Geçtiğimiz günlerde Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi'nin açılışına katıldım.
Aslında bu açılış, sıradan bir tesis açılışından çok daha fazlasını ifade ediyordu. Çünkü söz konusu olan sadece spor aletlerinin yer aldığı bir salon değil; kadınların kendilerine zaman ayırabilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve sağlıklı bir yaşam için adım atabilecekleri bir yaşam alanıydı.
Bağlaraltı Kapalı Pazar Alanı'nın içerisinde hizmete açılan merkez, Yıldırım Belediyesi'nin ilçeye kazandırdığı yedinci kadın spor merkezi oldu. Açılışta Başkan Oktay Yılmaz'ın da ifade ettiği gibi, Piremir'deki yeni merkezin tamamlanmasıyla bu sayı kısa süre içinde sekize ulaşacak.
Açılış töreninde dikkatimi çeken en önemli nokta ise kadınların projeye gösterdiği ilgi oldu. Çünkü günümüzde birçok kadın, günlük hayatın yoğunluğu içerisinde kendisine vakit ayırmakta zorlanıyor. Ev işleri, çocuklar, iş hayatı ve diğer sorumluluklar derken spor yapmak çoğu zaman ertelenen bir ihtiyaç haline geliyor.
İşte bu noktada yerel yönetimlerin sunduğu bu tür imkanlar önem kazanıyor.
Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi'nde pilatesten fitnessa, aerobikten step çalışmalarına kadar birçok farklı branşta hizmet verilecek. Bunun yanında diyetisyen desteği de sunulacak olması, merkezin sadece spor değil sağlıklı yaşam anlayışını da benimsediğini gösteriyor.
Başkan Oktay Yılmaz konuşmasında 2019 yılından bu yana kadın spor merkezlerinde yaklaşık 80 bin kadına hizmet verildiğini söyledi. Bu rakam aslında yapılan yatırımın ne kadar karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Bir hizmetin başarısını bazen istatistikler anlatır. 80 bin rakamı da kadınların bu merkezlere duyduğu ihtiyacı açıkça gösteriyor.
Açılışta konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Kevser Öztürk'ün kullandığı "Yıldırım'da kadın olmak ayrıcalıktır" ifadesi ise günün en dikkat çekici cümlelerinden biriydi. Aslında bu söz, sadece bir temenni değil, yerel yönetimlerin kadınlara yönelik hizmet anlayışını da özetleyen bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.
Elbette böylesine iddialı bir ifadenin karşılığını zaman ve yapılan hizmetlerin sürdürülebilirliği gösterecektir. Ancak kadınlara yönelik sosyal alanların artırılması, spor ve sağlıklı yaşam imkanlarının yaygınlaştırılması, eğitim ve üretim odaklı projelerin çoğaltılması bu hedefe ulaşmak adına atılmış önemli adımlar arasında yer alıyor.
Kevser Öztürk'ün konuşmasında özellikle kadınların yaşam kalitesini yükselten projelerin şehirlerin gelişmişlik seviyesini doğrudan etkilediğine vurgu yapması dikkat çekiciydi. Gerçekten de bir şehirde kadınlar kendilerini ne kadar güvende, değerli ve sosyal hayatın içinde hissediyorsa o şehir o kadar güçlü bir geleceğe sahip olur.
Yıldırım Belediyesi'nin son yıllarda kadınlara yönelik çalışmalarını yakından takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim; spor merkezleri, kadın girişimcilik merkezleri, Hanımeli Çarşıları ve meslek edindirme kursları birbirini tamamlayan projeler olarak dikkat çekiyor. Amaç yalnızca hizmet üretmek değil, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarını sağlamak.
Bugün artık belediyecilik anlayışı sadece asfalt dökmek, bina yapmak ya da park inşa etmekten ibaret değil. İnsan hayatına dokunan, sosyal fayda üreten projeler de en az fiziki yatırımlar kadar önem taşıyor. Özellikle kadınların yaşam kalitesini artıran her çalışma, aileye, mahalleye ve dolayısıyla tüm topluma olumlu yansıyor.
Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi de bu anlayışın yeni bir örneği olarak Yıldırım'daki yerini aldı. Önümüzdeki süreçte bu merkezin yalnızca spor yapılan bir tesis değil, kadınların bir araya geldiği, dayanışma kurduğu ve yeni dostluklar edindiği sosyal bir merkez haline geleceğini düşünüyorum.
Şehrin gelişimi bazen büyük binalarla değil, insanların hayatına dokunan böyle projelerle hissedilir.
Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi'nin Yıldırımlı kadınlara hayırlı olmasını diliyor, bu tür yatırımların artarak devam etmesini temenni ediyorum.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
Yıldırım’da Kadının Adı da Var, Gücü de!
