SON DAKİKA
Hava Durumu

Cumalıkızık’ta Patilerin Sesi, Çocukların Gülüşü

Yazının Giriş Tarihi: 07.10.2026 12:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.10.2026 12:27

Bazı etkinliklerden ayrılırken aklınızda konuşmalar değil, küçük bir an kalır. Bir bakış, bir gülümseme, hiç beklemediğiniz bir görüntü…

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında, Yıldırım Belediyesi’nin Cumalıkızık’ta hizmete sunduğu Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’nda düzenlenen etkinliğe ben de katıldım.

Tarihin ve yeşilin kucağında yer alan bu tesise adım attığınızda, alışılagelmiş barınak görüntüsünden oldukça farklı, ferah ve düzenli bir ortam karşılıyor sizi. İlçe genelinden getirilen sahipsiz köpeklerin bakım, tedavi ve rehabilitasyonlarının yapıldığı merkezde, yaralı ve bakıma ihtiyaç duyan can dostların nasıl özenle ilgilenildiğine de yakından şahit olduk.

Çocuklar, gençler, hayvanseverler ve patili dostlarımız aynı alandaydı. Ortam oldukça hareketliydi. Ama benim gözüm daha çok çocuklardaydı.

Köpeklerin yanına önce biraz çekinerek yaklaşanlar oldu. Kimi uzaktan baktı, kimi elini uzatmaya cesaret edemedi. Sonra bir baktım, o çekingen çocuklar köpeklerin başını okşuyor, yanlarından ayrılmak istemiyor.

Bir çocuğun yüzündeki mutluluğu görmek gerçekten çok güzeldi.

O an düşündüm; biz yetişkinler hayvan sevgisini anlatmak için ne kadar çok cümle kuruyoruz. Oysa çocuklara bir köpeğin yanına güvenle yaklaşma fırsatı verdiğinizde, anlatmanız gereken birçok şeyi zaten kendileri öğreniyor.

Bir canlıya zarar vermemeyi…

Onun da korkabileceğini…

Acıkabileceğini…

Sevilmeye ve korunmaya ihtiyaç duyabileceğini…

Belki de en önemlisi, kendisinden farklı bir canlıyla aynı dünyayı paylaştığını…

Bana göre o günün en güzel tarafı buydu.

Yıldırım Belediyesi’nin burada yaptığı çalışmalarda da yalnızca hayvanların bakım ve tedavisine değil, onların sahiplendirilmesine ve toplumda hayvan sevgisinin gelişmesine de önem verildiğini görmek mümkün.

Başkan Oktay Yılmaz’ın da bu konudaki yaklaşımını samimi buluyorum. Elbette yapılan her çalışma değerlidir ama asıl önemli olan bunların devamlılık kazanması. Bakımevindeki bakım ve tedaviler, ihtiyaç halinde Haybulans ile yapılan müdahaleler ve sahiplendirme çalışmaları, sahipsiz hayvanlar konusunda bir sorumluluk üstlenildiğini gösteriyor.

Ama şunu da unutmamak gerekiyor: Bu konu sadece belediyelerin meselesi değil.

Hepimizin yapabileceği bir şey var.

Bir hayvan sahipleniyorsak, onun sorumluluğunu ömür boyu taşımakla başlıyor her şey. Onu hevesle alıp sonra sokağa bırakmamak… Sokakta gördüğümüz yaralı bir hayvanın yanından geçip gitmemek… Yazın bir kap su, kışın bir kap mama bırakmak…

Bazen yaptığımız küçücük bir şey, bir can için çok büyük anlam taşıyabiliyor.

Hayvanlarla ilgili konuşurken de çoğu zaman “sokak hayvanları” deyip geçiyoruz. Oysa onların da bir hikayesi var. Kimi terk edilmiş, kimi yaralanmış, kimi hastalanmış. Hepsinin ortak noktası ise insanlara muhtaç olmaları değil; bizimle aynı yaşamı paylaşmaları.

Cumalıkızık’taki etkinlikten ayrılırken aklımda en çok çocukların o heyecanı kaldı.

Bir de köpeklerin çocuklara yaklaşırkenki sakinliği…

İnsanın içini ısıtan bir görüntüydü.

Belki o çocuklar için güzel bir gün olarak başlayıp bitecek. Ama içlerinden bazılarının hayatında küçük de olsa bir iz bırakacağına inanıyorum.

Çünkü hayvan sevgisi, sadece hayvanları sevmek değildir.

Biraz merhamet, biraz sorumluluk, biraz da kendinden olmayan bir canlının hayatına saygı gösterebilmektir.

4 Ekim bir gün…

Ama hayvan sevgisi bir güne sığmayacak kadar büyük.

Cumalıkızık’ta o gün gördüğüm çocukların yüzündeki gülümseme bana yine aynı şeyi düşündürdü: Bir çocuğa hayvan sevgisini öğretmek, aslında ona merhameti öğretmektir.

Ve sanırım hepimizin bugünlerde en çok ihtiyacı olan şeylerden biri de bu…

Biraz daha merhamet.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.