SON DAKİKA
Hava Durumu

Sadece Çiçek Değil, Hak Mücadelesi!

Yazının Giriş Tarihi: 08.03.2026 13:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.03.2026 13:52

Bursa’da yaşamak; sadece Osmanlı’nın mirasını taşımak ya da sanayinin çarkları arasında kaybolmak değildir. Bursa’da yaşamak, bu kentin ruhundaki o ince zarafeti, yani "kadın emeğini" her sokak başında hissetmektir.

8 Mart 1857… ABD’nin New York kentinde, bir tekstil fabrikasında 129 kadın işçi yanarak can verdi. Tek bir gayeleri vardı: Daha insani çalışma koşulları. O günden beri kadınlar; eşitsizliğin ortadan kaldırılması, iş yerindeki tacizlerin son bulması, "eşit işe eşit ücret" ve özetle insanca yaşamak için hak mücadelesine devam ediyor.

Ne yazık ki tüm çabalara rağmen kadına yönelik şiddet ve ötekileştirme azalmıyor, aksine artıyor. Kadın hala erkeğin şiddetine maruz kalıyor. Bu yüzden bugün sadece bir takvim yaprağı değil; ayrımcılığın bittiği, kadının özgür bir birey olarak var olduğu bir Türkiye dileğini yineleme günüdür.

Bugün 8 Mart. Gelin bu kez klişeleri bir kenara bırakalım; sadece çiçeklerden, kutlama mesajlarından bahsetmeyelim. Bugün Bursa’da, o alışık olduğumuz gelenekselleşmiş tavrının ötesinde, çok daha diri ve cesur bir ses yükseliyor: "Eşitlik Birlikte Mümkün!"

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı "Bireysel ve Kurumsal Duruş Belgesi" hareketi, aslında uzun zamandır beklediğimiz o toplumsal sözleşmenin ta kendisidir. Sayın Seden Bozbey’in zarif ama bir o kadar kararlı çağrısıyla fitili ateşlenen, Başkan Mustafa Bozbey’in kurumsal bir vizyonla mühürlediği bu hareket; sadece bir imza değil, bir "taraf seçme" eylemidir.

Peki, Neden Tarafız?

Çünkü biz; fabrikadaki bantta dirsek çürüten kadının, "cam tavanlara" çarpıp geri dönen o parlak zihinlerin, şiddetin gölgesinde hayata tutunmaya çalışan her bir canın tarafındayız. Bursa gibi bir sanayi devinin, kadın aklını ve emeğini sadece "yardımcı oyuncu" olarak görme lüksü artık kalmamıştır. Bir kentin kalkınması, kadının iş sahasındaki varlığıyla; bir kentin huzuru ise o kadının şiddetsiz bir ortamda güvenle nefes almasıyla ölçülür.

Başkan Bozbey’in; Eskişehir’den Mudanya’ya, iş dünyasından sivil topluma kadar uzattığı o el, aslında bir meydan okumadır. Bu, "Biz Bursa olarak eşitliğe inanıyoruz, ya siz?" sorusudur.

Siyasetçisinden iş insanına, öğrencisinden emeklisine kadar hepimize düşen bir görev var. O dijital belgeye atılan her imza, aslında geleceğin Bursa’sına bırakılan bir mirastır. Kız çocuklarımızın "Ben yapabilirim!" dediği, kadınlarımızın "Buradayım!" diye haykırdığı bir kenti inşa etmek, sadece belediyenin değil, hepimizin boynunun borcudur.

Gelin, bu 8 Mart’ta sadece kutlamayalım; bu duruşun bir parçası olalım. Çünkü biliyoruz ki; kadın güçlenirse Bursa güçlenir, Bursa güçlenirse Türkiye nefes alır.

Yolumuz eşitlik, pusulamız adalet olsun.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olsun!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.