SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yoğurt

Söz Bursa - Yoğurt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoğurt haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü Haber

Mutfakta şov zamanı! Girit ezmesi'nden kolay sufle'ye restoran ayarında hafta sonu menüsü

Mezeler: Sofranın Rengi ve Lezzeti 1. GİRİT EZMESİ (KREMALI PEYNİR LEZZETİ) Malzemeler: *200 gr Taze Beyaz Peynir (Az tuzlu) *100 gr Labne Peyniri *1 adet Kırmızı Kapya Biberi *Yarım demet taze fesleğen (veya 1 tatlı kaşığı kuru fesleğen) *2-3 diş sarımsak *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 çay kaşığı pul biber *Ceviz içi (üzeri için) Hazırlanışı: Kırmızı kapya biberini fırında veya ocakta közleyip kabuğunu soyun. Peynirleri, közlenmiş biberi, fesleğeni, sarımsağı ve zeytinyağını mutfak robotuna alın. Tüm malzemeler krema kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı servis tabağına alın, üzerine pul biber serpin ve ceviz içiyle süsleyerek servis yapın. 2. KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI (KLASİK VE DOYURUCU) Malzemeler: *3 adet büyük boy kemer patlıcan *2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt *2 diş sarımsak *1 yemek kaşığı zeytinyağı *Tuz, karabiber *Sosu için: 1 yemek kaşığı tereyağı, pul biber. Hazırlanışı: Patlıcanları ocakta, fırında veya airfryer'da iyice közleyin. Kabukları soyulabilecek kıvama gelmeli. Közlenen patlıcanların kabuklarını soyup, içini kesme tahtasında ince ince kıyın. Kıyılmış patlıcanı bir kaseye alın. İçine süzme yoğurdu, rendelenmiş sarımsağı, zeytinyağını, tuz ve karabiberi ekleyip iyice karıştırın. Servis tabağına aldığınız salatanın üzerine tereyağını eritip pul biber ekleyin ve bu sosu gezdirerek servis edin. ANA YEMEK: FIRINDA KUZU İNCİK (LOKUM KIVAMINDA) Malzemeler: *4 adet Kuzu İncik *2 adet orta boy soğan (iri doğranmış) *4 diş sarımsak (bütün) *1 su bardağı sıcak su *2 yemek kaşığı zeytinyağı *Marinasyon/Sosu için: 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı pul biber, tuz, karabiber. Hazırlanışı: Geniş bir kasede salça, zeytinyağı ve tüm baharatları karıştırın. Kuzu incikleri bu karışıma bulayarak 1 saat marine edin (vaktiniz varsa bir gece buzdolabında bekletin). Büyük bir fırın poşetinin içine iri doğranmış soğanları ve sarımsakları yayın. Üzerine marine edilmiş incikleri yerleştirin. Fırın poşetine 1 su bardağı sıcak su ekleyin ve poşeti sıkıca kapatın. Poşetin üzerine hava çıkışı için birkaç delik açın. Önceden ısıtılmış 180°C fırında yaklaşık 2.5 - 3 saat pişirin. Etler kemiğinden kolayca ayrılacak kıvama geldiğinde servise hazırdır. Yanında pilav veya patates püresi ile servis edebilirsiniz. TATLI: KOLAY SUFLE (AKIŞKAN MUTLULUK) Malzemeler (4 kişilik): *100 gr kaliteli bitter çikolata *50 gr tereyağı *2 adet yumurta *2 yemek kaşığı toz şeker *1 yemek kaşığı un *Bir tutam tuz Hazırlanışı: Tereyağı ve bitter çikolatayı benmari usulü (kaynar suyun üzerindeki bir kapta) eritin ve karıştırın. Hafif soğuması için kenara alın. Ayrı bir kapta yumurtaları ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Eriyen çikolatalı karışımı yumurtalı karışıma yavaşça ekleyin ve spatula ile karıştırın. Ardından unu ve tuzu ekleyip karıştırmaya devam edin. Karışımı, yağlanmış ve unlanmış sufle kaplarına veya ısıya dayanıklı küçük kaselere paylaştırın. Önceden ısıtılmış 200°C fırında tam 8 ila 12 dakika pişirin. (Kenarları pişip ortası akışkan kalmalı). Fırından çıkar çıkmaz dondurma veya pudra şekeri ile sıcak servis yapın! Afiyet olsun!

Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun: "Yoğurt Türk'tür Türk kalacak" Haber

Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun: "Yoğurt Türk'tür Türk kalacak"

Yoğurt, yüzyıllardır Türk ürünü olarak biliniyor. Her ne kadar bazı ülkeler kendi ürünleri olarak göstermeye çalışsa da yazılı kaynaklar dahi yoğurdun Türk ürünü olduğunu ortaya koyuyor. Ercoşkun, yoğurt kelimesinin kökeninin Türkçeye dayandığını ve en eski yazılı Türk kaynaklarında geçtiğini söyledi. Kaşgarlı Mahmud'un 1072 yılında yazdığı Divanü Lügati't-Türk adlı eserinde "yoğurt" kelimesinin açıkça yer aldığına dikkati çeken Ercoşkun, "Bu kayıt, yoğurdun Türk halkı tarafından en az bin yıldır tüketildiğini ve adının da Türkçe olduğunu net biçimde ortaya koyuyor" dedi. Yoğurdun yoğurulmuş, kıvamı artırılmış anlamına geldiğini vurgulayan Ercoşkun, Türklerin sadece yoğurt değil farklı fermente süt ürünlerinin de kaşifi olduğunu kaydetti. Ercoşkun, yoğurdun yüzleri geçen gıda maddesinin hazırlanmasında önemli ham madde olduğunu dile getirerek, yoğurdun içine bazı baharatlar katılıp üretilen tarhananın yoğurdun ileri işlenmiş ürünü olarak bilindiğini anlattı. Yoğurdun Avrupa'ya yayılmasında Türklerin oynadığı role dikkati çeken Ercoşkun, "'Yoghurt', 'joghurt', 'yaourt' gibi Avrupa dillerindeki kelimeler doğrudan Türkçeden alınmıştır. Bu sadece bir dil meselesi değil, kültürel bir izdir. 1303 tarihli Kodeks Kumanikus adlı eserde de yoğurt kelimesine benzer 'ioghurt' ifadesi geçmektedir. Bu, yoğurdun Batı dünyasıyla tanışmasının da Türkler aracılığıyla olduğunu gösterir" diye konuştu. Ercoşkun, Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan coğrafyada yaşayan göçebe Türk topluluklarının sütü işleyerek dayanıklı gıdalar ürettiklerini belirterek, "Marco Polo, İbn Battuta ve diğer seyyahların metinlerinde yoğurt, ayran, kurut gibi fermente süt ürünlerinden sıkça söz edilir. Bu ürünler hem besleyici hem de taşınabilir olması sayesinde göçebe yaşam tarzının temel gıdalarıydı" ifadesini kullandı. "Yoğurt Türk'tür Türk kalacak" diyen Ercoşkun, şöyle devam etti: "Yoğurt bizim kültürel DNA'mızdır. Atalarımız, sütü yalnızca saklamak için değil, onu daha faydalı ve güçlü hale getirmek için fermente etmeyi öğrendi. Bu bilgi ve yöntemler kuşaktan kuşağa aktarıldı. Bugün sofralarımızda yer alan yoğurt, bin yıllık bir mirasın devamıdır. Yoğurt sadece bir gıda değil, aynı zamanda bir kimlik meselesidir." Ercoşkun, yoğurdun kurutulmuş ve türevlenmiş formlarının da tarihi değer taşıdığını belirterek, "Kurut, yoğurdun saklanabilir hale getirilmiş formudur. Ayran hem serinletici hem de besleyici bir içecektir. Tarhana, yoğurt ve tahılın birleşimiyle elde edilen bir başka kültürel miras ürünüdür. Cacık ise yoğurdun ferahlatıcı ve hafif tüketilen bir formudur. Tüm bu ürünler, Türk mutfağının dayanıklılığa ve sağlığa verdiği önemin göstergesidir" dedi. Yoğurt ve diğer fermente süt ürünlerinin yalnızca geleneksel değil, aynı zamanda bilimsel açıdan da değerli olduğunu vurgulayan Ercoşkun, "Modern bilim, yoğurdun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, bağırsak sağlığını desteklediğini ve sindirimi kolaylaştırdığını ortaya koymuştur. Binlerce yıldır atalarımızın deneyimlediği faydalar, bugün laboratuvar ortamında da kanıtlanmaktadır. Her ne kadar yoğurdu başka milletler sahiplenmeye çalışsa da tarihi kayıtlar, seyyahların notları ve yoğurttan üretilen diğer gıdalar, yoğurdun Türk malı olduğunu açıkça göstermektedir. Yoğurdu Türkler buldu, geliştirdi ve yoğurt temelli diğer ürünleri yaptı. Diğer fermente süt ürünlerinde olduğu gibi, yoğurt Türk'tür, Türk kalacak" diye konuştu. Hiçbir millette yoğurttan hazırlanan yemelerin 100'ü bulmadığına dikkati çeken Ercoşkun, "Yoğurdun ileri işlenmesi ile üretilen kurut ve tarhana kimsede bulunmamaktadır. Probiyotik bakteri içermesi ve bunların sindirim sistemindeki zararlı mikroorganizmaları baskılamasıyla bağırsak sağlığını düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Yapılan son çalışmalarda yoğurdun kolesterolü düşürücü etkisi olduğu belirtilmektedir" dedi.

