SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yüksek Tansiyon

Söz Bursa - Yüksek Tansiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Tansiyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nefes darlığı mı yaşıyorsunuz? Bu belirtilere dikkat! Haber

Nefes darlığı mı yaşıyorsunuz? Bu belirtilere dikkat!

Göğüs HastalıklarıUzmanı Dr. Gülay Kaplan, nefes darlığının dikkat edilmesi gereken ciddi bir belirti olduğunu ve kalp, akciğer ve obezite gibi hastalıklara işaret edebileceğini söyledi. Nefes darlığı rahatsızlığı, dikkat edilmesi gereken hastalıklardan biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, önemsenmeyen nefes darlığının, zamanla daha ciddi rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyledi. Nefes darlığı, kişinin efor sırasında zorlanma veya daha fazla hava ihtiyacı duyması ile tanımlanır. Fiziksel etkinlikleri kısıtlayan nefes darlığı hayat kalitesini olumsuz olarak etkilediğini belirten Medicana Bursa HastanesiGöğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, "Tıp dilinde 'dispne' olarak tabir edilen nefes darlığı, nefes alamama ya da nefes daralması şeklinde ortaya çıkar. Kişi sanki tam nefes alamıyormuş gibi hisseder. Nefes darlığı akciğer ve kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden tedavi yöntemleri farklılık gösterir. Kişi nefes darlığını yürüme ya da merdiven çıkma gibi durumlarda zorlanma, hava alma isteği artması veya geçmişe göre daha fazla güç harcama, yeterince hava alamama şeklinde görülür. Nefes darlığı, daha ciddi hastalıklara sebep olabileceğini için mutlaka bir sağlık kuruluşuna, hekime görünülmesi önemlidir" dedi. Hava yollarının daralması sebebiyle nefes almada güçlük çekilmesine yol açan ve yaşam boyu süren ataklar ile hastanın yaşam kalitesini düşürenastım, dünyada 300 milyon insanı etkisi altına aldığını ifade eden Gülay Kaplan, "Astım ataklarını en aza indirebilmek için öncelikle bu hastalığı tetikleyen etmenlerden kurtulmak gerekir. Astımın en yaygın belirtilerinin başında ise nefes darlığı ve öksürük gelir.KOAHise istatistiklere göre dünyada ölüme yol açan hastalıklar arasında 4. sırada yer alıyor. İlerleyici ve geri dönüşümü olmayan bu akciğer hastalığı önlenebilir ve tedavi edilir. AncakKOAH'ınbu denli ciddimortaliterakamlarına ulaşmasının başlıca sebebi sigaradır. Aynı zamanda hastalığın teşhisinde yaşanan gecikmeler de ölüm oranlarını artırmaktadır. İnsanlar nefes darlığı ya da öksürüğü ciddiye almadan yaşamlarına devam ederler. Ancak bir zaman sonraKOAHfazlasıyla ilerlemiş olur ve tedavi edilemez bir hal alır" diye konuştu. Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımlananzatürreöncelikle bakteriler olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kaplan, "Zatürre ilk olarak öksürükle birlikte kendini gösterir. Diğer belirtileri ise kirli ve iltihaplı balgam,halsizlik,iştahsızlık, ateş, üşüme, titreme, bulantı, kusma, baş ağrısı, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Göğüs ağrısı ve nefes darlığının yaşandığı durumlarda akla öncelikle göğüs boşluğuna iltihabi bir sıvının biriktiği ihtimali gelir. Erken teşhis ve tedavi ile hasta eski sağlığına kavuşabilir. Kalp her attığında kasılıp gevşeyen ve vücuda kan pompalayan bir kastır. Kalp kası görev bakımından düz kaslar gibi çalışır ancak yapı olarak çizgili kaslara benzer. Yani isteğe bağlı kasılmaz.Kalp yetmezliğigenellikle kalp krizi, kalp damar hastalıkları ya da yüksek tansiyon gibi hastalıklar yüzünden kalp kasının zarar görmesinden kaynaklanır. Kalp yetmezliğinin başlıca belirtisi ise nefes darlığıdır. Diğer belirtileri ise öksürük,iştahsızlık, yorgunluk, ödem, çarpıntı, kilo alımı ve geceleri sık idrara çıkmadır. Bunun gibi, hastalık derecesine varanşişmanlıkolarak tanımlanan obezitenin belirtileri arasında ilk sırada nefes darlığı yer almaktadır" şeklinde konuştu.

