SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ekonomi

Söz Bursa - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar Haber

"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur": TREX’ten sanayiciye kritik mesajlar

Dijital üretim alanında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sektöre yön veren TREX tarafından, üretim yönetimine farklı bir bakış açısı getirmesi hedeflenen ‘Fabrikanı Keşfet 2026' etkinliği büyük ilgi gördü. Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "FABRİKALARIN İÇERİSİNDE YATAN FABRİKALARI KEŞFETMEK İSTİYORUZ" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "DİJİTAL DÖNÜŞÜM TEKNİK DEĞİL, EKONOMİK BİR KONUDUR" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "ÇOK ZOR BİR YILIN İÇİNDEN GEÇİYORUZ" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "VERİYİ DOĞRU OKUYARAK HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "TRUMP GELEREK OLAYI BOZDU" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti. "FABRİKAYI BİR KERE DAHA KEŞFETMEK LAZIM" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "VATANDAŞ BENİMSEMİYORSA REÇETE TUTMUYOR" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi. "KİTLELER MANTIĞIN DEĞİL MENFAATİN PEŞİNDE KOŞUYOR" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "DİJİTALLEŞME DÜNYANIN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

Çilek’in “Uyku Arkadaşım” serisi büyüyor: Yeni üye Bunny Tavşan yatak tanıtıldı Haber

Çilek’in “Uyku Arkadaşım” serisi büyüyor: Yeni üye Bunny Tavşan yatak tanıtıldı

Çilek’in çocukların uyku rutinlerini daha huzurlu, güvenli ve keyifli hale getirmek amacıyla tasarladığı “Uyku Arkadaşım” serisi, Teddy ve Panda’nın ardından şimdi Bunny ile büyüyor. Çocukların kendi yataklarına alışma sürecini destekleyen seri, yatağı yalnızca bir uyku alanı olmaktan çıkararak çocuğun bağ kurabileceği sevimli bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Özellikle ebeveyn yanında uyuma alışkanlığından kendi odasına ve kendi yatağına geçiş döneminde, çocukların kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı oluyor. Serinin yeni üyesi Bunny Tavşan Yatak; sevimli tavşan formu, yumuşak dokusu ve sakin tasarım diliyle çocuk odalarında sıcak bir atmosfer oluşturuyor. Çocukların hayal dünyasına dokunan Bunny, uykuya geçişi daha rahat ve doğal bir deneyime dönüştürürken ebeveynlerin konfor, güven ve işlevsellik beklentilerine de yanıt veriyor. Bunny, yalnızca bir yatak değil çocukların odasında kendini iyi hissetmesini sağlayan, uyku öncesi rutinlerine eşlik eden özel bir arkadaş olarak kurgulanıyor. Bu yaklaşımıyla “Uyku Arkadaşım” serisi, çocukların odalarını yalnızca dinlendikleri bir alan değil kendilerini en rahat hissettikleri özel bir dünyaya dönüştürüyor. Teddy, Panda ve şimdi Bunny… Çilek, “Uyku Arkadaşım” serisiyle çocukların kendi odalarına güvenle alışmalarına destek olurken uyku zamanını daha sevimli ve huzurlu bir deneyime taşıyor. Bunny’yi ve “Uyku Arkadaşım” serisinin tüm üyelerini yakından incelemek için en yakın Çilek mağazasını ziyaret edebilir veya cilek.com’u keşfedebilirsiniz. Çilek Hakkında Çilek, 1996 yılında aile şirketi olarak Türkiye'de kurulduğu günden beri, çocukların düşlerini odalarına kurmak için çalışıyor. Bugün bu topraklardan çıkan güçlü bir Türkiye markası olarak, 5 kıtada, 50’den fazla ülkede 500’den fazla satış noktasıyla 5 milyondan fazla çocuğun hayallerine dokunmanın haklı gururunu yaşıyor.

Özdağ’dan Ankara’da sert mesaj: "Teröriste verecek çakıl taşımız yok!" Haber

Özdağ’dan Ankara’da sert mesaj: "Teröriste verecek çakıl taşımız yok!"

"ÖCALAN'A BAŞMÜZAKERECİ STATÜSÜ MÜ VERİLİYOR?" Konuşmasında İmralı ile yürütülen süreçlere değinen Özdağ, Abdullah Öcalan’a mahkum statüsünü sona erdirecek bir zemin hazırlandığı iddialarını gündeme taşıdı. Özdağ, "İmralı'daki narko teröriste, siyasi çalışmalarında kullanacağı bir bina tahsis edilmek isteniyor. DEM, Öcalan’ın ‘başmüzakereci’ olmasını istiyor. Biz bu hesabı İstiklal Harbi'nde kapattık. Bu hesabı tekrar görmek isteyenlere Ege’nin sularının ne kadar soğuk olduğunu hatırlatırız" ifadelerini kullandı. EKONOMİK KURTULUŞ REÇETESİ: "HALK DEĞİL, DEVLET TASARRUF EDECEK" Türkiye'nin ağır bir ekonomik buhrandan geçtiğini belirten Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi yönetimindeki planlarını kalem kalem açıkladı: Devlet Harcamalarında Kesinti: Sığınmacılara harcanan yıllık 11 milyar dolar ve insani yardım adı altında yurt dışına gönderilen 8 milyar dolar durdurulacak. Lüks Makam Araçlarına Son: Kamudaki 55 bin makam aracı 5 bine düşürülecek. VİP Uçaklar Satılacak: Cumhurbaşkanlığına ait uçaklar satılarak 1,7 milyar dolar gelir elde edilecek. Şeffaf İhale Dönemi: İhalelerdeki usulsüzlükler engellenerek yılda 20 milyar dolar tasarruf sağlanacak. "UYUŞTURUCU VE KUMAR ÇETELERİ TERÖR ÖRGÜTÜ SAYILACAK" Uyuşturucuyla mücadeleyi "vatan savunması" olarak nitelendiren Özdağ, "Uyuşturucu ve sanal kumar çetelerine hukuken terör örgütü muamelesi yapacağız. Baronların mal varlıklarına son kuruşuna kadar el koyacağız. Gençlerimizi bu bataklıktan zorunlu tedaviyle kurtaracağız" dedi. ANADOLU KALESİ VE SIĞINMACILAR Sığınmacı meselesinin bir "demografik işgal" olduğunu yineleyen Özdağ, "Anadolu Kalesi projemizle hem yeni göçleri durduracağız hem de gelenlerin vatanlarına dönmesini sağlayacağız. Suriye’de çatışmalar durdu, artık dönme vakti geldi" şeklinde konuştu. DOĞA VE ÇEVRE VURGUSU: "CENGİZ YASALARINI UYGULAYACAĞIZ" Gerçek milliyetçiliğin vatan toprağını ve doğasını korumak olduğunu belirten Özdağ, maden şirketlerinin çevre kirliliğine değindi: "İkizdere'de, Akbelen'de, İliç'te biz vardık. Topraklarımızı siyanürle zehirleyenlere karşı çıktığım için Cengiz Holding beni mahkemeye verdi ama beraat ettim. Türk yurdunun ormanını, deresini savunmayan gerçek milliyetçi olamaz."

Nilüfer’de pazar ateşi: Yaz meyveleri tezgaha indi, etiketler şoke etti Haber

Nilüfer’de pazar ateşi: Yaz meyveleri tezgaha indi, etiketler şoke etti

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde kurulan Altınşehir Pazarı, bugünlerde mevsimsel bir dönüşüme ev sahipliği yapıyor. Kış mahsullerinin tezgahlardan yavaş yavaş çekildiği, yerini baharın ve yazın müjdeleyicisi meyvelere bıraktığı pazar yerinde, vatandaşlar renkli tezgahlarla karşılaşsa da etiket fiyatları karşısında adeta şoke oluyor. PAPAZ ERİK VE ÜZÜM ŞAMPİYONLUĞA KOŞUYOR Tezgahlara yeni inen yaz meyvelerinin fiyatları, "tadımlık" seviyesini bile aşmış durumda. Pazarın en pahalı meyvesi 500 TL’lik etiketiyle Üzüm olurken, onu 400 TL ile baharın vazgeçilmezi Papaz Erik takip etti. Mevsimin ilk mahsullerinden olan Çağla 250 TL’den alıcı beklerken; Çilek, Karadut ve Yenidünya gibi sevilen lezzetler 150 TL bandında seyrediyor. KARPUZDA "DİLİM" DEVRİ BAŞLADI Pazarın en dikkat çeken detayı ise karpuz tezgahları oldu. Kilogram fiyatı 90 TL olan karpuz, bütün olarak alındığında bir mutfak masrafına eş değer hale gelince, pazarcı esnafı çareyi dilimleyerek satmakta buldu. Vatandaşlar artık karpuzu bütün değil, ihtiyacı kadar dilimle satın alabiliyor. VATANDAŞ SADECE BAKIYOR, ESNAF DERTLİ Pazardaki yüksek fiyatlar hem vatandaşı hem de esnafı vurdu. Altınşehir sakinleri meyve fiyatlarının "el yaktığını" belirterek pazar çantasını doldurmakta zorlandıklarını ifade ederken, pazarcı esnafı ise girdi maliyetleri ve nakliye giderleri nedeniyle fiyatların bu seviyede olduğunu, satışların düşmesinden dolayı işlerin durgunlaştığını dile getirdi. Pazarda Güncel Meyve Fiyatları: Üzüm: 500 TL Papaz Erik: 400 TL Çağla: 250 TL Kivi / Elma: 200 TL Çilek / Karadut / Yenidünya: 150 TL Muz: 120 TL Karpuz (Kg): 90 TL

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.