Geçtiğimiz günlerde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) binasında oldukça heyecan verici bir buluşmaya tanıklık ettik. Güvenilir Ürün Platformu’nun hayata geçirdiği “İhracat’ın Kahramanları” projesi, Anadolu turunun Bursa durağında kelimenin tam anlamıyla "geleceği" konuştu.
Yıllardır "Bursa üretirse Türkiye büyür" dedik. Otomotivden tekstile, gıdadan makineye kadar bu şehrin üretim kasları her zaman güçlüydü. Ancak devir değişti. Artık sadece üretmek yetmiyor; o ürünü dünyanın neresinde olursa olsun, bir insanın avucunun içindeki ekrana, yani o "akıllı telefon vitrinine" sokabilmek gerekiyor.
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz’ın toplantıda kurduğu o cümle aslında yeni dönemin özeti gibi: “Günümüzde dünyanın en değerli vitrinleri, akıllı telefon ekranlarında yer alıyor.”
Bursa, hali hazırda Türkiye’nin ihracat şampiyonlar liginde ilk dörtteki yerini koruyor. Fakat geleneksel ihracatın yanına e-ihracatı, yani dijital ticareti tam kapasiteyle ekleyemezsek, bu koltuğu korumak imkansız hale gelecek. İşte bu noktada BTSO’nun Alibaba.com gibi dünya devleriyle iş birliği yapması, KOBİ’lerimize e-ihracatın püf noktalarını anlatması çok kıymetli.
Alibaba.com Türkiye Ülke Müdürü Michael Yu’nun Bursa için kullandığı "güçlü sanayi mirası" vurgusu, aslında bir potansiyel tespiti. Yu, ihracatı sadece mal satmak değil, bir "dayanıklılık inşa etmek" olarak tanımlıyor. Gerçekten de, pazarını dijital kanallarla çeşitlendiren bir işletme, dünyadaki krizlere karşı en dayanıklı işletmedir.
Yazının başında "geleceği konuştuk" demiştim ya, oradaki en somut adım Hakan Batmaz’ın dile getirdiği "Bursa merkezli bir pazaryeri" kurma hedefi. Bursa’nın kendi dijital ekosistemini, kendi konsorsiyumunu kurarak küresel bir ticaret üssüne dönüşme kararlılığı, şehrin vizyonunun artık bölgesel değil, küresel olduğunu gösteriyor.
Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak’ın da belirttiği gibi, e-ihracatta Bursa’nın vites yükseltmesi demek, Türkiye ekonomisinin doğrudan şaha kalkması demek. Toplantıda DHL’den Ticaret Bakanlığı uzmanlarına kadar her kesimin KOBİ’lere yol göstermesi, e-ihracatın artık bir "alternatif" değil, bir "zorunluluk" olduğunu tescilledi.
Sonuç olarak; Bursa’nın girişimcisi cesurdur. Şimdi bu cesareti dijitalin imkanlarıyla birleştirme vakti. Teşvikler var, pazar yerleri kapılarını açmış bekliyor, lojistik devleri çözümler sunuyor.
İhracatın yeni kahramanları artık sadece fabrikalardaki makinelerin başında değil, aynı zamanda o akıllı ekranların ardındaki stratejik hamlelerde saklı. Bursa bu dönüşüme hazır; yeter ki KOBİ’lerimiz "sınırların ötesini düşünmeye" devam etsin.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
E-İhracatın kahramanları
Geçtiğimiz günlerde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) binasında oldukça heyecan verici bir buluşmaya tanıklık ettik. Güvenilir Ürün Platformu’nun hayata geçirdiği “İhracat’ın Kahramanları” projesi, Anadolu turunun Bursa durağında kelimenin tam anlamıyla "geleceği" konuştu.
Yıllardır "Bursa üretirse Türkiye büyür" dedik. Otomotivden tekstile, gıdadan makineye kadar bu şehrin üretim kasları her zaman güçlüydü. Ancak devir değişti. Artık sadece üretmek yetmiyor; o ürünü dünyanın neresinde olursa olsun, bir insanın avucunun içindeki ekrana, yani o "akıllı telefon vitrinine" sokabilmek gerekiyor.
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz’ın toplantıda kurduğu o cümle aslında yeni dönemin özeti gibi: “Günümüzde dünyanın en değerli vitrinleri, akıllı telefon ekranlarında yer alıyor.”
Bursa, hali hazırda Türkiye’nin ihracat şampiyonlar liginde ilk dörtteki yerini koruyor. Fakat geleneksel ihracatın yanına e-ihracatı, yani dijital ticareti tam kapasiteyle ekleyemezsek, bu koltuğu korumak imkansız hale gelecek. İşte bu noktada BTSO’nun Alibaba.com gibi dünya devleriyle iş birliği yapması, KOBİ’lerimize e-ihracatın püf noktalarını anlatması çok kıymetli.
Alibaba.com Türkiye Ülke Müdürü Michael Yu’nun Bursa için kullandığı "güçlü sanayi mirası" vurgusu, aslında bir potansiyel tespiti. Yu, ihracatı sadece mal satmak değil, bir "dayanıklılık inşa etmek" olarak tanımlıyor. Gerçekten de, pazarını dijital kanallarla çeşitlendiren bir işletme, dünyadaki krizlere karşı en dayanıklı işletmedir.
Yazının başında "geleceği konuştuk" demiştim ya, oradaki en somut adım Hakan Batmaz’ın dile getirdiği "Bursa merkezli bir pazaryeri" kurma hedefi. Bursa’nın kendi dijital ekosistemini, kendi konsorsiyumunu kurarak küresel bir ticaret üssüne dönüşme kararlılığı, şehrin vizyonunun artık bölgesel değil, küresel olduğunu gösteriyor.
Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak’ın da belirttiği gibi, e-ihracatta Bursa’nın vites yükseltmesi demek, Türkiye ekonomisinin doğrudan şaha kalkması demek. Toplantıda DHL’den Ticaret Bakanlığı uzmanlarına kadar her kesimin KOBİ’lere yol göstermesi, e-ihracatın artık bir "alternatif" değil, bir "zorunluluk" olduğunu tescilledi.
Sonuç olarak; Bursa’nın girişimcisi cesurdur. Şimdi bu cesareti dijitalin imkanlarıyla birleştirme vakti. Teşvikler var, pazar yerleri kapılarını açmış bekliyor, lojistik devleri çözümler sunuyor.
İhracatın yeni kahramanları artık sadece fabrikalardaki makinelerin başında değil, aynı zamanda o akıllı ekranların ardındaki stratejik hamlelerde saklı. Bursa bu dönüşüme hazır; yeter ki KOBİ’lerimiz "sınırların ötesini düşünmeye" devam etsin.