SON DAKİKA
Hava Durumu

Sermaye Sınıfı ya da Zenginler! -2-

Yazının Giriş Tarihi: 28.05.2024 22:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.05.2024 22:07

Türkiye için belirlenmiş bir yol haritası çerçevesinde tercihli/imtiyazlı gruplara yönelik olarak işleyen mevcut sistem ile bu grupların zihin yapısı bilinmeden milletin gün yüzü görmeyeceği belli.

Sistemden başlayıp sırayla gideyim.

Bu sistemde siyaset, kim hangi inanç ya da ideolojiyi temsil ettiğini ve bundan kaynaklanan ahlak adına hareket ettiğini iddia ederse etsin, bugün yaşadığımız çürümenin de gösterdiği gibi bir değer olarak ahlak üretmez.

Yani Machiavelli’nin dediği gibi ‘Siyaset ahlak değildir’  

Çünkü siyasi ahlak, yaşanılan toplumsallığın ve millette mevcut ahlakın, zihniyetin, inancın ve kültürün siyasete yansımasıdır ve devlette bu ahlaka göre yönetilir.

***

Türkiye’de devlet, ekonomik kaynakları kontrol etmenin, dağıtmanın en kısa, en etkili yolu olduğundan, siyaset ve siyasetçi için bu gücü ele geçirme ve hükmetme mücadelesi, tek amaç haline gelerek, siyaseti ticarileştiriyor.

Ticarileşen yani çıkara ve paraya dönüşen siyaset, kapalı devre haline gelerek asla bilinemeyen kendi karanlık bölgelerini oluşturuyor.

Hayati önemde ki her şey bu bölgede cereyan ediyor, sorulduğunda ise  ‘ticari sır’ perdesiyle örtülüyor.

Böylece sistemin var ettiği siyaset ve siyasetin var ettiği sistem, karşılıklı olarak birbirini besleyip patronaj (vesayet, koruyuculuk, patronluk, çıkara dayalı ast/üst şeması) ilişkisi şeklinde devlet yönetimine yansıyor.

Ticari bir değer haline gelen siyasetin emrindeki bürokrat, bu ilişki ve sistemi benimsediği ölçüde zirvelere çıkıyor.

Çünkü bürokrat değişiminin çok, kalitesinin en düşük olduğu sektörler şaibeli ihalelerin olduğu sektörler. Böylece ehliyet ve liyakat esası devre dışı bırakılarak patronaj ilişkileri pekiştiriliyor.

Türkiye’de devlet gücünü ele geçirenlerin on yıllardır nemalandığı bu sistem sayesinde, belirli bir grup zenginleşirken millet sürekli fakirleşiyor.

150’den fazla değişikliğe uğratılan ihale yasası ile gizli/şaibeli ihalelerde yolsuzluğu ayyuka çıkan hiçbir merkezi/yerel siyasetçi ve bürokratın yargıya sevk edilmemesi patronaj ilişkilerinin derinliğini göstermeye kâfi değil mi?

Kamu aleyhine haksız zenginleşmenin özellikle son yıllarda zirve yaptığı görülmüyor mu?

Siyasetçi (yerel teşkilatlarda dâhil) ve bürokratlar için mal varlığı araştırması yapmayan, nereden buldun diye sormayan ama beytü’l mal hamaseti yapan hiç kimse masum ve samimi değildir, Müslümanlık ve insanlık iddiası da boştur.

Siyaset, sermaye, bürokrasi ve medya dörtlüsü tarafından saat gibi işletilen ve kimler tarafından belirlendiği açık olan belirlenmişlerin dışında kimsenin giremediği bu sistem, esasta demokrasinin demos’unu imha ederek sahte bir siyaset zemini oluşturuyor, sahici ve gerçek olan hiçbir şeyi içine almıyor.

Sahtelik, siyasetçinin kafasını ancak seçim sandığına vurmasıyla nadiren ortaya çıkıyor.

Ama sonrasında ruh ikizi olan iktidarı ve muhalefetiyle aynı sahte düzen devam ettiriliyor.

***

Türkiye’deki siyasi düzeni anlamanın bir yolu da iktidarda ya da muhalefette olsun siyasi partilerin elit oluşturma ve elit devşirme sistemidir. 

Çünkü bu devşirme mekanizmasında sıradan vatandaşın asla çözemeyeceği karanlık ilişkiler var. Bu alan, doymak bilmez nefslerin, daha daha diyenlerin cirit attığı bir zaafiyetler alanı. Çok ayrı bir bakış gerektiriyor.

Bu devşirme düzen, en ehliyetli, en liyakatli kimseleri zirveye taşımıyor. Aksine zirveye bir yeteneksizler, liyakatsizler, ehliyetsizler ordusunu taşıyor. Ha, bunların bir yetenekleri var elbette, o da tırmandığı zirveyi asla bırakmamak.

Mesela, bir kişi hangi kademeleri aşarak ya da aşırtılarak profesyonel politikacı kimliği ile karşımıza çıkıyor sorusuna cevap verebilecek var mı?

Bakın kurumlara, bakanlıklara çoğunun görev yaptığı kurum alanı ile ilgisi olmadığı gibi bazıları da bunu itiraf ediyor zaten.

Bu ülke bu hali nereye kadar taşıyacak ki?

Her yolun bir sonu var, çünkü.

Zenginlerin zihniyeti ve durumuna devam edeceğiz…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.