İstanbul Fuar Merkezi’nde, Türkiye’nin gurur kaynaklarından biri olan ve dünya ev tekstili sektörünün kalbinin attığı ‘HOMETEX 2026 Ev Tekstili Fuarı’ndaydım. 19 Mayıs’ta açılan fuar 22 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini bekliyor olacak.
Fuar alanına girdiğiniz an, o bildiğimiz devasa organizasyon gücü sizi karşılıyor. Dile kolay; 11 hol, yaklaşık 200 bin metrekarelik dev bir alan ve tasarımlarıyla göz kamaştıran 600’e yakın Türk firması…
Açılış kürsüsünde haklı bir gurur tablosu çizildi.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin ev tekstilinde Avrupa birincisi, dünyada ise beşinci olduğunu vurgularken, geçmişte sektörün kalbi olan Frankfurt’un yerini artık İstanbul’un aldığını söyledi.
TETSİAD Başkanı Murat Şahinler ise, küresel krizlere ve yakın coğrafyamızdaki savaşlara rağmen fuarın katılım gücünü koruduğunu belirtti. Rakamlar, hedefler, vizyonlar gerçekten de büyük bir başarı hikayesine işaret ediyor.
HOMETEX’in ulaştığı ölçek, artık yalnızca bir sektör fuarının ötesinde değerlendirilmeyi hak ediyor.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’ın da vurguladığı gibi, Türkiye’nin üretim gücü ile tasarım kapasitesini aynı platformda dünyaya sunabilmesi, ev tekstili sektörünün uluslararası rekabette geldiği noktayı açık biçimde gösteriyor. Özellikle fuar destekleri ve alım heyetleriyle güçlenen organizasyonlar, sadece firmaların ticari hacmini artırmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin küresel ticaretteki marka değerine de katkı sağlıyor.
Bugün HOMETEX, Türkiye’nin üretim odaklı büyüme vizyonunun somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Fuarın açılış gününde, daha önceki yılları da değerlendirerek bir gözlemimden de bahsetmek istiyorum:
HOMETEX’in önceki yıllarında daha kalabalık, iğne atsan yere düşmeyen, koridorlarında yürümekte zorlanılan açılış günlerine şahit olduk. Bu yıl ise özellikle ziyaretçi yoğunluğunda, önceki yılların o taşan enerjisinin bir miktar geride kaldığı hissediliyordu. Evet, 45 ülkeden 250’ye yakın nitelikli alıcı getirilmiş, bakanlık destekleri artırılmış, KFA Fuarcılık yine profesyonel bir iş çıkarmış. Fakat hollerde gezerken o eski, cıvıl cıvıl ve heyecanlı kalabalığın yerini daha temkinli bir bekleyişe bıraktığını görüyorsunuz.
Bu durum küresel ekonominin ve içerideki maliyet baskılarının sahaya yansıması olarak görülebilir. İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu’nun da satır arasında bahsettiği gibi; sektör ciddi bir maliyet baskısı, kur dengesi ve enerji giderleri sarmalında. Dünyada bir talep daralması var ve bu daralma, fuar koridorlarındaki ayak seslerinin azalması olarak karşımıza çıkmış olabilir.
Tam da bu noktada, TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin şu sözleri önemli:
“Artık üretmek yetmiyor. Daha verimli üretmek, daha yenilikçi olmak, daha güçlü markalar çıkarmak ve katma değerli ihracatımızı büyütmek zorundayız."
Bu cümleleri bir "dönüşüm sinyali" olarak okumak gerek.
Nitekim İHİB Başkanı Ahmet Öksüz’ün paylaştığı veri çok çarpıcı:
“Avrupa’nın dünyadan yaptığı ithalatta ortalama birim fiyatı 6,2 euro iken, Türkiye’den aldığında bu fiyat 9,7 euroya çıkıyor. Yani biz artık sadece "ucuz iş gücü" değiliz; biz kaliteyiz, biz tasarımla fark yaratıyoruz.”
Fuarın bu yılki en vizyoner hamlesi ise TETSİAD’ın hayata geçirdiği HomeTex.org dijital platformu. Madem fiziksel dünyada küresel krizler, lojistik maliyetler insanları seyahat etmekten alıkoyuyor; o halde dijital ekosistemle üreticiyi ve global alıcıyı 7/24 buluşturmak harika bir hamle.
Özetle;
HOMETEX 2026, Türk ev tekstilinin dünyadaki liderlik iddiasını ve kalitesini bir kez daha kanıtladığı görkemli bir vitrin. Şimdi yapılması gereken; bu harika vitrini dijitalleşmeyle, yapay zekayla ve daha yüksek katma değerle besleyip, hem fiziki hem dijital dünyada daha da güçlendirmek.
Türkiye artık ev tekstilinde yalnızca üretici değil, trend belirleyen bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Emek veren, üreten ve zorlu koşullara rağmen bayrağı indirmeyen tüm firmalarımızın yolu açık olsun.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel BARUTCU
HOMETEX 2026: Kalite, tasarım ve dönüşüm
İstanbul Fuar Merkezi’nde, Türkiye’nin gurur kaynaklarından biri olan ve dünya ev tekstili sektörünün kalbinin attığı ‘HOMETEX 2026 Ev Tekstili Fuarı’ndaydım. 19 Mayıs’ta açılan fuar 22 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini bekliyor olacak.
Fuar alanına girdiğiniz an, o bildiğimiz devasa organizasyon gücü sizi karşılıyor. Dile kolay; 11 hol, yaklaşık 200 bin metrekarelik dev bir alan ve tasarımlarıyla göz kamaştıran 600’e yakın Türk firması…
Açılış kürsüsünde haklı bir gurur tablosu çizildi.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin ev tekstilinde Avrupa birincisi, dünyada ise beşinci olduğunu vurgularken, geçmişte sektörün kalbi olan Frankfurt’un yerini artık İstanbul’un aldığını söyledi.
TETSİAD Başkanı Murat Şahinler ise, küresel krizlere ve yakın coğrafyamızdaki savaşlara rağmen fuarın katılım gücünü koruduğunu belirtti. Rakamlar, hedefler, vizyonlar gerçekten de büyük bir başarı hikayesine işaret ediyor.
HOMETEX’in ulaştığı ölçek, artık yalnızca bir sektör fuarının ötesinde değerlendirilmeyi hak ediyor.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’ın da vurguladığı gibi, Türkiye’nin üretim gücü ile tasarım kapasitesini aynı platformda dünyaya sunabilmesi, ev tekstili sektörünün uluslararası rekabette geldiği noktayı açık biçimde gösteriyor. Özellikle fuar destekleri ve alım heyetleriyle güçlenen organizasyonlar, sadece firmaların ticari hacmini artırmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin küresel ticaretteki marka değerine de katkı sağlıyor.
Bugün HOMETEX, Türkiye’nin üretim odaklı büyüme vizyonunun somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Fuarın açılış gününde, daha önceki yılları da değerlendirerek bir gözlemimden de bahsetmek istiyorum:
HOMETEX’in önceki yıllarında daha kalabalık, iğne atsan yere düşmeyen, koridorlarında yürümekte zorlanılan açılış günlerine şahit olduk. Bu yıl ise özellikle ziyaretçi yoğunluğunda, önceki yılların o taşan enerjisinin bir miktar geride kaldığı hissediliyordu. Evet, 45 ülkeden 250’ye yakın nitelikli alıcı getirilmiş, bakanlık destekleri artırılmış, KFA Fuarcılık yine profesyonel bir iş çıkarmış. Fakat hollerde gezerken o eski, cıvıl cıvıl ve heyecanlı kalabalığın yerini daha temkinli bir bekleyişe bıraktığını görüyorsunuz.
Bu durum küresel ekonominin ve içerideki maliyet baskılarının sahaya yansıması olarak görülebilir. İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu’nun da satır arasında bahsettiği gibi; sektör ciddi bir maliyet baskısı, kur dengesi ve enerji giderleri sarmalında. Dünyada bir talep daralması var ve bu daralma, fuar koridorlarındaki ayak seslerinin azalması olarak karşımıza çıkmış olabilir.
Tam da bu noktada, TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin şu sözleri önemli:
“Artık üretmek yetmiyor. Daha verimli üretmek, daha yenilikçi olmak, daha güçlü markalar çıkarmak ve katma değerli ihracatımızı büyütmek zorundayız."
Bu cümleleri bir "dönüşüm sinyali" olarak okumak gerek.
Nitekim İHİB Başkanı Ahmet Öksüz’ün paylaştığı veri çok çarpıcı:
“Avrupa’nın dünyadan yaptığı ithalatta ortalama birim fiyatı 6,2 euro iken, Türkiye’den aldığında bu fiyat 9,7 euroya çıkıyor. Yani biz artık sadece "ucuz iş gücü" değiliz; biz kaliteyiz, biz tasarımla fark yaratıyoruz.”
Fuarın bu yılki en vizyoner hamlesi ise TETSİAD’ın hayata geçirdiği HomeTex.org dijital platformu. Madem fiziksel dünyada küresel krizler, lojistik maliyetler insanları seyahat etmekten alıkoyuyor; o halde dijital ekosistemle üreticiyi ve global alıcıyı 7/24 buluşturmak harika bir hamle.
Özetle;
HOMETEX 2026, Türk ev tekstilinin dünyadaki liderlik iddiasını ve kalitesini bir kez daha kanıtladığı görkemli bir vitrin. Şimdi yapılması gereken; bu harika vitrini dijitalleşmeyle, yapay zekayla ve daha yüksek katma değerle besleyip, hem fiziki hem dijital dünyada daha da güçlendirmek.
Türkiye artık ev tekstilinde yalnızca üretici değil, trend belirleyen bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Emek veren, üreten ve zorlu koşullara rağmen bayrağı indirmeyen tüm firmalarımızın yolu açık olsun.