İftar sofrasında "Kadın Dostu Kent" vurgusu: Güvenlikten daha fazlası!
İftar sofrasında "Kadın Dostu Kent" vurgusu: Güvenlikten daha fazlası!
Kadının Statüsü Derneği Başkanı Melek Ballı’nın ev sahipliğinde düzenlenen iftar yemeği, sivil toplum temsilcilerini ve kent gönüllülerini "Kadın Dostu Kentler" vizyonunda buluşturdu. Sadece güvenliğin değil; erişilebilir ulaşımın, güçlü aydınlatmanın ve ekonomik katılımın da konuşulduğu gecede, "Kadınların hayatını kolaylaştıran her adım, toplumun yaşam kalitesini yükseltir" mesajı verildi.
Haber Giriş Tarihi: 13.03.2026 20:29
Haber Güncellenme Tarihi: 13.03.2026 20:33
Kaynak:
Bülten
Ramazan ayı yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi değildir; aynı zamanda paylaşmanın, dinlemenin ve birlikte düşünmenin de en kıymetli zamanıdır. Dün akşam Kadının Statüsü Derneği Başkanı Sayın Melek Ballı’nın ev sahipliğinde düzenlenen iftar yemeği de tam olarak böyle bir atmosferde gerçekleşti.
Bir sofranın etrafında bir araya gelen kadınlar, sivil toplum temsilcileri ve kent yaşamına duyarlı isimler yalnızca iftar açmadı; aynı zamanda şehirlerimizin geleceği üzerine de önemli bir sohbet gerçekleştirdi.
Gecenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise “kadın dostu kentler” kavramıydı.
Kadın dostu kent denildiğinde akla yalnızca güvenlik gelmemeli. Elbette bir kadının gece yürürken kendini güvende hissetmesi temel bir gerekliliktir. Ancak mesele bundan çok daha geniştir. Kadın dostu kent; ulaşımın erişilebilir olduğu, sokakların iyi aydınlatıldığı, sosyal yaşam alanlarının kapsayıcı olduğu, kadınların ekonomik ve sosyal hayata güçlü şekilde katılabildiği şehirler demektir.
Bir başka deyişle kadın dostu kent, hayatın her alanında kadınların varlığını gözeten bir şehir anlayışıdır.
İftar sofrasında yapılan sohbetlerde sıkça dile getirilen bir gerçek vardı: Bir kentin gelişmişliği yalnızca yüksek binalarla ya da büyük projelerle ölçülmez. Asıl gelişmişlik, o şehirde yaşayan kadınların kendilerini ne kadar özgür ve güvende hissettiğiyle anlaşılır.
Çocuklarını parklara rahatça götürebilen anneler, toplu taşımada huzur içinde yolculuk yapan kadınlar, gece geç saatlerde dahi kent yaşamına katılabilen bireyler… İşte o zaman bir şehir gerçekten yaşanabilir bir şehir haline gelir.
Sayın Melek Ballı’nın da vurguladığı gibi, bu konuda sivil toplumun ve yerel yönetimlerin birlikte çalışması büyük önem taşıyor. Kadınların kent politikalarında daha fazla söz sahibi olması, şehirlerin planlanmasında kadın perspektifinin yer alması artık bir tercih değil, bir gereklilik.
O akşam iftar sofrasında konuşulanlar bize bir şeyi daha hatırlattı: Kentler yalnızca yollarla, binalarla ya da meydanlarla kurulmaz. Kentler, insanların hayatını kolaylaştıran fikirlerle büyür.
Kadınların hayatını kolaylaştıran her adım ise aslında toplumun tamamının yaşam kalitesini yükseltir.
Belki de bu yüzden kadın dostu kentler yalnızca kadınların meselesi değildir. Bu konu, daha adil, daha güvenli ve daha insani şehirlerde yaşamak isteyen herkesin meselesidir.
Dileğim odur ki bu tür sohbetler yalnızca iftar sofralarında kalmasın; fikirler projelere, projeler ise hayatın içine dönüşsün.
Çünkü bir şehir kadınlar için güvenliyse, o şehir herkes için umut taşır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İftar sofrasında "Kadın Dostu Kent" vurgusu: Güvenlikten daha fazlası!
Kadının Statüsü Derneği Başkanı Melek Ballı’nın ev sahipliğinde düzenlenen iftar yemeği, sivil toplum temsilcilerini ve kent gönüllülerini "Kadın Dostu Kentler" vizyonunda buluşturdu. Sadece güvenliğin değil; erişilebilir ulaşımın, güçlü aydınlatmanın ve ekonomik katılımın da konuşulduğu gecede, "Kadınların hayatını kolaylaştıran her adım, toplumun yaşam kalitesini yükseltir" mesajı verildi.
Ramazan ayı yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi değildir; aynı zamanda paylaşmanın, dinlemenin ve birlikte düşünmenin de en kıymetli zamanıdır. Dün akşam Kadının Statüsü Derneği Başkanı Sayın Melek Ballı’nın ev sahipliğinde düzenlenen iftar yemeği de tam olarak böyle bir atmosferde gerçekleşti.
Bir sofranın etrafında bir araya gelen kadınlar, sivil toplum temsilcileri ve kent yaşamına duyarlı isimler yalnızca iftar açmadı; aynı zamanda şehirlerimizin geleceği üzerine de önemli bir sohbet gerçekleştirdi.
Gecenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise “kadın dostu kentler” kavramıydı.
Kadın dostu kent denildiğinde akla yalnızca güvenlik gelmemeli. Elbette bir kadının gece yürürken kendini güvende hissetmesi temel bir gerekliliktir. Ancak mesele bundan çok daha geniştir. Kadın dostu kent; ulaşımın erişilebilir olduğu, sokakların iyi aydınlatıldığı, sosyal yaşam alanlarının kapsayıcı olduğu, kadınların ekonomik ve sosyal hayata güçlü şekilde katılabildiği şehirler demektir.
Bir başka deyişle kadın dostu kent, hayatın her alanında kadınların varlığını gözeten bir şehir anlayışıdır.
İftar sofrasında yapılan sohbetlerde sıkça dile getirilen bir gerçek vardı: Bir kentin gelişmişliği yalnızca yüksek binalarla ya da büyük projelerle ölçülmez. Asıl gelişmişlik, o şehirde yaşayan kadınların kendilerini ne kadar özgür ve güvende hissettiğiyle anlaşılır.
Çocuklarını parklara rahatça götürebilen anneler, toplu taşımada huzur içinde yolculuk yapan kadınlar, gece geç saatlerde dahi kent yaşamına katılabilen bireyler… İşte o zaman bir şehir gerçekten yaşanabilir bir şehir haline gelir.
Sayın Melek Ballı’nın da vurguladığı gibi, bu konuda sivil toplumun ve yerel yönetimlerin birlikte çalışması büyük önem taşıyor. Kadınların kent politikalarında daha fazla söz sahibi olması, şehirlerin planlanmasında kadın perspektifinin yer alması artık bir tercih değil, bir gereklilik.
O akşam iftar sofrasında konuşulanlar bize bir şeyi daha hatırlattı: Kentler yalnızca yollarla, binalarla ya da meydanlarla kurulmaz. Kentler, insanların hayatını kolaylaştıran fikirlerle büyür.
Kadınların hayatını kolaylaştıran her adım ise aslında toplumun tamamının yaşam kalitesini yükseltir.
Belki de bu yüzden kadın dostu kentler yalnızca kadınların meselesi değildir. Bu konu, daha adil, daha güvenli ve daha insani şehirlerde yaşamak isteyen herkesin meselesidir.
Dileğim odur ki bu tür sohbetler yalnızca iftar sofralarında kalmasın; fikirler projelere, projeler ise hayatın içine dönüşsün.
Çünkü bir şehir kadınlar için güvenliyse, o şehir herkes için umut taşır.
Kaynak: Bülten
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız