SON DAKİKA
Hava Durumu

“Kadına şiddet, üretim seferberliği ikliminde çözülebilir”

Cumhuriyet Kadınları Derneği Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, “Kadına yönelik şiddet, Türkiye’nin üretim seferberliği ikliminde ancak çözüme kavuşabilir” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 25.11.2023 11:40
Haber Güncellenme Tarihi: 25.11.2023 11:40
Kaynak: Meriç Barutcu
“Kadına şiddet, üretim seferberliği ikliminde çözülebilir”

Cumhuriyet Kadınları Derneği adına Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol ‘25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ sebebiyle bir açıklama yaptı.

Başkan Sevim Erol açıklamasında “Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, üretim seferberliği yolunda ülkemizi ve ülkemiz kadınını onurlu geleceğe taşıyan devrimci ataklarla mümkün olacaktır” vurgusunu yaptı.

Başkan Erol devamında şunları söyledi:

Bugün artık her türlü polisiye tedbirden önce, hukuki, siyasal ve sosyal her türlü mücadelenin, bütün desteklerin önünde yapılması gereken Türkiye’mizi millî üretim seferberliğinde birleştirmektir. Bu seferberlikte kadının yeri en öndedir. Üretim seferberliği Türkiye için olduğu kadar, kadınımız için de esas kurtarıcıdır. Türkiye’mizin kaderiyle kadınımızın kaderi bütün tarih boyunca ortaktı, bugün de öyledir. Kadına yönelik sadece şiddet değil; çaresizlik, eşitsizlik, güvensizlik, verimsizlik, itibarsızlık, ayrımcılık, sömürü, taciz, vd. sorunlar, Türkiye’nin üretim seferberliği ikliminde ancak çözüme kavuşabilir. Daha önce çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz, kadına yönelik şiddetle mücadelenin temelini ve esasını oluşturan, kadının üretimdeki ve istihdamdaki yerini tartışmak için düzenlediğimiz zirvelerde de ele aldığımız tedbirlere tekrar dikkat çekiyoruz. 1980’lerden itibaren daraltılan kamusal üretim ve istihdam yerine serbest piyasa ekonomisi adıyla uyumlandığımız küresel, kapitalist sistemi sorgulamalıyız. Sistemin kadına biçtiği eve hapsolma, evlenmek ve çocuk doğurup bakmak dışındaki uğraşlara layık görülmeme, üretim ilişkilerinin içine girmeme, tüketme, tüketim çılgınlığına özenme, emeği, aklı, fikri, insanlığıyla değil, cinsiyetiyle ve meta olarak değer bulma rollerini mahkûm etmeliyiz. Tek amacın kâr artırmak olduğu, sosyal hakların ve kadının böyle bir amaç için yük olarak kabul edildiği küresel, kapitalist (liberal) sistem yerine Cumhuriyetimizin, kurucu ve dünya çapında en yüksek kalkınma hızlarını yakaladığı devletçilik, halkçılık, devrimcilik ilkelerine dönmeye, bu dönüşe uygun rollere öncülük etmeliyiz. Bu ilkelerin ışığında ve kadına yönelik şiddete karşı devletimizin kadını güçlendirmek görevini öne çıkarıyoruz. Kadının iş yaşamında daha fazla yer almasını sağlayan, yoksullaşmasını önleyen,  eşitliği gözeten halkçı politikalar üretilmesini istiyoruz. Yasalardaki eşitliğin bilinçlere de yerleştiği, kız çocuklarının erken evliliklerden korunduğu, çağdaş, bilimsel, kaliteli eğitim imkânlarından eşit oranda yararlandırıldığı, kadınların meslek edinmelerinin sağlandığı, kadın istihdamına ve kadın girişimciliğine yönelik teşviklerin artırıldığı, ücretsiz, kaliteli, yaygın ve sürekli kreş imkânlarının sağlandığı, ücretlerde ayrımcılık yapılmasının önüne geçildiği yapısal tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

2021 yılından beri söyleyegeldiğimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’mıza resmen sunduğumuz raporlarda üzerinde önemle durduğumuz, “Derecesi ne olursa olsun şiddet uygulayan kişilerin, öfke kontrolü ve davranış değişikliği yönünden rehabilite olabilmeleri için psikososyal destek programlarına alınması zorunlu hale getirilmelidir,” görüşümüzde ısrar ediyoruz.

Kadına şiddet de dahil olmak üzere, birçok sorunun sebebi kapitalist ve emperyalist sistemin kendimizi avutalım, oyalanalım diye önümüze koyduğu, yer yer dayattığı sözde çözümlerinden, devlete düşman, erkeğe düşman, topluma düşman, Cumhuriyete ve devrimlerine düşman söylem ve eylemlerinden kendimizi ayırıyoruz. Sorunun sebebi olan iradenin sorunu çözme niyet ve kabiliyetinden şüphelenmeye kamuoyunu davet ediyoruz. Kadına ve çocuklara yönelik uluslararası, emperyalist ve Siyonist şiddetin 10 dakikada bir çocuk öldürme vahşetine eriştiği Filistin’de, 70 yıldır adım adım yürüyen bir işgale karşı direnme ve savaşma gücünü kaybetmeyen, sürekli yükselten kadın, erkek, çoluk, çocuk Filistinlilere ve onların şahsında, zalimleri mahv ve nâbut edecek tüm mazlum milletlere selam ve saygılarımızı gönderiyoruz.”

Kaynak: Meriç Barutcu

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.