiye olarak gerek Özbekistan'ın gerek ata yurdumuz Orta Asya'nın refahına katkı sunma noktasında elimizden geleni yapmakta kararlıyız. Özbekistan'la aile meclisimiz, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yakın iş birliği içindeyiz. Geçen yıl Kasım ayında Semerkant'ta düzenlenen UNESCO 43’üncü genel konferansında 15 Aralık'ın ‘Dünya Türk Dili Ailesi’ günü olarak ilan edilmesinde Şevket kardeşimin önemli katkıları oldu. Bu vesileyle kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "ÖZBEKİSTAN İSRAİL'İN SALDIRILARINDA DA İLKELİ BİR TUTUM SERGİLEMİŞTİR" Özbekistan’ın, İsrail’in Gazze ve Filistin’e yönelik saldırılarında ilkeli tutum bir tutum sergilediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbek vatandaşları ve Özbekistan Cumhurbaşkanının şahsında tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük Özbek şairi merhum Abdülhamit Süleyman Çolpa'nın, ‘Ey bizi uyandıran üstadımız’ diyerek selamladığı İsmail Gasparalı'nın işaret ettiği, ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ hedefine doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz. Yürek yüreğe verdiğimiz müddetçe Allah'ın izniyle içinde bulunduğumuz asra Türk dünyasının mührünü vuracağımızdan eminiz. Şevket kardeşimin huzurunda şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Özbekistan İsrail'in Gazze ve Filistin'in işgal altındaki diğer bölgelerine yönelik saldırılarında da ilkeli bir tutum sergilemiştir. İnsanlığımızın sınandığı bir dönemde mazlumların yanında cesaretle duran Özbek kardeşlerimi Sayın Cumhurbaşkanı'nın şahsında bir kez daha yürekten tebrik ediyorum. Kardeşim Mirziyoyev’in Özbekistan'daki Filistinliler için sosyal hizmet sağlanmasına matuf bir fon kurma kararını da takdirle karşılıyorum" dedi. "ÖZBEKİSTAN 6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE YARDIMIMIZA KOŞAN İLK ÜLKELERDEN BİRİYDİ" Özbekistan’ın 6 şubat depremlerinde Türkiye’nin yardımına koşan ilk ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Özbek kardeşlerimizin konu Türkiye olunca sıkça kullandığı bir ifade var: Dilimiz bir, tilimiz bir. Yani gönlümüz bir, dilimiz bir. Sadece gönlümüz ve dilimiz değil aynı zamanda acımız da bir, hüznümüz de bir, derdimiz de bir. Buna en son üç sene önce bizzat tecrübe ettik. Özbekistan 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremlerinde yardımımıza koşan ilk ülkelerden biriydi. Özbek kardeşlerimizin depremin haberini alır almaz milletimiz için nasıl seferber olduğunu biz gayet iyi biliyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı'nın 2023 yılındaki olağanüstü zirvesinde, Özbekistan'ın teklifiyle 6 Şubat Afet Kurbanlarını Anma ve Dayanışma Günü olarak ilan edilmişti. Ancak Özbekistan bununla da yetinmedi. TOKİ tarafından Hatay'ın Arsuz ilçesinde inşa edilen 3 bin 93 konuttan müteşekkil projede 308 konutun yapımını üstlendi. Bu projede bir Özbek mahallesinin yer alınması bizi ziyadesiyle mutlu etmiş. Bu yerleşim ebedi kardeşliğimizin kalıcı bir simgesi olmuştur. Birazdan bu konutların teslim törenini Sayın Mirziyoyev’le birlikte video konferans bağlantısıyla yapacağız." "DAYANIŞMA İÇİN TÜM ÖZBEK KARDEŞLERİMİZE EN BAŞTA SAYIN MİRZOEV'E TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUM" Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’le birlikte Özbekistan’ın yurtdışında açtığı ilk okulun açılışını çevrimiçi olarak beraber yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Depremzedelerimizin mutluluğunu bizzat paylaşmak üzere şu an burada bulunan ailelerimize yeni yuvalarının anahtarlarını Şevket kardeşimle birlikte teslim edeceğiz. Yeni konutlarımızın ailelerimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Tabii sadece bununla yetinmiyoruz. Hatay'a bağlanmadan önce Özbekistan okulunun taş koyuş merasimini yine çevrim içi olarak gerçekleştireceğiz. Özbekistan'ın yurt dışında ilk kez inşa edeceği bu okul için İstanbul'u tercih etmesi bizleri ayrıca memnun etmiştir. Taş koyuş törenimizin de hayırlara vesile olmasını diliyor, burada eğitim görecek öğrencilerimize şimdiden başarılar temenni ediyorum. Ülkemizin en zor günlerinde sergiledikleri dayanışma için tüm Özbek kardeşlerimize en başta Sayın Mirzoev'e tekrar teşekkür ediyorum" dedi. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ise, "Elbette büyük kardeşimin söylediği gibi birliğimiz aynı niyetle olduğumuz ve dayanışmamız 2016 yılından Erdoğan halkı devletleriyle tüm hedeflerimizin gerçekleşiyor olması dayanışmamızın, birliğimizin, beraberliğimizin neticesi olarak görüyorum. Öncelikle muhterem Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan zat-ı devletlerine eşsiz topraklarınıza resmi davetle, davet ettiğiniz için ve sergilenen misafirperverlik için özel teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. "KALPLER BİR OLUNCA MESAFELER KISALAR. BİZİM DİLİMİZ, KALPLERİMİZ BİRDİR" Türkiye ile Özbekistan arasında çok çalışmalar yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, gelecek dönem hedeflerinin daha yüksek olduğunu ve iki ülkenin birbirini iyece tanıdığını ifade etti. Gerçekleştirilecek olan temel teslim töreninin silinmez bir iz bırakacağını söyleyen Mirziyoyev, "Bugün gerçekleşen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi, şimdi kardeşim tüm alanlarla beraber birer birer bilgi verdiler. Elbette çok çalışmalar yaptık burada ama hedeflerimiz çok daha yüksek çünkü tecrübe ettik, birbirimizi öğrendik, nasıl netice elde edeceğiz onu da öğrendik. YDSİK kapsamında verimle görüşmelerimiz İstanbul bölgesinde Özbek okulunun açılmasıyla ilgili temel atma töreni, Hatay’da inşa edilen Özbekistan Mahallesinin temel teslim törenleri ilişkilerimizin tarihinde şüphesiz silinmez bir iz bırakacaktır. Halklarımızda derin bir atasözü vardır; Kalpler bir olunca mesafeler kısalar. Bizim dilimiz, kalplerimiz birdir. Niyetimizde aynıdır" dedi. Konuşmaların ardından programda, Özbekistan’ın İstanbul’da yaptıracağı okulun taş koyuş merasimi için İstanbul’a bir canlı bağlantı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı’nın ‘Ya Allah Bismillah’ demesiyle okulun taş koyuş merasimi gerçekleştirildi. Daha sonra asrın felaketi 6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’da Özbekistan’ın destekleri ile inşa edilen konutların açılışı için Hatay’a bir canlı bağlantı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde misafir edilen 5 aileye ise anahtarlar Cumhurbaşkanları tarafından takdim edildi. Takdimlerin yapılmasının ardından Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uygun görmesi halinde Nevruz Bayramı'nda, Hatay’dan bir heyeti Özbekistan’da 5 gün ağırlamayı teklif etti. Törende, Erdoğan ve Mirziyoyev'in huzurunda iki ülke arasında imza altına alınan anlaşmalar şöyle: "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Özbekistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşma. Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı Arasında Uluslararası Ulaşım Koridorlarının ve Mevcut Uygulamaların Geliştirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Özbekistan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Arasında 2026-2027 Yılları İçin Kültürel İşbirliği Planı. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Özbekistan Cumhuriyeti Maden Endüstrisi ve Jeoloji Bakanlığı Arasında Madencilik Alanında İşbirliğinin Geliştirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı. Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu ile Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Nezdindeki Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Arasında Niyet Protokolü. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Özbekistan Cumhurıyeti Yatırım Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Arasında Serbest Bölgeler/Özel Ekonomik Bölgeler Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı. Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığı Arasında Ekonomi ve Finansal İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Özbekistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Eğitim Alanında İşbirliği Anlaşması."

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi Haber

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi. "Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz" Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı. "Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır" Konuşmasında Türkiye'nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "GERÇEK SANATÇI VE USTA İŞTE BU HAKİKATİN İZİNİ SÜREN EMEĞİYLE, YORUMUYLA, ESERLERİYLE BİZE YENİ UFUKLAR ÇİZEN İNSANDIR" Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.' Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008'den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İSE LİSTEMİZE 10 YENİ İSİM DAHA EKLİYOR YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ VARLIĞIMIZI DAHA DA ZENGİNLEŞTİRİYORUZ" Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz'ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı'yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu'yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat'ı, Mücellit Mehmet Karsı'yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer'i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı'yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman'ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca'yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp'i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "NE YAZIK Kİ BİZİM OLAN DEĞERLERİ BUGÜNÜN GENÇLERİNE ANLATMAKTA VE ZAMAN ZAMAN SIKINTI YAŞIYORUZ" Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız." "SON 23 YILDA YURT DIŞINA KAÇIRILAN 13 BİN 448 ESERİN ÜLKEMİZE İADESİNİ SAĞLADIK" Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı' çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.

Bursa Gökkuşağı Koleji’nde Türk Dilleri Laboratuvarı açıldı Haber

Bursa Gökkuşağı Koleji’nde Türk Dilleri Laboratuvarı açıldı

Bursa Gökkuşağı Koleji Cambridge International School, UNESCO'nun 15 Aralık "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" kapsamında, Türk dilinin kültürel mirasını çağdaş teknolojiyle buluşturan "Türk Dilleri Laboratuvarı"nı hayata geçirdi. Öğrencilerin aktif katkısıyla tasarlanan ve yapay zekâ temelli öğrenme yaklaşımlarını merkeze alan laboratuvarın açılışı, Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Proje, dil, kültür ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturdu. YAPAY ZEKÂYA ATASÖZLERİ ÖĞRETİLDİ "Dilin DNA'sı: Yapay Zekâ ve Atasözleri" temasıyla hayata geçirilen proje, Türkçenin kadim birikimini yapay zekâ teknolojileriyle buluşturarak yenilikçi ve dikkat çekici bir öğrenme deneyimi sunuyor. Proje kapsamında, Türkçenin kültürel hafızasında önemli bir yer tutan atasözleri yapay zekâya aktarılırken; öğrencilerin dil, kültür ve teknoloji arasındaki ilişkiyi derinlemesine kavramaları hedefleniyor. Okulun Yönetim Kurulu Üyesi Nur Betül Gayretli liderliğinde yürütülen bu vizyoner çalışma, "Dilimizin Geleceğini Birlikte Kodlama" yaklaşımıyla şekilleniyor. Proje; Eğitimde İnovasyon, Kültürel Farkındalık ve Ulusal Görünürlük gibi eğitimde dönüşümü merkeze alan üç temel değer doğrultusunda ilerliyor. UNESCO'YA ÖZEL DENEYİM TURU Gökkuşağı Koleji, Türk diline verdiği stratejik önemi ve yenilikçi eğitim yaklaşımını yerinde paylaşmak üzere, Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ı okulda ağırladı. Gerçekleştirilen bu özel deneyim turu ile uluslararası eğitim programları kapsamında Türk dilinin taşıdığı kültürel ve akademik değere dikkat çekilirken, UNESCO ile sürdürülebilir iş birliklerine yönelik güçlü bir mesaj verildi. Açılış töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, "Gökkuşağı Koleji'nin, Türk dilinin kültürel mirasını yapay zekâ gibi çağdaş teknolojilerle buluşturan bu vizyoner yaklaşımını yerinde görmekten büyük memnuniyet duydum. Bursa'nın ilk ve tek Cambridge Okulu olan Gökkuşağı Koleji öğrencilerin aktif rol aldığı bu çalışma, UNESCO'nun kültürel çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir eğitim hedefleriyle güçlü bir örtüşme göstermektedir. Bu tür projelerin yaygınlaşmasını son derece kıymetli buluyorum" dedi.

