Doğubayazıt’ın taş sokaklarından saray sofralarına uzanan yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip Ağrı’nın tescilli lezzeti Abdigör köftesi, hem taş üzerinde saatlerce dövülerek hazırlanan eti hem de arkasındaki şifa dolu hikayesiyle gastronomi meraklılarını büyülüyor.
Haber Giriş Tarihi: 27.10.2026 16:06
Haber Güncellenme Tarihi: 27.10.2026 16:15
Kaynak:
Haber Merkezi
Türk mutfağının doğudaki saklı hazinelerinden Ağrı, zengin gastronomi kültürünün en kıymetli mirasını sofralara taşımaya devam ediyor. Türkiye’nin en eski diyet yemeği ve en zahmetli köftesi olarak bilinen Abdigör köftesi, yağsız ve sinirsiz etin özel tokmaklarla taş üzerinde macun kıvamına gelene kadar dövülmesiyle hazırlanıyor.
BİR MİDE RAHATSIZLIĞINDAN DOĞAN ASIRLIK LEZZET
Abdigör köftesinin hikayesi 17. yüzyıla, İshak Paşa Sarayı’nın banilerinden Çolak Abdi Paşa dönemine kadar uzanıyor. Rivayete göre; hazımsızlık ve şiddetli mide ağrıları çeken Çolak Abdi Paşa, hiçbir katı eti rahatça tüketemez hale gelir. Sarayın maharetli aşçıları, paşanın et yiyebilmesini sağlamak ve onu sağlığına kavuşturmak için sıra dışı bir formül geliştirir.
Körpe dananın yağsız ve sinirsiz but etini sal taşı üzerine koyan ustalar, tahta tokmaklarla eti saatlerce döverek lif lif ayırır. İçindeki tüm sinirler tek tek ayıklanır ve et tamamen pürüzsüz, macun benzeri bir kıvama kavuşur. Ardından yalnızca soğan suyu, tuz ve az miktarda baharatla yoğrularak haşlanan bu et, paşanın midesini yormadan afiyetle yediği en büyük şifa kaynağına dönüşür. O günden sonra yemek, paşanın adıyla bütünleşerek "Abdigör köftesi" olarak anılmaya başlar.
EVDE ABDİGÖR KÖFTESİ NASIL YAPILIR?
Geleneksel yönteminde düz bir taş ve tahta tokmakla saatlerce dövülen bu özel köfteyi, modern mutfaklarda güçlü bir mutfak robotu yardımıyla da hazırlamak mümkün.
Gerekli Malzemeler:
*1 kg yağsız, sinirleri tamamen ayıklanmış dana but (biftek)
*1 adet orta boy kuru soğan (rendelenip suyu sıkılmış)
*1 adet yumurta
*1 çay bardağı un veya az miktarda pirinç
*1 tatlı kaşığı tuz
*1 çay kaşığı karabiber
Pişirmek için: Sıcak su ve isteğe bağlı tereyağlı salçalı sos
Hazırlanışı:
Eti Hazırlama: Eti ince ince doğrayın, en ufak bir yağ veya sinir kalmadığından emin olun. Geleneksel olarak tahta tokmakla taş üzerinde dövülerek macun kıvamına getirilen et, ev şartlarında robotun haznesine alınıp azar azar soğuk su eklenerek kremamsı, sakız gibi bir doku alana dek çekilir.
Yoğurma Aşaması: Macunlaşan ete rendelenmiş soğanın suyu, yumurta, tuz, karabiber ve un eklenir. Karışım el hafifçe ıslatılarak özleşene kadar yoğrulur.
Şekil Verme: Harçtan portakal veya mandalina büyüklüğünde parçalar koparılır, avuç içi suyla ıslatılarak pürüzsüz yuvarlak toplar yapılır.
Haşlama: Geniş bir tencerede su kaynatılır ve içine bir miktar tuz atılır. Hazırlanan köfteler kaynayan suya bırakılır. Köfteler suyun yüzeyine çıktığında pişmiş demektir (yaklaşık 25-30 dakika).
Servis: Genellikle tereyağlı pilav (özellikle yöresel süzme pilav) üzerine konularak, isteğe göre üzerinde tereyağı kızdırılarak servis edilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ağrı'nın tescilli lezzeti: Abdigör köftesi tarifi!
Doğubayazıt’ın taş sokaklarından saray sofralarına uzanan yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip Ağrı’nın tescilli lezzeti Abdigör köftesi, hem taş üzerinde saatlerce dövülerek hazırlanan eti hem de arkasındaki şifa dolu hikayesiyle gastronomi meraklılarını büyülüyor.
Türk mutfağının doğudaki saklı hazinelerinden Ağrı, zengin gastronomi kültürünün en kıymetli mirasını sofralara taşımaya devam ediyor. Türkiye’nin en eski diyet yemeği ve en zahmetli köftesi olarak bilinen Abdigör köftesi, yağsız ve sinirsiz etin özel tokmaklarla taş üzerinde macun kıvamına gelene kadar dövülmesiyle hazırlanıyor.
BİR MİDE RAHATSIZLIĞINDAN DOĞAN ASIRLIK LEZZET
Abdigör köftesinin hikayesi 17. yüzyıla, İshak Paşa Sarayı’nın banilerinden Çolak Abdi Paşa dönemine kadar uzanıyor. Rivayete göre; hazımsızlık ve şiddetli mide ağrıları çeken Çolak Abdi Paşa, hiçbir katı eti rahatça tüketemez hale gelir. Sarayın maharetli aşçıları, paşanın et yiyebilmesini sağlamak ve onu sağlığına kavuşturmak için sıra dışı bir formül geliştirir.
Körpe dananın yağsız ve sinirsiz but etini sal taşı üzerine koyan ustalar, tahta tokmaklarla eti saatlerce döverek lif lif ayırır. İçindeki tüm sinirler tek tek ayıklanır ve et tamamen pürüzsüz, macun benzeri bir kıvama kavuşur. Ardından yalnızca soğan suyu, tuz ve az miktarda baharatla yoğrularak haşlanan bu et, paşanın midesini yormadan afiyetle yediği en büyük şifa kaynağına dönüşür. O günden sonra yemek, paşanın adıyla bütünleşerek "Abdigör köftesi" olarak anılmaya başlar.
EVDE ABDİGÖR KÖFTESİ NASIL YAPILIR?
Geleneksel yönteminde düz bir taş ve tahta tokmakla saatlerce dövülen bu özel köfteyi, modern mutfaklarda güçlü bir mutfak robotu yardımıyla da hazırlamak mümkün.
Gerekli Malzemeler:
*1 kg yağsız, sinirleri tamamen ayıklanmış dana but (biftek)
*1 adet orta boy kuru soğan (rendelenip suyu sıkılmış)
*1 adet yumurta
*1 çay bardağı un veya az miktarda pirinç
*1 tatlı kaşığı tuz
*1 çay kaşığı karabiber
Pişirmek için: Sıcak su ve isteğe bağlı tereyağlı salçalı sos
Hazırlanışı:
Eti Hazırlama: Eti ince ince doğrayın, en ufak bir yağ veya sinir kalmadığından emin olun. Geleneksel olarak tahta tokmakla taş üzerinde dövülerek macun kıvamına getirilen et, ev şartlarında robotun haznesine alınıp azar azar soğuk su eklenerek kremamsı, sakız gibi bir doku alana dek çekilir.
Yoğurma Aşaması: Macunlaşan ete rendelenmiş soğanın suyu, yumurta, tuz, karabiber ve un eklenir. Karışım el hafifçe ıslatılarak özleşene kadar yoğrulur.
Şekil Verme: Harçtan portakal veya mandalina büyüklüğünde parçalar koparılır, avuç içi suyla ıslatılarak pürüzsüz yuvarlak toplar yapılır.
Haşlama: Geniş bir tencerede su kaynatılır ve içine bir miktar tuz atılır. Hazırlanan köfteler kaynayan suya bırakılır. Köfteler suyun yüzeyine çıktığında pişmiş demektir (yaklaşık 25-30 dakika).
Servis: Genellikle tereyağlı pilav (özellikle yöresel süzme pilav) üzerine konularak, isteğe göre üzerinde tereyağı kızdırılarak servis edilir.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız