SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ceviz

Söz Bursa - Ceviz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceviz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfağınızda şef rüzgarı esecek: Nar ekşili ve cevizli pazı bohçaları! Haber

Mutfağınızda şef rüzgarı esecek: Nar ekşili ve cevizli pazı bohçaları!

Bursa’nın bereketli topraklarından sofralarımıza gelen taze pazı yaprakları, bu kez ezber bozan bir dolguyla buluşuyor. Pirinç yerine kullanılan siyez bulguru ve içerisindeki cevizle tam bir protein ve lif deposu olan bu tarif, sofranızın yıldızı olmaya aday. MALZEME LİSTESİ (4 KİŞİLİK) Dış Kaplama: 2 demet geniş yapraklı taze pazı. İç Harç: 1 su bardağı siyez bulguru (veya karabuğday), 1 adet kuru soğan, 1 avuç iri kırılmış ceviz içi. Yeşillik: Yarım demet maydanoz ve taze nane. Gizli Sos: 2 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 çay kaşığı yenibahar, yarım çay kaşığı tarçın. Pişirme: Zeytinyağı, yarım limon suyu, bir tutam tuz. Adım Adım Hazırlanışı 1. Pazıları Şoklayın: Pazıların kalın damarlarını yaprağa zarar vermeden kesin. Kaynar suda sadece 30 saniye bekletip hemen soğuk suya alın. Bu sayede yapraklar o canlı yeşil rengini koruyacak. 2. Harcı Lezzetlendirin: Soğanları zeytinyağında pembeleşene kadar soteleyin. Yıkanmış siyez bulgurunu ekleyip yarım su bardağı sıcak suyla suyunu çekene kadar (yarı pişmiş) bekletin. 3. Altın Dokunuş: Ateşten aldığınız harca cevizi, ince kıyılmış yeşillikleri, nar ekşisini ve o özel "saray mutfağı" havasını veren tarçın ile yenibaharı ekleyin. 4. Bohça Formu: Pazı yaprağını düz bir zemine yayın, ortasına harcı koyun ve dört bir yanından kapatarak kare bir bohça şekli verin. Kat yerini alta gelecek şekilde tencereye dizin. 5. Pişirme: Üzerine zeytinyağı, limon suyu ve yaprakların yarısına gelecek kadar sıcak su ekleyip kısık ateşte yaklaşık 20-25 dakika pişirin. (Püf Noktası) Bu yemeği servis ederken üzerine sarımsaklı süzme yoğurt ve az miktarda pul biberle yakılmış zeytinyağı gezdirmeniz, lezzeti iki katına çıkaracaktır. Hem formunu korumak isteyenler hem de misafirlerine özel bir tabak sunmak isteyenler için "Pazı Bohçası" favori tarifiniz olacak.

Pazartesi mesaisi sonrası "Hızlı ve seçkin" akşam: Mutfakta 15 dakika! Haber

Pazartesi mesaisi sonrası "Hızlı ve seçkin" akşam: Mutfakta 15 dakika!

GÜNÜN MENÜSÜ: "ÇALIŞAN DOSTU" KEYİF SOFRASI İşte çalışanlar için en sade ve en lezzetli haliyle Kremalı Mantarlı Fettuccine ve Roka Salatası: Malzeme Kontrol Listesi *Makarna: Yarım paket Fettuccine (Yoksa herhangi bir makarna da olur). *Sos: 1 paket sıvı krema, 300 gr mantar, 2 diş sarımsak, taze çekilmiş bol karabiber. *Salata: 1 bağ roka, yarım limon, zeytinyağı, (varsa) üzerine biraz ceviz içi. Hazırlanışı (Adım Adım) Suyu kaynat, bol tuz ekle ve makarnaları haşlamaya başla. Paket üzerindeki süreden 1-2 dakika önce ocaktan alacağız ki sosla da pişsin. Geniş bir tavada zeytinyağını ısıt. Mantarları yıkayıp karartmak yerine nemli bezle silip dilimle. Yüksek ateşte mantarlar renk alana kadar sotele. Mantarlar altın sarısı olunca ince kıyılmış sarımsakları ve bolca karabiberi ekle. Sarımsağın kokusu yayıldığında (yaklaşık 30 saniye) kremayı dök. Sos hafifçe kıvam alınca, süzdüğün makarnaları tavanın içine aktar. Bir kepçe kadar makarna suyundan da ekle ki sos makarnaya iyice yapışsın. 1-2 dakika birlikte çevir. Püf Noktası: Makarnanın sosu çok yoğun gelirse, ayırdığın haşlama suyundan azar azar ekleyerek o ipeksi kıvamı yakalayabilirsin. Salata: 1 bağ taze roka, sızma zeytinyağı, limon, üzerine biraz tulum peyniri veya ceviz (opsiyonel). Final Dokunuşu: Rokaları elinle büyük parçalar halinde koparıp (metal değdirme ki tadı acılaşmasın) yağ ve limonla buluştur. Bu menü, işten yorgun gelip mutfakta saatlerce vakit geçirmek istemeyen ama paket servise de teslim olmayanlar için "altın standarttır".

