"Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün"
"Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün"
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, böbrek taşlarının ağrı ve böbrek fonksiyonu bozukluğuna yol açabileceğini belirtti. Yeterli su tüketimi, tuzdan kaçınma gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle taş oluşumunu önlemenin önemine dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 09:49
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 10:06
Kaynak:
İHA
Böbrek taşlarının ciddi ağrıya ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabildiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, "Doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastaların büyük bir kısmında taş oluşumu önlenebilir" dedi.
Böbrek taşlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, taş oluşumunun idrardaki bazı minerallerin kristalleşmesi sonucu meydana geldiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler idrarda yoğunlaştığında ve yeterli sıvı alınmadığında kristaller birleşerek taş halini alır. En sık görülen taş türü ise tüm taşların yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır" diye konuştu.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Böbrek taşı oluşumunda bazı grupların daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Yetersiz su tüketimi en önemli risk faktörüdür. Ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca fazla tuz tüketenler, aşırı hayvansal protein alanlar ile obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde taş oluşumu daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı.
"TAŞ OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER"
Koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Kaya, böbrek taşından korunmak için şu önerilerde bulundu: "Günde ortalama 1,5-2 litre su içerek idrar renginin açık sarı ya da renksiz olmasını hedeflemek gerekir. Tuz tüketiminin azaltılması, idrarda kalsiyum atılımını düşürerek taş oluşumunu tetikler. Limon ve portakal gibi sitrat bakımından zengin içecekler kristal oluşumunu doğal yoldan engelleyebilir. Halk arasında sanılanın aksine, süt ve yoğurt gibi besinlerle alınan kalsiyum taş riskini azaltır; çünkü kalsiyum bağırsakta oksalata bağlanarak emilimini önler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek ise idrarın asit dengesini düzenler."
"BAZI BESİNLERE DİKKAT"
Özellikle kalsiyum oksalat taşı olan hastaların bazı gıdalara dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, "Ispanak, pancar, çikolata ve kabuklu yemişler gibi yüksek oksalat içeren besinlerin aşırı tüketilmemesi gerekir. Gazlı ve şekerli içecekler de taş riskini artırabilir" dedi.
"AĞRIDAN ÖNCE UYARI VEREN BELİRTİLER"
Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrekte kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, "Taş hareket ettiğinde ya da idrar yolunu tıkadığında vücut çeşitli sinyaller verir. İdrarda kan görülmesi, ateş, bulantı, kusma, titreme, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede ağrı bu belirtiler arasında yer alır" açıklamasında bulundu.
"AĞRI BEL VE KASIK BÖLGESİNE YAYILABİLİR"
Ağrının genellikle taşın idrar yoluna girmesiyle başladığını belirten Prof. Dr. Kaya, "Kaburga altından başlayıp bel ve yanlara yayılan ağrı, zamanla kasıklara ve cinsel organlara kadar ilerleyebilir. Ağrı bazen hafif ve sürekli, bazen de dalgalar halinde şiddetli olabilir" dedi.
"İDRAR VE SİNDİRİM SİSTEMİ BULGULARI"
İdrarda renk değişikliğinin önemli bir bulgu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya, "İdrar pembe, kırmızı ya da çay rengi olabilir. Sık idrara çıkma, yanma hissi veya idrar akışının aniden kesilmesi görülebilir. Ayrıca böbreklerle mide arasındaki sinirsel bağlantılar nedeniyle bulantı, kusma ve soğuk terleme de sık karşılaşılan şikâyetlerdir" ifadelerini kullandı.
"ENFEKSİYON HAYATİ RİSK TAŞIYABİLİR"
Taşın idrar akışını engellemesi durumunda enfeksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Ateş, titreme ve idrarın bulanık ya da kötü kokulu olması ciddi bir tabloya işaret eder ve acil müdahale gerektirir" uyarısında bulundu.
"ÇOCUKLARDA BELİRTİLER FARKLI SEYREDEBİLİR"
Çocuklarda böbrek taşı belirtilerinin daha farklı olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, "Bebeklerde huzursuzluk ve sürekli ağlama, küçük çocuklarda ise karın ağrısı ve idrarda kanama ön planda olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşır" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
"Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün"
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, böbrek taşlarının ağrı ve böbrek fonksiyonu bozukluğuna yol açabileceğini belirtti. Yeterli su tüketimi, tuzdan kaçınma gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle taş oluşumunu önlemenin önemine dikkat çekti.
Böbrek taşlarının ciddi ağrıya ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabildiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, "Doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastaların büyük bir kısmında taş oluşumu önlenebilir" dedi.
Böbrek taşlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, taş oluşumunun idrardaki bazı minerallerin kristalleşmesi sonucu meydana geldiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler idrarda yoğunlaştığında ve yeterli sıvı alınmadığında kristaller birleşerek taş halini alır. En sık görülen taş türü ise tüm taşların yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır" diye konuştu.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Böbrek taşı oluşumunda bazı grupların daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Yetersiz su tüketimi en önemli risk faktörüdür. Ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca fazla tuz tüketenler, aşırı hayvansal protein alanlar ile obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde taş oluşumu daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı.
"TAŞ OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER"
Koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Kaya, böbrek taşından korunmak için şu önerilerde bulundu: "Günde ortalama 1,5-2 litre su içerek idrar renginin açık sarı ya da renksiz olmasını hedeflemek gerekir. Tuz tüketiminin azaltılması, idrarda kalsiyum atılımını düşürerek taş oluşumunu tetikler. Limon ve portakal gibi sitrat bakımından zengin içecekler kristal oluşumunu doğal yoldan engelleyebilir. Halk arasında sanılanın aksine, süt ve yoğurt gibi besinlerle alınan kalsiyum taş riskini azaltır; çünkü kalsiyum bağırsakta oksalata bağlanarak emilimini önler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek ise idrarın asit dengesini düzenler."
"BAZI BESİNLERE DİKKAT"
Özellikle kalsiyum oksalat taşı olan hastaların bazı gıdalara dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, "Ispanak, pancar, çikolata ve kabuklu yemişler gibi yüksek oksalat içeren besinlerin aşırı tüketilmemesi gerekir. Gazlı ve şekerli içecekler de taş riskini artırabilir" dedi.
"AĞRIDAN ÖNCE UYARI VEREN BELİRTİLER"
Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrekte kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, "Taş hareket ettiğinde ya da idrar yolunu tıkadığında vücut çeşitli sinyaller verir. İdrarda kan görülmesi, ateş, bulantı, kusma, titreme, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede ağrı bu belirtiler arasında yer alır" açıklamasında bulundu.
"AĞRI BEL VE KASIK BÖLGESİNE YAYILABİLİR"
Ağrının genellikle taşın idrar yoluna girmesiyle başladığını belirten Prof. Dr. Kaya, "Kaburga altından başlayıp bel ve yanlara yayılan ağrı, zamanla kasıklara ve cinsel organlara kadar ilerleyebilir. Ağrı bazen hafif ve sürekli, bazen de dalgalar halinde şiddetli olabilir" dedi.
"İDRAR VE SİNDİRİM SİSTEMİ BULGULARI"
İdrarda renk değişikliğinin önemli bir bulgu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya, "İdrar pembe, kırmızı ya da çay rengi olabilir. Sık idrara çıkma, yanma hissi veya idrar akışının aniden kesilmesi görülebilir. Ayrıca böbreklerle mide arasındaki sinirsel bağlantılar nedeniyle bulantı, kusma ve soğuk terleme de sık karşılaşılan şikâyetlerdir" ifadelerini kullandı.
"ENFEKSİYON HAYATİ RİSK TAŞIYABİLİR"
Taşın idrar akışını engellemesi durumunda enfeksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Ateş, titreme ve idrarın bulanık ya da kötü kokulu olması ciddi bir tabloya işaret eder ve acil müdahale gerektirir" uyarısında bulundu.
"ÇOCUKLARDA BELİRTİLER FARKLI SEYREDEBİLİR"
Çocuklarda böbrek taşı belirtilerinin daha farklı olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, "Bebeklerde huzursuzluk ve sürekli ağlama, küçük çocuklarda ise karın ağrısı ve idrarda kanama ön planda olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşır" dedi.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız