Hilmi Şanlı: "Hak aramak yürek, sendikacılık karakter ister!"
Hilmi Şanlı: "Hak aramak yürek, sendikacılık karakter ister!"
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı kaleme aldığı değerlendirmede, sendikacılığın promosyon ve takvim dağıtmakla sınırlı olamayacağını belirterek, gerçek sendikacılığın ahlak, adalet, cesaret ve kararlılık gerektirdiğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 06.11.2026 23:13
Haber Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 23:22
Kaynak:
Bülten
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, sendikacılığın yalnızca ziyaret gerçekleştirmek, fotoğraf vermek veya promosyon dağıtmakla sınırlı olmadığını belirterek; ahlaklı, cesur ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Sendikacılığın temel varlık nedeninin kendisine güven duyan ve yetki veren insanların hak, hukuk ve menfaatlerini korumak olduğunu ifade eden Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, yazılı bir açıklama yayımladı.
Sendikaların üyelerinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla var olduğunu hatırlatan Şanlı, "Üyesinin derdiyle dertlenmeyen, sorunlarını gündemine almayan, hakkını ararken sorumluluk üstlenmeyen bir yapının sendikacılık yaptığını söylemek mümkün müdür? Sendikacılık; ziyaretler gerçekleştirmek, fotoğraf vermek, takvim ve promosyon dağıtmakla sınırlı bir faaliyet değildir. Bunlar sendikal çalışmaların bir parçası olabilir ancak özünü oluşturmaz. Sendikacılık; bilgi, birikim, cesaret, kararlılık, mücadele ve her şeyden önce güven ister" ifadelerini kullandı.
"MEMURLARIMIZ SENDİKAL TERCİHLERİNİ SORGULAMALI"
Sendikaların Kanarya Sevenler Derneği hüviyetinde faaliyet göstermemesi gerektiğine işaret eden Hilmi Şanlı, memurların sendikal tercihlerinde dikkat etmesi gereken hususları şu sözlerle dile getirdi:
"Önemli olan sendikanın adı değil, çalışanların hayatında neyi değiştirdiği ve onların haklarına ne ölçüde sahip çıktığıdır. Memurlarımız kendilerine 'Hangi sendika benim hakkımı savunuyor? Hangisi sorunlarımı gündemine alıyor? Hangisi çözüm üretmek için çaba gösteriyor? Hangisi gerektiğinde risk alıyor? Hangisi sözünün arkasında duruyor?' sorularını sormalıdır. Bu soruların cevabı, sendikal tercihin de ölçüsü olmalıdır."
"AHLAKLI, CESUR VE KARARLI SENDİKACILIK ANLAYIŞI"
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen’in mücadele anlayışını da aktaran Şanlı, "Bizim sendikacılık anlayışımızın merkezinde ahlak, adalet, emek ve mücadele vardır. Üyeyi yalnızca aidat ödeyen bir kişi olarak değil, güvenini ve emeğini bize emanet eden bir yol arkadaşı olarak görürüz. Hak ararken haksızlık yapmayı, güç kazanmak uğruna güveni zedelemeyi doğru bulmuyoruz. Gerektiğinde yanlışın karşısında durmaktan, haksızlığa itiraz etmekten çekinmiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de haklının yanında, haksızlığın karşısında; eğilmeden, susmadan ve yorulmadan mücadele edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hilmi Şanlı: "Hak aramak yürek, sendikacılık karakter ister!"
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı kaleme aldığı değerlendirmede, sendikacılığın promosyon ve takvim dağıtmakla sınırlı olamayacağını belirterek, gerçek sendikacılığın ahlak, adalet, cesaret ve kararlılık gerektirdiğini vurguladı.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, sendikacılığın yalnızca ziyaret gerçekleştirmek, fotoğraf vermek veya promosyon dağıtmakla sınırlı olmadığını belirterek; ahlaklı, cesur ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Sendikacılığın temel varlık nedeninin kendisine güven duyan ve yetki veren insanların hak, hukuk ve menfaatlerini korumak olduğunu ifade eden Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, yazılı bir açıklama yayımladı.
"SENDİKACILIK PROMOSYON DAĞITMAKTAN İBARET DEĞİLDİR"
Sendikaların üyelerinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla var olduğunu hatırlatan Şanlı, "Üyesinin derdiyle dertlenmeyen, sorunlarını gündemine almayan, hakkını ararken sorumluluk üstlenmeyen bir yapının sendikacılık yaptığını söylemek mümkün müdür? Sendikacılık; ziyaretler gerçekleştirmek, fotoğraf vermek, takvim ve promosyon dağıtmakla sınırlı bir faaliyet değildir. Bunlar sendikal çalışmaların bir parçası olabilir ancak özünü oluşturmaz. Sendikacılık; bilgi, birikim, cesaret, kararlılık, mücadele ve her şeyden önce güven ister" ifadelerini kullandı.
"MEMURLARIMIZ SENDİKAL TERCİHLERİNİ SORGULAMALI"
Sendikaların Kanarya Sevenler Derneği hüviyetinde faaliyet göstermemesi gerektiğine işaret eden Hilmi Şanlı, memurların sendikal tercihlerinde dikkat etmesi gereken hususları şu sözlerle dile getirdi:
"Önemli olan sendikanın adı değil, çalışanların hayatında neyi değiştirdiği ve onların haklarına ne ölçüde sahip çıktığıdır. Memurlarımız kendilerine 'Hangi sendika benim hakkımı savunuyor? Hangisi sorunlarımı gündemine alıyor? Hangisi çözüm üretmek için çaba gösteriyor? Hangisi gerektiğinde risk alıyor? Hangisi sözünün arkasında duruyor?' sorularını sormalıdır. Bu soruların cevabı, sendikal tercihin de ölçüsü olmalıdır."
"AHLAKLI, CESUR VE KARARLI SENDİKACILIK ANLAYIŞI"
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen’in mücadele anlayışını da aktaran Şanlı, "Bizim sendikacılık anlayışımızın merkezinde ahlak, adalet, emek ve mücadele vardır. Üyeyi yalnızca aidat ödeyen bir kişi olarak değil, güvenini ve emeğini bize emanet eden bir yol arkadaşı olarak görürüz. Hak ararken haksızlık yapmayı, güç kazanmak uğruna güveni zedelemeyi doğru bulmuyoruz. Gerektiğinde yanlışın karşısında durmaktan, haksızlığa itiraz etmekten çekinmiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de haklının yanında, haksızlığın karşısında; eğilmeden, susmadan ve yorulmadan mücadele edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Bülten
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız