SON DAKİKA
Hava Durumu

BUÜ'de 15 Temmuz konferansı: "Kolektif şuur, darbe girişiminin seyrini değiştirdi"

Bursa Uludağ Üniversitesi'nde (BUÜ), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen konferansta konuşan Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Yanık, 15 Temmuz'u sosyolojik açıdan değerlendirdi. "Kolektif Şuurun Gecesi: 15 Temmuz" başlıklı konferansta Yanık, darbe girişiminin yalnızca askeri bir kalkışma olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, toplumsal dayanışma ve dijital tehditlere ilişkin dikkat çeken tespitlerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 15.07.2026 18:01
Haber Güncellenme Tarihi: 15.07.2026 18:05
Kaynak: Bülten
BUÜ'de 15 Temmuz konferansı: "Kolektif şuur, darbe girişiminin seyrini değiştirdi"

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Yanık, "Kolektif Şuurun Gecesi: 15 Temmuz" başlıklı konferansta, darbe girişimini sosyolojik perspektiften ele aldı.

Konuşmasında 15 Temmuz'un yalnızca askeri bir darbe girişimi olarak değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olacağını ifade eden Yanık, yaşananların toplumsal dinamikler açısından da analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

"15 Temmuz'u sadece askeri bir darbe olarak okumak yetersizdir"

Prof. Dr. Celalettin Yanık, konuşmasının ilk bölümünde darbe girişiminin klasik askeri müdahale anlayışıyla açıklanamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"15 Temmuz'u sadece devlet imkânlarını kullanan habis bir yapının mekanik eylemi ya da hiyerarşik bir askeri müdahale mantığıyla açıklamak, olayın derin sosyolojik boyutunu göz ardı etmek olur."

Darbeci yapının, TRT gibi stratejik kurumları ele geçirerek toplumu kontrol edebileceğini düşündüğünü ifade eden Yanık, Türkiye'nin değişen toplumsal yapısının bu planı başarısızlığa uğrattığını söyledi.

"Türkiye, statik ve klasik toplum yapısını çoktan aşmış, akışkan toplumsal gerçekliğe sahip bir ülkedir. Bu nedenle hiyerarşik plan toplumun dinamik yapısı karşısında başarılı olamadı."

"Kolektif korku kısa sürede ortak direnişe dönüştü"

Konferansın ikinci bölümünde sivil direnişin psikolojik boyutuna değinen Prof. Dr. Yanık, 15 Temmuz gecesi yaşananların yalnızca rasyonel kararlarla açıklanamayacağını vurguladı.

"Kalkışmanın kaderini değiştiren asıl unsur, rasyonel seçim teorileriyle açıklanamayacak bir 'duygulanımsal bulaşma'dır."

Yanık, ilk saatlerde yaşanan korkunun kısa sürede ortak öfkeye ve toplumsal dayanışmaya dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:

"Meydanlarda ve dijital mecralarda paylaşılan ortak duygular, toplumun farklı kesimlerini aynı hedef etrafında bir araya getirdi. Bu hareket, ideolojik kimliklerin üzerinde bir dayanışma üretti."

Dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın çağrısıyla siyasi partilerin Meclis'te bombalar altında gösterdiği ortak duruşun da bu toplumsal birlikteliğin en önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yanık, bunu "ortak duygusal bulaşmanın ve milli egemenlik bilincinin somut tezahürü" olarak nitelendirdi.

"Tehdit artık dijital alana taşındı"

Konuşmasının son bölümünde günümüz güvenlik anlayışındaki değişime dikkat çeken Prof. Dr. Celalettin Yanık, tehditlerin artık yalnızca fiziki yöntemlerle değil, dijital platformlar üzerinden de yürütüldüğünü söyledi.

"2016'dan bugüne yaşananlar sadece tarihsel bir hatıra değildir. O dönemin odakları bugün dijital mecralarda farklı yöntemlerle varlıklarını sürdürmektedir."

"Hibrit savaşlar" ve toplum mühendisliği faaliyetlerine dikkat çeken Yanık, kurumların ve toplumun yeni nesil tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Siber tehditlere karşı sivil hareketin ve kurumsal uyanıklığın kesintisiz sürmesi gerekiyor. Aynı acı tecrübeleri tekrar yaşamamak adına tüm kurumlar yeni nesil savaşlara karşı her zaman teyakkuzda olmalıdır."

"Kolektif hafıza gelecek kuşaklara aktarılmalı"

Konferansını değerlendirmelerle tamamlayan Prof. Dr. Yanık, 15 Temmuz gecesinde oluşan toplumsal hafızanın korunmasının önemine vurgu yaptı.

"O gece oluşan kolektif toplumsal hafızanın gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması, milli egemenliğin korunması açısından hayati önem taşımaktadır."

BUÜ'de gerçekleştirilen konferansta, 15 Temmuz'un yalnızca siyasi ve askeri yönüyle değil, toplumsal hafıza, dayanışma kültürü ve dijital çağın güvenlik tehditleri açısından da değerlendirilmesi gerektiği mesajı öne çıktı.

Kaynak: Bülten

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.