SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekonomi

Söz Bursa - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay'dan plastik sektörüne KOBİ OSB çağrısı: "Herkes projede yerini alacak" Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay'dan plastik sektörüne KOBİ OSB çağrısı: "Herkes projede yerini alacak"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, plastik sektörünün KOBİ OSB projesinin en önemli paydaşlarından biri olduğunu belirterek, “Büyümeyi ve yatırımı hedefleyen plastik sektörümüzdeki tüm KOBİ’lerimiz mutlaka projede yer almalı.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, plastik sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. TEKNOSAB ekosistemi başta olmak üzere 2030 Vizyonu hedeflerini paylaşan Başkan Burkay, Türkiye’de 400’ün üzerinde OSB bulunduğunu, TEKNOSAB’ın 4 yıllık sürede yatırıma hazır hale gelen tek OSB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın kurulduğu bölgede uzun yıllar faaliyete geçmemiş bölgeler bulunmasına rağmen doğru iş modeliyle yola çıktıklarını ve sonuç aldıklarını kaydeden Burkay, “Bu proje Bursa’nın ortak başarısıdır. Şimdi TEKNOSAB’da yeni bir dönem başlatıyor, yeni bir ekosistem oluşturuyoruz. 2030 Vizyonumuzun ana merkezinde Bursa’nın bu kimlik değişimi bulunuyor.” dedi. Bursa’nın bugün ulaştığı ekonomik gücün, geçmişte ortaya konulan vizyoner adımların ve alınan cesur kararların bir sonucu olduğunu ifade eden Başkan Burkay, vizyonun çoğu zaman ortaya konulduğu dönemde tam olarak anlaşılmadığını belirtti. Gemlik Serbest Bölgesi’nin BTSO öncülüğünde hayata geçirildiğini hatırlatan Burkay, “Gemlik Serbest Bölgesi’nin kurucusu BTSO’dur. Proje hayata geçirilirken Celal Sönmez Başkanımız vizyoner bir başkandı ve bu proje nedeniyle birçok eleştiri aldı. Bugün baktığımızda Gemlik Serbest Bölgesi, Bursa’nın en başarılı projelerinden biri olarak öne çıkıyor. 1960’lı yıllarda Bursa OSB’nin kuruluş sürecinde de basında bu projeyi destekleyen neredeyse tek bir yazı yoktu. Bugün gelinen nokta ortada.” diye konuştu. “Bursa Vizyoner Adımlarla Bugünkü Konumuna Ulaştı” Bursa’nın bugün 20 milyar dolarlık ihracatı, güçlü üretim altyapısı ve istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin öncü kentlerinden biri olduğunu vurgulayan Burkay, “Bursa bugün bulunduğu konuma oturarak gelmedi. Risk alarak, cesur adımlar atarak ve aksiyon alarak bu noktaya ulaştı. 1889’da Osman Fevzi Efendi ve arkadaşları BTSO’yu kurdu. 1961’de Bursa OSB’nin kuruluş kararı alındı. 1998’de BUSEB’in kuruluşu gerçekleştirildi. 2016’da ise TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve MESYEB gibi vizyoner projelerin kararları BTSO Meclisi’nde alındı. Bugün bizim görevimiz, bu vizyonun devamını sağlamak. Bursa’nın bugün ulaştığı seviyenin arkasında BTSO’nun ortaya koyduğu vizyon, iş dünyamızın kararlılığı ve cesur kararlar var. Şimdi bu anlayışı daha ileri taşımak zorundayız. Bursa’nın geleceğini şekillendirecek yeni adımları atmak ve bu vizyonu gelecek nesillere taşımak bizim sorumluluğumuz.” ifadelerini kullandı. “KOBİ OSB Herkesin İhtiyacına Cevap Verecek” TEKNOSAB KOBİ OSB projesi için 2022 yılında AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan toplantının bir milat olduğunu ifade eden Başkan Burkay, 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüştüklerini, ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile proje onay süreçlerini tamamladıklarını aktardı. Projenin Bursa Valiliği koordinasyonunda ilerlediğini belirten Burkay, “2022 yılında talepte bulunan tüm firmalarımızın bilgileri mevcut. Yeni iş modelimizi bu veriler ışığında kurguladık. İşin matematiği tüm ihtiyaçları karşılayacak boyutta. Kimse merak etmesin, başvuran herkes projede yerini alacak.” dedi. Plastik Sektöründe Öncelik KOBİ OSB Plastik sektörünün KOBİ OSB projesinin en önemli muhataplarından biri olduğunu ifade eden Burkay, “Bu projeye en çok ihtiyacı olan sektörlerden biri sizlersiniz. Önümüzdeki 15 yılda Bursa’da bu ölçekte bir mekânsal planlama olmayacak. Büyümeyi ve yatırımı hedefleyen tüm KOBİ’lerimiz mutlaka başvurularını yapsın. Biz bu proje için Bursa-Ankara arasında mekik dokuduk. Şirketimde yapmadığım kadar toplantı yaptım. Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım, şikâyette bulunmadım. Şikâyet eden insanın iş yapmaya niyeti yoktur. Biz Şubat ayında bu işi tamamladık. 3 bin 500 üretici, 3 bin 500 ticari alan olmak üzere toplam 7 bin KOBİ bu ekosistemde buluşacak. Yatırımcı değil, gerçek üreticiler ve ihtiyacı olan BTSO üyeleri faydalanacak.” dedi. Sektörü ve Kenti İçin Çalışan Anlayış BTSO için “Burası dertliler topluluğu. Kendisi için değil, sektörü, şehri ve ülkesi için dertlenen insanların olduğu bir kurum.” tanımlamasını yapan Burkay, “14. Komite Çalışma Grubumuzda da bu anlayışla çalışan çok kıymetli isimler var. Sektörün ihtiyaç duyduğu her alanda projeler üretecekler. Biz ekibimizle birlikte işimizin başındayız. KOBİ OSB birinci önceliğimiz, hayata geçireceğimiz ilk proje olacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Plastik sektörümüz de kümelenme modeliyle buradaki yerini alacak.” ifadelerini kullandı. 14. Meslek Komitesi Çalışma Grubu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Alparslan Şenocak, Muhsin Koçaslan ve Haşim Kılıç, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BTSO Konsey Başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Kastamonu Entegre yeni Deneyim Merkezi'ni İnegöl'de açtı Haber

Kastamonu Entegre yeni Deneyim Merkezi'ni İnegöl'de açtı

Ahşap bazlı panel sektörünün global oyuncularından Kastamonu Entegre, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarıyla etkileşimini güçlendirecek yeni Deneyim Merkezi’ni İnegöl’de açtı. İnegöl’ün güçlü mobilya üretim kültürünün merkezinde konumlanan Deneyim Merkezi, Kastamonu Entegre’nin geniş ürün portföyünü sektörün farklı paydaşlarının bilgi ve deneyimiyle buluşturacak yaşayan bir çalışma alanı olarak tasarlandı. Dekoratif panelden laminat parkeye, duvar profilinden tamamlayıcı ürünlere uzanan geniş ürün gamının yer aldığı merkezde; malzeme kütüphanesi, ortak çalışma alanları ve proje geliştirmeye yönelik bölümler bulunuyor. Mobilya tasarımcıları, mimarlar, iç mimarlar ve uygulamacılar farklı yüzey, dekor ve malzeme alternatiflerini bir arada ve farklı ışıklarda yakından inceleyerek projelerine uygun çözümleri değerlendirebilecek ve üreticilerle doğrudan proje geliştirme süreçlerinde bir araya gelebilecek. Deneyim Merkezi aynı zamanda sektör profesyonellerinin bir araya gelerek bilgi ve deneyim paylaşabilecekleri, yeni fikir ve uygulamalar üzerinde çalışabilecekleri bir etkileşim alanı sunacak. Kastamonu Entegre Genel Müdürü Prof. Dr. Davut Kavranoğlu İnegöl’de hayata geçirilen deneyim merkezinin şirketin sektörle birlikte değer üretme yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu belirtti: “Bugün rekabetin şartları değişiyor. Artık yalnızca daha fazla üretmek yetmiyor; ürettiğimiz ürüne ne kadar bilgi, tasarım ve değer kattığımız da en az üretim gücümüz kadar önemli. Bu nedenle İnegöl’deki Deneyim Merkezi’mizi yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir showroom olarak düşünmedik. Buranın mimarların, tasarımcıların, mobilya üreticilerinin ve iş ortaklarımızın bir araya geleceği; fikirlerini paylaşacağı ve yeni uygulamalar üzerinde birlikte çalışacağı canlı bir çalışma alanı olmasını istiyoruz. Çünkü üretim gücünü bilgiyle, tasarımla ve ortak akılla buluşturduğumuz ölçüde sektörümüz için kalıcı değer üretebiliriz. Bu merkezin Kastamonu Entegre ile İnegöl’deki üreticiler ve sektör profesyonelleri arasındaki bağı daha da güçlendireceğine, yeni fikirlerin ve iş birliklerinin önünü açacağına inanıyorum.” Deneyim Merkezi’nin iş ortakları ve sektör profesyonelleri için sunacağı olanaklara değinen Kastamonu Entegre Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Talha Aydın ise şunları söyledi: “İnegöl’de iş ortaklarımızla uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz. Dolayısıyla buradaki ihtiyaçları, beklentileri ve sektörün nasıl değiştiğini yakından takip ediyoruz. Deneyim Merkezi’ni tasarlarken de iş ortaklarımızın yalnızca ürünlerimizi görebileceği değil, gerçekten kullanabileceği bir alan oluşturmak istedik. Burada farklı dekorları, yüzeyleri ve malzemeleri bir arada inceleyebilecek, projeleri için alternatifleri değerlendirebilecek ve ekiplerimizle birlikte çözüm geliştirebilecekler. Bizim için önemli olan buranın açılışını yaptığımız gün tamamlanmış bir proje olması değil; iş ortaklarımızın ihtiyaçları, yeni projeler ve fikirlerle zaman içinde gelişmeye devam etmesi. İnegöl’deki Deneyim Merkezi’nin yaşayan bir merkez olmasını tam da bu nedenle önemsiyoruz.” Kastamonu Entegre, İnegöl’deki yeni Deneyim Merkezi ile bölgenin köklü üretim kültürünün içinde daha yakın ve sürekli bir temas noktası oluştururken, merkezde gelişecek fikir ve iş birliklerini sektörle birlikte büyütmeyi hedefliyor.

Yeşilova Holding ILO ile eşitlik protokolünü imzaladı Haber

Yeşilova Holding ILO ile eşitlik protokolünü imzaladı

İsveç’in finansal desteğiyle Ocak 2026–Haziran 2027 döneminde yürütülen Care@Work Türkiye Projesi kapsamındaki imza töreni, 25 Ağustos 2026 tarihinde Yeşilova Holding’in ev sahipliğinde gerçekleşti. Yeşilova Holding adına Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova ile ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan’ın imzaladığı protokolle birlikte modelin Yeşilova’daki uygulama süreci resmen başladı. Yeşilova Holding, proje kapsamında Türkiye’de seçilen üç şirketten biri oldu. Törene Yeşilova Holding ve ILO Türkiye Ofisi temsilcilerinin yanı sıra, projeye finansal destek sağlayan İsveç’i temsilen İsveç Ankara Büyükelçiliği Kalkınma İşbirliği Müşteşarı Paola Castro Neiderstam da katıldı. Beş temel alanda gelişim hedefleniyor Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli; Eşit söz ve katılım hakkı, Kapsayıcı istihdam, Eşit değerde işe eşit ücret, Bakım destekleri, Şiddetten arınmış, sağlıklı ve elverişli çalışma ortamı olmak üzere beş temel alana odaklanıyor. İş birliği kapsamında ILO Türkiye Ofisi ve Yeşilova Holding, şirketin mevcut politika ve uygulamalarını birlikte değerlendirecek. Çalışanların ihtiyaç ve deneyimleri analiz edilerek öncelikli gelişim alanları belirlenecek ve bu doğrultuda bir Eşitliği Geliştirme Planı hazırlanacak. Belirlenen uygulamalar hayata geçirilirken süreç boyunca kaydedilen ilerleme de düzenli olarak izlenecek. Çalışan katılımı ve sosyal diyalog temelinde yürütülecek uygulama sürecinde, şirket bünyesinde örgütlü bulunan Türk Metal Sendikası ile de yakın iş birliği içerisinde çalışılacak. Böylece çalışanların görüş ve deneyimlerinin mevcut durum analizine ve geliştirilecek uygulamalara yansıtılması sağlanacak. “Bu imza, çalışma kültürümüzü geleceğe taşıma taahhüdümüzdür” Törende konuşan Yasemin Yeşilova, kadın-erkek eşitliğini yalnızca bir insan kaynakları konusu olarak değil, kurum kültürünün ve Yeşilova’nın sürdürülebilir başarı anlayışının önemli bir parçası olarak gördüklerini belirtti. Yeşilova, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Care@Work Projesi’ni bir sonuç ya da alınacak bir unvan olarak değil, kurumumuz için önemli bir öğrenme ve gelişim süreci olarak değerlendiriyoruz. ILO uzmanlarıyla birlikte mevcut uygulamalarımızı sistematik ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alacak; güçlü olduğumuz alanların yanı sıra gelişime açık noktalarımızı da doğru şekilde belirleyeceğiz. Hedefimiz, çalışanlarımızın farklı yaşam dönemlerini ve sorumluluklarını gözeten, eşitliği günlük çalışma hayatının doğal bir parçası haline getiren daha güçlü bir kurum kültürü oluşturmak. Bugün attığımız imzayı da Yeşilova’nın çalışma kültürünü geleceğe taşıma yolunda verdiği önemli bir taahhüt olarak görüyoruz.” “Bakım desteği yalnızca sosyal bir hedef değil, işletmelerin sürdürülebilirliğini destekleyen bir unsur” ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan ise iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve bakım dostu uygulamalar yalnızca sosyal hedefler değildir; aynı zamanda verimliliği ve işletmelerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini güçlendiren temel yatırımlardır. İşgücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önündeki en kalıcı engellerden biri, ücretsiz bakım sorumluluklarının eşit olmayan dağılımıdır. Eşitlikçi ve Bakım Dostu İşletme Modeli aracılığıyla Yeşilova Holding ile yürüttüğümüz bu iş birliği, işyerlerinin kadın ve erkeklerin yanı sıra engelli bireylerin ve farklı bakım sorumluluklarına sahip çalışanların eşit şekilde çalışma hayatına katılmalarını ve gelişmelerini nasıl destekleyebileceğini ortaya koymayı amaçlıyor.” İsveç Ankara Büyükelçiliği Kalkınma İşbirliği Müsteşarı Türkiye Başkanı Paola Castro Neiderstam da törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İsveç, ILO ile Türkiye’de uzun yıllara dayanan iş birliğimizin bir parçası olarak Care@Work Projesi’ni desteklemekten gurur duyuyor. Bakım; ailelerimiz, toplumlarımız ve ekonomilerimiz için büyük önem taşıyor. Bununla birlikte, ücretsiz bakım sorumlulukları kadınların üzerinde orantısız bir şekilde kalmaya devam ediyor; bu durum kadınların kariyer fırsatlarını sınırlarken işletmeleri de önemli bir yetenek kaynağından mahrum bırakıyor. Bakım yalnızca sosyal bir mesele değil, aynı zamanda kritik bir ekonomik ve kurumsal önceliktir.” İyi uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak ILO’nun uluslararası çalışma standartları ile eşitlik, bakım ve insana yakışır iş alanlarındaki uzmanlığını Yeşilova Holding’in kurumsal deneyimiyle bir araya getiren iş birliği, daha eşitlikçi, kapsayıcı, dayanıklı ve üretken bir çalışma ortamının geliştirilmesini amaçlıyor. Süreç boyunca elde edilecek deneyim, bulgu ve iyi uygulamaların Yeşilova Holding’deki uygulamaların geliştirimesinin yanı sıra, Türkiye genelinde eşitlikçi ve bakım dostu işyeri standartlarının daha geniş ölçekte benimsenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Projenin; kadınların işgücüne eşit katılımını, iş-yaşam dengesini ve bakım sorumluluklarının daha eşit paylaşılmasını destekleyen ulusal politika ve düzenlemelerin geliştirilmesine yönelik kanıta dayalı politika diyaloğuna da katkı sunması bekleniyor.

"Devlet çiftçiye borçludur": Dervişoğlu'ndan tarım çıkışı Haber

"Devlet çiftçiye borçludur": Dervişoğlu'ndan tarım çıkışı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mustafakemalpaşa’nın kırsal Çeltikçi Mahallesi’ni ziyaret ederek çiftçiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Köy meydanında üreticilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu, tarım politikalarını eleştirirken, "Çiftçiyi toprağına küstürmemek gerekiyor. Ben size burada bir söz vermeye geldim; borçlu olan çiftçi değildir, devlet çiftçiye borçludur" dedi. Dervişoğlu’na Çeltikçi ziyaretinde İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu eşlik etti. İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı da ilçe başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve partililerle birlikte programda yer aldı. Çeltikçi Mahallesi meydanında vatandaşlara hitap eden Müsavat Dervişoğlu, esnafın, işçinin ve çiftçinin sorunlarını yerinde tespit etmeye çalıştıklarını belirtti Dervişoğlu, "Esnafın derdini dükkânında, işçinin derdini çalıştığı fabrikanın tezgâhında, çiftçinin derdini de tarlada tespit ediyoruz. Bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınmasını temin etmeye gayret sarf ediyoruz. Sizin sıkıntılarınızı dile getirmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızla birlikte siyaset yapmaya ve vatandaşın bize vermiş olduğu vekâleti doğru kullanmaya çaba sarf ediyoruz. Sizlerin yanında olmakla iftihar ediyorum" ifadelerini kullandı. "ÇİFTÇİYİ TOPRAĞINA KÜSTÜRMEMEK GEREKİYOR" Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerin benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Dervişoğlu, çiftçinin üretimden uzaklaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, "Çiftçinin Türkiye’nin her yerindeki derdinin çözülebilmesi noktasında doğru adımların atılması gerekiyor. O yüzden bugün sizlerle birlikteyiz. Çiftçiyi toprağına küstürmemek, toprağından uzaklaştırmamak gerekiyor. Ama şu an devlet bunun tam tersini yapıyor. Çiftçi yaptığı üretimin karşılığını alamıyor ve borçlanıyor. Çiftçinin borçlu değil, devletin çiftçiye borçlu olması gerekiyor" diye konuştu. İktidara gelmeleri halinde çiftçilerin borçları konusunda adım atacaklarını söyleyen Dervişoğlu, dikkat çeken bir vaatte bulundu. Dervişoğlu, "Şunun sözünü veriyorum; iktidar olduğumuz takdirde beş yıllık süre içerisinde borçlu çiftçi kalmayacak. Çiftçinin borcunun tamamını devlet olarak biz ödeyeceğiz" dedi. Ziraat Bankası’nın kuruluş amacının çiftçiyi desteklemek olduğunu belirten Dervişoğlu, bankanın mevcut uygulamalarını da eleştirdi. Çiftçiye daha fazla destek sağlanması gerektiğini ifade eden İYİ Parti lideri, bankacılık kaynaklarının büyük şirketler yerine üreticinin yanında kullanılması gerektiğini savundu. Konuşmasında kimseye karşılıksız bir şey vaat etmediğini, asıl amaçlarının vatandaşın hakkını teslim etmek olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Cenabıallah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse beş yıl içerisinde borçlu çiftçi kalmayacağını söylüyorum. Toprağına küsen çiftçi yeniden tarlasına dönecek" ifadelerini kullandı. Pandemi dönemine de değinen Dervişoğlu, bu süreçte gıdaya ulaşmanın ve tarımsal üretimin stratejik öneminin bütün dünyada bir kez daha görüldüğünü belirterek, üreticinin korunmasının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Meydandaki konuşmasının ardından çiftçilerin sorularını alan Dervişoğlu, vatandaşların ekonomik olarak yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Çare milletimizdir" diyen Dervişoğlu, "Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkûm kalmayacaktır. Devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçludur ve kendisini çaresiz hissetmektedir. Aslında çare milletin ta kendisidir" ifadelerini kullandı. Mevcut iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Dervişoğlu, seçmenin değişim için sandığı kullanması gerektiğini belirterek, "Demokrasilerde tokat sandıkta atılır. En uzun ihtimalle bir buçuk yıl sonra bir seçim var. O seçimde sandığın başına giderek şu an sizi bu hale düşürenlere cevabınızı sandıkta vermeniz gerekiyor" dedi. Çeltikçi Mahallesi’ndeki buluşmanın dikkat çeken anlarından biri de 1994 yılında Beytüşşebap’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan Fedai Çakır’ın babası Ahmet Çakır ile Müsavat Dervişoğlu arasında yaşanan diyalog oldu. Ahmet Çakır, Dervişoğlu’nun yanına gelerek kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak tartışılan süreçte partisinin sergilediği tutum nedeniyle teşekkür etti. Çakır, "Bir tek siz onlara destek vermediniz, size teşekkür ediyorum" dedi. Dervişoğlu ise şehit babasına, "Sana söz veriyorum, ben var olduğum süre içerisinde tüm canımla, kanımla onlara karşı duracağız" ifadeleriyle karşılık verdi ve terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik tutumlarının değişmeyeceğini söyledi. Köy meydanındaki programın ardından Dervişoğlu ve beraberindeki heyet, Çeltikçi Mahallesi’nde bulunan bir domates tarlasına geçti. Tarlada domates toplayan işçiler ve üreticilerle bir araya gelen Dervişoğlu, tarım işçilerinin çalışma şartları ile üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları dinledi. Üreticiler maliyetler ve ürün fiyatlarıyla ilgili yaşadıkları sıkıntıları aktarırken Dervişoğlu da partisinin tarıma yönelik çözüm önerilerini anlattı. Tarla ziyaretinde renkli anlar da yaşandı. Ayçiçeği yetiştiricisi bir üreticinin elinde, biri üzgün diğeri gülen yüz şeklinde hazırlanan iki ayçiçeğini gören Dervişoğlu, beraberindeki heyetle esprili bir diyalog yaşadı. Dervişoğlu, üzgün yüzlü ayçiçeğini mevcut durumda çiftçinin yaşadığı sıkıntılara, gülen yüzlü ayçiçeğini ise iktidara gelmeleri halinde üreticinin yüzünün güleceği döneme benzetti.

Esnafın taksimetre ve akaryakıt çilesi: TESK'ten KDV ve ÖTV çıkışı Haber

Esnafın taksimetre ve akaryakıt çilesi: TESK'ten KDV ve ÖTV çıkışı

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, "Motorize grupların üzerindeki yük hafifletilmeli. Yükler maalesef gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor" dedi. TESK Başkanı Bendevi Palandöken, ulaştırma esnafının taksimetre ücreti ve akaryakıt giderleri nedeniyle her geçen gün daha da zor günler geçirdiğini belirtti. Palandöken, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, motorize grupların üzerindeki maddi yükün hafifletilmesi gerektiğini belirtti. Bu vesileyle akaryakıttaki vergi yükünün azaltılması gerektiğini ifade eden Palandöken, araç bakım ve onarım maliyetlerinin de revize edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "MOTORİZE GRUPLARIN ÜZERİNDEKİ YÜK HAFİFLETİLMELİ" Ulaştırma sektöründe hizmet veren esnafın taksimetre muayene ücretleri ve akaryakıt giderleri nedeniyle her geçen gün daha fazla yük altında kaldığını belirten Palandöken, "Bilindiği üzere motorize grupların üzerindeki yük hafifletilmeli. Yükler maalesef gün geçtikçe daha da ağırlaşıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen taksimetre muayene ücreti 718 lira ancak gittiğiniz zaman bu 2 bin, 2 bin 500 civarında oluyor. Demek ki Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatlar vatandaşı daha olumlu etkileyecek. Yine aynı şekilde ÖTV'nin bu ay muaf tutulması akaryakıtta, mazotta gerçekten de olumluydu. Bilindiği üzere belirli bir süre uygulanan ancak uygulamadan kaldırılan Eşel Mobil Sistemi tekrar devam etmeli. Eşel Mobil sistemi en azından hakkaniyetli bir şekilde bunu sübvanse eden bir durum arz ediyor" diye konuştu. "ÖNÜMÜZDEKİ AYDAN SONRAKİ FİYAT ARTIŞLARINA ÇOK DİKKAT EDİLMESİ LAZIM" Akaryakıtta artan vergi yükünün ulaşım ve taşımacılık maliyetlerini yükselterek enflasyonu daha da körükleyeceğini ifade eden Palandöken, "Önümüzdeki aydan sonraki fiyat artışlarına çok dikkat edilmesi lazım. Enflasyonu yükselten unsurlar bu unsurlardır. Şimdi Eylül ayında 3 lira Ekim ayında 6 lira, Kasım ayında 9 lira, Aralık ayında 12 liraya kadar yükselecek. Ama tabii bu ÖTV'ler düşürüldüğü zaman sebzeyi, meyveyi, bakliyatı hatta taşındığınız evin, evden eve taşınacağın evin bile nakliye fiyatlarında bir düşüş olacak. Bindiğiniz dolmuşta ya iki vasıta, üç vasıta değiştiren veyahut aracıyla işe gitmek zorunda kalanlar var. Dolayısıyla bunların hepsi Bakanlık tarifelerinin hem sıkı denetimini hem de bu üzerindeki bu bindirilmiş fiyatların kaldırılması lazım" şeklinde konuştu. "BİNDİRİLMİŞ MUAYENE ÜCRETLERİ DE HAKİKATEN ONLARI MAĞDUR EDİYOR" Araç bakımından muayeneye, yedek parçadan servis ücretlerine kadar pek çok kalemde maliyetlerin arttığına dikkat çeken Palandöken, "Hatta bu araçların tamirindeki KDV'lerinin de düşürülmesi lazım. Çünkü zaruri bir gider. Bir lastiğin maliyeti, bir ay bir araba çalışmasından mahir olacak ölçeklerde. Bir de bindirilmiş bu muayene ücretleri de hakikaten onları mağdur ediyor. Bunların düzelmesi gereken şeyler olarak görüyoruz. Bunları söylüyoruz, Maliye Bakanlığımızla zaman zaman görüşüyoruz, anlatıyoruz. Tabii ülkenin bu durumdaki ÖTV, KDV alınmasındaki sıkıntılarını biliyoruz. Ama makul bir seviyede, en azından enflasyonu düşürmek gerek. Sebzeyi, meyveyi aynı şekilde bakliyatı fabrikadan soframıza veyahut tarladan sofraya gelen ürünlerin taşınmasındaki en önemli şey bu nakliye ücretlerindeki, seyahat ücretlerindeki farklardır. Artık birbirleriyle yarışıyor. Parça fiyatları, taksimetre ayarlanması, lastikteki, tamirdeki aynı şekilde servisteki şeylerin de çok yüksek olduğu belli" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.