Bursa UNESCO Derneği’nden “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” mesajı: Tarihi ve kıymetli bir karar Haber

Bursa UNESCO Derneği’nden “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” mesajı: Tarihi ve kıymetli bir karar

Bursa UNESCO Derneği Yönetim Kurulu, UNESCO’nun 15 Aralık tarihini “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan etmesinin ilk yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, kararın insanlığın ortak kültürel mirası açısından tarihi bir adım olduğu vurgulandı. “TARİHİ VE KIYMETLİ BİR KARAR” Bursa UNESCO Derneği, UNESCO’nun 43. Genel Konferansı’nda aldığı kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün ilk yıl dönümünü gururla kutladıklarını ifade etti. Açıklamada, bu kararın yalnızca bir anma günü değil, Türk dil ailesinin insanlık medeniyetindeki seçkin yerinin tescili olduğu belirtildi. 15 ARALIK’IN TARİHSEL ANLAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ Dernek açıklamasında, 15 Aralık tarihinin sembolik önemine de vurgu yapıldı. 1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen’in Orhun Yazıtları’nı çözerek Türk dilinin köklü geçmişini dünya bilim çevrelerine duyurduğu gün olduğu hatırlatıldı. Orhun Yazıtları’nın, Türk milletinin devlet anlayışını, tarihini ve kültürünü yansıtan en eski yazılı belgeler arasında yer aldığı ifade edildi. “UNESCO TARİHİNDE BİR İLK” UNESCO’nun bir dil ailesini özel bir günle onurlandırmasının dünya tarihinde bir ilk olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu kararın Türk dilinin binlerce yıllık zenginliğini ve evrensel değerini uluslararası alanda tescillediği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, bu adımın Türk dünyası ülkeleri arasında dil, eğitim, bilim ve kültür alanlarında iş birliğini güçlendireceği; ortak projelerin önünü açacağı belirtildi. BİLİMDEN KÜLTÜREL DİPLOMASİYE ÇOK YÖNLÜ KAZANIMLAR Bursa UNESCO Derneği Yönetim Kurulu, Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün sağlayacağı kazanımları şu başlıklar altında değerlendirdi: Koruma ve Arşivleme: Türk dil ailesine ait lehçe ve ağızların bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve korunması. Bilimsel İvme: Türkoloji ve Altayistik çalışmalarına uluslararası akademik destek sağlanması. Kültürel Dayanışma: Türkçe konuşulan coğrafyalar arasında kültür, sanat ve eğitim alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesi. Kültürel Diplomasi: Türkiye’nin kültürel diplomasi alanında dil üzerinden daha güçlü bir anlatım imkânı kazanması. BURSA VURGUSU: “TARİHİ SORUMLULUĞUN BİLİNCİNDEYİZ” Açıklamada, Bursa’nın Osmanlı döneminde Türkçenin devlet ve sanat dili olarak sistemli biçimde işlendiği ilk başkent olduğuna dikkat çekildi. Bu yönüyle Bursa’nın, Türk dil mirasının önemli taşıyıcılarından biri olduğu ifade edildi. Bursa UNESCO Derneği, Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün Bursa’da hak ettiği içerik ve coşkuyla anılması için çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi. “TÜM TÜRK DÜNYASINA KUTLU OLSUN” Açıklama, Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün barışa, karşılıklı anlayışa ve kültürler arası diyaloğa katkı sunması temennisiyle sona erdi.

