SON DAKİKA
Hava Durumu

Özer Matlı da projelerini açıkladı

Yazının Giriş Tarihi: 29.08.2026 12:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.08.2026 12:57

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken artık sadece “Kim aday?” sorusunu değil, “Nasıl bir BTSO istiyoruz?” sorusunu da konuşmak gerekiyor.

Özer Matlı’nın basın toplantısını takip ederken bende en çok bu düşünce oluştu.

Çünkü ortaya koyduğu “Vizyon 2040” programı, yalnızca bir adaylık açıklaması değil; aynı zamanda BTSO’nun nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin bir anlayış önerisi olarak karşımıza çıkıyor.

Elbette seçim dönemlerinde her adayın projeleri ve büyük hedefleri olur. Asıl mesele ise seçim sonrasında bunların ne kadarının hayata geçirilebildiğidir.

Matlı’nın konuşmasında dikkat çeken noktalardan biri de tam olarak buydu: Proje sayısından çok, ortaya çıkan sonuca bakılması gerektiğini savundu.

Özellikle TEKNOSAB üzerinden mevcut yönetime yönelik eleştirilerde bulunan Matlı, fizibilitesi, finansmanı ve takvimi netleşmeden açıklanan projelerin Bursa’ya zaman kaybettirebileceğini söyledi. “Mesele proje sayısı değil, yön ve yöntem meselesi” yaklaşımıyla, oda yönetiminin başarısının binalar veya toplantılarla değil, üyeye sağlanan ekonomik katkıyla ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

Bence bu, üzerinde durulması gereken bir tartışma.

Çünkü Bursa iş dünyasının bugün gerçekten ihtiyacı olan şey; daha fazla proje açıklanması mı, yoksa mevcut projelerin sonuçlarının daha net ortaya konulması mı?

Vizyon 2040’ın dikkat çeken taraflarından biri, doğrudan üyenin günlük hayatına dokunan öneriler içermesi. Faaliyet belgesinin ücretsiz hale getirilmesi, yılda beş temel belgenin bedelsiz verilmesi, aidatların düşürülmesi, finansmana erişim desteği ve ortak satın alma modeli bunlardan bazıları.

Bunlar büyük sloganlardan belki daha mütevazı görünebilir. Ancak bir KOBİ için maliyetin düşmesi, finansmana daha kolay ulaşmak veya bürokratik işlemlerin hızlanması oldukça somut karşılıklar.

Planın uzun vadeli tarafında ise KOBİ OSB’leri, UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü, Güney Marmara Marina Projesi, yapay zekâ ve teknoloji odaklı çalışmalar gibi daha büyük hedefler bulunuyor.

Fakat burada da önemli bir soru var:

Bu projeler ne zaman, hangi kaynakla ve nasıl hayata geçirilecek?

Çünkü bir seçim programının gerçek sınavı, vaatlerin etkileyici olması değil; uygulanabilir ve ölçülebilir olmasıdır.

Matlı, Vizyon 2040’ın sonuç odaklı bir sistem olacağını, projelerin zaman, maliyet, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam gibi göstergeler üzerinden değerlendirileceğini söylüyor.

Bundan sonrası ise seçim sürecinin en önemli kısmı.

Elbette bunlar bir adayın vaatleri. Dolayısıyla bugün gerçekleşmiş gibi değerlendirmek doğru olmaz. Mevcut yönetimin çalışmalarını yalnızca bir adayın eleştirileri üzerinden değerlendirmek de aynı şekilde eksik kalır.

Ancak ortaya konulan soruların Bursa iş dünyası açısından tartışılmasında fayda var.

Çünkü BTSO, yalnızca bir oda değil; on binlerce işletmeyi ilgilendiren önemli bir ekonomik yapı.

Bu nedenle önümüzdeki süreçte yarışın sadece isimler arasında değil, yönetim anlayışları arasında geçmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bursa’nın daha fazla projeden önce daha fazla sonuca ihtiyacı var.

Daha fazla bina değil, daha güçlü işletmeler…

Daha fazla vaat değil, ölçülebilir sonuç…

Ve belki de en önemlisi, verilen sözlerin hesabını verebilen şeffaf bir yönetim anlayışı.

Vizyon 2040’ın gerçekten bir vizyon olup olmadığını ise bugün değil, hayata geçirilen projeler ve ortaya çıkan sonuçlar gösterecek.

Şimdi söz Bursa iş dünyasında; cevabı ise zaman verecek.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.