SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İnsan için ‘kalite belgesi’ mümkün mü?

Yazının Giriş Tarihi: 29.12.2021 04:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.12.2021 04:39

Acaba varlığımızı düşünürken, kendimize “iyi bir insan mıyım, ne kadar adilim?” sorularını yöneltebildiğimiz oluyor mu?

Ne demişler:

Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri…

“Keşke” demek; bir şeyler için geç kalınmışlıktır.

Önemli olan “keşke”lerden önce kişinin kendi muhasebesini yapabilmesi ve insanlığını sorgulayabilmesidir.

***

Peki, her türlü ürüne kalite belgesi alındığı günümüzde, insanın kalite belgesi alması mümkün müdür?

Sorunun cevabına ulaşabilmek için önce özellikle son yıllarda toplum içinde insan siluetinde bulunan ‘insanımsı canlılar’dan bahsetmek isterim:   

Bunlar yalan ve iftiradan nemalanırlar.

Kokuşmuş düşünceleri ile başkalarına çamur sürmeye alışkınlardır.  

“Kişi, kendinden bilir işi” sözünden hareketle; kendi çürük ilişkilerine öyle dalmışlardır ki ufacık beyinleri ile canının istediğini karalamaya çalışırlar.  

Üç kuruş için babasını satar, yanlışların üstünü örter, orada burada dolaşıp, bilgiçlik taslarlar.

Para için yapmayacakları şey yoktur. O nedenle rahatlıkla satın alınabilirler.

Namussuzların cesaretine sahiptirler.

Bunların en büyük namussuzluğu ise başkalarını da kendileri gibi namussuz sanmalarıdır.

Hemen hepsi sosyal medya yalakası olup, dolandırıcıların namus çığırtkanlığını yaparlar.

Aynı zamanda spekülatörlük vasıfları yüksektir. Her devre uyar, vur kaç yöntemine bayılırlar.

Arkadaş canlısıdırlar. En çok da ‘getirim’ arkadaşlığına bayılırlar.

Ama fırsatını buldular mı her şeyi satma potansiyelleri vardır.

Bu insanımsı canlılar, en çok göz ününde olabilecekleri işleri yapmayı severler.

Şehrin kalantor (kelânter) abileri ile dirsek teması kurmaya, onları pohpohlamaya bayılırlar.

Bunun da nedeni kalantor abileri tarafından cepleri okşansın isterler.

Birbirlerini bilir, birbirilerini alkışlamaya bayılır ama ters düştüklerinde birbirlerini ‘ham yapmaktan’ çekinmezler.

***

Evet, bu tanımlamalardan sonra insanımsı varlıklardan çevrenizde ne kadar çok olduğunu düşünmediyseniz, şanslı azınlıktasınız!

Şimdi yazının en başında sorduğumuz sorunun cevabını verebiliriz:

Siyasette, hukukta, dini öğretilerde, çarpıklıklar içindeki kabullenişin sonucu sistemin çürümüşlüğü yalnız değil.

İnsan bunlardan daha da çürük ve kokuşmuş…

Buna izin verdiğimiz için hepimiz suçluyuz ve “insan için kalite belgesi almak mı”, sistemin torpilli çarkında yalakanız ya da kalantor dayınız da olsa bu mümkün değil!

Fakat bunca kokuşmuşluğun içerisinde; yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsak, onları yendik demektir.  

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..