Dün akşam Bursa basını olarak, Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika CEO’su Murat Tarakçıoğlu’nun nazik davetiyle Crown Plaza’da kurulan gönül sofrasındaydık. Ramazan’ın o eşsiz ruhunu; samimi bir sohbet, yerel basının gücü ve küresel bir vizyonla harmanlayarak soluduk. Murat Bey ve ekibi bizi her zamanki zarafetiyle, tam bir "Bursalı" sıcaklığıyla ağırladı.
Masada sadece iftar menüsü değil; Bursa’nın tarımı, suyun geleceği, kadın çiftçilerin emeği ve bazen de haksız yere maruz kalınan o "sanayi" ithamları vardı.
Murat Tarakçıoğlu konuşmasına çok insani ve hepimizin kalbine dokunan bir yerden girdi. Yakın coğrafyamızda devam eden çatışmalara değinerek; savaşlarda en çok masumların, ailelerin ve çocukların mağdur olduğunu hatırlattı. Ramazan ayının özünde yatan birlik, beraberlik ve sağduyu kavramlarının, bugün dünyadaki karışıklık içinde her zamankinden çok daha kıymetli olduğunun altını çizdi.
Sohbetin en kritik başlığı, hepimizin ortak yarası olan İznik Gölü’ndeki su çekilmesiydi. Murat Bey bu konuda adeta bir "gerçeklik manifestosu" sundu. Bilgi kirliliğinin ne denli büyük olduğunu anlatırken rakamları çok net bir şekilde önümüze koydu: İznik Gölü son 10 senede 1,5 kilometrekare küçülmüştü. Ancak bu kaybın asıl müsebbibi sanılanın aksine sanayi değil; devlet raporlarıyla da tescillendiği üzere, yüzde 48 oranında tarımdaki yanlış su kullanımıydı.
Murat Bey, tesislerinin göle tam 4,5 kilometre uzaklıkta olduğunu hatırlatarak; sanayinin payının bu tabloda çok düşük, Cargill’in payının ise neredeyse olmadığını bilimsel raporlara dayanarak aktardı. Ama beni en çok etkileyen, Cargill’in "suçumuz yok" deyip kenara çekilmemesi oldu. Çözümün parçası olmak adına başlattıkları su geri kazanım projesiyle şimdiye kadar 374 bin metreküp suyu geri kazandıklarını, hedeflerinin ise bu rakamı 1 milyon metreküpe çıkarmak olduğunu paylaştı. Yani sadece konuşmuyorlar, ellerini taşın altına koyuyorlar.
Gecenin bir diğer güzel haberi ise "1000 Çiftçi 1000 Bereket" projesinden geldi. Yedinci yılını dolduran bu devasa sosyal sorumluluk hamlesi, artık 7 binin üzerinde çiftçiye dokunuyor. Murat Bey’in gözlerindeki heyecan, projeye dahil edilen 500 kadın zeytin üreticisi sayısını üç katına çıkaracaklarını söylerken görülmeye değerdi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi bu vizyonu paylaşmak, toplumsal eşitlik adına çok kıymetli bir duruştu.
Akşamın sonunda masadan kalkarken Murat Bey’in şu sözü kulaklarımda çınlıyordu: "Bursa bizim gözbebeğimiz, topluma kattığımız değer kadar varız." Orhangazi’deki Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nden tutun da tarladaki çiftçinin eğitimine kadar uzanan bu yolculuk, Cargill’in Bursa’yı sadece bir yatırım alanı değil, bir "ev" olarak gördüğünün kanıtı.
Emeği geçen, Bursa’nın değerini bilen ve gerçekleri bilimsel verilerle konuşan Murat Tarakçıoğlu ve ekibine teşekkürler. Bursa’nın geleceği, işte bu sağduyulu ve sorumlu yaklaşımlarla çok daha parlak olacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
Cargill'den şeffaf açıklama…
Dün akşam Bursa basını olarak, Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika CEO’su Murat Tarakçıoğlu’nun nazik davetiyle Crown Plaza’da kurulan gönül sofrasındaydık. Ramazan’ın o eşsiz ruhunu; samimi bir sohbet, yerel basının gücü ve küresel bir vizyonla harmanlayarak soluduk. Murat Bey ve ekibi bizi her zamanki zarafetiyle, tam bir "Bursalı" sıcaklığıyla ağırladı.
Masada sadece iftar menüsü değil; Bursa’nın tarımı, suyun geleceği, kadın çiftçilerin emeği ve bazen de haksız yere maruz kalınan o "sanayi" ithamları vardı.
Murat Tarakçıoğlu konuşmasına çok insani ve hepimizin kalbine dokunan bir yerden girdi. Yakın coğrafyamızda devam eden çatışmalara değinerek; savaşlarda en çok masumların, ailelerin ve çocukların mağdur olduğunu hatırlattı. Ramazan ayının özünde yatan birlik, beraberlik ve sağduyu kavramlarının, bugün dünyadaki karışıklık içinde her zamankinden çok daha kıymetli olduğunun altını çizdi.
Sohbetin en kritik başlığı, hepimizin ortak yarası olan İznik Gölü’ndeki su çekilmesiydi. Murat Bey bu konuda adeta bir "gerçeklik manifestosu" sundu. Bilgi kirliliğinin ne denli büyük olduğunu anlatırken rakamları çok net bir şekilde önümüze koydu: İznik Gölü son 10 senede 1,5 kilometrekare küçülmüştü. Ancak bu kaybın asıl müsebbibi sanılanın aksine sanayi değil; devlet raporlarıyla da tescillendiği üzere, yüzde 48 oranında tarımdaki yanlış su kullanımıydı.
Murat Bey, tesislerinin göle tam 4,5 kilometre uzaklıkta olduğunu hatırlatarak; sanayinin payının bu tabloda çok düşük, Cargill’in payının ise neredeyse olmadığını bilimsel raporlara dayanarak aktardı. Ama beni en çok etkileyen, Cargill’in "suçumuz yok" deyip kenara çekilmemesi oldu. Çözümün parçası olmak adına başlattıkları su geri kazanım projesiyle şimdiye kadar 374 bin metreküp suyu geri kazandıklarını, hedeflerinin ise bu rakamı 1 milyon metreküpe çıkarmak olduğunu paylaştı. Yani sadece konuşmuyorlar, ellerini taşın altına koyuyorlar.
Gecenin bir diğer güzel haberi ise "1000 Çiftçi 1000 Bereket" projesinden geldi. Yedinci yılını dolduran bu devasa sosyal sorumluluk hamlesi, artık 7 binin üzerinde çiftçiye dokunuyor. Murat Bey’in gözlerindeki heyecan, projeye dahil edilen 500 kadın zeytin üreticisi sayısını üç katına çıkaracaklarını söylerken görülmeye değerdi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi bu vizyonu paylaşmak, toplumsal eşitlik adına çok kıymetli bir duruştu.
Akşamın sonunda masadan kalkarken Murat Bey’in şu sözü kulaklarımda çınlıyordu: "Bursa bizim gözbebeğimiz, topluma kattığımız değer kadar varız." Orhangazi’deki Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nden tutun da tarladaki çiftçinin eğitimine kadar uzanan bu yolculuk, Cargill’in Bursa’yı sadece bir yatırım alanı değil, bir "ev" olarak gördüğünün kanıtı.
Emeği geçen, Bursa’nın değerini bilen ve gerçekleri bilimsel verilerle konuşan Murat Tarakçıoğlu ve ekibine teşekkürler. Bursa’nın geleceği, işte bu sağduyulu ve sorumlu yaklaşımlarla çok daha parlak olacak.