ABD'de 132 bin kişilik araştırma: "Yoğurt kolon kanserine karşı koruyabilir" Haber

ABD'de 132 bin kişilik araştırma: "Yoğurt kolon kanserine karşı koruyabilir"

Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, yaptığı açıklamada insan sindirim sisteminde canlı kalabilen, bağırsak sistemindeki zararlı organizmalarla rekabet edip onların gelişimini önleyen ve ayrıca insanlar için önemli bazı bileşenleri bağırsaklarda üreten mikroorganizmaların probiyotik bakteriler olduğunu belirtti. Probiyotik bakterilerin özellikle bağırsak sistemindeki zararlı mikroorganizmalar ile rekabete girerek onların gelişmesini önlemesi açısından önemli olduğuna dikkati çeken Ercoşkun, ayrıca bu zararlı mikroorganizmaların metobolitlerinin kana karışmasını önlediğini söyledi. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren probiyotiklerin insanların üretemediği birtakım kimyasalları da üreterek sağlık açısından büyük fayda sağladığını dile getiren Ercoşkun, "Bunların başında K ve B12 vitamini gelir. Yoğurt, probiyotik bakteriler açıçısından zengin içeriğe sahiptir. Bu bakımdan birçok hastalığın tedavisinde ve önlenmesinde fonksiyoneldir. ABD'de yoğurdun kolon kanserinin oluşumuna engel olduğu yönünde çok yüksek denekli bir araştırmada sağladığı fayda ispat edilmiştir" dedi. Ercoşkun, Tandfonline Gut Microbes dergisinde yayınlanan bu yeni çalışmanın yoğurt tüketiminin kolorektal kanser riskini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koyduğunu belirterek, "Uzun yıllar süren ve 132 bin gibi geniş bir katılımcı grubunu içeren araştırma, düzenli yoğurt tüketiminin bu yaygın kanser türüne karşı koruyucu etkileri olabileceğini öne sürüyor" diye konuştu. Çalışmada yoğurdun içerdiği faydalı probiyotiklerin, özellikle Bifidobacterium ile tümör baskılayıcı etkiler arasında bağlantı olduğunun vurgulandığını anlatan Ercoşkun, araştırmacıların "Yoğurt tüketimi, bağırsak mikrobiyotası ve bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri sayesinde kolorektal kanser insidansında düşüş ile ilişkilendirildi" ifadelerini kullandığını söyledi. Araştırma kapsamında katılımcıların beslenme alışkanlıkları takip edilerek, sağlık sonuçlarının analiz edildiğini belirten Ercoşkun, "Düzenli yoğurt tüketen bireylerin tüketmeyenlere kıyasla daha düşük kolorektal kanser riskine sahip olduğu tespit edildi" ifadesini kullandı. Ercoşkun, çalışmayla probiyotik açısından zengin gıdaların günlük beslenme alışkanlıklarına dahil edilmesinin önerildiğini vurgulayarak, bu ve benzeri çalışmaların yoğurt gibi doğal besinlerin kanser önleyici bir strateji olarak değerlendirilebileceğini desteklediğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.