BUÜ ve Osmangazi "Karagöz"ü uluslararası platforma taşıyacak Haber

BUÜ ve Osmangazi "Karagöz"ü uluslararası platforma taşıyacak

Rektörlük B Salonunda imzalanan protokole; BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı, Müd. Yrd. Hayali Nevzat Çiftçi ve Yön. Kur. Ü. Tekin Çanga ile akademik ve idari personelin yanı sıra belediye temsilcileri katıldı. “KARAKUM, BURSA'NIN KARAGÖZ MİRASINI BÜYÜTECEK” Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Karagöz'ün Bursa’ya ait bir değer olduğunu belirterek, bilimsel bir platforma taşınmadan ilerlemesinin teknik olarak mümkün olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, KARAKUM aracılığıyla üniversitenin önderliğinde birçok sanatçıya fırsat verileceğini aktardı. Karagöz'ün daha da büyümesi ve uluslararası formatının zenginleşmesi gerektiğini vurgulayan Kırıştıoğlu, UNESCO bünyesinde bir açılımın Karagöz ve Bursa adına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. OSMANGAZİ MEYDANINA KARAGÖZ EVİ Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise yerel yönetimler ve akademinin işbirliği sonucunda insana değer katan, insanı odaklayan projeler üretmenin önemine dikkat çekti. Başkan Erkan Aydın, imzalanan protokolün, Karagöz'ün tanıtılması, yeni nesillere öğretilmesi ve somut bir evreye gelmesi açısından önemli olduğunun altını çizdi. Aydın, süreci devam eden bir projeleri olduğunu belirterek, bu kapsamda Osmangazi Meydanında KARAKUM ve UNESCO iş birliğiyle bir Karagöz Evi açma hedeflerini açıkladı. Başkan Aydın, protokolün söz konusu Karagöz Evi projesinin başlangıcı olacağını ve ulusal, uluslararası projelerde işbirliği yaparak katkı sağlayacağını dile getirdi. KARAKUM, KARAGÖZ ALANINDA FAALİYET GÖSTEREN DÜNYADAKİ TEK AKADEMİK BİRİM! KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı da Karagöz'ün uluslararası önemine dikkat çekti. Karagöz'ün 2009 yılından bu yana UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer aldığını hatırlatan ve bu sanatın artık Bursa ve Türkiye'den çıkıp dünyanın ortak bir mirası haline geldiğini belirten Doç. Dr. Öztahtalı; “Karagöz’ü bütün dünyaya anlatabilmenin en etkili yollarından biri, UNESCO çatısı altında olmasıdır. Bu amaçla bir UNESCO kürsüsü kurma serüvenine girdik. Ayrıca, Karagöz konusunda çalışan, akademik altyapısı ve kurumsal yapısıyla dünyadaki tek akademik birim üniversitemiz bünyesinde faaliyetlerini sürdüren KARAKUM’dur” dedi.

Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali başlıyor Haber

Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen ’21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali, 14-23 Kasım tarihleri arasında dünyaya kapılarını açıyor. Bursa’nın dünyada ve Türkiye’de ses getirebilecek bir kültürel birikime sahip olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tüm Bursalıları festivale katılmaya ve Karagöz’ün gölgesinde buluşmaya davet etti. Gölgelerin ışıkla dans ettiği, kökleri asırlar öncesine dayanan, Bursa’nın kültürel mirası Karagöz oyunu, Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali ile 21. kez kapılarını açıyor. FESTİVALDE, 38 TEMSİL GERÇEKLEŞTİRİLECEK Büyükşehir Belediyesi adına BKSTV tarafından UNIMA Türkiye Millî Merkezi'nin desteğiyle 14-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde, 11’i ulusal, 10’u yabancı toplam 21 ekip yer alacak. Arjantin, Bosna-Hersek, Meksika, İran, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Guatemala gibi ülkelerden sanatçılar, festival kapsamında kente konuk olacak. Festivale katılan sanatçılar, kendi kültürlerinden örnekleri paylaşırken; 9’u biletli olmak üzere toplam 38 temsil gerçekleştirilecek. Festivalin merkezi Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi olurken, Tayyare Kültür Merkezi, Podyum Sanat Mahal ve Karagöz Müzesi de de farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 100 sanatçı, eğitmen ve uzma nın katılacağı festivalde, her yaştan bireye uygun 5 atölye çalışması, 1 söyleşi, 1 yuvarlak masa toplantısı ve 1 çalıştay düzenlenecek. Gelecek nesillere Karagöz’ü taşımak için özellikle çocuklar için özel etkinlikler olacak. “DEĞERLERİMİZİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMALIYIZ” Festivalin tanıtım toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karagöz’ün Bursalıların sahip çıkması gereken değerlerden birisi olduğunu söyledi. Hedeflerinin, kültür ve sanat kenti Bursa’yı oluşturmak olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa sadece sanayi, tarım kenti değildir. Kültürel birikimi olan, 8500 yıllık tarihi içerisinde barındıran, dünyada ve Türkiye’de ses getirebilecek potansiyele sahip olan bir kenttir. Bu değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Bu kentte yaşayan herkesin değerlerimize sahip çıkma sorumluluğu var. Bir yere yol yaparsınız ama yolu kullanmaya başladıktan sonra insanlar yapıldığı tarihi bile unuturlar. Ancak bir yere kültür ve sanatı götürürseniz, insanların o sanatın değerini hiç unutmadığını göreceksiniz" ifadeleri ile sanatı kente yayarak değişim sürecini başlattıklarını vurguladı. “BURSAMIZI KEŞFETMEYE DAVET EDİYORUZ” Türk gölge tiyatrosunun simgesi Karagöz’ün 2009 yılında UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildiğini hatırlatan Başkan Bozbey, Karagöz’ün doğduğu kent olan Bursa’da düzenlenen festivalin önemine değindi. Festivalin kültür köprüsü kuracağını anlatan Başkan Bozbey, diğer kültürlere ait kukla ve gölge oyunlarının keşfedilmesine de pencere açılacağını belirtti. Karagöz’ün, asırlar öncesinde olduğu gibi bugün de halkın sesi olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, “Karagöz gölge oyunu; yalnızca figürlerin perdeye yansıtılması değildir. Günceli yakalayan, halkın duygularını ve düşüncelerini ifade eden bir sanattır. Bu anlayışla dopdolu bir festival hazırladık. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanatı; kentimizin dünyaya açılan güçlü bir vitrini olarak görüyoruz. Bursamızın dünya miraslarını, kadim kültürünü ve eşsiz güzelliklerini sergiliyoruz. Uluslararası etkinlikler sayesinde dünya insanlarını Bursamızı keşfetmeye davet ediyoruz. Festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Gelin, hep birlikte Karagöz’ün köklü ve evrensel perdesinde buluşalım. Farklı ulusların gölge ve kukla oyunlarıyla tanışalım. Tüm Bursalıları festivalimize katılmaya ve Karagöz’ün gölgesinde buluşmaya davet ediyorum” diye konuştu. “FESTİVALİ 9 GÜNLÜK BİR SÜREYE ÇIKARTTIK” UNIMA Türkiye Başkanı Enis Ergün, Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’nin çok köklü bir organizasyon olduğunu belirtti. Bursa’nın bir festivaller şehri olduğunu ifade eden Ergün, “Karagöz, bizim gözbebeğimiz ve bayraktarımızdır. Festival, bugüne kadar ulusal ve uluslararası anlamda bir çekim merkezi oldu. Bu sene festivali, İpek Yolu vizyonu ve farklı ülkelerden daha fazla katılım sağlanması noktasında yeniden tasarladık. Tarihimizde ilk defa festival, çok ciddi bir başvuru aldı. 37 farklı ülkeden 150 başvuru aldık. Festivali 9 günlük bir süreye çıkarttık. İnsanlar, birçok farklı ülkeden kukla oyunlarını izleyebilecek. UNESCO Listesi’nde tanımlandığı gibi Karagöz oyunlarının doğru örneklerini seyirciyle buluşturacağız. 2026 yılında dünyaya örnek olacak daha iyi bir festivali tasarlamak için çalışacağız. Aynı zamanda BKSTV ve Bursa Miras ile birlikte ‘Bursa Karagöz ve Kukla Çalıştayı’nı gerçekleştireceğiz. Herkesi festivalimize bekliyoruz” dedi. BKSTV Genel Sekreteri Emre Feza Soysal, dünyada her kentin bir şeyle anıldığını, Karagöz’ün de Bursa’nın en önemli markalarından birisi olduğunu söyledi. 21. kez yapılacak olan festivali çok önemsediklerini söyleyen Soysal, festival kapsamındaki oyunların 17 ilçede vatandaşlarla buluşturulacağını söyledi. Soru cevap bölümüyle devam eden programa, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra Usta Hayali (Karagöz oynatıcısı) Recep Şinasi Çelikkol, Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ve Büyükşehir Belediyesi yöneticileri katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.