Geçtiğimiz günlerde Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi'nin açılışına katıldım.
Aslında bu açılış, sıradan bir tesis açılışından çok daha fazlasını ifade ediyordu. Çünkü söz konusu olan sadece spor aletlerinin yer aldığı bir salon değil; kadınların kendilerine zaman ayırabilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve sağlıklı bir yaşam için adım atabilecekleri bir yaşam alanıydı.
Bağlaraltı Kapalı Pazar Alanı'nın içerisinde hizmete açılan merkez, Yıldırım Belediyesi'nin ilçeye kazandırdığı yedinci kadın spor merkezi oldu. Açılışta Başkan Oktay Yılmaz'ın da ifade ettiği gibi, Piremir'deki yeni merkezin tamamlanmasıyla bu sayı kısa süre içinde sekize ulaşacak.
Açılış töreninde dikkatimi çeken en önemli nokta ise kadınların projeye gösterdiği ilgi oldu. Çünkü günümüzde birçok kadın, günlük hayatın yoğunluğu içerisinde kendisine vakit ayırmakta zorlanıyor. Ev işleri, çocuklar, iş hayatı ve diğer sorumluluklar derken spor yapmak çoğu zaman ertelenen bir ihtiyaç haline geliyor.
İşte bu noktada yerel yönetimlerin sunduğu bu tür imkanlar önem kazanıyor.
Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi'nde pilatesten fitnessa, aerobikten step çalışmalarına kadar birçok farklı branşta hizmet verilecek. Bunun yanında diyetisyen desteği de sunulacak olması, merkezin sadece spor değil sağlıklı yaşam anlayışını da benimsediğini gösteriyor.
Başkan Oktay Yılmaz konuşmasında 2019 yılından bu yana kadın spor merkezlerinde yaklaşık 80 bin kadına hizmet verildiğini söyledi. Bu rakam aslında yapılan yatırımın ne kadar karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Bir hizmetin başarısını bazen istatistikler anlatır. 80 bin rakamı da kadınların bu merkezlere duyduğu ihtiyacı açıkça gösteriyor.
Açılışta konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Kevser Öztürk'ün kullandığı "Yıldırım'da kadın olmak ayrıcalıktır" ifadesi ise günün en dikkat çekici cümlelerinden biriydi. Aslında bu söz, sadece bir temenni değil, yerel yönetimlerin kadınlara yönelik hizmet anlayışını da özetleyen bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.
Elbette böylesine iddialı bir ifadenin karşılığını zaman ve yapılan hizmetlerin sürdürülebilirliği gösterecektir. Ancak kadınlara yönelik sosyal alanların artırılması, spor ve sağlıklı yaşam imkanlarının yaygınlaştırılması, eğitim ve üretim odaklı projelerin çoğaltılması bu hedefe ulaşmak adına atılmış önemli adımlar arasında yer alıyor.
Kevser Öztürk'ün konuşmasında özellikle kadınların yaşam kalitesini yükselten projelerin şehirlerin gelişmişlik seviyesini doğrudan etkilediğine vurgu yapması dikkat çekiciydi. Gerçekten de bir şehirde kadınlar kendilerini ne kadar güvende, değerli ve sosyal hayatın içinde hissediyorsa o şehir o kadar güçlü bir geleceğe sahip olur.
Yıldırım Belediyesi'nin son yıllarda kadınlara yönelik çalışmalarını yakından takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim; spor merkezleri, kadın girişimcilik merkezleri, Hanımeli Çarşıları ve meslek edindirme kursları birbirini tamamlayan projeler olarak dikkat çekiyor. Amaç yalnızca hizmet üretmek değil, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarını sağlamak.
Bugün artık belediyecilik anlayışı sadece asfalt dökmek, bina yapmak ya da park inşa etmekten ibaret değil. İnsan hayatına dokunan, sosyal fayda üreten projeler de en az fiziki yatırımlar kadar önem taşıyor. Özellikle kadınların yaşam kalitesini artıran her çalışma, aileye, mahalleye ve dolayısıyla tüm topluma olumlu yansıyor.
Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi de bu anlayışın yeni bir örneği olarak Yıldırım'daki yerini aldı. Önümüzdeki süreçte bu merkezin yalnızca spor yapılan bir tesis değil, kadınların bir araya geldiği, dayanışma kurduğu ve yeni dostluklar edindiği sosyal bir merkez haline geleceğini düşünüyorum.
Şehrin gelişimi bazen büyük binalarla değil, insanların hayatına dokunan böyle projelerle hissedilir.
Bağlaraltı Kadın Spor Merkezi'nin Yıldırımlı kadınlara hayırlı olmasını diliyor, bu tür yatırımların artarak devam etmesini temenni ediyorum.