SON DAKİKA
Hava Durumu

ESDER Başkanı Özacar: Kurban derisi ve yan ürünleri milyarlarca dolarlık potansiyel taşıyor

ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, Kurban Bayramı öncesi hayvansal yan ürünlerin ekonomik değerine dikkat çekti. Deri, kemik ve yağ gibi yan ürünlerin tekstilden kozmetiğe birçok sektörde ham madde olduğunu belirten Özacar, bu potansiyelin israf edilmeden planlı bir şekilde ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 05.06.2026 10:45
Haber Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 10:48
Kaynak: Bülten
ESDER Başkanı Özacar: Kurban derisi ve yan ürünleri milyarlarca dolarlık potansiyel taşıyor

Kurban Bayramı Sonrası Ortaya Çıkan İsraf Görüntüleri Ekonomik ve Toplumsal Sorumluluk Tartışmalarını Yeniden Gündeme Taşıdı

Milletçe bir Kurban Bayramı’nı daha geride bırakırken, kurban ibadetinin yalnızca dini bir vecibe olmadığı; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, paylaşmayı, üretimi ve kaynakların doğru kullanımını esas alan çok yönlü bir sorumluluk bilinci taşıdığı gerçeği bir kez daha gündeme geldi.

Kurban; İslam medeniyetinde fedakârlığın, teslimiyetin, paylaşmanın ve kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, kurban ibadetinin sadece et dağıtımıyla sınırlı değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olduğuna dikkat çekerek, kurbanın her parçasının bir nimet ve aynı zamanda ekonomik değer taşıyan bir kaynak olduğunun altını çiziyor.

KURBAN DERİLERİ ÇÖPE GİDERKEN MİLYARLARCA LİRALIK POTANSİYEL KAYNAK KAYBEDİLİYOR

Son yıllarda Kurban Bayramı sonrasında birçok bölgede kurban derilerinin, bağırsaklarının, kemiklerinin ve diğer yan ürünlerinin değerlendirilemeden atık haline gelmesi dikkat çekiyor. Özellikle geçmiş dönemlerde ekonomik değeri oldukça yüksek olan kurban derilerinin büyük bölümünün çeşitli nedenlerle toplanamaması veya işlenememesi, milli ekonomiye kazandırılabilecek önemli bir kaynağın kaybedilmesine yol açıyor.

Toplumumuzun kültürel hafızasında domuz ürünlerine karşı hassasiyet bulunmasına rağmen, küresel piyasalarda domuz derisinin tekstil ürünlerinden ayakkabı sektörüne, kozmetik sanayisinden çeşitli yardımcı ürünlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğu bilinmektedir. Buna karşılık, Allah rızası için kesilen kurbanlardan elde edilen derilerin ve diğer yan ürünlerin önemli kısmının değerlendirilmeden bertaraf edilmesi, hem ekonomik hem de vicdani açıdan sorgulanan bir tablo ortaya çıkarmaktadır.

AHİLİK KÜLTÜRÜ İSRAFI DEĞİL ÜRETİMİ ESAS ALIYOR

Türk milletinin köklü medeniyet değerlerinden biri olan Ahilik teşkilatı, üretimi ibadet, emeği bereket ve israfı ise nimete karşı sorumsuzluk olarak değerlendiren bir anlayışın temsilcisidir.

Ahilik kültüründe sahip olunan her nimet emanet olarak kabul edilir. Bu anlayışa göre üretmeden tüketmek, değerlendirmeden israf etmek ve emeği hiçe saymak toplumsal kalkınmanın önündeki en büyük engeller arasında görülmektedir.

Bugün ekonomik bağımsızlık, yerli üretim ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Ahilik geleneğinin ortaya koyduğu ilkelerin yeniden hatırlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Çünkü Ahilik sadece ticari bir sistem değil, aynı zamanda kaynakların etkin kullanımını esas alan bir medeniyet anlayışıdır.

BURSA TARİH BOYUNCA ÜRETİMİN VE SANAYİNİN MERKEZİ OLDU

Türkiye’nin en önemli üretim şehirlerinden biri olan Bursa, tarih boyunca deri ve tekstil sektörlerinin gelişiminde öncü rol üstlenmiştir. Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan üretim kültürü, şehrin ekonomik kimliğinin temel unsurlarından biri olmuştur.

Cumhuriyet döneminde kurulan Merinos Fabrikası başta olmak üzere birçok sanayi yatırımı, Bursa’yı yerli üretimin sembol şehirlerinden biri haline getirmiştir. Şehrin sahip olduğu sanayi altyapısı, yetişmiş insan gücü ve girişimcilik kültürü Türkiye’nin kalkınma hamlelerinde önemli katkılar sağlamıştır.

Uzmanlar, geçmişte deri ve yan ürün işleme konusunda önemli merkezlerden biri olan Bursa’nın, bugün de bu alandaki potansiyelini yeniden harekete geçirebilecek imkanlara sahip olduğunu ifade etmektedir.

KURBANIN YAN ÜRÜNLERİ STRATEJİK DEĞER TAŞIYOR

ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar yazılı bir açıklamada bulundu. Özacar ; “Hayvansal yan ürünler yalnızca geleneksel kullanım alanlarıyla sınırlı değildir. Günümüzde dünya genelinde birçok ülke bu ürünleri ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretim süreçlerinde kullanmaktadır.

Kurbanlardan elde edilen:

Deriler tekstil, ayakkabı ve çeşitli sanayi ürünlerinde,Bağırsaklar gıda, ilaç ve medikal sektörlerde,Kemikler yem, gübre, jelatin ve biyoteknoloji alanlarında,Yağlar kozmetik ve endüstriyel üretim süreçlerinde,Diğer organik materyaller ise enerji ve geri dönüşüm sektörlerinde değerlendirilmektedir.

Bu ürünlerin ekonomiye kazandırılması yalnızca atık miktarını azaltmakla kalmamakta, aynı zamanda yeni istihdam alanları ve üretim imkanları da oluşturmaktadır.

KÜRESEL EKONOMİDE HAYVANSAL YAN ÜRÜNLER BÜYÜK BİR PAZAR OLUŞTURUYOR

Uluslararası piyasalarda hayvansal yan ürünlerin işlenmesiyle oluşan ekonomik hacim milyarlarca dolara ulaşmaktadır. Gelişmiş ülkeler, bu kaynakları yüksek teknoloji kullanarak katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmekte ve küresel ticarette önemli gelirler elde etmektedir.

Türkiye’nin de sahip olduğu hayvansal üretim kapasitesi dikkate alındığında, kurban dönemlerinde ortaya çıkan bu potansiyelin planlı şekilde değerlendirilmesi hem yerli sanayinin güçlenmesine hem de dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Çözüm: Modern Altyapı, Bilinçlendirme ve Yerli Üretim

Uzmanlara göre kurban sonrası oluşan ekonomik değerin etkin şekilde değerlendirilebilmesi için;Modern ve yaygın kesimhane altyapılarının geliştirilmesi,Deri ve yan ürün toplama sistemlerinin güçlendirilmesi,Vatandaşların bilinçlendirilmesi,Kırsal sanayi yatırımlarının desteklenmesi,Yerli işleme tesislerinin teşvik edilmesi,Belediyeler ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonun artırılması gerekiyor.

Bu adımların hayata geçirilmesi yalnızca ekonomik kazanç sağlamayacak; aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe, döngüsel ekonomiye ve kaynak verimliliğine de katkı sunacaktır.

KURBANIN RUHU EMANETE SAHİP ÇIKMAYI DA ÖĞRETİYOR

Kurban ibadeti paylaşmayı öğrettiği kadar, nimeti korumayı ve emanete sahip çıkmayı da öğretmektedir. Kurbanın bereketi yalnızca etini ihtiyaç sahipleriyle paylaşmakla değil; ortaya çıkan her değeri israftan koruyarak topluma ve ekonomiye kazandırmakla da artmaktadır.

Bugün güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda üretimi önceleyen, alın terini yücelten, milli kaynaklarını koruyan ve israfla mücadeleyi temel ilke haline getiren bir anlayışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.

Çünkü güçlü bir gelecek; tüketim odaklı anlayışla değil, üretim odaklı kalkınma modeliyle mümkündür. İsrafın yerine bereketi, bağımlılığın yerine yerli üretimi, atığın yerine katma değeri koyabilen toplumlar sürdürülebilir kalkınmayı başarabilmektedir.

Kurban Bayramı sonrasında ortaya çıkan tablo da bizlere bir kez daha göstermektedir ki; kurbanın her parçası bir nimettir, bir emanettir ve aynı zamanda milli servettir.” ifadelerini kullandı

Kaynak: Bülten

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.