SON DAKİKA
Hava Durumu

6 Şubat depremlerinin 3. yılında JMO’dan çarpıcı uyarı: “Bu düzenden derhal kurtulmalıyız”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin afetlere karşı hâlâ kırılgan bir yapıda olduğunu vurgulayarak, “Dirençlilik değil, kırılganlık üreten düzenden derhal kurtulmalıyız” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 13:44
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 14:31
Kaynak: Ayşegül Eliaçık
6 Şubat depremlerinin 3. yılında JMO’dan çarpıcı uyarı: “Bu düzenden derhal kurtulmalıyız”

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce insanın yaşamını yitirmesine yol açan depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Depremlerin yıl dönümünde TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi (JMO) adına açıklama yapan Başkan Mehmet Yıldız, afetlerin doğa olayları olduğunu ancak bu olayların felakete dönüşmesinin toplumsal, yönetsel ve yapısal kırılganlıklardan kaynaklandığını ifade etti.

Başkan Yıldız, günümüzde bilim ve teknolojinin afetlerle mücadelede önemli bir birikim sağladığını hatırlatarak, “Deprem, sel, heyelan, tsunami, kuraklık gibi olaylar gezegenimizin doğal süreçleridir. Ancak bu olayları afete dönüştüren, toplumların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal kırılganlıklarıdır” dedi.

“Türkiye her afete hazırlıksız yakalanıyor”

Türkiye’nin her büyük afette benzer tabloyla karşı karşıya kaldığını belirten Yıldız, mevcut imar, afet, planlama ve yapı denetim sistemlerinin toplumun yaşam hakkını koruyamadığını vurguladı. Yıldız, “Kâğıt üzerinde kalan yasalar, uygulanmayan planlar ve güncellenmeyen mevzuat bizleri korumuyor. Doğal çevre yok ediliyor, sıradan doğa olayları felakete dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

“Ulusal Afet Risk Yönetim Sistemi şart”

Açıklamada, afetlerle mücadelede kalıcı çözümün ancak sistemsel bir altyapı ve toplumsal mutabakatla mümkün olabileceği vurgulandı. Mehmet Yıldız, kamu yararı ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayalı, katılımcı ve şeffaf bir Ulusal Afet Risk Yönetim Sistemi kurulması gerektiğini söyledi.

Sadece yapılı çevreyi değil, insanı ve doğal çevreyi bir bütün olarak ele alan bir yaklaşımın zorunlu olduğuna dikkat çeken Yıldız, afetlerin sosyal, psikolojik ve kültürel etkilerinin de yönetim sürecine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Tehlike haritaları duvar süsü olmaktan çıkarılmalı”

JMO’nun önerileri arasında, jeolojik kırılganlıkların bilimsel yöntemlerle araştırılması, tehlike ve risk haritalarının hazırlanarak mekânsal planlamaya entegre edilmesi de yer aldı. Yıldız, “Bu haritalar karar süreçlerine yansıtılmadığı sürece sadece duvarlarımızı süsleyen belgeler olarak kalır” dedi.

“Afet yönetimi yerelde başlar”

"Afet yönetimini devletin tek başına yürüteceği bir faaliyet alanı olarak gören anlayıştan ve katılımsız karar süreçlerinden derhal vazgeçilmelidir" diyen Yıldız, yerel yönetimlerin özellikle büyükşehir belediyelerinin afet risk azaltma çalışmalarında ana aktör olması gerektiğini söyledi. Kalıcı konut alanlarının belirlenmesi gibi kritik kararlarda afetzedeler, meslek odaları ve bölge halkının sürece katılımının zorunlu olduğunu dile getirdi.

“Afet hukuku ve afet mahkemeleri kurulmalı”

Mevcut imar ve afet mevzuatının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, imar affı niteliği taşıyan tüm uygulamaların yasaklanmasını istedi. Ayrıca, afet suçlarına yönelik özel düzenlemeler yapılması, Afet Hukuk Sisteminin oluşturulması ve alanında uzmanlaşmış Afet Mahkemelerinin kurulması çağrısında bulundu.

“Afetlere harcanan kaynak yük değil, yatırımdır”

Afet yönetim hizmetlerinin sosyal yardım olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, risk azaltma çalışmalarının ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu söyledi. Bu kapsamda, kentsel rantlar başta olmak üzere farklı kaynaklarla desteklenecek bir Afet Fonu oluşturulması gerektiğini belirtti.

“Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmalı”

Türkiye’nin afetlere dirençli hale gelmesi için kurumsal yapının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kurulmasını önerdi. Kurumlar arası yetki karmaşasının giderilmesi ve afet yönetiminin tek bir koordinasyon altında yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“Jeoloji mühendisliği yok sayılamaz”

Açıklamada, zemin ve temel etütlerinin yapı güvenliğinin ilk adımı olduğuna dikkat çekilerek, bu çalışmaların maliyet gerekçesiyle göz ardı edilmesine tepki gösterildi. Yıldız, “Jeoloji mühendisliğini görmezden gelen yapı üretim ve denetim mevzuatı yerine bilimsel ve kamu yararı ekseninde yeni bir mevzuat geliştirilmelidir.” dedi.

“Erken uyarı sistemleri planlama sürecinin parçası olmalı”

Başkan Mehmet Yıldız, afet risklerinin azaltılmasında bilimsel veriye dayalı planlamanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, ülke genelinde diri faylar, sismotektonik yapı, heyelan envanteri ve duyarlılığı, tıbbi jeoloji, volkanik aktiviteler, obruklar, oturma ve çökme alanları, tsunami ve taşkın tehlike haritalarının tamamlanması ve güncellenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bu haritaların mekânsal planlama ve yatırım kararlarında temel altlık olarak kullanılması, çevre düzeni ve uygulama imar planlarına işlenmesi gerektiğini belirten Yıldız, erken uyarı sistemlerinin de bu süreçlere entegre edilmesinin can ve mal kayıplarını azaltmada kritik rol oynayacağını söyledi.

Yıldız ayrıca, yerleşim alanlarında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli jeolojik-jeoteknik ve mikrobölgeleme etütlerinin yapılarak deprem, heyelan, su baskını ve diğer doğal tehlikelerin oluşturduğu risklerin modellenmesi, bu çalışmalar doğrultusunda yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin yapılarak risk azaltıcı arazi kullanım kararlarının tüm planlama kademelerine yansıtılması gerektiğinin altını çizdi.

Güçlü mevzuat, etkin Kurumlar, bilinçli toplum

Açıklamanın sonunda Mehmet Yıldız, güçlü bir mevzuat, etkin kurumlar, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomi ve bilinçli bir toplum olmadan afetlerle mücadelenin mümkün olmadığını vurguladı.

Evet, bugün 6 Şubat. Sonraki tarihin ise ne anlama geleceğini hep birlikte belirleyeceğiz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Kaynak: Ayşegül Eliaçık

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.