SON DAKİKA
Hava Durumu

Hangi Akıl, Hangi Ahlak?

Yazının Giriş Tarihi: 02.03.2023 11:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.03.2023 11:06

Son yıllarımız, ülkenin her alanın da normal aklın kabul etmeyeceği gelişmelerle geçti.

Her olay ve gelişme akıl, ahlak, adap, aşk(sevgi), adalet yani insanlaşma ve uygarlaşmanın temeli olan 5 A’dan çok şeyler götürdü.

Ama 5A’ya yılların verdiği hasarın, yaşadığımız felakette adeta çarpan etkisiyle toplamını görmek, akıl ve duyarlılık sahiplerini, uzun yıllara uzanacak şekilde derinden sarstı. Aynen bir ozanın dediği gibi:

‘’ Bedenimde değil, ruhumda sızı’’.

***

Akıl desen,

Geçmişi 1000 yıla dayanan ama son yıllarda her kanaldan sistematik şekilde boca edilen atıklarla boğulurcasına suikasta uğratılmış.

Kurumlar, üniversiteler, düşünce üretme merkezleri, kültür/eğitim mecraları, dizi çöplüğüne ve mahremiyet avcılığına dönüşen medya akıl ve aydınlanma karşıtlarının hegemonyasında.

Akıldışılık Kur’an’a rağmen kutsanmış.

Aklı savunanlar kabuğuna çekilmiş, atomize hale getirilmiş, çekilmeyenlerin de eserleri yasaklanarak, düşünenler üzerinde korku oluşturuluyor.

Yapılması gereken Müslüman olabilmek için nasıl ki öncelikle düşman olan iblis ve iblisin uşaklarını iyi tanımak gerekiyorsa, akletmek için de akılsızlaştırma mekanizmalarını ve ideolojik şiddeti fark ederek, tanıyarak, görerek ahmaklaşmaktan kurtulmak gerekir.

Çünkü aklı savunmak kendini ve toplumu savunmaktır. 

***

Ahlak desen,

Sadece egemenlerin ve siyasal dincilerin neoliberal insanı; insana ve kendine yabancılaştıran, bencil pazar ahlakı var. Bu ahlak insana da acılara da aldırmaz. Varsa yoksa kendisini kutsar ve her şeyin merkezine kendisini oturtan narsist bir yeterlilik (kibir) duygusunu oluşturur.

Lafta Müslümanız ya!

Hani nerede Kur’an’da “Kalem” suresinde geçen ahlak esasları?

Bu surede yasaklanan münafıklığı ve fitneyi oluşturan, doğruyu yanlışa, gerçekleri gizliye çeviren algı operasyonlarını para karşılığı yapan trol müfrezelerini nereye koyacağız?  

Hangi örnek verilse, ‘o da bir şey mi?’ deyip, daha kötü bir örnek verebileceğimiz bir hale getirildik.  Doyum noktasına ulaşıldığında, kişi ve kitle duyarlılığı yalama olur. Nitekim bu belli kesimlerde oldu. Bu ülkede artık yetkili ve yetkiliden geçinenlerin yüzü kızarmıyor.

Yüzün kızarmasını geçtik, felakette görev ihmali olan tüm yetkililer, Furkan suresi 68, 69 ayette geçen ve Allah’ın haram ettiği cana/canlara (yaratılmış tüm canlılara) o ya da bu nedenle, bilerek ya da bilmeyerek kıymış olmuyorlar mı?

***

Diyeceğim o ki üzerinde mutabık kalınan bir ahlak anlayışı yerine, bu topluma dayatılan göreceli bir ahlak anlayışı.

Temelini ise çürütücü ‘gemisini kurtaran kaptan’ anlayışı oluşturuyor.

Veya namus desem sadece bel altını anlarız. Kafa namusundan bahsettiğimi anlatamam. Oportünizme (fırsatçılık) öyle koşar adım gitmeye teşvik ediliyoruz ki, insanları başkalarına yaptıkları ile değil, bize karşı olan muameleleri ile değerlendirmek geçerli ölçü yapılmaya çalışılıyor. Hâlbuki bize karşı iyi ama başkasına kazık atan, kötülük yapan, hakka giren kişi ile selamı sabahı kesmek lazım.

Görünen o ki, siyasal dinciler ve müttefikleri kendilerini de toplumun köklerini de çürütüyorlar.

Özetle son yaşananları ibretle izliyoruz.

Sosyal medya denen yeni iletişim düzeninin bir milleti nasıl kaosa sürüklediğini, birbirine düşürdüğünü anlatmaya gerek yok…

Gerçek şu ki bütün bu manzara karşısında Hakk’ın ve Türk milletinin not ettiği her şey her ideolojiden daha kıymetlidir.

***

Adap, aşk (sevgi) ve adalet dersen…

Konunun bu kısmını da Türkmen ahi şeyhi Edebali’yle anlatalım…

Ne demiş Şeyh Edebali, bey tahtına yeni kurulan Osman Gazi’ye:

‘’…Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.

Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkâr ve iradene sahip olasın! Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Hal bil, ahval bil, gönül bil.’’

Ve aşkla yani sevgiyle ilgili olarak söylediği öğütle yazıyı bitireyim;

‘’…Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.