SON DAKİKA
Hava Durumu

#Söz Bursa

Söz Bursa - Söz Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söz Bursa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kış sofralarına probiyotik kalkan: Kıtır kıtır bamya ve karnabahar turşusu tarifi Haber

Kış sofralarına probiyotik kalkan: Kıtır kıtır bamya ve karnabahar turşusu tarifi

KIŞ HAZIRLIĞINDA EZBER BOZAN LEZZET: BAMYA VE KARNABAHAR TURŞUSU Sonbaharın gelmesiyle birlikte evlerde kışlık hazırlık telaşı başladı. Geleneksel olarak kurulan salatalık, biber ve lahana turşularının yanına bu yıl sofralarda daha az rastlanan ancak hem lezzeti hem de sağlık faydalarıyla öne çıkan bamya ve karnabahar turşuları ekleniyor. Doğal fermantasyon yöntemiyle hazırlanan bu iki turşu, kış aylarında bağışıklık sistemine kalkan oluyor. NEDEN TÜKETİLMELİ? SAĞLIĞA MUCİZEVİ FAYDALARI Doğal Probiyotik ve Sindirim Dostu: Fermantasyon sürecinde oluşan yararlı bakteriler, bağırsak florasını güçlendirerek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Mideyi Koruyan Jel Yapı (Bamya): Bamyanın içerdiği doğal mukus tabakası, mide asidini dengelemeye ve mide duvarını korumaya destek sağlar. Turşusu yapıldığında bu özellik sindirim için hafifletici bir etki sunar. Güçlü Antioksidan ve C Vitamini (Karnabahar): Karnabahar, içerdiği sülforafan ve yüksek C vitamini sayesinde kış enfeksiyonlarına karşı vücut direncini artırır. Kan Şekerini Dengeleme: Her iki sebze de düşük glisemik indekse ve yüksek lif oranına sahip olduğu için kan şekeri dengesinin korunmasına katkıda bulunur. 1. SALYALANMAYAN KITIR BAMYA TURŞUSU Bamya turşusunun en büyük püf noktası, bamyaların salyalanmasını önlemektir. Bunun için sap kısımlarını soyarken tepe noktasını delmemek ve sirkeli suda kısa süre bekletmek gerekir. Malzemeler: *500 gram taze, körpe bamya (küçük boy olanlar tercih edilmeli) *4-5 diş sarımsak *1 su bardağı üzüm veya elma sirkesi *2 yemek kaşığı kaya tuzu (iri tuz) *1 çay kaşığı limon tuzu *1 tatlı kaşığı toz şeker *Alabildiğince kaynatılıp ılıtılmış içme suyu *İsteğe bağlı birkaç adet nohut (mayalanmayı hızlandırır) Yapılışı: Bamyaları bol suyla yıkayıp iyice kurulayın. Sap kısımlarını koni şeklinde, çekirdek yuvalarını açmadan dikkatlice kesin. Temiz cam kavanozun tabanına 3-4 adet çiğ nohut ve birkaç diş sarımsak yerleştirin. Bamyaları kavanoza sıkı bir şekilde dizin. Bir kapta sirke, kaya tuzu, limon tuzu ve şekeri tuz eriyene kadar karıştırıp kavanoza dökün. Kalan boşluğu ılık içme suyuyla doldurun. Kapağını hava almayacak şekilde sıkıca kapatın. Güneş görmeyen, serin bir yerde yaklaşık 15-20 gün dinlenmeye bırakın. 2. KITIR KITIR KARNABAHAR TURŞUSU Karnabahar turşusunun bembeyaz kalması ve erimemesi için sebzelerin kesinlikle haşlanmaması, çiğden kurulması gerekir. Malzemeler: *1 orta boy karnabahar *1 adet orta boy havuç (renk ve tat katması için dilimlenmiş) *5-6 diş sarımsak *1 su bardağı sirke *2,5 yemek kaşığı kaya tuzu *1 çay kaşığı limon tuzu *1 tatlı kaşığı tane karabiber veya kişniş tohumu *Kaynatılıp soğutulmuş içme suyu Yapılışı: Karnabaharı küçük çiçeklerine ayırıp sirkeli suda 15 dakika bekletin ve durulayıp süzün. Kavanozun dibine sarımsak ve tane baharatları koyun. Karnabahar çiçeklerini ve dilimlenmiş havuçları aralarda boşluk kalmayacak şekilde kavanoza yerleştirin. Ayrı bir kapta kaya tuzu, sirke ve limon tuzunu eriterek kavanoza ekleyin; üzerini su ile tamamlayın. Kavanozun ağzını sıkıca kapatıp serin bir ortamda 2-3 hafta bekletin. Açıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edin.

