SON DAKİKA
Hava Durumu

Deprem Gerçeği Çocukken Öğretilir…

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2026 21:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 22:26

Deprem bu coğrafyanın kaderi mi? Hayır.

Ama hazırlıksız yakalanmak bizim tercihimiz olabilir.

Gözlerimizi dolduran, canımızı yakan o büyük felaketin üzerinden zaman geçti. 6 Şubat’ta “Asrın Felaketi” ile sarsılırken hepimiz aynı yemini etmiştik:

“Bir daha asla hazırlıksız yakalanmayacağız.” Peki, aradan geçen sürede Bursa olarak ne yaptık?

Akademik odalar raporlar hazırladı, uzmanlar uyardı, yerel yönetimler farkındalık çalışmaları yürüttü. Osmangazi Belediyesi’nin Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlediği, Japon Deprem Uzmanı ve İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki’nin katıldığı çocuk söyleşisi bu anlamda son derece kıymetliydi. Çünkü deprem bilinci korkuyla değil, bilgiyle büyür. Ve bu bilinç ne kadar erken yaşta kazandırılırsa, o kadar güçlü olur.

Moriwaki’nin altını çizdiği gerçek son derece çarpıcıydı:

“Depreme hazırlıklı olmak, hasarları yüzde 70 azaltabilir.”

Bu cümle bize çok önemli bir gerçeği hatırlatıyor. Deprem öldürmez. İhmal öldürür.

Bursa’nın Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun etkisi altında olduğu bilimsel bir gerçek. Marmara’da yaşanacak büyük bir deprem, yumuşak zemin nedeniyle Bursa’yı da ciddi şekilde etkileyebilir. Gemlik’ten Bandırma’ya uzanan fay hattının uzun süredir büyük bir deprem üretmemiş olması ise “olmaz” anlamına değil, aksine “her an olabilir” gerçeğine işaret ediyor.

Ancak işin en acı tarafı, tehlikeyi bilmemize rağmen yeterince harekete geçememiş olmamızdır.

Sokak aralarına, riskli binalara, yılların yükünü taşıyan yorgun yapı stokuna baktığımızda gerçekle yüzleşiyoruz: Henüz yeterli yolu gidemedik.

Hala rant pazarlıkları, hala “benim binama bir şey olmaz” anlayışı, Bursa’nın deprem gerçeğinin önünde kalın bir duvar gibi duruyor. Moriwaki’nin de hatırlattığı gibi, Türkiye’de binaların yüzde 50’den fazlası riskli. Bursa da bu tablonun dışında değil.

Bir Bursa sakini olarak, benim ve benim gibilerin her sarsıntıda yüreği ağzına geliyor. Ama artık sadece korkuyla yaşamak yetmez. Bu gerçekle bir gün mutlaka yüzleşeceğimizi bilerek önlem almak zorundayız.

Açık konuşalım; kazanç hesabı yapmadan Bursa’yı yenilemek zorundayız. Metrekare, emsal artışı ya da bireysel kazanç hesaplarıyla kaybedecek vaktimiz kalmadı. 6 Şubat bize çok acı bir gerçeği gösterdi: Betonun altındaki o korkunç sessizlikte, kar hesaplarının hiçbir hükmü yok.

Bu noktada farkındalık çalışmalarının çocuklara yönelmesi ise belki de en umut veren gelişme. Yaşam üçgeni nedir, deprem anında merdiven neden tehlikelidir, deprem çantası neden ulaşılabilir bir yerde olmalıdır… Bunları öğrenen bir çocuk yalnızca kendini değil, ailesini de bilinçlendirir. Çünkü bazen farkındalık yukarıdan aşağı değil, çocuktan ebeveyne doğru yayılır.

Depremi sadece yaşandığında hatırlayan değil, deprem gelmeden hazırlanan bir toplum olmak zorundayız. Çünkü deprem; siyaset üstü, kurumlar üstü, hepimizin ortak meselesidir.

Bursa sadece dünümüz değil…

Bugünümüz ve evlatlarımıza bırakacağımız yarınımızdır.

Eğer biz bu emanete, yerin altındaki asırlık suskunluğa rağmen sahip çıkmazsak, yarın sığınacak bir gölgemiz kalmayacak.

Artık silkelenme zamanı.

Artık bireysel çıkarların ötesine geçme zamanı.

Ve o soruyu her gün kendimize sormak zorundayız: Biz depreme hazır mıyız?

Unutmayalım… Bursa’nın binalarını yenileyebiliriz ama yitip giden canlarımızı geri getiremeyiz. Çünkü bu kadim topraklardan başka bir yuvamız, başka bir Bursa’mız yok.

Sesimi duyan var mı?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.