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi Haber

Asla hamur olmaz! Tam ölçülü Bursa usulü Kadayıf tarifi

Günümüzde her köşe başında rastladığımız, çıtırlığıyla iştah kabartan kadayıfın kökleri, aslında sanılandan çok daha eskiye, 11. yüzyılın ihtişamlı Selçuklu saraylarına kadar uzanıyor. Dönemin saray kayıtlarında "Aşhane" listelerinin en başında yer alan kadayıf, o yıllarda sultanların ve devlet erkanının en önemli enerji kaynağı olarak tescillenmişti. Savaşçı bir toplum olan Selçukluların, zindelik kazanmak için tükettiği bu "kayıtlı tatlı", zamanla bir gelenek haline gelerek Anadolu'nun her köşesine yayıldı. Peki, bu eşsiz tatlı ismini nereden alıyor? Dil bilimciler ve tarihçiler, "kadayıf" kelimesinin kökeninin "kadife" anlamına gelen Arapça "kade" kelimesinden türediğini belirtiyor. Tatlının tel tel dökülen ince yapısı, yumuşak dokusu ve ağızda dağılan o kendine has zarafeti, ona bu ismin verilmesine neden olmuş. Kısacası kadayıf, ismiyle müsemma bir şekilde, yüzyıllardır sofralarımızda bir "kadife" yumuşaklığı ve sultan sofrası ağırlığıyla yer almaya devam ediyor. Bu tatlı, klasik kadayıfın o ağır şerbetini sütle kırıyor; hem çıtır kalıyor hem de sütlü tatlı hafifliği veriyor. Malzemeler: Tam Ölçülü Bursa Usulü Tarif Malzemeler: *500 gr taze tel kadayıf *200 gr eritilmiş tereyağı *1 kase iri dövülmüş ceviz veya antep fıstığı Şerbeti İçin: *4 su bardağı şeker *4 su bardağı su *Birkaç damla limon suyu (Püf Noktası: Şerbet soğuk, kadayıf sıcak olacak!) Kadayıfı Hazırlama 500 gr taze tel kadayıfı derin bir kaba alın ve elinizle nazikçe didikleyerek telleri birbirinden ayırın. 200 gr eritilmiş (ama yakılmamış) tereyağını kadayıfların üzerine gezdirin. Kadayıfın her telinin yağlandığından emin olana kadar güzelce harmanlayın. 3. Adım: Tepsiye Dizme Fırın tepsisinin altını hafifçe yağlayın. Yağladığınız kadayıfın yarısını tepsiye yayın ve üzerine bir tepsi yardımıyla iyice bastırın (Kadayıfın sıkışması, dağılmaması için kritiktir). Orta kata iri dövülmüş cevizi veya antep fıstığını bolca serpiştirin. Kalan kadayıfı da cevizin üzerine eşit şekilde yayın ve yine üzerine kuvvetlice bastırarak düzleyin. 4. Adım: Pişirme Önceden ısıtılmış 180°C fırında, altı ve üstü nar gibi kızarana kadar (yaklaşık 35-40 dakika) pişirin. 5. Adım: Buluşma Anı Kadayıfı fırından çıkarın ve ilk sıcağının çıkması için 2-3 dakika bekleyin. Sıcak kadayıfın üzerine soğuk şerbeti her yerine gelecek şekilde gezdirin. Tatlı şerbetini çekip oda sıcaklığına gelene kadar en az 2-3 saat dinlendirin.

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır Haber

Sahurda ne yemeli? İftara kadar acıktırmayan ve susatmayan 5 sır

Ramazan ayında en çok merak edilen soru: "Gün boyu halsiz kalmadan ve susamadan nasıl oruç tutulur?" Uzmanlar, sahurda yapılan hataların gün boyu yorgunluk ve baş ağrısı yapabileceği konusunda uyarıyor. İşte sağlıklı ve zinde bir Ramazan için sahur sofranızda olması gerekenler: TOKLUĞUN ANAHTARI: KALİTELİ PROTEİN Sahurda protein tüketmek, sindirim süresini uzatarak tokluk hissini artırır. Yumurta: "Anne sütünden sonra en kaliteli protein" olarak bilinir. Haşlanmış yumurta sahurun olmazsa olmazıdır. Lor Peyniri: Hem proteini yüksek hem de tuzu en düşük peynirlerden biridir. SUSUZLUĞU ÖNLEYEN SEBZELER Sahurda sadece su içmek yetmez, vücutta su tutan besinler tüketmek gerekir. Salatalık: %95'i sudur ve doğal bir serinletici etkisi vardır. Marul ve Yeşillikler: Lifli yapıları sayesinde suyu vücutta yavaş yavaş serbest bırakır. ENERJİ VEREN "YAVAŞ" KARBONHİDRATLAR Beyaz ekmek yerine kan şekerini dengede tutan tahılları seçin. Tam Buğday veya Çavdar Ekmeği: Lifli yapısıyla acıkmayı geciktirir. Yulaf Ezmesi: Yoğurt veya sütle hazırlandığında hem mideyi yormaz hem de uzun süre enerji verir. SAĞLIKLI YAĞLAR (SUSAMAYI ENGELLER) Yağlar midenin boşalma süresini uzatır ancak ağır yağlardan kaçınmak gerekir. Ceviz ve Fındık: Çiğ (kavrulmamış) kuruyemişler hem beyin fonksiyonlarını destekler hem de tokluk sağlar. Zeytin: Sahurda zeytin yenecekse mutlaka suda bekletilip tuzu alınmalıdır, aksi halde gün boyu susatır. ŞİFA KAYNAĞI: HOŞAF VE KOMPOSTO Şeker ilavesiz, kuru meyvelerden (kayısı, erik, incir) yapılan kompostolar hem bağırsak hareketlerini düzenler hem de vücudun sıvı ihtiyacını lezzetli bir yolla karşılar. SAHURUN "ÜÇ BÜYÜK" HATASI! Ağır Kızartmalar: Patates veya hamur kızartmaları mide yanmasına ve aşırı susuzluğa neden olur. Aşırı Çay Tüketimi: Çay, vücuttaki suyun daha hızlı atılmasına yol açar. Sahurda çay yerine su veya ayran tercih edilmelidir. Hemen Uyumak: Sahur biter bitmez yatmak yerine 20-30 dakika beklemek, sindirim sorunlarını ve reflüyü önler.

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç Haber

Cebinizi de midenizi de yormayacak! Ramazan’ın en ekonomik tatlısı: Güllaç

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte iftar sofralarında tatlı telaşı başladı. Ağır şerbetli tatlıların aksine, sindirimi kolay ve hafifliğiyle bilinen Güllaç, içeriğindeki mineral ve Omega-3 deposuyla uzmanların ilk tavsiyesi oluyor. BÜTÇEYİ YORMAYAN LEZZET Artan girdi maliyetlerine rağmen diğer tatlılara oranla daha ekonomik bir hazırlık sürecine sahip olan Güllaç, sadece süt, şeker ve güllaç yaprağı ile muazzam bir lezzete dönüşüyor. Hem ev hanımlarının hem de Bursa’daki pastanelerin gözdesi olan bu geleneksel lezzet, "fiyat-performans" ürünü olarak bu Ramazan’da da zirvede. TAM BİR MİNERAL DEPOSU Güllacı sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı yapan ise üzerine ve arasına eklenen malzemeler. İşte Güllacın vücuda faydaları: Mineral Kaynağı: İçeriğindeki nar, ceviz, badem veya fındık sayesinde vücuda kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum kazandırıyor. Bağışıklık Dostu: Özellikle ceviz ve fındıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri sayesinde bağışıklığı güçlendirirken, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kan Şekeri Dengesi: Sütlü bir tatlı olması sebebiyle, şerbetli tatlılara göre kan şekerini daha dengeli yükseltiyor ve iftar sonrası oluşan ağırlık hissini en aza indiriyor. UZMANINDAN TAVSİYE: "GÜLLACI NARLA SÜSLEYİN" Beslenme uzmanları, Güllacın üzerine eklenecek nar tanelerinin hem görsel bir şölen sunduğunu hem de güçlü antioksidan özelliğiyle iftar sonrası vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Malzemeler: 1 paket (300-400 gr) Güllaç yaprağı 2 litre süt (Güllacın bol sütlü olması makbuldür) 2,5 su bardağı toz şeker (Damak tadına göre artırılabilir) 1 paket vanilya (Opsiyonel) 2 yemek kaşığı gül suyu (Gerçek geleneksel lezzet için) Arası İçin: 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi veya fındık Üzeri İçin: Nar taneleri (Olmazsa olmazı!) Adım Adım Hazırlanışı: Sütü Hazırlayın: Sütü ve şekeri derin bir tencereye alın. Şekerler eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Püf Noktası: Süt kaynar olmamalı, parmağınızı yakmayacak sıcaklıkta (yaklaşık 50-60 derece) olmalıdır. Çok sıcak olursa güllaç hamur olur, soğuk olursa yapraklar sütü çekmez. Aromayı Ekleyin: Sütü ocaktan aldıktan sonra vanilya ve gül suyunu ekleyip karıştırın. Yaprakları Islatın: Geniş bir tepsiye veya borcama güllaç yapraklarını parlak kısımları üste gelecek şekilde tek tek yerleştirin. Her katı bir kepçe yardımıyla bolca sütle ıslatın. Ara Katı Oluşturun: Yaprakların yarısına geldiğinizde araya bolca dövülmüş ceviz veya fındık serpiştirin. Kalan Yapraklar: Kalan yaprakları da aynı şekilde sütle ıslatarak üst üste dizin. En son kalan sütü tüm tepsinin üzerine gezdirin. Dinlendirme: Oda sıcaklığına gelene kadar bekleyin, ardından buzdolabında en az 2-3 saat dinlenmeye bırakın. Altın Değerinde İpucu: Cevizi ara kata koyduğunuzda bekledikçe sütün rengini karartabilir. Eğer güllacınızın bembeyaz kalmasını istiyorsanız, cevizi servis esnasında üzerine de ekleyebilirsiniz.

İnegöl’de fındık atağı: "Destek verilirse cevizi kısa sürede geçer" Haber

İnegöl’de fındık atağı: "Destek verilirse cevizi kısa sürede geçer"

Bursa'da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa'da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon'dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl'de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl'dek ürün çeşitliliğinin 80'in üzerinde olduğuna dikkati çeken Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl'ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretiki yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz'de fındığa verilen desteğin İnegöl'de de olmasını istiyoruz." İnegöl'de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik'in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.

2026’ya tatlı bir başlangıç: Yılbaşı Gecesi için hem pratik hem görkemli tarifler! Haber

2026’ya tatlı bir başlangıç: Yılbaşı Gecesi için hem pratik hem görkemli tarifler!

Sizler için yılbaşı ruhuna tam uyacak, hazırlaması keyifli, sunumuyla misafirlerinizi hayran bırakacak en özel tatlı tariflerini bir araya getirdik. İster geleneksel bir lezzet ister modern ve hafif bir dokunuş… İşte 2026’ya girerken sofranızın yıldızı olacak o eşsiz tatlılar: GELENEKSEL VE ŞIK: AYVA TATLISI Yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi olan ayva tatlısı, doğal rengi ve hafifliğiyle gecenin yıldızı olmaya aday. Malzemeler: *3 adet ayva *3’er yemek kaşığı toz şeker *1 adet çubuk tarçın ve 10-12 adet karanfil *Yarım su bardağı su Hazırlık için: 1 adet limon ve 1 litre su Servis için: Kaymak ve file Antep fıstığı Hazırlanışı: -Ayvaların kararmaması için limonlu su hazırlayın. -Ayvaları ikiye bölüp çekirdek yatağını çıkarın ve kabuklarını soyun. Püf Noktası: Çekirdekleri atmayın; pişirme sırasında doğal kırmızı rengi vermesi için kullanacağız. -Tencereye ayvaları (orta kısımları üstte kalacak şekilde), tarçını, karanfili ve çekirdekleri yerleştirin. -Her ayvanın üzerine bir kahve fincanı şeker döküp suyunu ekleyin. -Orta ateşte kaynayana kadar, ardından en kısık ateşte yaklaşık 1-1,5 saat pişirin. -Soğuduktan sonra şerbetiyle birlikte kaymak ve Antep fıstığı eşliğinde servis edin. 3 MALZEMELİ PUDİNGLİ MOZAİK PASTA "Vaktim kısıtlı ama lezzetten ödün vermem" diyenler için sadece üç malzemeyle hazırlanan modern bir klasik. Malzemeler: *1 litre süt *2 paket petibör bisküvi (400 gr) *2 paket çikolatalı puding Hazırlanışı: -Pudingleri süt ile tencereye alın ve kıvam alana kadar sürekli karıştırarak pişirin. -İlk sıcağı çıkarken bisküvileri geniş bir kapta irice kırın. -Pudingi bisküvilerin üzerine döküp nazikçe karıştırın. -Streç film kaplı baton kalıba harcı dökün. Oda sıcaklığına gelince üzerini kapatıp mümkünse 1 gece buzdolabında dinlendirin. -Kalıptan çıkarıp dilediğiniz gibi süsleyerek dilimleyin. HAFİF VE VİTAMİN DEPOSU: SÜTLÜ BALKABAĞI TATLISI Balkabağının en modern hali! Muhallebi ve bisküvi ile buluşan bu lezzet, yılbaşı sofrasına çok yakışacak. Malzemeler: *Tabanı için: 1 paket petibör bisküvi Muhallebi: 1 litre süt, 1 çay bardağı şeker, 2’şer y.k. un ve nişasta, 1 y.k. tereyağı, 1 paket vanilya Üzeri: 1 kg balkabağı, 2 su bardağı şeker, 1 çay bardağı su, tahin ve ceviz Hazırlanışı: -Kabağı, şeker ve su ile yumuşayana kadar (yaklaşık 50 dk) pişirip soğuyunca robottan geçirin. -Muhallebi için tereyağı ve vanilya hariç tüm malzemeleri karıştırıp pişirin, ocaktan alınca yağı ekleyip eritin. -Kupların altına çekilmiş bisküvileri, üzerine muhallebiyi bölüştürün. -Muhallebi soğuyunca sıkma torbasıyla kabak püresini ekleyin. 3-4 saat dolapta dinlendirip tahin ve cevizle servis yapın. TATLIDA SON NOKTA: PROFİTEROL TADINDA ŞİPŞAK MİLFÖY Gerçek profiterol lezzetini çok daha pratik bir yolla sofranıza getiriyoruz. Malzemeler: *1 paket milföy (10 adet) *Muhallebi: 4 su bardağı süt, 1 su bardağı şeker ve un, vanilya, 1 paket krem şanti ve 1 çay bardağı soğuk süt Çikolata Sosu: 1 paket hazır sos, 500 ml süt, 60 gr sütlü çikolata Hazırlanışı: -Milföyleri 8 kareye bölüp 180°C fırında kızarana kadar pişirin. -Muhallebiyi pişirip soğutun, ardından soğuk sütle çırptığınız krem şantiyi ekleyip pürüzsüz olana kadar çırpın. -Çikolata sosunu pişirin, içine çikolatayı ekleyip eritin ve soğumaya bırakın. -Borcamın tabanına milföylerin yarısını ufalayarak yayın. Üzerine muhallebiyi gezdirin. -Kalan bütün milföyleri en üste dizin ve çikolata sosunu kaşıkla gezdirin. Mümkünse 1 gece dolapta dinlendirdikten sonra servis edin. EGZOTİK VE HAFİF: KIBRIS TATLISI Hem şerbetli hem de kremalı tatlı sevenlerin ortak noktası olan Kıbrıs Tatlısı, Hindistan cevizi ve cevizin muhteşem uyumuyla sofranıza farklı bir hava katacak. Malzemeler: Keki İçin: 3 adet yumurta, yarım su bardağı şeker, yarım su bardağı sıvı yağ, 1 su bardağı galeta unu, 1 su bardağı kırılmış ceviz, 1 su bardağı Hindistan cevizi, 1 paket kabartma tozu. Kreması İçin: 1 litre süt, 1 su bardağı nişasta, yarım su bardağı şeker, 1 paket vanilya, 1 paket krem şanti. Şerbeti İçin: 2 su bardağı su, 1,5 su bardağı şeker, 1 paket vanilya. Hazırlanışı: Şerbeti Hazırlayın: Kekin üzerine soğuk dökülmesi gerektiği için işe şerbetle başlayın. Su ve şekeri kaynatın, kaynamaya başlayınca altını kısıp 15 dakika daha kaynatın. Altını kapatınca vanilyayı ekleyip soğumaya bırakın. Keki Pişirin: Yumurta ve şekeri iyice çırpın, ardından diğer kek malzemelerini ekleyip karıştırın. Yağlanmış büyük bir kare borcama harcı dökün. Fırınlama: 160 derece fırında yaklaşık 30 dakika pişirin. Fırından çıkar çıkmaz soğuk şerbeti kekin üzerine gezdirin ve soğumasını bekleyin. Krema Dokunuşu: Krem şanti hariç tüm krema malzemelerini muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Altını kapattıktan sonra toz krem şantiyi ekleyip mikserle 5 dakika çırpın. Birleştirme: Hazırladığınız kremayı şerbetli kekin üzerine yayın. Üzerine bolca Hindistan cevizi veya isteğe göre ceviz serpiştirin. Dinlendirme: Tatlınızı buzdolabında 2-3 saat dinlendirdikten sonra dilimleyerek servis yapın.

Yeni yıl hazırlıkları başlasın! Yılbaşı sofralarına özel lezzetler Haber

Yeni yıl hazırlıkları başlasın! Yılbaşı sofralarına özel lezzetler

Bu tarifler, yılbaşı ruhunu masanıza taşıyacak; hem hafif hem de doyurucu seçenekler sunarak uzun geceye eşlik edecek. Şimdiden bol kahkahalı, lezzet dolu ve unutulmaz bir yeni yıl sofrası dileriz! Afiyetle ve iyi eğlenceler... Tahinli köz kırmızı biber Tarifi İçin Malzemeler *6 adet kapya biber *5 adet ceviz *30 gram beyaz peynir *3 diş sarımsak *1 yemek kaşığı nar ekşisi *1 tutam tuz *1 tatlı kaşığı sirke *3 yemek kaşığı zeytinyağı *1 tutam maydanoz *2 yemek kaşığı tahin -Biberleri yıkayın ve üstlerine bıçakla birer delik açtıktan sonra yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin. -Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dakika közleyin. -Közlenmiş biberlerin kabuklarını soyun ve ince ince doğrayıp bir kaba alın. -Üstüne ufalanmış beyaz peynir, dövülmüş sarımsak, doğranmış ceviz içi, ince doğranmış maydanoz, zeytinyağı, nar ekşisi ve sirkeyi gezdirin. -Tuzunu da ekledikten sonra güzelce karıştırın. Bir servis tabağına alın ve üstüne tahin gezdirdikten sonra servis edin. HUMUS Tarifi İçin Malzemeler *500 gram koçbaşı nohut (Haşlanmış, kabukları alınmış hali ile yaklaşık 2-3 su bardağı) *1,5 çay bardağı ılık su Humus için; *1 çay bardağı ılık su *1/2 (yarım) çay bardağı tahin *1 çay kaşığı kimyon *4 çorba kaşığı limon suyu *3-4 diş sarımsak (ezilmiş) *Tuz Süslemek için: *Kimyon *Kırmızı pul biber *Sumak *Kıyılmış maydanoz *Arzuya göre salatalık turşusu ve turp -Nohutlarınızı bir gece önceden ıslatın, düdüklü tencereye alın. -Bir taşım kaynatın, çıkan köpüklü suyu dökün. -Tekrar sıcak su ekleyip düdüklü tencerenizde tam pişirin(hafif çatlasın ve kabukları kolay çıkabilecek hal alsın. Yaklaşık 15-20 dakika) -Nohutların kabuklarını temizleyin, ölçüdeki nohudu elde edin.. -Kabuksuz nohutları,1,5 çay bardağı su ile orta derinlikte bir tencereye alın -Tekrar ocağa koyun, tahta kaşıkla ezerek suyunu hafifçe çektirin. Ilınmış nohudunuzu el püre yapıcınızdan geçirerek pürüzsüz hal almasını sağlayın. -Nohut katı bir hal alacak. (Bu aşamada derin dondurucuda saklayabilirsiniz) -2. kez kısık ateşe aldığınız nohuta 1 çay bardağı ılık su ekleyin. -Yumuşatın, sürekli karıştırarak açılmasını sağlayın(1 dakika). Ateşten aldığınız sıcak nohuta tahin, limon suyu, ezilmiş sarımsak, tuz ve kimyonu ekleyin. Çok iyi karıştırın. -Servis tabağınıza aldığınız ve yaydığınız humusu kimyon, kırmızı pul biber, sumak, kıyılmış maydanoz ile süsleyin. -Üzerine incecik zeytinyağı gezdirin. -Humus mezesini ılık servis yapın. FAVA(BAKLA EZMESİ) Tarifi İçin Malzemeler *2 su bardağı kuru iç bakla (kabuksuz) *1 baş soğan * ½ çorba kaşığı şeker *1 tatlı kaşığı tuz *½ su bardağı zeytinyağı -Kuru baklaları akşamdan soğuk suya ıslatın, ertesi sabah düdüklü tencere alın, sıcak su ekleyerek kaynatın, çıkan köpüklü suyu dökün.(15 dk. kaynatın) -Tekrar sıcak su ekleyin. (bakla seviyesinin 1 parmak altında olacak) -Soğanı 4’e bölün ekleyin. -Ardından tuz ve şekeri de ekleyerek düdüklünün kapağını kapatarak 20 dk pişmeye bırakın. -Hafif ılınan baklayı el blendırından geçirin, Pürüzsüz hale getirin, yarım su bardağı zeytinyağını ekleyin. Ezilmiş baklanız koyu boza kıvamında olmalı… -Cam kaba dökerek soğutun, ardından 7-8 saat buzdolabında bekletin… -Servis esnasında üzerine zeytinyağı gezdirin. Kıyılmış dereotu, soğanla favanızı zenginleştirecektir

Ceviz hasadından 60 bin ton rekolte bekleniyor Haber

Ceviz hasadından 60 bin ton rekolte bekleniyor

Toprak ve insan sağlığını ön planda tutarak, sürdürebilirlik kriterleri doğrultusunda ceviz yetiştiriciliği yapan Ceviz Üreticileri Derneği (CÜD), bu yıl hem kaliteli hem de yüksek rekoltede ürün almayı hedefliyor. CÜD, 10 Ekim’de dernek üyelerinden Türkiye’nin en verimli ve dünyadaki gelişmiş ülkeler ortalamasının üzerinde bir verime sahip ceviz üreticisi olan MAYCEV Ceviz Bahçesi’nde hasat etkinliği gerçekleştirdi. Bursa’nın Yenişehir ovasında düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan MAYCEV Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Yormazoğlu, bu yıl hasat sonunda Türkiye genelinde yaklaşık 60 bin ton rekolte beklendiğini belirtti. Yormazoğlu konuşmasına şöyle devam etti; “Bu işi ticari olarak yapmaya karar verdiğimizde teknik anlamda ceviz üretimine hâkim uzmanlar aradık, fakat bu konuda ne akademide ne de piyasada yetkin kişilere ulaşamadık. O dönemde Türkiye’de sadece tek bir kapama ceviz bahçesi vardı ve böyle bir birikim söz konusu değildi. Bu durum da bizi yurt dışında bir arayışa itti. Araştırmalarımız sonucunda bilgi birikiminde ve verimlilikte Kaliforniya’nın oldukça ileri gittiğini gördük. Tarım konusunda dünyanın en önemli üniversitelerinden birinin UC Davis olması ve ceviz konusundaki en önemli araştırmaların bu kurum tarafından yapılması buradaki ana faktör. Ceviz üreticiliğinde, çeşit geliştirmelerden kültürel işlemlere ve mekanizasyona kadar neredeyse kapama ceviz yetiştiriciliğinin Kaliforniya’da icat edildiğini anladık ve bilgiyi kendi bünyemize aktarmak için oradan bir uzman arayışına girdik ardından bir danışmanla çalışmaya başladık. Kendilerinden aldığımız destekle bazı noktalarda yanlışlar yaptığımızı anladık ve süratle üretim konusunda kendimizi dönüştürdük, o noktadan sonra daha profesyonel bir yetiştiriciliğe adım attık. Sermaye ve teknik bilginin ötesinde bir şirket için en önemli unsurun yetkin çalışanlar olduğunu düşünüyorum.” Ceviz bahçesi kurmanın; arazi alımı, toprak hazırlığı, altyapı yatırımı, fidan ve ekipman yatırımları ile başlayıp, yıllık giderler hesaplanarak uzun vadeli bir yatırım sürecinden oluştuğunu vurgulayan MAYCEV Genel Müdürü Âdem Argaç ise, “Ağaçlar kendi masraflarını amorti edene kadar ceviz bahçesine yatırım yapılmaya devam edilmelidir. Bu süreçte, teknik desteğin bahçenin ölçeğine göre tecrübeli bir danışman önderliğinde yürütülmesi önemlidir. Doğru bölge ve doğru tür seçimi yapıldığında, 7-9 yıl aralığında, ağaçlar maksimum verime ulaşır ve yatırım kendini amorti etmeye başlar, 12 yıl ve üzerinde karlı bir yatırıma dönüşür. Yatırım için, kamu bankalarının hazine destekli kredilerinden ya da özel bankaların kampanyalarından yararlanarak finansal destek imkanları oluşturabilir. Ayrıca, hibe ve teşvikler de araştırılarak başvuru yapılabilir” dedi. Toplamda bin 600 dekarlık bir alanda, yaklaşık 30 bin ağaçlık bahçelere sahip Türkiye’nin en verimli ceviz bahçesi MAYCEV olarak üretimlerine devam ettiklerini belirten Adem Argaç, “Chandler ve Fernor ceviz çeşitlerini üretiyoruz. Bu iki çeşidin verimlilikleri farklılıklar göstermekte. Chandler, Fernor’a göre yüzde 20 oranında daha verimli bir tür. Chandler, 8-9 yaşındaki gelişmiş bahçede bizim şartlarımızda 750-800 kiloya kadar verim verebiliyor. Fernor ise 600 kilo seviyesine ulaşabiliyor. Ceviz üretimi, tedariği ve satışındaki tüm süreçleri sürekli iyileştirme ve geliştirme felsefesiyle, teknolojiyi de kullanarak, ürün ve hizmet kalitemizi bu konudaki en ileri ülkelerdeki rakiplerimizin üzerine çıkararak Türkiye’nin en değerli ceviz markası haline gelmeyi hedefliyoruz. MAYCEV ceviz işleme ve kurutma tesislerine, mekanik hasat için gerekli makine ve ekipmana yatırım yaparak dünyada ceviz yetiştiriciliğinde önder olan ülkelerin teknolojik seviyesini yakaladık. Birim alandan verim miktarımız, bu alanda dünyadaki en ileri ülke olan ABD, Kaliforniya verimleriyle eş değer. Ürettiğimiz cevizler kalite olarak ismen istenen ve hem müşterilerimiz hem de son tüketicide ciddi talep gören bir ürün haline geldi. Sağlıklı cevizler üretip ürünlerimizi uygun şartlarda son tüketicilerimize ulaştırmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Ceviz Üreticileri Derneği’nden alınan bilgiye göre, ülkemizde yılda yaklaşık 100-120 bin ton ithalat yapılıyor, bu da global ceviz ve badem fiyatlarındaki artışla birlikte bugün yarım milyar doların üzerinde bir ithalat yapıldığı anlamına geliyor. Hasat Etkinliğine katılan Avrupa Tarım A.Ş. Operasyon Yöneticisi Haşimcan Yazıcıoğlu “Verimli bir üretimle bu ithalatın büyük bir kısmını yerli üretimle karşılayabilir ve cari açığı ciddi oranda azaltabiliriz” dedi. Üretimi artırmanın verimlilikten geçtiğine değinen Yazıcıoğlu, “Ceviz bahçelerinden düşük verim alınmasının başlıca nedenleri arasında; yanlış arazi seçimi, tarımsal üretim teknikleri konusunda bilgi eksikliği, yanlış hasat ve depolama şartları, yetersiz-uygun olmayan sulama teknikleri, hatalı gübreleme veya eksik besin maddesi kullanımı ile zararlılarla mücadelede eksiklikler bulunuyor. Verimliliği artırmak için ise modern teknolojiden faydalanılmalı. Bu teknolojiler arasında; damlama sulama sistemleri ve modern gübreleme teknikleri başta geliyor. Akıllı tarım teknolojileriyle toprak ve bitki sağlığının sürekli izlenmesi de verimliliğini artıran bir diğer unsur. Doğal afetlere karşı ağaçların uygun aralıklarla dikilmesi ve drenaj sistemlerinin iyi planlanması da büyük önem taşıyor. Kısacası, tüm teknolojik yeniliklerin takip edilerek üretime entegre edilmesi verimliliği artırıyor” açıklamasında bulundu. Daha verimli bir üretime ulaşmak için uygulanacak teknolojilerin yanında bu konuda izlenmesi gereken stratejiler konusunda da açıklamalarda bulunan Yazıcıoğlu, “Ekim alanı başına elde edilen ceviz miktarının, o bölgeye göre belirlenmiş verim standardına yakın veya üstünde olması verimli bir hasadın oluştuğunun en büyük göstergelerinden biri, en yüksek verime ulaşan ağaçlardan oluşan bir parselde ortalama olarak dekara 500 kilo ürün almak oldukça başarılı bir sonuç. Diğer yandan, elde edilen ürünün kalitesi de verimli bir hasadın işaretleri arasında bulunuyor. Lekesiz kabuk, yüksek randıman, açık renk iç ceviz ve hastalıksız büyük kalibre ceviz elde edilmesi başarılı bir hasat gerçekleştirildiğini gösteriyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.