Grip belirtileri artık farklı: Burun akıntısı bitti, yoğun eklem ağrısı başladı!
Grip belirtileri artık farklı: Burun akıntısı bitti, yoğun eklem ağrısı başladı!
Prof. Dr. Yaşar Bayındır, grip vakalarındaki artışı değerlendirerek H3N2 türünün bu yıl daha ciddi seyrettiğini belirtti. Yüksek ateş, halsizlik gibi belirtilerde erken teşhisin önemine dikkat çeken Bayındır, grip aşısının önemine vurgu yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 21.01.2026 09:53
Haber Güncellenme Tarihi: 21.01.2026 09:55
Kaynak:
İHA
Güven Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Yaşar Bayındır, artan grip vakalarına ilişkin, "Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, nefes darlığı gibi bulgular varsa 'geçer' demeden hekime başvurulmalı. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın süresini kısaltırken ciddi komplikasyonların da önüne geçiyor" dedi.
Güven Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Yaşar, grip hastalığında alışılmışın dışında bir tabloyla karşı karşıya kalındığını belirtti. Influenza A vakalarındaki belirgin artışa dikkat çeken Bayındır, bu yıl özellikle H3N2 (influenza A olarak bilinen mevsimsel grip virüsünün daha ağır seyreden türü) suşunun öne çıktığını, halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1'e kıyasla daha sık görüldüğünü, daha bulaşıcı olduğunu ve daha ağır klinik tabloya yol açtığını ifade etti. Yaşar, erken tanının önemine dikkat çekerken, hastalarda ani belirginleşen yüksek ateş ve halsizliğin en önemli bulgular olduğunu açıkladı. "HASTAYI YATAĞA DÜŞÜREN BİR TABLOYLA KARŞILAŞIYORUZ"
Influenza A'nın bu yıl daha ağır seyrettiğini vurgulayan Bayındır, "Bu sezon özellikle H3N2 suşu (Influenza A) ön planda. H1N1'e kıyasla daha bulaşıcı ve daha ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor. Hastalarda ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları ve belirgin halsizlikle seyreden, günlük yaşamı durdurabilen klinik bir tablo görüyoruz. Önceki yıllarda burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu belirtileri daha baskınken, bu sezon yüksek ateşin eşlik ettiği yoğun bitkinlik ve kas ağrıları ön planda. Hastalar çoğu zaman günlerce yataktan kalkamayacak hale geliyor. Bu gruplarda zatürre başta olmak üzere komplikasyon riski ve hastaneye yatış oranları belirgin şekilde artıyor" diye konuştu.
"ERKEN TANI VE UYGUN TEDAVİ, CİDDİ KOMPLİKASYONLARIN DA ÖNÜNE GEÇİYOR"
Grip belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Bayındır, "Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, nefes darlığı gibi bulgular varsa 'geçer' demeden hekime başvurulmalı. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın süresini kısaltırken ciddi komplikasyonların da önüne geçiyor. Grip aşısı, Influenza A'ya karşı en etkili korunma yöntemidir. Aşı, hastalığa yakalanma riskini azaltır, yakalanılsa bile daha hafif geçirilmesini sağlar. Özellikle risk gruplarında aşılama hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Grip belirtileri artık farklı: Burun akıntısı bitti, yoğun eklem ağrısı başladı!
Prof. Dr. Yaşar Bayındır, grip vakalarındaki artışı değerlendirerek H3N2 türünün bu yıl daha ciddi seyrettiğini belirtti. Yüksek ateş, halsizlik gibi belirtilerde erken teşhisin önemine dikkat çeken Bayındır, grip aşısının önemine vurgu yaptı.
Güven Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Yaşar Bayındır, artan grip vakalarına ilişkin, "Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, nefes darlığı gibi bulgular varsa 'geçer' demeden hekime başvurulmalı. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın süresini kısaltırken ciddi komplikasyonların da önüne geçiyor" dedi.

Güven Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Yaşar, grip hastalığında alışılmışın dışında bir tabloyla karşı karşıya kalındığını belirtti. Influenza A vakalarındaki belirgin artışa dikkat çeken Bayındır, bu yıl özellikle H3N2 (influenza A olarak bilinen mevsimsel grip virüsünün daha ağır seyreden türü) suşunun öne çıktığını, halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1'e kıyasla daha sık görüldüğünü, daha bulaşıcı olduğunu ve daha ağır klinik tabloya yol açtığını ifade etti. Yaşar, erken tanının önemine dikkat çekerken, hastalarda ani belirginleşen yüksek ateş ve halsizliğin en önemli bulgular olduğunu açıkladı.
"HASTAYI YATAĞA DÜŞÜREN BİR TABLOYLA KARŞILAŞIYORUZ"
Influenza A'nın bu yıl daha ağır seyrettiğini vurgulayan Bayındır, "Bu sezon özellikle H3N2 suşu (Influenza A) ön planda. H1N1'e kıyasla daha bulaşıcı ve daha ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor. Hastalarda ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları ve belirgin halsizlikle seyreden, günlük yaşamı durdurabilen klinik bir tablo görüyoruz. Önceki yıllarda burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu belirtileri daha baskınken, bu sezon yüksek ateşin eşlik ettiği yoğun bitkinlik ve kas ağrıları ön planda. Hastalar çoğu zaman günlerce yataktan kalkamayacak hale geliyor. Bu gruplarda zatürre başta olmak üzere komplikasyon riski ve hastaneye yatış oranları belirgin şekilde artıyor" diye konuştu.
"ERKEN TANI VE UYGUN TEDAVİ, CİDDİ KOMPLİKASYONLARIN DA ÖNÜNE GEÇİYOR"
Grip belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Bayındır, "Yüksek ateş, şiddetli halsizlik, nefes darlığı gibi bulgular varsa 'geçer' demeden hekime başvurulmalı. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın süresini kısaltırken ciddi komplikasyonların da önüne geçiyor. Grip aşısı, Influenza A'ya karşı en etkili korunma yöntemidir. Aşı, hastalığa yakalanma riskini azaltır, yakalanılsa bile daha hafif geçirilmesini sağlar. Özellikle risk gruplarında aşılama hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız