SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ya çıkıp açıklarsınız ya da ben!

Yazının Giriş Tarihi: 03.12.2021 05:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.12.2021 05:54

“Bir varmış bir yokmuş, bir başkan varmış başlıklı” yazımızın (https://www.sozbursa.com/yazarlar/ibrahim-oge-1/bir-varmis-bir-yokmus-baskanin-biri-varmis-68) ardından haliyle “kim bu başkan, başkan yardımcısı ve olaylar doğru mu?” şeklinde birçok sorunun muhatabı oldum…

Nezaketi elden bırakmadan kaleme aldığım yazıyla niyetim gayet açıktı:

Adalet kararını vermeden kimse suçlanamaz ilkesinden hareketle bir insanın mağduriyeti tez elden giderilsin, varsa kamu görevlilerinin bir kusuru gereken yapılsın ve bir daha aynı kusur tekrarlanmasın…

O yüzden tüm ısrarlara rağmen kurum ve kişi ismi vermekten kaçındım...

Öncelikle devletin ilgili kurumları gibi siyasi iradenin konuyla ilgilenmesi gerektiğini düşündüm.

Nitekim devletin ilgili kurumları harekete geçerken, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığı da iddiaları araştırmaya koyuldu…

***

Derken…

İddiaların hedefindeki başkan, 2 Aralık 2021 tarihli ilçe belediye meclis toplantısında hadiseye kendi yorumuyla cevap verince isim açıklamama konusundaki ilkesel duruşumu ben çiğnemiş olmadım.

Dünya görüşümüz ayrı da olsa meslektaşım, vatan ve devlet sevgisinden zerre kadar şüphe etmediğim, hatta zaman zaman “keşke CHP’deki temsil hep böyle olsa” dediğim Meclis Üyesi ve Partisinin Grup Sözcüsü Sinan Keleş, köşe yazısındaki iddiaların doğru olup olmadığını sordu. Cevap verince de Kestel Belediye Başkanı Sayın Önder Tanır, iddiaların muhatabı olduğunu resmen kabullenmiş oldu.

Sonra da oturumu canlı yayınlanan Kestel Belediye Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada şahsıma yönelik şu cümleleri kullandı:

’Gazeteci’ diye geçinen, ifade edilen… İddiası olan iddiasını gazete köşelerinde paçavraların manşetlerinde değil hukukta arar, daha fazla polemik yapmanın kimseye faydası yok… İddiaların alayı yanlıştır, yüzde 99’u yanlıştır. Herkes iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Birilerini karalamanın sonucunu herkes görecek… Hak ve hukuk karşısında verilemeyecek bir hesabımız yok…”

***

Evet Sayın Başkan Tanır; memlekette artık üç türlü gazeteci var.

Birincisi gerçek anlamda gazeteci olanlar, ikincisi gazeteci geçinenler, üçüncüsü de ehliyetleri olmadığı halde gazetecilikten geçinenler…

Şükür ki tam 30 yıldır Allah’ın verdiği rızıktan payını gazeteci olarak alanlardanım…

Bununla birlikte tıpkı “Gazeteci” tarifinde olduğu gibi memlekette üç çeşit siyasetçi profili var Sayın Başkan:

Birincisi gerçek siyasetçiler ki biz onlara “devlet adamı” diyoruz, ikincisi siyasetçi geçinenler ve üçüncüsü de siyasetten geçinenler…

Büyük kültür milliyetçisi, Osmanlı ordularının vaizi, bugün müritleri Türkiye’nin başına bela olan Sebatay Sevi’yi yargılayan Vâni Mehmet Efendi’nin diyarı Kestel’in Şehremini Önder Tanır Bey:

Bizim inancımız gereği kalem ve kâğıt kutsaldır. Dolayısıyla fikirlere, düşüncelere verilecek cevabınız sözle olmalı, yazıyla olmalı. Asla hakaret etmemelisiniz. Şu kadar insanın ekmek yediği yayın kuruluşlarına paçavra tanımı yapmanız, temsil ettiğiniz makam gibi devlet adamlığı anlayışına yakışıyor mu?

Anladığım kadarıyla siz bugüne kadar hep gazeteci geçinen veya işi olmadığı halde gazetecilikten geçinenlerle haşır neşir olmuşsunuz…

***

Sayın Başkan Önder Tanır:

Bugüne kadar kimseyi tehdit etmeyen, karalamayan, aksine kamuyu ve kamunun menfaatlerini önceleyen gazeteci olarak “Birilerini karalamanın sonucunu herkes görecek” şeklindeki cümleniz de hiç şık olmamış.

Bu cümleyi neden kurduğunuzu mutlaka açıklamalısınız.

Güç gösterisinde mi bulunacaksınız yoksa iktidarın gölgesinde her şeyi yapabilme hakkına sahip olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Çok uzatmayacağım Sayın Önder Tanır!

Sizi tanımam etmem.

Sadece Anayasa’nın 27. ve 28. Maddesi’nin gereğini yapan bir gazeteciyim.

Üstelik aramızda hiçbir diyalog da geçmedi. Sadece sizi Yener Acar dönemindeki belediyenin imar komisyonundaki faaliyetlerinizden biliyorum!

Kimliğini sadece ama sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ile izah eden bir yurttaş olarak şahsınızla kişisel bir husumetim de yok…

Dolayısıyla olayı soruşturan parti yetkililerinizle yaptığınız görüşmede verdiğiniz bilgileri de dikkate alarak yazının sonunda sadece tek bir belge yayınlayacağım.

Yaşananlarda hukuken sizin bir sorumluluğunuz olmayabilir ancak etik olarak sorgulanması gereken malum konuyla ilgili siz çıkıp doğruları net bir şekilde anlatmazsanız -Örneğin 28 Eylül 2021 tarihinde Belediye Başkan Yardımcınız ve belediye meclis üyeniz Haluk Kürel’in istifa gerekçesini-, zat-ı alinizin “alayı yalandır” dediği tüm belgeleri, yazışmaları, fotoğrafları, banka dekontlarını birkaç gün içerisinde tek bir yazıda yayınlayacağım…

Evet Sayın Başkan meseleyi bir an önce aydınlığa kavuşturalım ki farklı konularda size yönelteceğim diğer sorulara da tez zamanda sıra gelsin…

***

Unutmadan;

Allah, Kurtuluş Savaşı veren devletimi ve milletimi, “siyasetçi geçinenler” ile “siyasetten geçinenlerin” şerrinden korusun!

 

İŞTE BELGE VE SORU Bu uçak biletini Almanya’da tanıştığınızı iddia ettiğiniz iş insanına, Türkiye’den çıkmadan neden ve niçin attınız?

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..