Düzensiz uyku hastalıklara davetiye çıkarıyor! Haber

Düzensiz uyku hastalıklara davetiye çıkarıyor!

Yapılan bir araştırma, her gece tavsiye edilen süre kadar uyusalarda, düzensiz uyku alışkanlığına sahip bireylerin, belirli bir düzen içinde uyuyan kişilerle karşılaştırıldığında, yüksek tansiyon riskinin kayda değer ölçüde daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Dr. Şekip Altunkan’a göre, Hypertension dergisinde paylaşılan bu çalışmada, hafta sonları geç saatlere kadar uyanık kalan veya hafta içerisinde farklı uyku-uyanma saatleri uygulayan bireylerin, daha düzenli uyku alışkanlıklarına sahip olanlara göre hipertansiyon riskinin arttığı bulunmuştur. Bu araştırmanın yazarları, yalnızca toplam uyku miktarının değil, düzenli bir uyku düzenine sahip olmanın da kardiyovasküler sağlık için önem arz ettiğini vurgulamışlardır. Amerikan Kalp Derneği, yetişkinlere kalp-damar sağlığını korumak için günde yedi ila dokuz saat uyumalarını önermektedir. Çeşitli çalışmalar, ortalama olarak her gece altı saatten daha az uyuyan bireylerin yüksek tansiyon, obezite, kalp-damar hastalıkları ve erken ölüm gibi risklerle karşı karşıya kaldığını göstermiştir. Aşırı uyuyanlar, yani her gece ortalama dokuz saatten fazla uyuyanlar ise yüksek tansiyon, felç, diyabet ve artan ölüm riski ile karşılaşmaktadırlar. Bahsedilen araştırmanın yazarları uyku süresi, uyku alışkanlıklarındaki günlük dalgalanmalar ve hipertansiyon arasındaki ilişkilere ek olarak, yatma vakti 90 dakikadan fazla değişen bireylerin, uyku zamanında sabit kalanlara göre yüksek tansiyon riskinin %92 daha yüksek olduğunu buldular. Hatta yatma saati sadece 30 dakika ya da biraz fazla değişenlerde bile hipertansiyon riskinin %32 daha fazla olduğu saptandı. Geç yatmanın hafif bir risk faktörü oluşturmasına rağmen, bu riskin düzensiz uykuya oranla daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, önceki araştırmaların da işaret ettiği gibi, bu analiz az uyuma veya fazla uyuma durumlarının yüksek tansiyonla bağlantılı olabileceğini göstermiştir. Yedi saatten az ya da dokuz saatten fazla uyuyan bireylerin yüksek tansiyon geliştirme olasılığı %20-%30 oranında artmaktadır. Uyku süresi geceden geceye iki saatten fazla değişen bireylerin hipertansiyon riskinin ise her gece aldığı uyku süresinde bir saatten az varyasyon yaşayanlara kıyasla %85 daha fazla olduğu saptandı. Dr. Şekip Altunkan'a göre, iş programları ve diğer sebeplerle düzenli uyku alışkanlıklarını sürdürmek zor olsa da, bu araştırmanın bulguları, insanların uyku konusunda özenli olmaya çalışmasının önemini doğrulamaktadır. Bu bağlamda, bireylerin ellerinden gelenin en iyisini yapmaları, kardiyovasküler sağlık açısından büyük önem taşımaktadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.