SON DAKİKA
Hava Durumu

Van’daki Olayların Düşündürdükleri!

Yazının Giriş Tarihi: 03.04.2024 17:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.04.2024 17:42

Van'da yaşanan olayların sebebi nedir?

DEM Parti adayının “8 yıl hapis cezası alması nedeniyle seçilme veya aday olma hakkının bulunmadığı” gerçeği; seçimden 2 gün önce tespit edilmiş…

Bu durum kamuoyuna uygun bir şekilde aktarılmamış, seçimler yapılmış ve DEM Parti adayı sandıkta üstünlük sağlamıştır.

Sonrasında DEM Parti adayının İl Seçim Kurulu tarafından "memnu (yasaklı) haklarının geri alınması" üzerine belediye başkanlık mazbatası, seçimi ikinci sırada bitiren AK Parti adayına verilmiştir.

Seçim kurulunun bu kararı üzerine de tepki olarak terör örgütü bağlantılı gruplar devreye girerek insanları sokaklara dökmüştür.

Olayların en kısa sürede sona ermesi tek dileğimdir.

***

Şimdi bu yaşanan gelişmeleri analiz etmeye birtakım sorularla başlayalım:

DEM Parti bu adayın seçilme hakkının olmadığını bilmiyor muydu? Biliyorsa neden aday gösterdi?      Devlet, yani YSK, bu adayın seçilme hakkı olmadığını bilmiyor muydu yahut tespit etmedi mi? Tespit etmemesi mümkün değildir. Peki, bu durum tespit edildiyse neden gereği yapılmadı?Seçimi kazandığı anlaşılınca neden seçim iptal edilmedi yahut yenilenmedi ve AK Parti'nin seçimi kazandığına hükmedildi?      Yerel seçimlerden mağlubiyetle çıkan AK Parti, olaylara nasıl yaklaşmaktadır?Türkiye'de bir kaosa mı sürüklenmeye çalışılmaktadır?

Tüm bu sorular, benim aklıma ciddi endişeleri getirmektedir.

Yaklaşık 2 yıl boyunca Türkiye'yi bekleyen bir iç karışıklık tehlikesinden bahsettim.

Bilhassa 2023 Genel Seçimlerinden sonra Türkiye'de AK Parti'nin kaybetmesi durumunda karışıklıklar yaşanmasının muhtemel olduğunu dile getirdim.

PKK terör örgütünün siyasi ayağı olan DEM Parti'ye yönelik bu uygulama nedeniyle terör örgütü mensupları dışında kalan vatandaşlarımız tarafından verilen tepkiyi de değerlendirmek gerekir.

Hükümetin bu uygulamasının hakkaniyete aykırı bir uygulama olduğu değerlendirilebilir ve tepki sebep olabilir. Hükümetin, somut olayda seçimleri iptal edip yeniden seçim kararı alması en doğru çözüm yoludur.

Zaten gerçeğe aykırı beyanlar ile ve mağdur rolünü oynayarak gerek yurt içinden gerekse de yurt dışındaki çeşitli aktörler ve servislerden destek bulan PKK'nın siyasi uzantıları, böyle bir konjonktürü fırsata çevirmeye çalışacaklardır.

***

Buna fırsat verilmemelidir. Sokakların karışmaya başlaması, güvenlik güçleri ile kimliği belirsiz çeşitli aktörlerin karşı karşıya gelmesi, Türk devletinin ulusal güvenliğini hedef alan servislerin etkin bir şekilde faaliyet göstermelerine imkân tanıyacaktır.

Olaylar, sayıları 10 milyonu aşan sığınmacıların da devreye sokulmasıyla bambaşka bir şekle evrilebilir.

Toplumsal olayların Türkiye'nin değişik yerlerine sıçraması halinde Emniyet ve Jandarma güçlerinin yetersiz kalması durumunda Türk Silahlı Kuvvetleri, yasalar gereği toplumsal olaylara müdahale görevini üstlenir.

Fakat burada birliklerimizin büyük bir kısmının yurt dışında, yani Suriye ve Irak'ın kuzeyinde olması, yeterli sayıda birliğin toplumsal olaylara müdahalede sevk edilmesine engel olacaktır.

Bir de buna geçen günlerde Cumhurbaşkanının Irak'ın kuzeyindeki Gara bölgesine ve Kandil'e harekât yapılacağını ifade eden sözleri de eklenince, birliklerimizin pek çoğunun Irak'ın kuzeyinde yer almak zorunda kalacağı aşikardır.

Gerek Suriye'de yarım kalan güvenlik şeridinin tamamlanmamış olması gerek Trakya’da gerekse de Ege Bölgesi'nde yeterince ve hatta neredeyse hiç muharip Kara Kuvvetleri Birliği'nin olmaması endişeleri arttırmaktadır.

***

İşte bu durum, Amerika ve NATO tarafından bir fırsat olarak görülüp özellikle Dedeağaç'ta bulunan Amerikan birliklerinin Türkiye'de istikrarı koruma harekâtı adı altında konuşlanmasına yol açabilir.

Malumunuz, Meclis’ten geçen son tezkerenin son maddesinde yabancı ülke askerini ülkeye davet etmeye yetkisi yer almaktadır.

Yazımızı yine bir soruyla bitirelim:

2023 genel seçimlerini AK Parti kaybetseydi, sokaklar karışır mıydı, karışmaz mıydı?

***

Yukarıda dile getirdiğim söz konusu kötü senaryolarda yanılırsam sorun yok! Ama ya yanılmazsam?

Asker her zaman en kötü senaryoya göre tedbirini almak zorundadır.

Unutulmamalıdır ki;

Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşta askerlerine kuru üzüm hoşafı ve kavrulmuş arpa verecek kadar fakir düşeceğine kimse inanmazdı.

O nedenle "merak etmeyin bir şey olmaz" demeyelim!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.