Menülerden silinen Bursa lezzetleri gün yüzünde Haber

Menülerden silinen Bursa lezzetleri gün yüzünde

İSKENDER VE KESTANENİN GÖLGESİNDE KALAN HAZİNE: BURSA’NIN UNUTULAN LEZZET MİRASI Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış olan Bursa; tarihî hanları, camileri ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Türkiye'nin en köklü gastronomi havzalarından biri konumunda. Ancak günümüzde Bursa mutfağı denildiğinde akla ilk gelen İskender kebap, pideli köfte ve kestane şekeri gibi popüler lezzetler, kentin asırlık saray ve göçmen mutfağını adeta gölgede bırakıyor. Geçmişte konaklarda, çarşılarda ve köylerde özenle pişirilen birçok geleneksel tarif, endüstriyel üretime ve değişen tüketim alışkanlıklarına yenik düşerek unutulma tehlikesiyle karşı karşıya. ULUDAĞ’IN ETEKLERİNDEN SOFRALARA: ANJELİK REÇELİ Bursa’ya özgü en nadide lezzetlerden biri, kökleri Uludağ’ın zengin bitki örtüsüne uzanan melek otu (angelica) ile yapılan Anjelik reçeli. Osmanlı döneminde hem şifa niyetine hem de tatlı olarak tüketilen bu özel reçel, melek otunun kalın saplarının zahmetli bir süreçten geçirilerek şerbetle buluşturulmasıyla hazırlanıyordu. Bugün Bursa'da yalnızca birkaç tarihî şekerlemeci ve köklü usta tarafından yaşatılmaya çalışılan bu lezzet, yeni nesil tarafından neredeyse hiç bilinmiyor. FIRINLARIN AKŞAM BEREKETİ: HAKİKİ SÜT HELVASI Bursa’nın tescilli tatlılarından süt helvası, kentin esnaf lokantalarında hâlâ varlığını sürdürse de geleneksel yapım incelikleri giderek kayboluyor. Eskiden taş fırınlarda pişen ekmeklerin ardından fırının kalan ısısında ağır ağır üzeri yakılarak karamelize edilen süt helvası, sadece un, tereyağı, şeker ve sütten oluşuyor. Kıvamı tutturması ustalık gerektiren tatlı, hazır tatlı sektörünün yaygınlaşmasıyla eski popülaritesini arıyor. BALKAN GÖÇLERİNİN ARMAĞANI: KAYMAÇİNA VE MURADİYE ÇORBASI Kentin demografik yapısını zenginleştiren Balkan göçmenlerinin mutfağa kazandırdığı kaymaçina; bol yumurta, süt ve karamelize şekerle yapılan yalın ama eşsiz bir fırın tatlısı olarak biliniyor. Günümüzde modern sufle veya krem karamellerin yaygınlaşması, kaymaçinanın ev mutfaklarından dışarı çıkmasını engelliyor. Aynı şekilde saray mutfağından esinlenen, tavuk eti, kabak, havuç ve yoğurtlu terbiye ile hazırlanan Muradiye çorbası da restoran menülerinde kendine çok az yer bulabiliyor. MUTFAK MİRASI GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMALI Bursa'nın turizmde sadece sanayi ve doğa ile değil, köklü gastronomi kimliğiyle de öne çıkması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yerel yönetimlerin ve işletmelerin bu reçeteleri menülerine yeniden dahil etmesinin kentsel hafıza açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay'dan plastik sektörüne KOBİ OSB çağrısı: "Herkes projede yerini alacak" Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay'dan plastik sektörüne KOBİ OSB çağrısı: "Herkes projede yerini alacak"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, plastik sektörünün KOBİ OSB projesinin en önemli paydaşlarından biri olduğunu belirterek, “Büyümeyi ve yatırımı hedefleyen plastik sektörümüzdeki tüm KOBİ’lerimiz mutlaka projede yer almalı.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, plastik sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. TEKNOSAB ekosistemi başta olmak üzere 2030 Vizyonu hedeflerini paylaşan Başkan Burkay, Türkiye’de 400’ün üzerinde OSB bulunduğunu, TEKNOSAB’ın 4 yıllık sürede yatırıma hazır hale gelen tek OSB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın kurulduğu bölgede uzun yıllar faaliyete geçmemiş bölgeler bulunmasına rağmen doğru iş modeliyle yola çıktıklarını ve sonuç aldıklarını kaydeden Burkay, “Bu proje Bursa’nın ortak başarısıdır. Şimdi TEKNOSAB’da yeni bir dönem başlatıyor, yeni bir ekosistem oluşturuyoruz. 2030 Vizyonumuzun ana merkezinde Bursa’nın bu kimlik değişimi bulunuyor.” dedi. Bursa’nın bugün ulaştığı ekonomik gücün, geçmişte ortaya konulan vizyoner adımların ve alınan cesur kararların bir sonucu olduğunu ifade eden Başkan Burkay, vizyonun çoğu zaman ortaya konulduğu dönemde tam olarak anlaşılmadığını belirtti. Gemlik Serbest Bölgesi’nin BTSO öncülüğünde hayata geçirildiğini hatırlatan Burkay, “Gemlik Serbest Bölgesi’nin kurucusu BTSO’dur. Proje hayata geçirilirken Celal Sönmez Başkanımız vizyoner bir başkandı ve bu proje nedeniyle birçok eleştiri aldı. Bugün baktığımızda Gemlik Serbest Bölgesi, Bursa’nın en başarılı projelerinden biri olarak öne çıkıyor. 1960’lı yıllarda Bursa OSB’nin kuruluş sürecinde de basında bu projeyi destekleyen neredeyse tek bir yazı yoktu. Bugün gelinen nokta ortada.” diye konuştu. “Bursa Vizyoner Adımlarla Bugünkü Konumuna Ulaştı” Bursa’nın bugün 20 milyar dolarlık ihracatı, güçlü üretim altyapısı ve istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin öncü kentlerinden biri olduğunu vurgulayan Burkay, “Bursa bugün bulunduğu konuma oturarak gelmedi. Risk alarak, cesur adımlar atarak ve aksiyon alarak bu noktaya ulaştı. 1889’da Osman Fevzi Efendi ve arkadaşları BTSO’yu kurdu. 1961’de Bursa OSB’nin kuruluş kararı alındı. 1998’de BUSEB’in kuruluşu gerçekleştirildi. 2016’da ise TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve MESYEB gibi vizyoner projelerin kararları BTSO Meclisi’nde alındı. Bugün bizim görevimiz, bu vizyonun devamını sağlamak. Bursa’nın bugün ulaştığı seviyenin arkasında BTSO’nun ortaya koyduğu vizyon, iş dünyamızın kararlılığı ve cesur kararlar var. Şimdi bu anlayışı daha ileri taşımak zorundayız. Bursa’nın geleceğini şekillendirecek yeni adımları atmak ve bu vizyonu gelecek nesillere taşımak bizim sorumluluğumuz.” ifadelerini kullandı. “KOBİ OSB Herkesin İhtiyacına Cevap Verecek” TEKNOSAB KOBİ OSB projesi için 2022 yılında AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan toplantının bir milat olduğunu ifade eden Başkan Burkay, 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüştüklerini, ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile proje onay süreçlerini tamamladıklarını aktardı. Projenin Bursa Valiliği koordinasyonunda ilerlediğini belirten Burkay, “2022 yılında talepte bulunan tüm firmalarımızın bilgileri mevcut. Yeni iş modelimizi bu veriler ışığında kurguladık. İşin matematiği tüm ihtiyaçları karşılayacak boyutta. Kimse merak etmesin, başvuran herkes projede yerini alacak.” dedi. Plastik Sektöründe Öncelik KOBİ OSB Plastik sektörünün KOBİ OSB projesinin en önemli muhataplarından biri olduğunu ifade eden Burkay, “Bu projeye en çok ihtiyacı olan sektörlerden biri sizlersiniz. Önümüzdeki 15 yılda Bursa’da bu ölçekte bir mekânsal planlama olmayacak. Büyümeyi ve yatırımı hedefleyen tüm KOBİ’lerimiz mutlaka başvurularını yapsın. Biz bu proje için Bursa-Ankara arasında mekik dokuduk. Şirketimde yapmadığım kadar toplantı yaptım. Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım, şikâyette bulunmadım. Şikâyet eden insanın iş yapmaya niyeti yoktur. Biz Şubat ayında bu işi tamamladık. 3 bin 500 üretici, 3 bin 500 ticari alan olmak üzere toplam 7 bin KOBİ bu ekosistemde buluşacak. Yatırımcı değil, gerçek üreticiler ve ihtiyacı olan BTSO üyeleri faydalanacak.” dedi. Sektörü ve Kenti İçin Çalışan Anlayış BTSO için “Burası dertliler topluluğu. Kendisi için değil, sektörü, şehri ve ülkesi için dertlenen insanların olduğu bir kurum.” tanımlamasını yapan Burkay, “14. Komite Çalışma Grubumuzda da bu anlayışla çalışan çok kıymetli isimler var. Sektörün ihtiyaç duyduğu her alanda projeler üretecekler. Biz ekibimizle birlikte işimizin başındayız. KOBİ OSB birinci önceliğimiz, hayata geçireceğimiz ilk proje olacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Plastik sektörümüz de kümelenme modeliyle buradaki yerini alacak.” ifadelerini kullandı. 14. Meslek Komitesi Çalışma Grubu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Alparslan Şenocak, Muhsin Koçaslan ve Haşim Kılıç, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BTSO Konsey Başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Hem şifa deposu hem lezzetli: Pratik mor soğan turşusu Haber

Hem şifa deposu hem lezzetli: Pratik mor soğan turşusu

SOFRALARIN YENİ GÖZDESİ: 15 DAKİKADA ÇITIR KIRMIZI SOĞAN TURŞUSU Son yıllarda restoran tabaklarından ev mutfaklarına hızla yayılan kırmızı soğan turşusu, hem canlı pembe rengi hem de damakta bıraktığı mayhoş aromasıyla sofraların vazgeçilmezi haline geldi. Günlerce beklemeyi gerektiren geleneksel turşuların aksine, pratik salamura yöntemiyle kısa sürede tüketilebilir hale gelen bu lezzet; et yemekleri, burgerler, salatalar ve hatta kahvaltıların kurtarıcısı oluyor. Gerekli Malzemeler *2-3 adet orta boy kırmızı (mor) soğan *1 su bardağı elma sirkesi (isteğe göre üzüm sirkesi de kullanılabilir) *1 su bardağı ılık su *1 yemek kaşığı toz şeker (veya 1 tatlı kaşığı bal) *1 tatlı kaşığı kaya tuzu *Aroma vericiler (isteğe bağlı): 5-6 adet tane karabiber, 1 diş sarımsak, 1 adet defne yaprağı veya bir dal taze biberiye Adım Adım Hazırlanışı Doğrama: Kırmızı soğanları soyduktan sonra yarım ay (piyazlık) şeklinde, çok ince olmayacak şekilde doğrayın. Çıtır kalması için dilimlerin eşit kalınlıkta olmasına özen gösterin. Kavanozlama: Doğranan soğanları temiz bir cam kavanoza bastırarak doldurun. Aralara sarımsak ve tane karabiberleri serpiştirin. Salamura Karışımı: Küçük bir kapta ılık su, elma sirkesi, kaya tuzu ve şekeri, tuz tamamen eriyene kadar karıştırın. Birleştirme: Hazırladığınız sirkeli karışımı kavanozdaki soğanların üzerine dökün. Sıvının tüm soğanları örttüğünden emin olun. Dinlendirme: Kavanozun kapağını sıkıca kapatın. Oda sıcaklığında 30-40 dakika bekledikten sonra soğanların canlı pembe bir renge büründüğünü göreceksiniz. Bu aşamadan sonra buzdolabına kaldırın; 2-3 saat sonra tüketime hazırdır. Buzdolabında 2-3 hafta tazeliğini ve çıtırlığını korur. MOR SOĞAN TURŞUSUNUN VÜCUDA FAYDALARI Kırmızı soğan turşusu yalnızca sofraya renk katmakla kalmıyor, içerdiği zengin bileşenlerle adeta doğal bir koruyucu kalkan görevi üstleniyor: Doğal Antioksidan Deposu: Kırmızı soğana rengini veren antosiyaninler ve zengin kuersetin bileşeni, hücresel hasara karşı savaşarak vücuttaki iltihaplanmayı (enflamasyonu) azaltmaya yardımcı olur. Bağırsak Dostu ve Sindirim Kolaylaştırıcı: Sirke ile birleşen soğanın lifli yapısı, sindirim enzimlerini harekete geçirir. Özellikle ağır et yemeklerinin yanında tüketildiğinde mideyi rahatlatır ve hazımsızlığı önler. Kan Şekerini Dengelemeye Yardımcı: Yapılan araştırmalar, sirkeli salamura ortamında yumuşayan soğanın glisemik dalgalanmaları hafifleterek tokluk hissini uzattığını göstermektedir. Kalp ve Damar Sağlığı: Düzenli olarak tüketilen mor sebzeler, damar elastikiyetini destekleyerek kötü kolesterolün (LDL) dengelenmesine katkı sağlar.

Eski CarrefourSA arazisi Meclis gündeminde: 3 bakana önerge Haber

Eski CarrefourSA arazisi Meclis gündeminde: 3 bakana önerge

BURSA'DAKİ DEV ARAZİ VE 120 MİLYON DOLARLIK İŞLEM TBMM GÜNDEMİNDE: 3 BAKANA SORU YAĞMURU İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu; sermaye piyasaları, gayrimenkul sektörü ve kamu iştirakleri üçgeninde son dönemde gerçekleşen yüksek tutarlı mali işlemleri Meclis gündemine taşıdı. Türkoğlu; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunduğu ayrı ayrı soru önergeleriyle, arka arkaya gelen kritik finansal hamlelerin kapsamlı bir şekilde denetlenmesini istedi. TÜRKOĞLU'NUN SUNDUĞU ÖNERGELERDE, BİRBİRİNİ TAKİP EDEN ÜÇ TEMEL İŞLEM VE TARİH ÖNE ÇIKTI: 20 Temmuz 2026: Katılımevim'in, Nilüfer'deki araziyi bünyesinde barındıran Bainbridge Gayrimenkul’deki yüzde 70 payını 120 milyon dolar nakit bedelle iki ayrı firmaya satması. 7 Ağustos 2026: Bursa Nilüfer’de geçmişte CarrefourSA’nın yer aldığı yaklaşık 100 bin metrekarelik taşınmazın Emlak Konut GYO’ya devredildiğine dair iddiaların gündeme gelmesi. 30 Ağustos 2026: Pusula Finans Holding’in, Katılımevim paylarında 10 milyar TL’yi aşmayacak büyüklükte ilave hisse alımı yapacağını duyurması. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI’NA: "120 MİLYON DOLARIN KAYNAĞI VE AKIBETİ NEDİR?" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verilen önergede, peşin ödendiği açıklanan 120 milyon dolarlık kaynağın hangi bankacılık kanallarıyla Türkiye’ye girdiği ve sonrasında hangi hesaplara aktarıldığı soruldu. İşlemlerin Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından incelenip incelenmediğini sorgulayan Türkoğlu, 120 milyon dolarlık pay satışı ile ardından gelen 10 milyar TL’lik borsa alım kararı arasında herhangi bir bağlantı bulunup bulunmadığının aydınlatılmasını talep etti. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA: "BURSA'DAKİ STRATEJİK ARAZİ EMLAK KONUT'A GEÇTİ Mİ?" Bursa Nilüfer'deki eski CarrefourSA arazisinin akıbetini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na soran Türkoğlu, taşınmazın Emlak Konut GYO mülkiyetine geçip geçmediğini gündeme getirdi. Önergede; satış gerçekleştiyse belirlenen ekspertiz değeri, ödenen tutar, ödemenin kime yapıldığı ve bu çapta bir işlemin Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) neden kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmadığı soruları yöneltildi. ADALET BAKANLIĞI’NA: "HERHANGİ BİR ADLİ SORUŞTURMA VEYA TEDBİR VAR MI?" Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yöneltilen önergede ise söz konusu şirketler ve devir işlemleriyle ilgili adli bir incelemenin bulunup bulunmadığı soruldu. Türkoğlu; tapu devir zinciri, banka hesap hareketleri, menkul kıymet transferleri ve şirket yönetim kurulu kararlarının soruşturma konusu olup olmadığını, mal kaçırma ya da kamuyu zarara uğratma riskine karşı herhangi bir adli tedbir uygulanıp uygulanmadığını sordu. "KAMU KAYNAĞI VARSA ŞEFFAFLIK ŞART" İşlemlerin tamamının bütüncül olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Türkoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "120 milyon dolarlık bir pay satışı, Bursa için hayati önemdeki 100 bin metrekarelik bir taşınmazın devri ve 10 milyar liralık hisse alımı kararı tesadüfi birer işlem olarak görülemez. Eğer işin içinde bir kamu iştiraki ve kamu kaynağı bulunuyorsa, bu sürecin her aşaması şeffaf olmak zorundadır. Soruların cevabı Meclis çatısı altında açıkça verilmelidir."

Pazar sofrasına çıtır lezzet: Patatesli peynirli börek Haber

Pazar sofrasına çıtır lezzet: Patatesli peynirli börek

PAZAR SABAHININ YILDIZI: FIRINDAN YENİ ÇIKMIŞ ÇITIR PATATESLİ VE PEYNİRLİ TEPSİ BÖREĞİ Pazar kahvaltıları aceleye gelmez; demliğin buharı tüterken masada uzayan sohbetlerin tadı bir başkadır. Sofrayı sıradanlıktan çıkarıp bir ziyafete dönüştürmek isteyenler için hazırlaması son derece pratik, lezzeti ise saatlerce konuşulacak patatesli ve peynirli börek tarifi kurtarıcı oluyor. Gerekli Malzemeler Hamuru ve Tabanı İçin: *4 adet taze günlük yufka Lezzet Veren Sosu İçin: *1 su bardağı süt *Yarım su bardağı yoğurt *Yarım su bardağı zeytinyağı (veya sıvı yağ) *2 adet yumurta (birinin sarısı üzerine ayrılacak) *1 şişe maden suyu (böreğin kabarmasını ve dışının çıtır kalmasını sağlar) Doyurucu İç Harcı İçin: *3 adet orta boy haşlanmış patates *150 gram tam yağlı beyaz peynir veya lor peyniri *1 adet orta boy kuru soğan (ince kıyılmış ve az yağda pembeleştirilmiş) *Yarım demet ince kıyılmış taze maydanoz *1 tatlı kaşığı tatlı toz kırmızı biber *Yarım çay kaşığı karabiber ve damak tadına göre tuz Üzeri İçin: *Ayrılan yumurta sarısı *1 yemek kaşığı zeytinyağı *Çörek otu ve susam Adım Adım Hazırlanışı İç Harcı Hazırlayın: Haşlanmış patatesleri henüz sıcakken çatalla ezin. Pembeleştirdiğiniz soğanları, ufalanmış beyaz peyniri, kıyılmış maydanozu ve baharatları ekleyip homojen bir harç elde edin. Sosu Çırpın: Derin bir kapta süt, yoğurt, yağ, yumurta ve maden suyunu pürüzsüz hale gelene kadar çırpın. Katları Dizme: Yağlanmış fırın tepsisine ilk yufkayı kenarlardan taşacak şekilde serin. Hazırladığınız sostan birkaç kepçe gezdirin. İkinci yufkayı parçalayarak araya yerleştirin ve yine sos dökün. Harcı Buluşturun: Hazırladığınız patatesli peynirli iç harcı eşit şekilde bu kata yayın. Kapatma: Üçüncü yufkayı harcın üzerine serip soslayın. Tepsinin kenarından sarkan ilk yufkayı içeri doğru katlayın. En üste son yufkayı düzgünce serin. Fırına Sürün: Kalan sos ile ayrılan yumurta sarısı ve bir kaşık yağı karıştırıp böreğin üzerine bolca sürün. Çörek otu ve susam serptikten sonra böreği fırına vermeden önce dilimleyin (böylece sosu içine çeker). Pişirme: Önceden ısıtılmış 180°C fırında, altı ve üstü nar gibi kızarana kadar yaklaşık 35-40 dakika pişirin. YANINA EN ÇOK NE YAKIŞIR? Fırından sıcacık çıkan patatesli böreğin yanına ağır mezeler yerine sofrayı tazeleyen eşlikçiler mükemmel gider: Zeytinyağlı & Sarımsaklı Köz Kapya Biber Salatası: Fırınlanmış kırmızı biberleri ceviz, biraz sarımsak, zeytinyağı ve nar ekşisiyle harmanlayarak böreğin yumuşak dokusunu dengeli bir asiditeyle tamamlayabilirsiniz. Taze Nane ve Çengelköy Salatalık Söğüşü: İnce kıyılmış taze nane yaprakları, çıtır salatalık ve üzerine sıkılmış birkaç damla limon suyu sabah ferahlığını artırır. Demli Çay: Elbette bu tablonun olmazsa olmazı; taze demlenmiş, demi yerinde berrak bir bardak çay.

Ümit Özdağ'dan çarpıcı çıkış: Bu fon krizi 2001'den daha derin Haber

Ümit Özdağ'dan çarpıcı çıkış: Bu fon krizi 2001'den daha derin

ÜMİT ÖZDAĞ İZMİR’DE GÜNDEMİ SALLADI: "FON MAĞDURİYETLERİ SEÇİMLERİ KÖKTEN ETKİLEYECEK" Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, iki günlük İzmir temasları kapsamında partisinin İl Başkanlığı binasında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Türkiye'nin ağır bir ekonomik ve siyasi buhrandan geçtiğini belirten Özdağ; fon manipülasyonları, Orta Doğu dış politikası, okullardaki şiddet olayları ve sığınmacı krizi hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. "BU FON VURGUNU 2001 KRİZİNİ BİLE GÖLGEDE BIRAKIR" Türkiye'de 500 bini aşkın küçük yatırımcının devlet denetimine güvenerek birikimlerini fonlara yatırdığını ifade eden Özdağ, ortaya çıkan 20 milyar dolarlık zararın hesabının sorulması gerektiğini belirtti: "Bu 500 bin insan rulet oynamadı, poker masasına oturmadı. Devletin güvencesine inanarak birikimlerini yatırdı. Zarar tüm vergi mükelleflerine yüklenemez; para yok olmadı, çalındı. Devlet bu parayı çalanlardan alıp doğrudan mağdurlara iade etmek zorundadır. 2001 krizinin 2002 seçimlerini nasıl sarstığını gördük; bu kriz de yapılacak ilk genel seçimlerin kaderini kökten belirleyecektir." DIŞİŞLERİ'NE HUSİ ELEŞTİRİSİ: "TÜRKİYE'Yİ SAVAŞA MI SOKMAK İSTİYORSUNUZ?" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Yemen ve Husilere yönelik açıklamalarını eleştiren Özdağ, Türkiye'nin milli çıkarları dışında bir savaşa sürüklenemeyeceğini savundu: "Dışişleri Bakanımız kendisini adeta bir savaş bakanı ilan etti. Türkiye, Yemen'e 3 bin 300 kilometre öteye operasyon mu düzenleyecek? Husiler İsrail'in hedefinde; siz bu politikayla bölgede kime hizmet ediyorsunuz ve Türkiye-İran ilişkilerini nereye sürüklüyorsunuz? Orta Doğu politikasının ekseni çatışma değil, barış ve ekonomik iş birliği olmalıdır." "OKULLARDAKİ ŞİDDETİN SEBEBİ YALNIZCA GÜVENLİK DEĞİL" Eğitim kurumlarında tırmanan şiddet olaylarının sadece bina girişlerine güvenlik koyarak çözülemeyeceğini kaydeden Özdağ, popüler dizilerdeki mafya özentiliğine ve cezasızlık algısına dikkat çekti. Özdağ, İçişleri, Milli Eğitim ile Gençlik ve Spor Bakanlıkları arasında entegre bir "erken uyarı ve ihbar sistemi" kurulması gerektiğini kaydetti. İTTİFAK MESAJI: "ADRESİMİZ ATATÜRK İLKELERİ" Gelecek seçim takvimine ve ittifak olasılıklarına da değinen Genel Başkan Özdağ, "Cumhuriyet'in kuruluş değerlerini ve Atatürk devrimlerini savunan herkese kapımız açık. Birleşeceksek Atatürk çizgisinde birleşelim. Partilerin oy oranına veya büyüklüğüne bakmaksızın bu ortak paydada buluşan tüm partilerle istişareye hazırız" diyerek olası birlikteliklerin zeminini açıkladı. "HUKUKSUZ VATANDAŞLIKLAR İPTAL EDİLECEK" Sığınmacılara verilen vatandaşlıkların usulsüz olduğunu ve iktidara geldiklerinde iptal edileceğini savunan Özdağ, demografik tablonun geri dönülmez bir tehdit haline geldiğini söyledi. Özdağ, okullardaki yabancı öğrenci sayıları ile açıklanan resmi nüfus verilerinin birbiriyle örtüşmediğini öne sürerek konunun takipçisi olacaklarını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.