SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gastronomi

Söz Bursa - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa usulü cevizli soğuk Semizotu Çorbası tarifi Haber

Bursa usulü cevizli soğuk Semizotu Çorbası tarifi

SARAY TOPRAKLARINDAN SOFRALARA: OSMANLI'NIN SERİNLETEN "MASTAVE" MİRASI Ayran aşını daha önce denediysek, rotamızı Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olan Bursa’nın saray mutfağına çeviriyoruz. Bursa, sadece kebapları ve ipeğiyle değil, Uludağ’ın eteklerinde yetişen zengin otları ve yemişleriyle de bir gastronomi merkezi. Yazın en kavurucu günlerinde saray hekimlerinin padişahları serinletmek için önerdiği en özel reçetelerden biri, bugün "Bursa Usulü Cevizli Soğuk Semizotu Çorbası" (tarihi adıyla Mastave) olarak karşımıza çıkıyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde de övgüyle bahsettiği Bursa’nın verimli topraklarında yetişen yabani semizotları, asırlar önce saray mutfağında buz gibi yoğurt ve şehrin meşhur sert kabuklu Bursa ceviziyle buluşturulurdu. Semizotunun doğasındaki hafif ekşilik, cevizden gelen Omega-3 yağlarının yoğunluğu ve yoğurdun ferahlığı, yaz aylarında hem sindirimi rahatlatır hem de vücut ısısını dengelerdi. Klasik cacık ve ayran aşından sıkılanlar için bu tarihi lezzet, tam bir yaz kurtarıcısı. BURSA USULÜ CEVİZLİ SOĞUK SEMİZOTU ÇORBASI Malzemeler: *1 bağ taze semizotu (özellikle çıtır sap kısımları) *3 su bardağı süzme yoğurt *1 çay bardağı iri kıyılmış Bursa cevizi *1 diş sarımsak (isteğe bağlı) *1,5 su bardağı buzlu soğuk su *3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı *Taze nane yaprakları ve tuz Hazırlanışı: Semizotlarını sirkeli suda iyice yıkayın. Yapraklarını ve körpe saplarını bıçak kullanmadan, elinizle küçük parçalar halinde koparın (bıçak değmediğinde vitaminini ve rengini korur). Geniş bir kasede süzme yoğurdu, ezilmiş sarımsağı, tuzu ve buzlu soğuk suyu pürüzsüz bir kıvam alana kadar çırpın. Kıvamı koyu bir çorba gibi olmalıdır. Hazırladığınız yoğurdun içine semizotlarını ve iri kıyılmış cevizlerin büyük kısmını ekleyip hafifçe karıştırın. Çorbayı kaselere pay ettikten sonra üzerini kalan ceviz içleri, taze nane yaprakları ve gezdirilmiş sızma zeytinyağı ile süsleyerek buz gibi servis edin.

Bursa Lokantacılar Odası sektörün sorunlarını Ankara'ya taşıdı Haber

Bursa Lokantacılar Odası sektörün sorunlarını Ankara'ya taşıdı

Yeme içme sektöründe artan maliyetler, nitelikli personel eksikliği, yüksek vergi yükü ve azalan kârlılık işletmeleri her geçen gün daha fazla zorlamaya devam ediyor. Sektörün içinde bulunduğu bu zorlu süreci hafifletmek amacıyla harekete geçen Bursa Lokantacılar Odası Başkanı Mehmet Yasak, esnafın sorunlarını ve taleplerini Ankara gündemine taşıdı. Başkan Yasak, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ı MHP Genel Merkezi'nde ziyaret etti. Gerçekleşen kritik görüşmede; Bursa'da faaliyet gösteren lokanta, restoran, kebapçı ve esnaf lokantalarının ortak talepleri, ekonomik ve yapısal beklentileri detaylı bir dosya halinde sunuldu. SEKTÖR TARİHİNİN EN ZORLU DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR Türkiye genelinde yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan yeme içme sektörü, son yıllarda art arda yaşanan maliyet artışları nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Sektör temsilcileri; gıda hammaddelerindeki sürekli fiyat artışları, elektrik, doğal gaz ve su gibi enerji giderlerinin yükselmesi, katlanan kira maliyetleri, personel ücretleri ile SGK prim yükü nedeniyle birçok işletmenin kârlılığını tamamen kaybettiğine dikkat çekiyor. Bursa Lokantacılar Odası'nın Ankara temaslarında da bu başlıklar öncelikli gündem maddesi olarak masaya yatırıldı. NİTELİKLİ PERSONEL SORUNU HİZMET KALİTESİNİ VURUYOR Sektörün geleceğini tehdit eden en büyük problemlerden biri olan nitelikli personel eksikliği de görüşmenin ana başlıkları arasında yer aldı. İşletmelerin özellikle aşçı, yardımcı aşçı, servis personeli ve mutfak çalışanı bulmakta büyük zorluk yaşadığı belirtildi. Deneyimli çalışanların ekonomik gerekçelerle farklı sektörlere yönelmesinin hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini ifade eden sektör temsilcileri, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve gençlerin bu sektöre yönlendirilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. FİYAT POLİTİKALARINDA DENGE KURULAMIYOR Maliyetlerdeki durdurulamayan artışların menülere yansıtılmak zorunda kalındığını belirten lokanta işletmecileri, vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle fiyat artışlarının müşteri kaybına yol açtığını ifade ediyor. Bir yandan yükselen giderlerle mücadele eden, diğer yandan müşteri kaybetmemek adına fiyat politikasında hassas bir denge kurmaya çalışan esnaf, özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin kepenk kapatma noktasına geldiğini belirtiyor. ESNAFA ÖZEL DESTEK PAKETLERİ ŞART Görüşmede küçük esnafın sürdürülebilirliğinin hem istihdam hem de şehir ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğu aktarıldı. Bu kapsamda; vergi yükünün hafifletilmesi, esnaf desteklerinin artırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılarak düşük faizli kredi imkanlarının genişletilmesi, enerji maliyetlerine yönelik özel destek paketleri ve küçük işletmelerin rekabet gücünü artıracak teşviklerin devreye alınması talep edildi. "BURSA'NIN GASTRONOMİ POTANSİYELİ KORUNMALI" Türkiye'nin ve dünyanın en önemli gastronomi şehirlerinden biri olan Bursa'da faaliyet gösteren işletmelerin yalnızca ticari birer müessese olmadığını hatırlatan oda yönetimi, bu mekanların aynı zamanda kentin kültürel mirasının bir parçası olduğunu vurguladı. İskender kebabı başta olmak üzere köklü Bursa mutfağının tanıtımında başrol oynayan işletmelerin ayakta kalmasının, kent turizminin geleceği açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi. MEHMET YASAK: "ÜYELERİMİZİN TALEPLERİNİ DOĞRUDAN İLETTİK" Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Bursa Lokantacılar Odası Başkanı Mehmet Yasak, üyelerden gelen sesleri Ankara'da en yetkili isimlere ulaştırmanın memnuniyetini yaşadıklarını dile getirdi. Yasak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekilimiz Sayın İsmet Büyükataman'ı Genel Merkez'de ziyaret ettik. Ziyaretimizde Bursa Lokantacılar Odası üyelerimizin yaşadığı sorunları, genel talep ve beklentilerini kendilerine doğrudan iletme fırsatı bulduk. Nazik kabulleri, yakın ilgileri ve misafirperverlikleri için Sayın Vekilimize esnafımız adına teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." Sektör temsilcileri, gerçekleştirilen bu Ankara temaslarının yeme içme sektörünün kronikleşen sorunlarının çözümüne yasal ve yapısal düzeyde katkı sağlamasını bekliyor.

Patlıcanın en ekşi ve en güzel hali: Meftune nasıl yapılır? Haber

Patlıcanın en ekşi ve en güzel hali: Meftune nasıl yapılır?

Yaz aylarının gelmesi ve tezgahlarda en taze patlıcanların yerini almasıyla birlikte, mutfaklarda tencere yemeklerinin cazibesi arttı. "Bugün ne pişirsem?" diye düşünenler için hem görselliği hem de damağa hitap eden ekşi aromasıyla fark yaratan, asırlık bir tarifi sofralarınıza taşıyoruz: Meftune. MEFTUNE YEMEĞİ HANGİ YÖREYE AİTTİR? Güneydoğu Anadolu mutfağının incisi olan meftune, Diyarbakır yöresine ait tescilli bir lezzettir. Adını, tadanların bu lezzete "meftun" (aşık) olmasından aldığı rivayet edilen yemek, Diyarbakır kültüründe özellikle kalabalık misafir sofralarının ve özel günlerin baş tacıdır. PATLICAN VE SUMAK EKŞİSİNİN MUAZZAM UYUMU Meftuneyi diğer patlıcan yemeklerinden ayıran en büyük özellik, pişme esnasında kullanılan tane sumak ekşisi ve bol sarımsaktır. Doğru patlıcan seçimi ise yemeğin sırrıdır. Bu tarif için çekirdeksiz, taze ve hafif tatlımsı yapıdaki mor patlıcanlar tercih edildiğinde, sumaklı suyla birleşen sebzeler lokum kıvamına gelir. Genellikle kuzu etiyle özleşen bu yemek, patlıcanın o kendine has dokusunu en iyi yansıtan tariflerden biridir. TAM ÖLÇÜLÜ DİYARBAKIR MEFTUNESİ TARİFİ Malzemeler: *1 kg kemikli kuzu eti (veya kuşbaşı et) *1 kg patlıcan *4-5 adet yeşil biber *3 adet domates *1 baş sarımsak *2 yemek kaşığı tane sumak (1 su bardağı sıcak suda bekletilmiş) *1 yemek kaşığı domates salçası *Tereyağı, tuz, pul biber Yapılışı: Patlıcan Hazırlığı: Patlıcanları alacalı soyup uzunlamasına dörde bölün ve ardından parmak boyutunda doğrayarak tuzlu suda bekletin. Bu işlem patlıcanın acısını alacaktır. Etlerin Pişirilmesi: Kemikli kuzu etlerini tencereye alın ve suyunu salıp çekene kadar mühürleyin. Üzerine tereyağını ekleyip hafifçe kavurun. Katmanların Oluşturulması: Kavrulan etlerin üzerine sırasıyla doğranmış yeşil biberleri, suyu sıkılmış patlıcanları ve en üste küp küp doğranmış domatesleri dizin. Salçayı hafif suyla açıp yemeğin üzerine gezdirin. Sihirli Dokunuş: Sıcak suda bekleterek süzdüğünüz sumak suyunu ve havanda dövülmüş bol sarımsağı yemeğin üzerine ilave edin. Pişirme: Tencerenin kapağını kapatıp, kısık ateşte patlıcanlar ve etler lokum gibi olana kadar yaklaşık 45-50 dakika pişmeye bırakın. Sıcak olarak, yanında buz gibi bir yayık ayranı ve tırnak pideyle servis etmeniz önerilir. Şimdiden afiyet olsun! Patlıcanın en ekşi ve en güzel hali: Meftune nasıl yapılır?

Ev yapımı pizza keyfi: Tam ölçülü, pratik ve nefis pizza hamuru tarifi! Haber

Ev yapımı pizza keyfi: Tam ölçülü, pratik ve nefis pizza hamuru tarifi!

PİZZANIN BÜYÜLEYİCİ HİKAYESİ: YOKSUL YEMEĞİNDEN KRALİYET SARAYLARINA Bugün dünyanın en popüler yiyeceklerinden biri olan pizzanın kökeni, İtalya’nın Napoli şehrine dayanıyor. 18. ve 19. yüzyıllarda Napoli, liman işçileri ve yoksul halkla dolu hareketli bir şehirdi. Bu yoğun iş temposunda, hızlıca yenebilecek, ucuz ve doyurucu bir yiyeceğe ihtiyaç vardı. Fırıncılar, düz mayalı hamurların üzerine domates, zeytinyağı ve sarımsak ekleyerek sokaklarda satmaya başladı. Yani pizza, aslında bir "yoksul yemeği" olarak doğdu. KRALİÇEYİ BÜYÜLEYEN LEZZET: MARGHERİTA Pizzanın makus talihi, 1889 yılında İtalya Kraliçesi Margherita’nın Napoli’yi ziyaretiyle tamamen değişti. Kraliçe, halkın severek yediği bu sokak lezzetini merak etti. Dönemin ünlü pizza ustası Raffaele Esposito, saraya çağrıldı ve kraliçeye üç çeşit pizza hazırladı. Kraliçe Margherita, içlerinden bir tanesine bayıldı: Domates, fesleğen ve mozzarella ile hazırlanan bu pizza, kırmızı, yeşil ve beyaz renkleriyle aynı zamanda İtalyan bayrağını simgeliyordu. Usta Esposito, kraliçenin bu beğenisi üzerine pizzaya onun adını verdi. İşte meşhur "Pizza Margherita" böyle doğdu ve bu olaydan sonra pizza, soyluların da sofralarını süslemeye başladı. EVDE PRATİK VE NEFİS PİZZA HAMURU TARİFİ Şimdi sıra bu tarihi lezzeti evinizde, en pratik şekilde canlandırmaya geldi. İşte tam ölçülü, garantili pizza hamuru tarifi: Malzemeler: *5 su bardağı un (Yavaş yavaş eklenecek) *2 su bardağı ılık su (Sütün yerine su kullanmak daha çıtır bir hamur sağlar) *1 paket instant maya (veya yarım paket yaş maya) *4 yemek kaşığı zeytinyağı *1 tatlı kaşığı toz şeker *1 tatlı kaşığı tuz Adım Adım Yapılışı: Mayayı Aktifleştirin: Derin bir yoğurma kabına ılık suyu, zeytinyağını, şekeri ve instant mayayı alıp karıştırın. Mayanın aktifleşmesi için 5 dakika bekleyin. Hamuru Yoğurun: Karışıma tuzu ekleyin. Ardından unu eleyerek yavaş yavaş ilave etmeye başlayın. Ele yapışmayan, yumuşak ve pürüzsüz bir hamur elde edene kadar (yaklaşık 10 dakika) yoğurun. Mayalanmaya Bırakın: Hamurun üzerini temiz bir bezle veya streç filmle kapatın. Oda sıcaklığında, hacmi iki katına çıkana kadar yaklaşık 45-60 dakika dinlendirin. Şekil Verin: Mayalanan hamuru tezgaha alın, havasını çıkarmak için hafifçe yoğurun. Hamuru yapmak istediğiniz pizza boyutuna göre 2 veya 3 bezeye ayırın. Açın ve Süsleyin: Tezgaha hafifçe un (varsa mısır unu) serpiştirerek hamuru merdane yardımıyla veya elinizle açın. Yağlı kağıt serili tepsiye alın. Üzerine çatal yardımıyla delikler açın ki hamur pişerken orantısız kabarmasın. İstediğiniz sosu ve malzemeleri ekleyerek fırına vermeye hazır hale getirin. Püf Noktası: Gerçek bir İtalyan pizzası gibi çıtır bir taban elde etmek istiyorsanız, fırınınızı en yüksek dereceye (220-250°C) ayarlayın ve önceden iyice ısıtın. Pizzanızı fırının alt tabanına yakın konumda pişirin.

Saray mutfağının ihtişamı günümüze taşınıyor: 500 yıllık kavun dolması tarifi Haber

Saray mutfağının ihtişamı günümüze taşınıyor: 500 yıllık kavun dolması tarifi

Türk mutfak kültürünün köklü geçmişi, günümüzde modern gastronomi trendleriyle yeniden hayat buluyor. Bu köklü mirasın en dikkat çekici örneklerinden biri ise hiç şüphesiz Osmanlı saray mutfağının zirve dönemlerini yansıtan, et ve meyvenin eşsiz uyumuyla hazırlanan "Kavun Dolması". İlk kez 1539 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları Şehzade Cihangir ve Şehzade Bayezid’in sünnet düğünü ziyafet kayıtlarında (Surnâme-i Hümayun) resmi olarak adı geçen bu tarihi lezzet, Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren saray sofralarının en prestijli yemekleri arasında yer alıyordu. Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bu asırlık tarifi evinizde denemek ve sofralarınıza saray ihtişamı katmak ister misiniz? İşte adım adım orijinal SARAY USULÜ KAVUN DOLMASI TARİFİ: Malzemeler *1 adet orta boy kokulu kavun (Kelek olmamalı, çok yumuşak da seçilmemeli) *250 gram zırhtan geçirilmiş satır kıyması veya küçük doğranmış kuzu eti *1 kahve fincanı pirinç (Önceden ıslatılmış) *1 adet kuru soğan *2 yemek kaşığı tereyağı *1 yemek kaşığı dolmalık fıstık *1 yemek kaşığı kuş üzümü (Ilık suda bekletilmiş) *1 yemek kaşığı badem (Kabukları soyulmuş ve ikiye bölünmüş) *Çeyrek demet taze nane ve maydanoz *Tuz, karabiber, yenibahar ve çok az tarçın *1 yemek kaşığı bal (Orijinal reçete için) ADIM ADIM HAZIRLANIŞI Kavunun Hazırlanması: Kavunun sap kısmından bir kapak kesin. İçindeki çekirdekleri bir kaşık yardımıyla temizleyin. Kavunun etli kısmından biraz oyarak iç hacmini genişletin ancak duvarlarını delmemeye özen gösterin. Çıkardığınız kavun etlerini daha sonra kullanmak üzere küçük küçük doğrayın. İç Harcın Pişirilmesi: Geniş bir tavada tereyağını eritin. Dolmalık fıstıkları ve bademleri hafifçe pembeleşene kadar kavurun. Ardından ince kıyılmış soğanları ekleyip yumuşayana kadar soteleyin. Etin ve Pirincin Eklenmesi: Soğanların üzerine eti ilave edin ve suyunu çekene kadar kavurun. Yıkanmış ve süzülmüş pirinci, kuş üzümünü, doğradığınız kavun parçalarını ve baharatları (tuz, karabiber, yenibahar, tarçın) ekleyip birkaç dakika daha çevirin. Tarihi Dokunuş: Karışıma balı ekleyip karıştırın. Son olarak ocaktan almadan hemen önce ince kıyılmış taze nane ve maydanozu ilave ederek iç harcı demlenmeye bırakın. Fırınlama Aşaması: Hazırladığınız harcı kavunun içine çok sıkıştırmadan doldurun. Ayırdığınız kavun kapağını üzerine kapatın. Kavunu derin bir fırın tepsisine dik duracak şekilde yerleştirin. Tepsinin tabanına bir çay bardağı su ekleyin. Pişirme: Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, kavunun kabuğu hafif renk değiştirip yumuşayana kadar yaklaşık 45 dakika pişirin. Servis Önerisi Fırından çıkan sıcak kavun dolmasını servis tabağına alın. Kapağını açtıktan sonra dilimleyerek, iç pilavı ve kavun etiyle birlikte sıcak olarak servis edin.

GASTRODER düzenledi: Bursa esnaf lokantaları kültürü Fasulyeli’de konuşuldu Haber

GASTRODER düzenledi: Bursa esnaf lokantaları kültürü Fasulyeli’de konuşuldu

GASTRODER Gastronomi Kültür ve Seyahat Derneği, kent kültürünün en önemli taşıyıcı kolonlarından biri olan esnaf lokantalarını ve köklü çarşı mutfağını masaya yatırmak amacıyla "Bursa Esnaf Lokantaları Kahvaltı Buluşması" düzenledi. Bursa’nın bu köklü geleneğini başarıyla temsil eden mekanlardan Fasulyeli’de gerçekleştirilen etkinlik; gastronomi, sivil toplum, kültür, turizm ve basın dünyasının lider isimlerini samimi bir atmosferde bir araya getirdi. BURSA LEZZETLERİ KATILIMCILARDAN TAM NOT ALDI Sabahın erken saatlerinde Bursa tahinlisi, Bursa simidi ve cevizli ekmek gibi kentin gastronomi hafızasında özel yer tutan lezzetlerle başlayan kahvaltı, konuklardan büyük beğeni topladı. Keyifli sohbetlerin ardından ikram edilen geleneksel süt helvası ise adeta damaklarda unutulmaz bir iz bıraktı. Etkinlik boyunca sadece yerel tatlar değil; masada biriken çocukluk anıları, esnaf lokantalarıyla kurulan gönül bağları ve eski dostlukların sıcaklığı paylaşıldı. "ESNAF LOKANTALARI SADECE YEMEK YENİLEN YER DEĞİL, AHİLİĞİN MERKEZİDİR" Programın ana gündem maddesini oluşturan çarşı mutfağının şehir hayatındaki rolü üzerine önemli vurgular yapıldı. Esnaf lokantalarının sadece birer ticari işletme veya yemek yenilen mekanlar olmadığı; aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, usta-çırak ilişkisinin, ahilik kültürünün ve şehir hafızasının en canlı korunduğu kültürel alanlar olduğu ifade edildi. GASTRODER Başkanı Ramazan Başan yaptığı değerlendirmede, "Bursa’nın esnaf lokantaları yalnızca gastronomik bir zenginlik değil, aynı zamanda yaşayan kültürel bir mirastır. GASTRODER olarak bu değerlerin korunması, hak ettiği saygıyı görmesi ve gelecek kuşaklara eksiksiz aktarılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. SEÇKİN DAVETLİ TOPLULUĞU VE MÜZİK ZİYAFETİ Yoğun bir katılımla gerçekleşen programa; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, BALGÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız, GÜMTOB Başkanı Buğra Artıç ve ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu gibi kent yaşamına yön veren çok sayıda isim katıldı. Etkinliğin kapanışında ise Çin Bursa Fahri Konsolosu Nejat Yahya sahne aldı. Güçlü yorumu ve etkileyici sesiyle şarkılarını seslendiren Yahya, davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. Katılımcıların ortak ifadesiyle "karınların değil, ruhların doyduğu" bu özel sabahtan geriye, Bursa’nın köklü değerlerine sahip çıkmanın verdiği ortak heyecan kaldı.

Türk mutfağının beyaz altını: Lokum kıvamında ispir fasulyesi Haber

Türk mutfağının beyaz altını: Lokum kıvamında ispir fasulyesi

Türk mutfağı denildiğinde akan suları durduran, yediden yetmişe herkesin sevgilisi olan tek bir yemek vardır: Kuru Fasulye. Ancak söz konusu kuru fasulye olduğunda, gurmelerin ve usta şeflerin üzerinde birleştiği tek bir adres bulunuyor: Erzurum’un dağlarında, buz gibi kaynak sularıyla beslenen İspir Fasulyesi. Kendine has az şekerli lezzeti, incecik kabuğu ve pişerken asla dağılmayan yapısıyla haklı bir üne sahip olan İspir fasulyesi, bugün sadece evlerin değil, lüks restoranların da baş tacı. İşte sofralarınızı bir lezzet şölenine çevirecek, tam kıvamında, lokum gibi bir kuru fasulye tarifi ve bu eşsiz lezzetin sağlığımıza faydaları! GASTRONOMİ DÜNYASININ GİZLİ ÖZNESİ: KURU FASULYENİN FAYDALARI Kuru fasulye sadece damaklarımızı şenlendirmekle kalmıyor, adeta bir sağlık deposu olarak uzmanlar tarafından da hararetle öneriliyor. *Bitkisel Protein Deposu: Özellikle et tüketmeyenler veya sporcular için harika bir protein kaynağıdır. *Kalp ve Damar Dostu: İçerdiği yüksek lif sayesinde kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye yardımcı olur, kalp sağlığını korur. *Uzun Süre Tokluk Sağlar: Kan şekerini dengeli bir şekilde yükselttiği için ani açlık krizlerinin önüne geçer ve diyetlerin vazgeçilmezidir. *Bağırsakların En İyi Arkadaşı: Lifli yapısı sindirim sistemini düzenler ve metabolizmayı hızlandırır. *Demir ve Magnezyum Kaynağı: Vücuda enerji verir, yorgunluğu alır ve kemik yapısını güçlendirir. TAM ÖLÇÜLÜ İSPİR KURU FASULYESİ TARİFİ İspir fasulyesinin en büyük sırrı, pişerken kabuk atmaması ve içinin krema gibi yumuşacık olmasıdır. Bu tarifi uygularken sabırlı olmak ve yemeği kısık ateşte "tıngırdatmak" işin püf noktasıdır. Gerekli Malzemeler: *İspir Fasulyesi: 2 su bardağı (Akşamdan ıslatılmış) *Kuru Soğan: 1 büyük boy (Yemeklik doğranmış) *Dana Kuşbaşı veya Kurutulmuş Et: 200 gram *Tereyağı: 2 yemek kaşığı (Mümkünse Erzurum tereyağı) *Biber Salçası: 1 yemek kaşığı *Domates Salçası: 1 yemek kaşığı *Sıcak Su: Üzerini 2 parmak geçecek kadar *Baharatlar: Damak tadına göre tuz, kimyon ve pul biber ADIM ADIM HAZIRLANIŞI 1.Ön Hazırlık (Geceden): Fasulyelerinizi akşamdan bol soğuk suya koyun. İspir fasulyesi suyu çok sever, sabaha kadar neredeyse iki katına çıkacaktır. 2.Etlerin Mühürlenmesi: Güveç veya kalın tabanlı bir tencereye tereyağını alın. Etleri ekleyip suyunu salıp çekene kadar kavurun. 3.Soğan ve Salça Aşkı: Doğranmış soğanları ekleyin ve pembeleşene kadar kavurmaya devam edin. Ardından domates ve biber salçalarını ekleyip, salçanın kokusu çıkana kadar 2-3 dakika kavurun. 4.Buluşma Zamanı: Akşamdan ıslattığınız fasulyelerin suyunu süzüp tencereye ilave edin. Et ve salçayla birlikte fasulyeleri zedelemeden 1-2 dakika hafifçe çevirin. 5.Ağır Ağır Pişirme: Üzerini iki parmak geçecek şekilde sıcak suyu ekleyin. Kaynamaya başlayınca altını en kısık ateşe getirin. 6.Baharat ve Son Dokunuş: Fasulyeler lokum kıvamına gelmeye yakın tuzunu ve gaz yapmasını önlemek için bir çay kaşığı kimyonu ekleyin. Kuru fasulye aceleye gelmez. Eğer vaktiniz varsa güveçte ve fırında, yoksa ocakta en kısık ateşte kapağı kapalı olarak yaklaşık 1-1.5 saat pişmeye bırakın. Yanına bir de tereyağlı pirinç pilavı ve buz gibi bir kase cacık eklediniz mi, ziyafet hazırdır! Afiyet olsun!

Bursa Gastronomisine GASTRODER dokunuşu: THE NAKKACH’ta vizyon buluşması Haber

Bursa Gastronomisine GASTRODER dokunuşu: THE NAKKACH’ta vizyon buluşması

GASTRODER Gastronomi Kültür ve Seyahat Derneği tarafından düzenlenen özel gastronomi buluşması, Bursa’nın seçkin gastronomi mekânlarından biri olan PodyumPark içerisindeki THE NAKKACH Restaurant ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ulusal ve Bursa basınının önemli isimleri, iş dünyasının temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve gastronomi dünyasının değerli konukları aynı sofrada bir araya geldi. Gece, GASTRODER Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Başan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Başan konuşmasında gastronominin yalnızca bir yemek deneyimi olmadığını; farklı görüşleri, farklı hayatları ve farklı hikâyeleri aynı masa etrafında buluşturan güçlü bir kültürel dil olduğunu vurguladı. Birlikte yenilen yemeğin insanlar arasındaki mesafeleri azaltan, dostluğu güçlendiren ve şehir kültürünü derinleştiren çok özel bir değer taşıdığına dikkat çeken Başan, gastronominin aynı zamanda şehirlerin marka kimliğini oluşturan en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti. Ardından söz alan THE NAKKACH Restaurant Kurucuları Çisel Demir ve Bülent Demir, konuklara mekânın hikâyesini anlatarak, Bursa’da yalnızca bir restoran değil; gastronomi, sohbet ve kültürün iç içe geçtiği özel bir yaşam alanı oluşturmayı hedeflediklerini belirttiler. Geceye ayrıca, THE NAKKACH’ın menülerini oluşturan ve mutfak danışmanlığını üstlenen Türkiye’nin önemli Executive Chef’lerinden Chef Aydın Demir de katıldı. Demir konuşmasında; Osmanlı mutfağının köklü mirasını dünya mutfağının modern yorumlarıyla harmanladıklarını ifade ederek, menüleri hazırlarken Bursa Ovası’nın cömertçe sunduğu yerel ürünlerden ve coğrafi işaretli değerlerden özellikle faydalandıklarını söyledi. Yerel ürünlerin gastronomi turizminin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Geceye damgasını vuran özel menü ise davetlilerden büyük beğeni aldı. Soğuk Az Ayran Aşı, zahterli köz biber ve cevizli Nakkach salata ile başlayan gastronomi yolculuğu; pazılı kabak çitlemesi, köz patlıcan salatası, kuru börülce salatası, Rum ezmesi, vişneli yaprak sarma ve levrek marin gibi özgün mezelerle devam etti. Ara sıcak olarak sunulan trüflü ballı çıtır börek davetlilerden tam not alırken, ana yemekte servis edilen uzun pişmiş dana kaburga geceye lezzet anlamında güçlü bir imza attı. Finalde sunulan modern baklava ise geleneksel tatların çağdaş yorumuna zarif bir örnek oldu. Gecenin sürprizlerinden biri ise Bursa Çin Fahri Konsolosu Nejat Yahya’nın, Türk musikisinin unutulmaz eserlerinden bazılarını seslendirmesi oldu. Konukların büyük beğenisini toplayan performans, geceye ayrı bir renk ve zarafet kattı. Gecede ayrıca akustik gitar ve vokal performansıyla sahne alan Ecem Boyacı, yerli ve yabancı birçok eseri kendine özgü yorumuyla seslendirerek geceye müzikal anlamda unutulmaz bir atmosfer kattı. Davetliler, müzik ve gastronominin iç içe geçtiği bu özel gecede keyifli anlar yaşadı. Samimi atmosferiyle dikkat çeken davette; hoş sohbetler, birlikte paylaşılan lezzetler, mutlulukla kalkan kadehler ve gastronominin birleştirici ruhu gece boyunca hissedildi. Geceye Katılım Sağlayan İsimler Arasında; • Mustafa Özdal – Bursa Basın TV16 • Bora Özgen – Gastro Turkey & Turizmin Sesi Haber Ajansları Sahibi • Mehmet Birtek – Ülkem Haber Ajansı • Chef Aydın Demir • Osman Gürçay – Bursa Basını • Yüksel Baysal – Bursa Basını • Selahattin Adıgüzeller – Bursa Basını • Sibel Barutcu – Bursa Basını • Vedat Aslan – Sosyal Medya Ajans Sahibi • Nejat Yahya – Bursa Çin Fahri Konsolosu /iş insanı / • İlhan Parseker – Eski BTSO Başkanı / İş İnsanı • Mecit Boyacı – İş insanı/ Eğitmen / Beyoğlu Rotary YK Üyesi • İlhan Uslu – Bursalı Grubu / İş İnsanı • Naci Şahin – Balkantürksiad Kurucu Başkanı / İş insanı * İlker Özaslan /Bursa Unesco Derneği Başkanı /İş insanı • İsmail Kuru – Bursa SKAL Başkanı / Otel Genel Müdür • Engin Balta – Güney Marmara TÜRSAB Başkanı /Turizm Profesyoneli • Aykon Kurkur – KalDer Genel Sekreteri • Yücel Akgün – Lions Bölge Başkanı • Doç. Dr. Emel Adamış – Uludağ Üniversitesi Akademisyeni • Prof. Dr. Mustafa Tayar – Uludağ Üniversitesi Akademisyeni • Rıdvan İşbaşaran – İş İnsanı • Prof. Dr. Abdullah Işıklar /Psikolog /Sağlık Uzmanı • Av. Gürkan Altun – Eski Bursa Barosu Başkanı yer aldı. GASTRODER yetkilileri, Bursa’nın gastronomi ve turizm vizyonuna katkı sağlayacak bu tür buluşmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini ifade etti. Gece sonunda masalardan geriye yalnızca özel lezzetler değil; eski dostlarla yeniden kurulan sıcak sohbetler, yeni dostlukların heyecanı, kahkahalar, hoş muhabbetler ve aynı sofrayı paylaşmanın verdiği samimi mutluluk kaldı. THE NAKKACH’ın zarif atmosferinde buluşan konuklar, gastronominin yalnızca damakta iz bırakan bir deneyim değil; insanları birbirine yaklaştıran güçlü bir kültür dili olduğunu bir kez daha birlikte yaşadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.