SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bizim halka kopmak üzere!

Yazının Giriş Tarihi: 11.01.2022 17:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.01.2022 05:05

Yazıma elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz 4 görev şehidi itfaiye personeline rahmet dileyerek başlamak istiyorum.

Bir kaza ihbarı üzerine yola çıkıyorlar, yağış yok, güzergâh virajlı değil ama içinde bulundukları ve hızı yaklaşık 50 km’yi bulan araç şarampole yuvarlanıyor…

Durumu böyle anlatıyordu Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle buluştuğu meslektaşlarımıza…

Kaza anında aracı kim kullanıyordu, sürücüsü direksiyon başında kalp krizi mi geçirdi?” gibi sorulara cevabın otopsi sonrası verilebileceğinin altını çiziyordu Başkan Aktaş…

Evet 10 Ocak’ta ekibinden tam 4 şehit veren Başkan Aktaş, -ki ben olsam programı iptal ederdim- yine de gazetecilerle bir araya gelme nezaketini gösterdi.

***

Bu hüzünlü atmosferde kürsüye çıkan Başkan Aktaş, siyasetten bürokrasiye her kesimin son dönemlerde nedense daha çok unuttuğu/görmezden geldiği gazeteciliğin bir kamu görevi olduğu gerçeğine vurgu yaptı…

Kamu adına yapılan eleştiri ve yönlendirmeye yerel bir yönetici olarak duyulan ihtiyaca işaret etti.

Aktaş, tüm samimiyetiyle bu düşüncelerini aktarırken, bizim mesleği icra edip de kamu görevi yaptığını unutanların neden olduğu vahim tablo geldi aklıma…

Bir grubun veya şirketin çıkarlarını gözeten adanmışlar ile dedektiflik maharetlerini kişisel menfaatleri için kullananların kaleme aldığı okuma parçaları!

Ve bu kitleyi bir maestro edasıyla yöneten basın danışmanları, koltuk meraklıları…

***

Sonuç mu?

Aha Doğanbey konutları orada duruyor… Bir ara kafasına takıldığımız Timsah Arena’nın önünden geçiyoruz. Yol üç şerit akarken, geçişleri 2 şerit olarak inşa edilen mühendislik harikası kavşakları kullanıyoruz.

Trafikten şikâyet etmeyen yok.

Daha birçok konu var aslında!

Hava kirliliğinden çevre kirliliğine, plansız programsız temeli atılıp da yarım kalan fantastik yatırımlara…

Peki tüm bunlar olup biterken basından çıt çıktı mı?

Birkaç kalem hariç ne yazık ki hayır!

O yüzden diyorum ki:

Bursa bu hale geldiyse bunda basın camiasının da kabahati var.

***

Belki de Başkan Aktaş, bunu söylemek istedi 10 Ocak Gazeteciler Günü buluşmasında…

Şimdi diyeceksiniz ki:

“Efendim bugünlerde elinde Balkanlara yaptığı hizmeti anlatan kitapla dolaşan selefiyle Aktaş aynı siyasi partinin belediye başkanı!”

Bu siyasetin problemi ve seçmenin takdirine kalmış bir konu arkadaş.

Nitekim seçmen sandıkta söyleyeceğini söylemedi mi?

O halde biz, bizimle ilgili kısmı halledelim önce…

Kendimizle yüzleşelim!

***

Uzatmayacağım daha fazla…

Rahmetli Hikmet Şahin’i koltuğundan edenlerin engellediği Hanlar Bölgesi’nin çevresini açmakla bile Bursa tarihine geçmeyi hak eden Alinur Aktaş’ın basınla ilgili sözlerine kaldığı yerden biz devam edelim:

Özetle; haber verme, denetim ve eleştiri, eğitim ve öğretim, halkı bilgilendirme ve önemli hususlarda eleştiri yaparak kamuoyu oluşturma ve kamu yararına yöneticileri yönlendirme görevi…

Tüm bunlar gazetecilik mesleğini icra edenlerin Anayasal sorumluluğu.

Dolayısıyla asıl mesele icracıların farkındalığında yatıyor!

Eğer sorumluluğu kabul edebilmek kişinin değerini artırıyorsa o zaman biz gazeteciler, “Bizim halkanın iyice gevşediğini ve de zincirin tümüyle kopmak üzere olduğunu” görmek ve gereğini yapmak zorundayız!

***

Unutmadan:

Sorumlusu olmadığımız şartlara verdiğimiz tepkilerden de sorumluyuz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..