SON DAKİKA
Hava Durumu

EYT Derneği Başkanı: EYT’liler çok heveslenmesin!

Kocaeli EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hakan Çağlayan, “EYT konusunda yine de çok heveslenmeyelim diyebilirim. Çünkü gerçekten ne olacağını bilmiyoruz” dedi

Haber Giriş Tarihi: 24.11.2022 12:45
Haber Güncellenme Tarihi: 24.11.2022 12:46
https://www.sozbursa.com
EYT Derneği Başkanı: EYT’liler çok heveslenmesin!

Kocaeli Barış Gazetesi’nden Uğur Ulusoy, Kocaeli EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hakan Çağlayan ile bir röportaj gerçekleştirdi. Çağlayan, Bakan Bilgin’in hazırladığı EYT formülü konusunda “EYT konusunda yine de çok heveslenmeyelim diyebilirim” ifadelerini kullandı.

EYT Derneği nedir ve Kocaeli’de ne zaman kuruldu?

Gönül Boran Özüpak genel başkanımızın zamanında yaklaşık on kişiyle başlattığı bir mücadele bu. Evet, o günkü şartlarda EYT’yi kimse bilmiyordu. Çünkü on yılı aşkın bir süreden bahsediyorum. Ama biz Kocaeli’de biraz şanslıyız. Çünkü o grubun içinde bizim bir arkadaşımız vardı. Yıllardır emekli olmuş olmasına rağmen hala içimizde. Bu anlamda önayak oldu. Biz ondan destek aldık. Temsilcilik olarak onun temsilciliğini de göz önünde bulundurarak 10 yıla yakın bir süredir EYT var Kocaeli’de. Anlatarak, toplantı yaparak, insanlara duyurarak anlatmaya çalıştık mücadelemizi. Son yıllarda sosyal medyanın da çok etkisi oldu bu yönde. Temsilcilik olarak devam ettiğimiz Kocaeli’deki EYT, 2019 dernekleşmeye girdi. Ve o yıldan bu yana da resmi olarak bir dernek adı altında devam ediyoruz. 2021 yılında da federasyona geçiş yaptık. Böyle bir karar aldık. 20 derneğimiz vardı. Bunların katılımıyla bir federasyon oluşturalım dedik. Belki ileriki süreçte konfederasyon olarak da devam edebiliriz. Bu derneklerin en azından bir güç olması adına birlikte hareket etmemiz adına böyle bir karar aldık.

Hafta sonu kurultayınız gerçekleşti ve siz de federasyon yönetimine girdiniz… Genel kurulunuz nasıl geçti?

Gayet güzel oldu. Çok da kalabalık oldu. Birçok ilden de gelen arkadaşlarımız oldu. Hiç sorunsuz, problemsiz. Bugüne kadar büyük mitingler yaptık. Onlarda da zaten en ufak bir sorunumuz bizim olmadı, emniyet bize her zaman teşekkür etti. Kaldığımız olmaz, gürültümüz olmaz. Çok medeni bir hak arayışı içindeyiz. Bugüne kadar da böyle getirdik. Bir geçmişe dönüp bakıyoruz. Belki yönetici olarak bizler yıpranıyoruz. Ama eğer bu kazanımı elde edersek inanın en çok da biz de seviniriz. Kocaeli’den iki kişi federasyona katıldı. Ben zaten daha önceki dönemde disiplin kurulu başkanıydım. Bu dönemde de genel başkanımız teveccüh gösterdi, yönetime aldı beni. Bizim için çok fark etmiyor. Yani şöyle fark etmiyor; biz normal üyeyken de her anlamda çok büyük katkı verdik bu davaya. Bizi nereye layık görürlerse orada verimli olmaya çalışıyoruz. Evet ben ve bir arkadaşım hatta iki arkadaşım daha var yedeklerle beraber. Gönül Başkanımızın da teveccühüyle böyle bir göreve getirildik. İnşallah daha da verimli olacağız, insanlara daha fazla katkı sunacağız.

TEMKİNLİ DAVRANIYORUZ”

Herkesin umudu aralık ayında EYT Yasası’nın Meclis’e gelmesi, Ocak 2023’te yasanın çıkması ve Şubat 2023’te ilk maaşın bağlanması…

Aralıkta işte Meclis’e gelir. Ocakta yasa çıkar, şubatta, martta maaşlar bağlanır gibi böyle çok güzel pembe tablolar çiziliyor. Ki biz bunları çok fazla yaşadık geçmiş dönemde. Çok sözler verildi, sağ olsun siyasiler büyük büyük laflar ettiler. Namus sözü falan dediler. Bunlar böyle havada kalan sözlerdir. Çünkü bugün internete girdiği zaman her şey zaten önünüze çıkıyor. Biz bunları yaşadık. O yüzden temkinli davranıyoruz. Yine aynı durumlara gelmek istemiyoruz. Çünkü seçimde bize çok iyi davranan, millete çok yakın olan siyasiler maalesef seçimden sonra çok uzaklaşıyorlar. Hatta telefonlara cevap vermiyorlar, selam vermiyorlar. Seçim öncesi ayağına kadar gelip her türlü samimiyeti kuranlar seçimden sonra bu ülkede maalesef aynı şeyi yapmıyorlar. Aynı samimiyeti göremiyoruz.

HERKESE EŞİT OLMAYA ÇALIŞIYORUZ”

EYT dışında millet olarak beklentimiz sadece hizmet anlamında alabileceğimiz bazı şeyler var. Onun dışında kesinlikle şahsi olarak beklemiyoruz. Biz dernek olarak da Kocaeli’de herkese eşit olmaya çalışıyoruz. Biz ülke genelinde de böyle yapıyoruz Yani siyasilere de eşit olmaya çalışıyoruz. Biz iktidar partisiyle de çok görüşmek istiyoruz, randevu alıyoruz ama bunu pek sağlayamadık. Kocaeli’de de yapamadık, Türkiye genelinde de yapmadık, yapamadık. Sürekli randevu talebimiz olmasına rağmen bize olumlu dönüş olmadı. Benim bu yönde birkaç sistemim de oldu hatta. Büyükşehir belediye başkanına da oldu neden bize vermiyorsunuz diye… İl başkanına da oldu. Biz bu kentte yaşayan insanlarız. Her türlü derneğe bu imkanı sağlarken bize neden bu imkanı vermiyorsunuz? Sadece muhalefetle görüşülüyor gibi bir algı olsun istemiyorum. Yani ben muhalefetle de görüşürüm, iktidarla da görüşürüm. İşte diğer partilerin tamamıyla görüşüm. Biz parti olarak küçükmüş büyükmüş ayırmıyoruz. Böyle bir şeyimiz de yok. Yeni kurulan partilere de gidiyoruz. Herkese eşit olmaya çalışıyoruz.

Bizimle görüşmeyi kabul etmediler dediniz. O zaman bu EYT konusu nasıl hükümetin gündemine geldi? Kim getirdi?

Şimdi şöyle; biz evet yıllardır Cumhurbaşkanına da, Çalışma Bakanına da bundan önceki çalışma bakanlığına da sürekli randevu talebimiz var. Dönüş olmuyor. Şöyle bir baskı oluştu aslında tam da seçim zamanı. Bu kadar büyük kitle var. Dört buçuk, beş milyondan bahsediliyor. Bunun içine aileleri koyarsak hani çok yuvarlak bir hesap, hiç zorlanmaya bile gerek kalmıyor. Eşi koyarsak 10 milyon yapar. Bir tane çocuk koyarsak 15 milyon yapar. Bugün üç beş oyun bile çok önemli olduğu bir ortamda hepimiz de görüyoruz. Artık sıkışmış iyice. Bütün partiler oy peşinde. O yüzden bu baskıdan kaynaklı bir EYT’yle ilgili bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Yoksa hala bizi muhatap almadılar, almıyorlar, almayacaklarını söylüyorlar. 20 küsur dernek vardı içimizden birkaç arkadaşımız araya adam sokarak görüştüler. Onların aklını çeldiler. Hatta o zamanki dönemde muhafazakar EYT’li oluşturacağız gibi bir şey söylenmiş. Biz bunu duyunca çok şaşırdık. Çünkü EYT’nin zaten siyasi bir tarafı yok. Olamazlar da. Çünkü içimizde her partiden, her görüşten insanlar var. Biz kendi aramızda bile siyaseti hiç konuşmuyoruz. Onu kenara koyduk. Tamamen bu işe odaklandık.

KAPILARI FEDERASYONA KAPALI”

Onlarla bir görüntü vermeye başladılar. Sanki o birkaç kişi EYT’nin tamamını kapsıyormuş gibi. Halbuki burada koskoca bir federasyon var. Onun genel başkanı var, yönetimi var. Aslında dikkate alınacak, kaileye alınacak taraf bu. Ama bilmiyorum yani nasıl bir düşünce hasıl oldu veya kim ne dediyse o kadar görüşmek istemelerine rağmen sanki gibi böyle bir laf da geçti ne kadar doğru bilmiyorum ama muhalif bir tarafımız varmış gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Kesinlikle değil. Ben iddia ediyorum bugün Cumhurbaşkanımız çağırsın sabahtan Genel Başkanımız yanındadır yani. Çünkü bu konuda gerçekten çok gayreti var. Biz geçen ekim ayında Ankara’ya gittik. Şubat’ta yine gittik. Heyet halinde gittik. O gün bütün siyasi partilerle görüştük. Meclis’e girdik ve herkesle görüşmeye çalıştık. Ki ben çok iyi biliyorum; hem AK Parti’den hem MHP ile günlerce biz geliyoruz en azından bir görüşme yapalım istedik ama dönmediler, kapılar kapalı nedense. Federasyona kapalı en azından. Öyle bir durum var.

Günümüze geldiğimizde bugün bütün haber sitelerinde her yerde bir EYT haberleri çıkıyor. Birçok insan mutlu. Peki bunun aşamaları neler? Kimler EYT’li?

Şimdi zaten aşağı yukarı artık onu herkes biliyor. 8 Eylül 1999 öncesi herkes EYT’li ama şöyle bir durum oluştu; Mesela kadınlarda doğum borçlanması var biliyorsunuz. Erkeklerde de askerlik… Son günlerde SGK’da yoğunluk o yüzden biraz daha fazlalaştı. Ödeme yaparak bundan yararlanmak isteyenler var. Bu paralar yatıyor, kimisi askerliğin tamamını yatırıyor, kimisi kısmi yatırıyor. Kadınlarda da yatırıldığını biliyoruz. En azından girişi geri çekmek için. Hatta bize şöyle talepler geldi; staj mağduriyeti diye bir şey var biliyorsunuz. O konuda da bizden destek isteyen arkadaşlarımız var. Veya 1999 depreminde sigortalı olup da hiçbir prim ödenmemiş yani o hak kaybı olan arkadaşlar var. Bize ulaşıyor.

EYT ÜÇ KELİMEDEN OLUŞAN BİRŞEY DEĞİL”

En azından 1999 yılını 2000’e çekelim, biz de faydalanalım diyorlar. Zaten staj tamamen bunun içinde olan bir şey, aylık bağlanma oranı tamamen bunun içinde olan bir şey. Hiç ayırmamaya çalışıyoruz. EYT böyle üç kelimeden oluşan bir şey değil. EYT’nin açılımı evet Emeklilikte Yaşa Takılanlar ama bunun içinde sosyal yardımlaşma var, bunun içinde maaşların az oluşu var. Tabii burada emekli olmak yetmiyor. Hani Cumhurbaşkanımız daha önce söyledi çift dikiş yapacaklar diye. Sen şimdi ekonomik olarak emekliye refahını düzeltmezsen, o maaşları yükseltmezsen 3 buçuk lira olan en düşük emekli maaşıyla kim ne kadar geçinebilir? Ben sanmıyorum. Çünkü öyle bir kira da yok. Günlük ihtiyaçlarını bile karşılayacağını düşünmüyorum. Çayın, şekerin, peynirin, ekmeğin olmadığı bir mutfak olmaz zaten. Hani sucuk olmazsa olur, kaşar olmazsa olur ama gerçekten zaruri ihtiyaçlar var. Yılbaşından sonra düzeltmeler olacak. Ama o düzeltmenin karşılığında ne olacak. O da bir soru işareti. Yani bu taraftan veriyorsun, öbür taraftan fazlasını alıyorsun. Bu sefer o dengeyi sağlayamıyoruz. Yani o gelen zamlardan sonra maaşların daha doğrusu iyileştirilmesinden sonra en azından ihtiyaçlarımıza zam gelmemesi lazım ki o maaş bir parça fayda etsin.

ÖNCE ÖNÜMÜZÜ GÖRELİM”

Uzmanlar Meclis’ten geçsin, ocak ayında çıkarsa hemen gidin başvurunuzu yapın diyor. Peki siz öngörünüz ne?

Müthiş bir bilgi kirliliği var. Her yazılana çizilene, habere bir cevap istiyor bizden vatandaşlar. Bazen veremiyoruz. Çünkü tek yetkili merci Çalışma Bakanı. O da sadece birkaç kelime söylüyor… Bunun altını net doldurursanız vatandaş da ne yapacağını bilir. Mesela bugün 37 bin lira gibi bir rakam ödeniyor askerlik için. Ödeyenlerden biliyorum. Bunu şimdi yılbaşından sonra bırakmak istemeyen insanlar var. Çünkü bu 37 bin lira 67 bin lira olacak. En azından bundan faydalanayım gibi diye düşünüp acele edenler de var. Bir önümüzü görelim. Gerçekten bu yatırdığınız para bugün sizi kurtarabilecek mi? Belki para orada kaybolmayacak. Evet ileriye dönük priminize falan faydalı olabilecek ama sizin amacınız bugün bu parayı yatırıp ocakta bundan yararlanmak.

ALTINI NASIL DOLDURACAĞIZ BELLİ DEĞİL”

Yani EYT’liler çok heveslenmesin mi?

Yani çok heveslenmeyelim diyebilirim. Çünkü gerçekten ne olacağını bilmiyoruz. Biz şimdi burada yönetici durumundayız. Ama şimdi bunu mesela o partiye yakın olan insanlara da soruyoruz. Onlar da bir şey bitmiyor. Sanki bu bir sır yani. Bu sadece Çalışma Bakanı ve Cumhurbaşkanı biliyor. Onun dışında kimse bildiğini inanmıyorum. Sadece çıkacak, onu hepimiz biliyoruz. Ama nasıl çıkacak? Altını nasıl dolduracağız belli değil. En son Çalışma Bakanı’nın söylediği 1 buçuk milyon insan faydalanacak. Primi tutan, yılı doldurmuş olan insanlar bundan faydalanacak dedi. Böyle kısa bir geçiş yaptı. Çalışma Bakanı sendikalarla görüşeceğiz bu konuyu dedi. Sendikalarla görüşebilirsiniz. Hatta şu an patronlarla da görüşebilirsiniz. Ama bunun esas görüşülmesi gereken muhatabı federasyon. Kitle bizim arkamızda. Biz o kitleyle hareket ediyoruz. Gücümüzü oradan alıyoruz. Dernek olarak, federasyon olarak bizimle masaya oturup işte sizin sıkıntılarınızı sizden dinleyelim denmesi lazımdı. Bugüne kadar beklediğimiz şey oydu. Ama olmadı, inşallah olur. Belki Çalışma Bakanı derki ki evet federasyonun yetkilileri gelsin, görüşelim. Bir de onlardan fikir alalım. Çünkü biz geçen Ankara’ya gittiğimizde TÜRK-İŞ Genel Başkanı’yla görüştüğümüzde ben de söylüyorum dedi. Federasyon olarak sizinle görüşülmesi gerektiğine ben de inanıyorum dedi. Benim de tecrübelerime göre bu iş ocak ayına kadar çözümlenecek, bitmiş olacak. Yoksa biz de her konuda size destek oluyoruz dedi. Keza DİSK Genel Başkanı da öyle. Yani kısmen sendikalardan destek alıyoruz. Çünkü biz de destek veriyoruz. Aslında baktığınız zaman bölünmez bir bütün gibiyiz.

İşveren cephesinin açıklamalarına ne diyeceksiniz?

MÜSİAD’ın açıklaması oldu, TOBB’nin oldu. Beni en çok üzen Kocaeli Sanayi Odası’nın açıklaması. Çünkü neden, benim yaşadığım kentte sanayi odası var. Gayet de işini iyi yapan, bugüne kadar da hep övgüler almış, başarılı bir sanayi odası. Belki de Türkiye’de söz sahibi olabilecek bir sanayi odası ama keşke bu açıklamayı yapmadan önce ‘Evet arkadaşlar EYT çıkıyor. Siz de burada bu mücadeleyi veriyorsunuz’ diyerek bizlerle görüşmeliydiler. Bu kadar gündem olduğumuza göre Kocaeli’de böyle bir dernek olduğunu farkındadırlar. Bizim şimdi bir sürü üyelerimiz var. Şimdi patronlar, sanayiciler genelde öngörüsü yüksek olan insanlardır. Hep ileriye dönük planlar yapar. Yapmak da zorundadırlar. Böyle böyle servetlerini büyütürler. Ülkeye üretimi yaparlar, katkı sunarlar. İleriye dönük çok büyük fikirleri olan görüşleri olan insanlar, koca koca insanlar, büyük şirketlerin, holdinglerin sahibi olan insanlar, EYT’de mi çözüm bulamadılar? İşçi her şeyi fazlasıyla bu ülkeye veriyor zaten. Çalışanlar, emekçiler, hepimiz öyleyiz bir kuruş borcumuz yoktur.

ŞAŞKINLIKLA İZLİYORUZ”

Bunu bu şekilde söylemeleri, işçiyi hiç bugüne kadar dinlemeden derdin nedir sormadan. EYT’yi bugüne kadar hiç ağzına almayan insanların biz bunun altından kalkamayız, bunu yıllara yayalım, hemen emekli olmasınlar bir hazırlık yapalım gibi birçok şeyler sunmuşlar. Mektup yazmışlar. Biz de şaşkınlıkla izliyoruz. En azından bu EYT gündemdeyken bu tür çalışmaları yapmaları lazım. Zaten her sene birçok insan emekli oluyor ülkemizde. Bunun üzerine belki biraz fazla bir etki olacak ama şöyle de bir şey var; herkes emekli olmuyor. Bu kişinin kendine bağlı. Maaşı düşecek olan olmuyor. Yani Bakan’ın söylediği gibi bir buçuk milyonun tamamı emekli olmayacak, belki bu yarı yarıya düşecek. Keşke öyle açıklamalar yapılmasaydı. Keşke bunu da kentimizdeki Kocaeli Sanayi Odası yapmasaydı veya yapmadan önce en azından bizi bir dinleseydi.

Emekli maaşı belki bağlanacak ama en düşük emekli maaşı 3 bin 500 lira. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

Beni vatandaş olarak şu da çok üzdü; mesela 3 bin lira konuşuldu. Sonra Cumhurbaşkanı 500 de ben veriyorum dedi. 3 buçuk yapıyoruz dedi. Yani düşünebiliyor musunuz, yıllarınızı vermiştiniz. Bir emeğiniz var ve onun üzerinden bir pazarlık yapılıyor. Kesinlikle düşük olmaması lazım asgari ücretten. Asgari asgari ücretin altında emekli maaşı zaten kabul edilebilir değil. Asgari ücret bile bugün komik, yani yetecek bir rakam değil. Kaldı ki asgari ücret aslında işe başlangıcında verilen bir para olması lazım. Yani kişi o işi öğrenene kadar verilmiş bir para olması lazım. Ama bizde öyle değil.

YAPILAN ŞEY GÜNÜ KURTARMAKTIR”

Ben altını çizerek söylüyorum; EYT bugün çıkmış olsa bile bu sorun bitmez. Bugünkü yapılan şey bugünü kurtarmaktır. Aslında istediğim şey kökten, sil baştan yapılması. Mesela EYT’liyim. 8 sene fazladan çalışmışım. Şimdi yarın öbür gün diyelim ki yasa çıktı. 8 yılımın hesabını sormayayım diye yargı yolunu kapatacaklar belki de. Şimdi biz bunun hesabını yapmıyoruz tabii. Biz zaten hani geriye dönük bir hesap zaten yapmadık, yapmak da istemiyoruz ama mesela bir ufak bir zarar geleceği zaman onun önünü hemen alabiliyorlar, kesebiliyorlar. Ama mesela şimdi arkadaşımızın beş yılı var. Şu an sekiz yıl bekleyecek olanlar var. Bunlar faydalanacak bundan. Ne kadar güzel. Bizim de zaten amacımız. İçimizde emekli olup da bu işi bırakmayan insanlar var. İnanın gerçekten bir kuruş menfaat yoktur. Sadece manevi olarak yürüyor. Hatta şöyle söyleyebilirim; biz üyelerimizden çok küçük bir üyelik adı altında aidat istiyoruz. Söylüyoruz daha doğrusu. Onu bile alamıyoruz. 5 TL’leri biz alamadığımız için bu işe gönül vermiş insanlar olarak bir grup kurduk. Onlar üzerinden her ay düzenli bir bağış yaparak burayı kalkındırmaya çalışıyoruz. Yani başkan olunca sanki bir yerden bir gelir varmış gibi soruyorlar bana. Biz öyle bir başkan değiliz.

FOTOĞRAF ÇEKİLSİN, HABER OLSUN DİYE YAPMADIK”

Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben bu şehirde, bu kentte, her kapıyı zorladım, herkese gittim, sendikalara da gittim. Benden önceki arkadaşlarım da gitti. Siyasi partilerin tamamına gittim, ilçelere gittim. Benim söylemek istediğim şey şu; bizim gittiğimiz yerlerde EYT çıkmaz. Biz bunu biliyoruz. Sadece buradan amacımız ses getirmek, EYT’nin ne olduğunu herkese anlatmak. Çünkü biz bir kapıyı zorlar girer, oradan EYT’yi anlatırsak, en azından oradaki insanlar bunu öğrenmiş olur. Hatta biz böyle dosya haline getirdik. Bunu zaman zaman birçok gittiğimiz yerlere de verdik. Amacımız tamamen bu. Sadece böyle güzel bir görüntü alalım, fotoğraf alalım, bu haber olsun falan değil.

EN AZINDAN ARAMIZDA BİR SAMİMİYET OLUŞACAK”

Amacım burada sadece bir tarafa yakın, bir tarafla görüşüyor gibi algı oluşmasın. Çünkü Büyükşehir’den de talep ettim, olmadı. Vermiyorlar, yoğunluk var diyorlar. İl başkanlarından istedim olmadı, ilçe belediyelerden istiyorum olmadı, olmuyor, vermiyorlar. Eminim bundan sonraki süreçte en azından aramızda bir samimiyet oluşacak herhalde, öyle düşünüyorum. Seçim de yakın, kapılarını açacaklardır herhalde. Ama biz de gittiğimiz zaman tabii ki bunun da en azından hesabını soracağız. Çünkü benim veya yanımdakinin siyasi görüşünü kimse bilmez. Hatta o tarafa yakın çok arkadaşımız var içimizde.

ASLINDA HİÇ FORMÜLE GEREK YOK”

Evet bugün bu insanlar emekli olacak. Belki yüzde 50’si 3 buçuk lira alacak. Çünkü çoğu asgari ücretle çalışıyor. 3 bin beş yüz lira alan bir emekli bugün nasıl geçinebilir? Mümkün değil. Herkes biz size destek olacağız anlamında sözler veriyor ama şu an bunu çözecek olan Cumhur İttifakı. Muhalefet söz verebilir, ama iktidar bu işi çözebilir. Biz o yüzden iktidarın bu işi çözmesi için daha çok baskı oluşturmaya çalıştık. Ama şimdi muhalefetin desteğini de yabana atamayız. Çünkü onlar destek vermeseydi belki iş bu boyuta da gelmeyebilirdi.

İnşallah umduğumuz gibi olur. Çünkü daha önce 10 formüle kadar gördük biz. Bakan çalışma yapıyoruz dediğinde… Şu an çok şükür bir taneye düştü. Ama bizi biraz üzen şey ‘kendimiz bir formül geliştiriyoruz’ diyor Çalışma Bakanı. İşte ondan biraz endişeliyiz. Çünkü buna formül gerekmiyor. Aslında hiç formüle gerek yok. 8 Eylül 1999 öncesi neyse formül odur.

EMEKLİ OLMAK DA YETMİYOR”

Bizim beklentimiz herkesin bu yasadan hiç mağdur olmadan en azından yararlanması. İşte o zaman bir şeyler kazanmış oluruz. Sonrasında yasa çıkarsa federasyonun, derneğin geleceği ne olur gibi sorular da geliyor bize. Onu da söyleyeyim. Biz devam edeceğiz. Çünkü aylık bağlanma oranı gibi çok çok büyük bir sorun var. Yani emekli olmak yetmiyor. Çalışsan olmuyor, çalışmasan olmuyor. Emeklilik istiyorsun vermiyor. Ülkede en azından bu sistem anlamında bir kaos var. Bundan önce öyleymiş de bundan sonra böyleymiş… Orası bizi hiç ilgilendirmiyor. Çünkü biz çalıştık, çalışıyoruz hepimiz. Vergilerimizi de ödedik, ödüyoruz. Zaten dediğim gibi en çok vergi de işçiden, emekçiden alınıyor. Kesintiler öyle yapılıyor. Hakkımızda hayırlısı. Bekleyip göreceğiz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.