Cesedi yokken dava açıldı: Mekkiye Akyel için adalet çağrısı
Cesedi yokken dava açıldı: Mekkiye Akyel için adalet çağrısı
Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekkiye Akyel hakkında yürütülen soruşturmada, cesedine ulaşılamamasına rağmen HTS ve PTS kayıtları ile çelişkili beyanlar doğrultusunda eski eşi ve yakınlarının da bulunduğu 3 şüpheli hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" suçundan iddianame düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in duyurduğu gelişmenin ardından konuşan Akyel'in ailesi ve avukatı, faillerin cezalandırılmasını ve arama çalışmalarının sürdürülerek genç kadının bulunmasını istedi.
Haber Giriş Tarihi: 11.09.2026 20:56
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 21:05
Kaynak:
İHA
Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'te kaybolan Mekkiye Akyel soruşturmasında iddianame hazırlandı.
Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'te kaybolan Mekkiye Akyel'in eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu 3 kişi hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Baykan'da 2024 yılında kaybolan Akyel'in dosyasının 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandığını belirtti.
Gürlek, dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanlarının ayrıntılı biçimde incelendiğini ifade ederek, soruşturma sonucu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendiğini kaydetti.
Akyel'in avukatı Gurbet Bilbay, iddianameye ilişkin yaptığı açıklamada, "İddianamede, Mekkiye Akyel'in cesedine ulaşılmamış olmasına rağmen kaybolduğu tarihten sonra kendisine ait olduğu değerlendirilen herhangi bir telefon, banka, ulaşım veya sağlık hareketliliğine rastlanmadığı belirtiliyor. Bunun yanı sıra kendisine ait olduğu belirtilen mont ve kemerin şüphelinin fıstık bahçesinde bulunduğu ifade ediliyor. HTS kayıtları, daraltılmış baz istasyonları, tanık beyanları daha önceki ölüm tehditleri şüpheli çelişkili savunmalarından kaynaklı iddianame hazırlanmıştır. Fakat bu bizim için tabii ki yeterli değildir. İddianamenin hazırlanmış olması ceza alacakları anlamına gelmiyor. Biz bu konuda kesinlikle her şeyden önce ceza almalarını istiyoruz ve bu cezanın da kesinleşmesini istiyoruz. Çünkü ortada bir ceset yok ve bizim de bu konuda savcımız gibi tereddütlerimiz vardır. Bu iddianamenin hazırlanmış olması kişilerin ceza alacağı anlamına gelmiyor. Bizim burada her şeyden önce istediğimiz arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi ve onun dışında sonucu sonuna kadar hazırlamak. Ve adaletin sonuna kadar yerini bulmasını istiyoruz" dedi.
Avukat Bilbay, Bakan Gürlek'in açıklamalarına ilişkin, "Biz iddianamenin hazırlandığını sosyal medyadan öğrendik. Henüz bize resmi bir tebligat yapılmadı. Dosya şu anda bize kapalı. UYAP'ta da bizim görebildiğimiz şekilde herhangi bir iddianame paylaşılmadı. Dosyanın Siirt Baykan Başsavcılığı tarafından Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiğini biliyoruz ancak bununla ilgili henüz tarafımıza resmi bir bildirim yapılmadı. Bakanımızın bu dosyayı gündeme getirmesi, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda gösterdiği hassasiyet bizi gerçekten çok mutlu etti. Umudumuz arttı. Gülistan Doku dosyasında da gösterdiği ilgi bizim için önemliydi. Bu açıklamaların ardından aile olarak bir nebze olsun rahatladık. Özellikle Halime hanımın son dönemde umudu oldukça azalmıştı. Bakanımızın açıklamalarından sonra onun da yeniden umutlandığını düşünüyorum. Kesinlikle. Sonuna kadar takipçisi olacağız. Duruşmalar sırasında da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Ancak bizim için sadece iddianamenin hazırlanması değil. En büyük temennimiz, sonunda gerçek faillerin cezalandırılması ve verilen cezanın kesinleşmesi. Çünkü bir ceza verilse bile bunun daha sonra bozulmayacağının garantisi yok" değerlendirmesinde bulundu.
Akyel'in ablası Halime Pilgir de sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Pilgir, "Bakanımız Akın Gürlek'e gerçekten çok teşekkür ediyorum. Bu olayı ciddiye aldığını göstermesi bizim için çok değerli. Bundan dolayı gurur duydum" ifadelerini kullandı.
İddianamenin tek başına yeterli olmadığını belirten Pilgir, "Bunun sadece bir iddianameyle sınırlı kalmasını istemiyorum. Kardeşimin kemiklerinin bulunmasını, en azından bir mezarının olmasını istiyorum. Kardeşimin hakkını Gurbet Hanım'la birlikte sonuna kadar savunacağız. İddianamede yer alan mont ve kemerin gerçekten kardeşime ait olup olmadığını bilmiyoruz. Bunun iddianame ile sınırlı kalmasını istemiyorum. Ben iddianamenin faaliyete girmesini istiyorum. En ağır şekilde cezalandırılsınlar. Kardeşimin en azından bir mezarı olsun. İsa da babası da abisi de ceza almalarını istiyorum. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bu konuda ayrıntılı bilgiye de sahip değiliz. Biz sadece gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz" dedi.
Kardeşinin bulunması için yürütülen çalışmalara değinen Pilgir, "Ben anneme bugün hâlâ 'Sana kızının mezarını getiremedim' demek zorunda kalıyorum. Bu çok acı verici. Babam arıyor ve 'Kızım, bir video paylaşmışsın. Doğru mu, kemikler mi bulundu' diye soruyor. Ben ise ona 'Baba, ne yazık ki kemikler ona ait değil' demek zorunda kalıyorum. Bir anneye, bir babaya bunları söylemek çok ağır. Bakanımız Akın Gürlek'e çok teşekkür ediyorum. O olmasaydı bu dosya bu kadar ilerlemeyecekti. Bize verdiği destek için çok teşekkür ediyorum. Sonuna kadar götüreceğini de inanıyorum" şeklinde konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cesedi yokken dava açıldı: Mekkiye Akyel için adalet çağrısı
Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekkiye Akyel hakkında yürütülen soruşturmada, cesedine ulaşılamamasına rağmen HTS ve PTS kayıtları ile çelişkili beyanlar doğrultusunda eski eşi ve yakınlarının da bulunduğu 3 şüpheli hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" suçundan iddianame düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in duyurduğu gelişmenin ardından konuşan Akyel'in ailesi ve avukatı, faillerin cezalandırılmasını ve arama çalışmalarının sürdürülerek genç kadının bulunmasını istedi.
Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'te kaybolan Mekkiye Akyel soruşturmasında iddianame hazırlandı.
Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'te kaybolan Mekkiye Akyel'in eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu 3 kişi hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Baykan'da 2024 yılında kaybolan Akyel'in dosyasının 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandığını belirtti.
Gürlek, dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanlarının ayrıntılı biçimde incelendiğini ifade ederek, soruşturma sonucu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendiğini kaydetti.
Akyel'in avukatı Gurbet Bilbay, iddianameye ilişkin yaptığı açıklamada, "İddianamede, Mekkiye Akyel'in cesedine ulaşılmamış olmasına rağmen kaybolduğu tarihten sonra kendisine ait olduğu değerlendirilen herhangi bir telefon, banka, ulaşım veya sağlık hareketliliğine rastlanmadığı belirtiliyor. Bunun yanı sıra kendisine ait olduğu belirtilen mont ve kemerin şüphelinin fıstık bahçesinde bulunduğu ifade ediliyor. HTS kayıtları, daraltılmış baz istasyonları, tanık beyanları daha önceki ölüm tehditleri şüpheli çelişkili savunmalarından kaynaklı iddianame hazırlanmıştır. Fakat bu bizim için tabii ki yeterli değildir. İddianamenin hazırlanmış olması ceza alacakları anlamına gelmiyor. Biz bu konuda kesinlikle her şeyden önce ceza almalarını istiyoruz ve bu cezanın da kesinleşmesini istiyoruz. Çünkü ortada bir ceset yok ve bizim de bu konuda savcımız gibi tereddütlerimiz vardır. Bu iddianamenin hazırlanmış olması kişilerin ceza alacağı anlamına gelmiyor. Bizim burada her şeyden önce istediğimiz arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi ve onun dışında sonucu sonuna kadar hazırlamak. Ve adaletin sonuna kadar yerini bulmasını istiyoruz" dedi.
Avukat Bilbay, Bakan Gürlek'in açıklamalarına ilişkin, "Biz iddianamenin hazırlandığını sosyal medyadan öğrendik. Henüz bize resmi bir tebligat yapılmadı. Dosya şu anda bize kapalı. UYAP'ta da bizim görebildiğimiz şekilde herhangi bir iddianame paylaşılmadı. Dosyanın Siirt Baykan Başsavcılığı tarafından Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiğini biliyoruz ancak bununla ilgili henüz tarafımıza resmi bir bildirim yapılmadı. Bakanımızın bu dosyayı gündeme getirmesi, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda gösterdiği hassasiyet bizi gerçekten çok mutlu etti. Umudumuz arttı. Gülistan Doku dosyasında da gösterdiği ilgi bizim için önemliydi. Bu açıklamaların ardından aile olarak bir nebze olsun rahatladık. Özellikle Halime hanımın son dönemde umudu oldukça azalmıştı. Bakanımızın açıklamalarından sonra onun da yeniden umutlandığını düşünüyorum. Kesinlikle. Sonuna kadar takipçisi olacağız. Duruşmalar sırasında da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Ancak bizim için sadece iddianamenin hazırlanması değil. En büyük temennimiz, sonunda gerçek faillerin cezalandırılması ve verilen cezanın kesinleşmesi. Çünkü bir ceza verilse bile bunun daha sonra bozulmayacağının garantisi yok" değerlendirmesinde bulundu.
Akyel'in ablası Halime Pilgir de sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Pilgir, "Bakanımız Akın Gürlek'e gerçekten çok teşekkür ediyorum. Bu olayı ciddiye aldığını göstermesi bizim için çok değerli. Bundan dolayı gurur duydum" ifadelerini kullandı.
İddianamenin tek başına yeterli olmadığını belirten Pilgir, "Bunun sadece bir iddianameyle sınırlı kalmasını istemiyorum. Kardeşimin kemiklerinin bulunmasını, en azından bir mezarının olmasını istiyorum. Kardeşimin hakkını Gurbet Hanım'la birlikte sonuna kadar savunacağız. İddianamede yer alan mont ve kemerin gerçekten kardeşime ait olup olmadığını bilmiyoruz. Bunun iddianame ile sınırlı kalmasını istemiyorum. Ben iddianamenin faaliyete girmesini istiyorum. En ağır şekilde cezalandırılsınlar. Kardeşimin en azından bir mezarı olsun. İsa da babası da abisi de ceza almalarını istiyorum. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bu konuda ayrıntılı bilgiye de sahip değiliz. Biz sadece gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz" dedi.
Kardeşinin bulunması için yürütülen çalışmalara değinen Pilgir, "Ben anneme bugün hâlâ 'Sana kızının mezarını getiremedim' demek zorunda kalıyorum. Bu çok acı verici. Babam arıyor ve 'Kızım, bir video paylaşmışsın. Doğru mu, kemikler mi bulundu' diye soruyor. Ben ise ona 'Baba, ne yazık ki kemikler ona ait değil' demek zorunda kalıyorum. Bir anneye, bir babaya bunları söylemek çok ağır. Bakanımız Akın Gürlek'e çok teşekkür ediyorum. O olmasaydı bu dosya bu kadar ilerlemeyecekti. Bize verdiği destek için çok teşekkür ediyorum. Sonuna kadar götüreceğini de inanıyorum" şeklinde konuştu.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız